2007'den Bugüne 77,511 Tavsiye, 25,140 Uzman ve 17,348 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Antı-Ageıng Besinler : Genç Kalmak İstermisiniz? İşin Sırrı Antıageıng Besinler
MAKALE #1728 © Yazan Dyt.Serkan TUTAR | Yayın Ekim 2008 | 4,390 Okuyucu
20. yüzyılda keşfedilen televizyonun hayatımıza girmesi ve çok kısa zaman içerisinde televizyonun bir reklam aracına dönüşmesi nedeni ile insanlar bu mucizevi alete bağlandılar. Belki de hayatlarının sonuna kadar göremeyecekleri ürünleri, insanları ve aletleri televizyon sayesinde gördüler. Günümüzde reklamlarla kafamıza yerleşen görüntülerden biri de orta yaşa rağmen genç bir ten istemek. Herkes daha genç görünmek ve bunun yanında da sağlıklı yaşamak için bir çaba içerisinde. Evet, bazı besinler gerçektende daha sağlıklı ve genç görünmenizi sağlar. Bunlar antioksidant içeren besinlerdir. Antioksidant içeren besinler en güçlü yaşlanmayı geciktiricilerdir. Sebze ve meyvede bol miktarda bulunmaktadır. Saatlerin sizin için tersine ilerlemesi sizin ellerinizde. Unutmayın, en ucuz genç kalma yolu besinlerdir.


Sağlıklı besinlerin seçimi, sizin hem genç bir tene sahip olmanızı hem de aynaya kocaman bir gülümseme ile bakmanızı sağlayacaktır.


Peki, nedir bu besinler?


1-)Elma: Her gün bir elma sizi doktordan uzak tutar cümlesi doğrudur. Elmanın içerdiği pektin kolesterolü azaltır. İçerdiği antioksidantlar sayesinde serbest radikallerin vücuttan atılmasını sağlar ve yaşlanmayı geciktirir.
2-)Taneli meyveler: İçerdikleri C vitamini sayesinde kollojen yapımına yardımcı olurlar. Venlerin genişlemesini önlerler. Bu sayede yaşlanmayı geciktirirler.
3-)Çikolata: Bazılarımızın vazgeçemediği çikolatada cildi gençleştirir. Ama dikkat edin ve kesinlikle fazla tüketmeyin. Bizim önerimiz haftada bir defayı geçmesin. Yoksa hem güzel bir cilde hem de kocaman bir vücuda sahip olabilirsiniz.
4-)Brokoli: Kolesterol seviyesini düşürmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeni ile genel sağlığınıza olumlu etkileri vardır. İçerdiği bazı öğelerle kanserden koruyucu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.
5-)Kırmızı Şarap: Sadece sosyal hayatı canlandırmaya yaramaz. Kalp hastalıklarından ve kanserden korur. Fakat alınan miktara dikkat edin. Hiç bir şey sınırsız değildir.
6-)Koyu yeşil yapraklılar: C vitamini, karotenoidler ve anti-kanser maddelerinden zengindirler. Lutein, zeaksantin gibi karotenoidleri içerirler. Bunlar, katarakt ve makuler ödemden korur.
7-)Domates: Likopen kaynağıdır. Likopen güçlü bir antioksidanttır ve kanser koruyucu etkisi vardır. Pişmiş domateste 5 kat daha fazladır. Kalp hastalıkları, kanserlere (akciğer, ağız, kolon, rektum ve prostat kanserleri) karşı koruyucudur. Göz sağlığı için önemlidir. Sigara içenlerin, likopeni normal insanlardan 3 kat daha fazla almaları gerekir.
8-)Sarımsak: Antioksidant,antiviral,antiseptik ve antibakteriyaldir. Barsak, solunum ve deri enfeksiyonlarından korur. Sağlıklı bir kalp ve dolaşım için önemlidir. Kan basıncını ve kolesterolünü azaltır.
9-)Soya: İsoflavonlardan zengindir. Yaşa bağlı hormon dengesizliğinin önlenmesinde önemlidir. Hormona bağlı kanserlerin görülme risklerini azaltır. Soya fasulyesi tek başına çok lezzetli değildir fakat tofu,tempeh gibi soya ürünleri kullanılabilir. Haftada en az iki kere tüketmeyi hedefleyin. Keten tohumu ve soya içeren ekmekleri tercih edebilirsiniz.
10-)Yağlı tohumlar: E vitamini, selenyum, çinko ve esansiyel yağ asitlerinden zengindirler. Günde 30 g tüketmeniz sağlığınız için olumludur. Selenyum, bağışıklığı arttırmakta ve sağlıklı bir ten dokusu sağlamakta görevlidir. Selenyum, tiroidin çalışması için elzem olan antioksidanttır. Ceviz, iyi bir omega 3 kaynağıdır ve kolesterolü düşürür.
11-)Probiyotik Yoğurtlar: Probiyotik içeren yoğurtlar, barsak sağlığını korumakta önemlidirler. Bağışıklığı arttırırlar ve egzema gibi alerjik durumlardan korurlar.

Sizin için en iyi antiageing önerileri;

1.Organik sebze ve meyveleri tercih edin
2.Her gün en az 3 porsiyon meyve yiyin
3.Her gün en az 3 porsiyon çiğ sebze yiyin
4.Tabağınız renkli olsun… Koyu yeşiller, turuncular, kırmızılar ve sarılar…
5.Buharda haşlanmış sebzeleri ve sebze çorbalarını seçin
6.Tuzlanmış ve tütsülenmiş besinleri yemeyin
7.Sağlıklı bir zayıflama diyetiyle fazla kiloları atın
8.Kırmızı et yerine balık ve soyayı daha çok tercih edin
9.Tam tahıl ürünleri kullanın
10.Yemeklerinizi pişirirken zeytinyağını tercih edin

Ne yiyorsak oyuz cümlesi çok doğrudur. Vücudumuza ne koyarsak öyle hisseder ve öyle görünürüz. Eğer eski deri bir çanta gibi gözükmek istemiyorsak, yukarıdaki önerileri dikkate alalım. Farkı en kısa zamanda göreceğinizden emin olabilirsiniz. Sağlıklı günler peşinizde olsun…



YENİ BİR AKIM GI DİYETİ


Glisemik indeks ilk olarak 1981 yılında ortaya atılmasına karşın günümüzde her geçen gün biraz daha fazla ilgi konusu olmaya başladı insanlar için. İlk olarak şeker hastaları için en iyi yiyeceği bulmak için yapılan araştırmalar sonucunda, yiyeceklerin glisemik indeks sınıflandırılmasından herkesin yararlanabileceği anlaşıldı.

Glisemik indeks üzerine yapılan araştırmalarda, iştahın kontrolünün kolaylaştığı, kalp-damar hastalıklarına iyi geldiği ve şeker hastalıklarında da olumlu sonuçlar verdiği anlaşıldı.

Glisemik indeks, yiyeceklerin kan şekeri düzeylerine ani etkilerine göre sınıflandırılması anlamına gelmektedir. Kısacası yemek yendikten ortalama 3 saat sonra kan şekerini ne derece yükselttiğidir.

Peki, bu glisemik indeksin yüksek olması veya düşük olması ne anlama gelmektedir. Bir yiyeceğin glisemik indeksinin yüksek olması, kan şekerinizi o derece arttırması anlamına gelmektedir. Düşük olması ise kan şekerinizi yavaş bir şekilde arttırması anlamına gelmektedir.

Bir yiyeceğin glisemik indeksini etkileyen çeşitli faktörler vardır.
—Yiyeceğin içeriği şeker türü ve miktarı
—Besinin içerdiği lif miktarı
—Yiyeceğin içerdiği nişasta çeşidi
—Pişirme yöntemi
—Yiyeceğin fiziksel şekli
Glisemik indeks değerleri; yüksek, orta ve düşük diye ayrılmaktadır. Düşük glisemik indeksli besinleri tercih etmelisiniz. Bunlar kan şekeri düzeyinizin yavaş yükselmesini sağlayarak tokluk duygusunun daha uzun süre olmasını sağlar.
Peki, nelerdir bu glisemik indeksi düşük besinler;
—İşte bu noktada söylenecek belli bir besin söz konusu değildir. Bu diyetin diğer diyetlerden farkı budur. Örnek verecek olursak patates yemeğinin glisemik indeksi, patates haşlamasına göre yüksektir; çünkü patates yemeği sıcak olması nedeni ile daha çabuk kana karışıp kan şekerini yükseltir. İşte bahsettiğim fark burada, aynı besin ama farklı glisemik içeriğine sahipler.
—Genel olarak kurubaklagil ve tahılların glisemik indeksleri düşüktür.
—Biraz öncede bahsettiğimiz gibi, nişasta içeriği yüksek olan besinlerin glisemik indeksi düşüktür.
—Posa içeriği yüksek olan besinlerin glisemik indeks içeriği düşüktür. Yani portakal’ın glisemik indeksi, portakal suyununkinden daha düşüktür ve tokluk hissinin daha uzun sürmesini sağlar.
—Besinlerin içerisindeki şeker miktarı ve şekerin özelliği glisemik indeksi etkiler. Yapay şekerle hazırlanmış besinlerin glisemik indeksi, içerisinde doğal şekeri bulunan besinlerden daha yüksektir.
Önümüzdeki hafta düşük glisemik indeksli besinlerin yararlarından bahsedeceğim.
Sağlıklı günler sizlerle olsun…


YENİ BİR AKIM GI DİYETİ–2


Geçen hafta dünyada yeni yayılmakta olan glisemik indeks diyeti ile ilgili bilgiler vermiştim. Bu hafta ise düşük glisemik indeksli yiyecekler tüketmenin insan sağlığı açısından ne tür yararları olduğu hakkında bilgi vereceğim.
Diyete başladınız veya şeker hastasısınız; düşük glisemik indeksli besinleri bilmenizin size çok faydası olacaktır. Hem kan şekerinizin yavaş yükselmesini sağlayacak, hem de tokluk hissinin daha uzun olmasını sağlayacaksınız.
Düşük glisemik indeksli besinlerin yararları;
—Kan şekerine yavaş karışmaları nedeni ile acıkma duygusu daha geç gelişir.
—Acıkma duygusunun daha geç oluşması, sizin daha rahat kilo verebilmeniz anlamına gelmektedir.
—Kilo vermek istemeyebilirsiniz. Ama kilonuzdan memnun iseniz yine glisemik indeksi düşük besinleri tercih edebilirsiniz.
—Ayrıca iştahınızın azalmasına da katkıları bulunmaktadır.
—Kan şekerinizin yavaş yükselmesi nedeni ile pankreastan insülin salınımı daha uygun olmaktadır.
—Vücudunuzdan kas kitlesi veya su kaybına değil yağ yakılmasına neden olur.
—Günlük aldığınız enerjinin sabit kalmasını sağlar.
—Gün içerisinde aldığınız besinlerin bir gün fazla bir gün az olmasını önler.
—Kan şekerinizin düzenli olarak artmasını sağlaması nedeni ile şeker hastalığı riskini azaltır.
—Şeker ve şekerli ürünlere olan istediğinizi biraz daha baskılar.
—Bir öğünde almış olduğunuz besin miktarını bir miktar daha arttırma şansınız vardır.
—Vücudunuzdaki yağların daha kolay yıkılmasını sağlar.
—İlk yazımda da bahsettiğim gibi kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucudur.

İşte düşük glisemik indeksli besinlerin yararları. Glisemik indeks üzerine dünyada hala çalışmalar devam etmektedir. Çünkü yukarıda da bahsettiğimiz gibi birçok olumlu tarafı bulunmaktadır.
Son olarak kısaca bahsetmek istediğim konu ise, umarım kafanızdaki diyet yapıyorum az yemeliyim olgusunun yıkılmıştır. Maalesef ki bu olgunun insanların kafasına yerleşmesi nedeni ile diyet yaparken sürekli az miktarlarda besin tüketip, daha sonra eski düzenlerine döndüklerinde daha fazla kilo almaktadırlar. Amaç hiçbir zaman az yemek değil dengeli yemek ve sağlıklı besinleri tercih etmektir. Sağlıklı günler sizlerle olsun…

DYT.SERKAN TUTAR
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Antı-Ageıng Besinler : Genç Kalmak İstermisiniz? İşin Sırrı Antıageıng Besinler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Serkan TUTAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Serkan TUTAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Serkan TUTAR Fotoğraf
Dyt.Serkan TUTAR
İstanbul
Diyetisyen
Diyetisyen ve NLP Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi143 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Serkan TUTAR'ın Makaleleri
► Fonsiyonel Besinler Uzm.Dyt.Turgay KÖSE
► Dondurulmuş Besinler Uzm.Dyt.Turgay KÖSE
► Cildinizi Güzelleştiren Besinler Uzm.Dyt.Deniz BERKSOY
► 0-1 Yaş Döneminde Sakıncalı Besinler Dyt.İnci Beyza YÜREKLİ
► Zayıflamaya Yardımcı Besinler Dyt.Zeliha KARTAL
► Yaşlanma Karşıtı Besinler Uzm.Dyt.Şebnem KANDIRALI YILDIRIM
► Stres ile Baş Eden Besinler Dyt.Eda AĞILLI
► İlacınız Besinler Olsun Dyt.Sevim USLU
► Genetiğiyle Oynanmış Besinler Dyt.Perran AYDEMİR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,348 uzman makalesi arasında 'Antı-Ageıng Besinler : Genç Kalmak İstermisiniz? İşin Sırrı Antıageıng Besinler' başlığıyla benzeşen toplam 40 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:15
Top