2007'den Bugüne 89,417 Tavsiye, 27,587 Uzman ve 19,641 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



"ben Babamla Evleneceğim":Baba-Kız İlişkisi Üzerine
MAKALE #18136 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Mart 2017 | 5,854 Okuyucu
“BEN BABAMLA EVLENECEĞİM”: BABA- KIZ İLİŞKİSİ ÜZERİNE

Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk andan itibaren hayat sanki annemizden ibaretmiş, biz de onunla birmişiz, onun bir parçasıymışız gibi bir bütünlük hissi içerisinde oluruz. Bu hissin uzunca bir süre devem etmesi, annenin özellikle ilk aylarda bütün zihinsel ve duygusal yatırımının, meşguliyetinin yalnızca bebeğinin üzerinde olması sadece iki kişiden oluşan bir dünya imajı çizer. Bu durum babanın, bebeğin sağlıklı gelişimindeki yerine ve önemine dair hepimizi şüpheye düşürebilir.

Ancak elbette ki bir babanın varlığı ve çocuğuyla kurduğu ilişki, evladının gelişiminde anne ile ilişkinin önemi kadar öne çıkmasa da azımsanamayacak bir etkiye sahiptir. Annenin meşguliyeti artınca görev babaya düşer. Doğumdan itibaren bebeğin tüm sevgi yatırımı anne üzerinden olsa bile annenin zamanla farklı meşguliyetlerinin olmaya başlaması, (çalışmaya başlaması, kendi sosyal ihtiyaçlarına daha fazla zaman ayırması vb) bebeği yavaş yavaş annesinin tüm dünyasının kendisinden ibaret olmadığı gerçeği ile karşılaşmaya zorlar. Bu noktada babanın varlığının ve babanın eşini eşliğe, kadınlığa geri çağırmasının, yani yeniden bir ''çift'' olmalarının önemi büyüktür.

Zira bebek için bu, annenin dışında da bir dış dünyanın varlığını simgeler ve anne ile bebek arasında bağımlılığa dönüşmeyen sağlıklı bir ilişkinin oluşmasına yardımcı olur. Sağlıklı bir aile yapısında genellikle kız çocuklarının ilk aşkı babaları sayılır. Öyle ki, belli bir yaş döneminde "Ben babamla evleneceğim!" diye tutturan kız çocuklarıyla sıkça karşılaşmak mümkün. Bu aşkın etkileri bazı kız çocuklarında ileri devrelere de taşınabilir. Örneğin, bazı kadınlar eşlerinde hep babalarının özelliklerini bulmaya çalışır. Olumlu ya da olumsuz, hiç farketmez. İlk aşk babayla başlar.

Küçük kız çocukları babalarına hayranlık duyarlar. Öyle ki, en büyük arzuları babalarıyla evlenmektir. Babalar, kızlarının dünyasında önemli bir yere sahiptirler ve hatta onların ilk aşkları sayılırlar. Babalarının yerini başka bir erkek alana kadar, bu böyle devam eder.

Kız çocuklarının hayata sağlıklı bir pencereden bakabilmeleri ve hem sosyal, hem de duygusal ilişkilerinde mutlu olabilmeleri için, babalarıyla sağlıklı bir ilişki geçirmiş olmaları önem taşır. İdolleştirme de babada başlar. Anneler, kızlar için bir örnek sayılırlar. Fakat babalarının yeri daha farklıdır. Kız çocuklarının babalarıyla kurdukları bağ çok güçlüdür. Babayla kız arasında asla anneyle olabileceği gibi, bir rekabet duygusu oluşmaz. İlişkileri bazen mesafeli olsa da, genellikle içten ve etkileyicidir. Babayla kız çocuğu, aşkın farklı bir çeşidini yaşarlar. Baba kız ilişkisinde, babanın çok özel veya mükemmel özelliklere sahip olması gerekmez. Onlar, kız çocukları için her halleriyle bir idoldürler. Kız çocuk için erkek dünyasına açılan ilk pencere babadır. Baba kız ilişkisi sayesinde kız çocukları erkeklerin dünyasını tanırlar. Bu şekilde erkekler arasında nasıl saygı göreceklerini de öğrenebilirler. Babanın tepkileri, ailedeki roller ve günlük hayattaki davranışlar da burada çok etkili olur. Baba kız ilişkisinde, kız çocuğu sadece erkeklere karşı duyguları öğrenmez. Aynı zamanda eş seçimi konusunda da bir düşünceye sahip olurlar. Babanın kadınlara karşı feodal özellikte davranışlar sergilemesi, kızın da ilerde feodal yapılı erkeklere ilgi duymasına yol açabilir.

Özgüvenin ilk tohumları yine babayla atılır. Babayla kızı arasındaki bu güzel iletişim, kız çocuğun özgüvenin gelişimini etkiler. Babayla birlikte sosyal etkinliklere katılmak, sinemaya - tiyatroya gitmek veya sohbet etmek kız çocuğunun özgüvenini destekler ve özsevgisini geliştirir. Kızlar babaları sayesinde kendini izlemeye başlar. Anne kız arasında duygusal anlamda bir yakınlık olur. Kız çocukları anneleriyle kendini özdeşleştirir. Buna karşılık babalarında, davranışlarının nasıl bir sonuç getirdiğini tespit ederler. Kızların babalarıyla kurdukları bu yakınlık, ileriki yaşamlarında özdeğerlerini benimsemelerine, ilişkilerde karşılaştıkları sorunlarla başetmelerine ve nasıl erkeklerden hoşlandıklarını belirlemelerine yardımcı olur.

Hayatları içerisinde babaların verdiği onay, yaşam yarışında büyük önem taşır. Kız çocuğunun üzerine alacağı sorumlulukları yerine getirmesi, kişiliğini daha da iyi oturtması için ciddi bir temel oluşturur. Kızını teşvik eden ve cesaretlendiren bir baba, hem iş hayatında hem de duygusal ilişkilerinde, başarının ve mutluluğun anahtarını sağlar.

Doğru örnek tablo; iyi anne baba ilişkileridir. Anne ve babanın ilişkilerinin iyi olmadığı, kız çocuğun ise babanın duygusal ihtiyaçlarını karşılayan ''babanın çifti'' olduğu durumlar söz konusu kız çocuğunun sağlıklı bir genç kız ve kadın olarak yetişmesi ve büyüyebilmesi önünde ciddi bir engeldir. Nesil farkının tanındığı, kız çocuğunun aile hiyerarşisinde bir üçüncü olmayı öğrenebildiği ''sağlıklı'' durumlarda kız çocuk sonunda annesini idealize edip onunla özdeşim kurabilir ve ''annesi gibi'' olmaya çalışarak ileride ''babası gibi'' bir eşe sahip olma yolunda ilerleyebilir. Kız çocuk ancak üçüncü olmayı öğrenebildiği sürece duygusal yatırımını babadan babanın temsil ettiği dış dünyaya doğru yansıtabilir ve ileride başka bir erkeği sevebilmeyi başarabilir.

Sağlıklı evlilik, olumlu baba kız ilişkisinden geçer. Babanın kız çocuk için bir başka önemi ise hayatta karşılaştığı ve bağ kurduğu ilk erkek olması dolayısıyla, bir erkekle kurulan yakın bir ilişkinin nasıl olabileceğine dair model oluşturuyor olmasıdır. Araştırmalar ve klinik çalışmalar uzun yıllardır göstermektedir ki; hayatımızın başlangıcında kurduğumuz ilk bağlar yaşamımızın ilerleyen dönemlerinde kuracağımız diğer yakın bağlara dair beklentilerimizi şekillendirmektedir. Bu bağlamda, ebeveynlerimiz hayat boyu kuracağımız etkileşim ve ilişkileri nasıl göreceğimiz ya da nasıl anlamlandıracağımız yolunda şekillendirici bir güce sahiptirler. Buna göre, bir kız çocuğunun ilk erkek sevgi nesnesi olan babasıyla kurduğu erken dönemdeki ilişkisinin de ilerleyen dönemlerde erkeklerle ilişkilerinde beklentilerini, bilinçli ya da bilinçdışı çıkarımlarını şekillendirebilir. Zira babayla kurulan ilişki başka bir erkeğin kendisine yönelik davranışları ve yaklaşımı ile ilgili belirli standartların oluşmasında etkin rol oynar. Bu noktada babanın anneye olan yaklaşımı da kız çocuğun zihninde ve iç dünyasında erkek ilişkilerine dair imgesine katkıda bulunacaktır. Ve elbette ki ileriki yıllardaki partner seçimleri babalarıyla ilişkilerinden referans alacaktır. Öyle ki, eşlerini babalarından tamamen farklı bir yapıda olacak şekilde seçmiş olan kadınların dahi kararlarını yine bu baba-kız ilişkisine dayandırdıklarını, ''babası gibi olmama'' noktasından yola çıktıklarını söylemek mümkündür.

Dış dünya ile başa çıkabilmek, baba ile mümkündür. Baba, dış dünyanın bir temsilcisi olarak kendi yaşam şekli ile kız çocuğu için hayatla ve dünyayla baş etme konusunda gerçekçi ve pozitif bir örnek teşkil eder. Kız çocuğunu annenin dışındaki dünya ile temas ettiren baba, aynı zamanda dış dünyadaki kuralların bir temsilcisi ve onları kızına öğreten kişi konumundadır. Bu da kızının ev dışındaki hayatta başarılı ve kendine güvenli bir insan olması yolunu açan temel öğelerde biridir. Babasını hayatla baş etme konusunda güçlü bulan, babasına hayranlık duyan, ondan korkmayan ve ilgi, sevgi gören bir kız çocuğu da psikolojik anlamda güçlü bir yetişkin olarak büyür.
Babalar, kızınıza sevgiyle sarılın!

Araştırmalar bir kız çocuğunun ve ileride yetişkin bir kadının özsaygısını öngören en önemli faktörlerden birinin babasından gördüğü fiziksel yakınlık ve beğeni olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ki bazen sıkıca sarılmak dahi bir kız çocuğu için çok önemli bir yakınlık göstergesi olabilir. Aksi durumlar, yani kız çocuğunun babadan ilgi, sevgi, beğeni ve fiziksel yakınlık göremediği durumlarla ilgili birçok bilimsel çalışma bu yakınlığın başka yollarla sağlanmaya çalışıldığını göstermektedir. Öte yandan, daha ilgili ve daha yakın, kızına karşı daha korumacı olan ve çeşitli sınırlar koyan babaların kız çocuklarının daha çok sevildiklerini, değer gördüklerini ve dolayısıyla da kendilerini daha fazla değerli hissettikleri görülmektedir. Örneğin sıklıkla babası tarafından sevildiğini duyan bir kız çocuğunun kendine verdiği değer çok daha yüksek olacaktır. Kızına iltifatlarda bulunan, ona hayranlık duyan, becerilerine ilgi ile yaklaşan ve kızının yeni şeyler denemesine alan açan babaların kızlarının bilişsel gelişimine ve okul başarılarına olumlu anlamda katkılarda bulunmalarının yanı sıra ileriki yıllarda da hem akademik hem de iş hayatında başarılı kadınlar olarak yetişmelerinde pay sahibi olduklarını söylemek mümkündür.

Beslenme bozuklukları da sağlıksız baba kız ilişkisinden kaynaklanır. Kız çocukları için babayla kurulan ilişkinin kalitesinin çocuğun ruh sağlığı gelişiminde de büyük etkisi olduğu bilinmektedir. Bu durumu destekler birçok bilimsel çalışma zayıf bir baba-kız ilişkisine sahip çocukların depresyon ve yeme bozukluğu geliştirme ya da madde ve alkol kullanımı gibi riskli davranışlara yönelmeye daha meyilli olduğunu ortaya koymaktadır. Aksine, olumlu ve duygusal anlamda doyurucu, destekleyici baba-kız ilişkilerinin ileriki dönemlerde daha az intihar girişimi ve daha az oranda bedene yönelik beğenmeme ve tatminsizlik durumlarıyla ilişkilendirildiği de ortaya konan önemli sonuçlardandır.

Sonuç olarak, her ne kadar doğumdan itibaren bir çocuğun gelişimi için annenin önemine sıklıkla vurgu yapılsa da babayla kurulan iyi bir ilişkinin özellikle bir çocuğun gelişimini duygusal, fiziksel ve psikolojik anlamda koruduğunu, geliştirdiğini ifade etmek mümkündür. Babalarıyla (ve tabii ki anneleriyle de) doyurucu bir ilişkiye sahip olarak büyüyen kız çocuklarının ileride kendine güvenen, uygun partner seçimleri yapan ve yakın ilişkiler kuran, içinde bulundukları durumlara duygusal açıdan sağlıklı tepkiler verebilen ve hem kadın hem de erkeklerle anlamlı ilişkiler kurabilen yetişkinler, kadınlar olacaklarını söyleyebiliriz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
""ben Babamla Evleneceğim":Baba-Kız İlişkisi Üzerine" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     8 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi258 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Baba Çocuk İlişkisi Psk.Bilge AYGÜN
► Baba Çocuk İlişkisi Psk.Serap DUYGULU
► Anne-Baba ve Çocuk İlişkisi Psk.Dnş.Havva BAYAR
► Anne Baba İlişkisi ve Çocuk Psk.Merve TUNAY DÜNYA
► Başarılı Anne-Baba-Çocuk İlişkisi Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Başarılı Anne Baba Çocuk İlişkisi Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,641 uzman makalesi arasında '"ben Babamla Evleneceğim":Baba-Kız İlişkisi Üzerine' başlığıyla benzeşen toplam 44 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendine Sevgili Misin? ÇOK OKUNUYOR Şubat 2022
► Aşk ile Değişime Format Atarmıyız ? ÇOK OKUNUYOR Ekim 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:35
Top