2007'den Bugüne 83,082 Tavsiye, 26,199 Uzman ve 18,421 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Nesne İlişkileri: İyi ve Kötü Nesne (Meme)
MAKALE #21195 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR | Yayın YENİ Mart 2020
Meme, annenin yüzü, sesi, dokunuşları Derken yeni bir şey daha vardı, keşfettiği: Elleri…

Uzun uzun baktığı, oynadığı, yumruk yapıp ağzına sokmaya çalıştığı elleri Ona kendi derisini, kendi bedenini hissettiren, ötekinden ayırt ettiren, bağ kurduğu yeni oyun arkadaşı. Uykuya dalarken emdiği, acıkınca yakaladığı parmaklarıyla yeni yatıştırıcısı.
Bağlandığı memeden ayrı da durabilmenin ilk alıştırıcısı. Biraz büyüdüğünde her yere taşıdığı battaniyesi. Daha da büyüdüğünde oyuncaklarıyla konuşacak ve sonra oyun arkadaşları. Derken… Hayat arkadaşları ve dünyasına giren her kişi.Memeyle yaşanılan aşk, tüm diğer aşkların çekirdeği. Parmak izimiz gibi o ilk bağın şekli. Elini tuttuğumuz her şeye geçecek olan. İlişkiyi dönüp dolaşıp kendine benzetecek, olmadı benzeyeni seçecek bir sarmal.Diğerlerine doladığımız ruh ipliğimiz. Kiminin ince kiminin kalın. Kiminin nakış gibi işlenmiş, kiminin farklı iplerle örülmüş, Kiminin kördüğüm olmuş…Kiminin hiç olmamış Hepimiz farklı bağlanıyoruz, hep aynı şeyin etrafında dolanarak…Hep aynı şeyi arayarak Nesne İlişkileri kuramını tek bir tanım karşılamamaktadır. Terim çeşitlilik gösteren fikirleri ve farklı teorisyenleri bir araya toplayan bir çatıdır. Şu varsayımlar üzerinde hemfikirdir:

Ciddi bir psikopatolojinin ödipal öncesi bir temeli olduğu
Gelişimle beraber nesne ilişkileri örüntülerinin karmaşıklaştığı
Erken nesne ilişkileri örüntüsünün yaşam boyu tekrar edebileceği hatta bu örüntüye saplanıp kalınabileceği
Hastaların terapistlerine verdikleri tepkilerin erken nesne ilişkileri örüntülerinin sağlıklı ve patolojik yanları açısından bilgi verebileceği

Bebeklikte çocuk kendini doğuştan kötü, saldırgan, zulmedici nesnelerle dolu olarak algılar ve bunlara karşı dışsal iyi nesneyi içselleştirmeye girişir.Bu evrede bebeğin içinde ayırdığı iyi ve kötü nesne (meme) birleşir.İlişki düzeyi arttıkça çocuk, anneyi ve kendisini daha tam; yani iyi ve kötülerin toplamından oluşan bir bütün olarak görmeyi başardıkça
Bu birleşme “erken ben’in” isteği ile olur.Zira artık ben,iyi ve kötü nesnelerin birleşmesinden doğacak zararı kaldırabilecek kapasiteye gelmiştir.Bebeğin içindeki kötü nesneye(artık bütün nesne olmuştur) ait saldırgan dürtüler bebekte suçluluk hisleri uyandırır. Bu duruma “ambivalans” yani “çift değerlik” denir(Nesneye karşı’ şükran’ ifade edilir) İyi ve kötü nesneler arasındaki etkileşim sonucu saldırgan dürtüler nötralize olur ve sevgi nesnesi bebeğin gelişiminde önemli bir dayanak olacak şekilde kuvvet kazanır Nesne bütünselliğe ve gerçekçi bir bakış açısına kavuşurken ,iyi ve kötü şeklinde yüklenmiş aşırılıklardan kurtulur.Daha önce bölme ile dışarı yansıtılan kötü nesnelerin tekrar içe alınması ile ‘süper ego’ oluşmaktadır .

Klein'a göre "kısmi nesne ilişkisi" çift-değerlilik (ambivalans) öncesi bir döneme işaret eder.Yani nesnelerin bütünsel olarak değil, iyi ve kötü nesneler halinde bölünerek yaşantılandığı dönemi .Oysa bütünsel nesne ilişkisine geçildiğinde libidonun ve saldırganlığın yöneldiği nesne bütünsellik içinde çift-değerli olarak yaşantılanır
Bütünsel nesne iyi ve kötü aşırılıklardan arınmış ve gerçeğe yakın bir içsel temsilci iken kısmi nesneler henüz yansızlaşmamış, çift-değerlilik kazanmamış ayrı içgüdüsel dürtülerin; libido ve saldırganlığın ilkel yapısı oranında abartılı ve gerçek dışı figürler sunar.Yani dış dünya çocuğun doğuştan getirdiği saldırganlık oranında ürkütücü bir görünüm almıştır.Klein, bebeğin anneye aktardığı saldırganlık parçalarının ve dürtülerin daha sonra bebek tarafından tekrar içselleştirildiğini belirtir (süper ego oluşumu)
Bu noktada içgüdüsel yapıların doğuştan getirdiği içsel nesnelerin dış dünyadaki deneyim sürecinde çeşitli yansıtma ve içselleştirmelerle dönüşüme uğrayıp olgunlaştığını ve giderek çift-değerli bir karakter kazandığını belirtir.


Klein Oidipus kompleksini de bu çerçevede ele alır

Erkek çocuğun babası ile rekabetten ve annesine yönelik ensest arzularından vazgeçmesi yalnızca paranoid bir tarzda (yani kendi saldırganlığını babasına yansıtarak) geliştirdiği hadım edilme korkusundan kaynaklanmaz
Babasına karşı nefreti ve kıskançlığı bütünsel olarak algıladığı bir sevgi nesnesi olan babası ile çeliştiği için, bir çift-değerlilik yarattığı için; kısaca babasıyla iyi ilişkisini korumak için Oidipal uğraşılarından vazgeçer
Erkek bebek için anneden ayrılma babanın bir bütün olarak sevgi ve nefret nesnesi olarak kaybedilmek istenmemesindendir
Dolayısıyla Klein'a göre suçluluk duyguları ve vicdan, cezalandırılma korkularından türemez. Saldırganlığın yöneldiği nesnenin aynı zamanda sevgi nesnesi olmasından türer. Yani çift-değerlilik insanın ulaştığı en yüksek düzeydir.
Klein Oidipal çatışmaları (her ne kadar oral terimlerle ifade edilmiş de olsa) bir bakıma yaşamın daha ilk yılına yerleştirir. Dolayısıyla üstben oluşumu katı ilkel üstben şeklinde yaşamın ilk dönemlerine alınmıştır

Kısaca, içerideki kötülüğü dışarıdaki iyiyi içeri alarak yatıştırmaya çalışır. Böylece içe yansıtma "ben"i veya içsel iyi nesneleri korumaya yönelik bir savunma haline gelir.İyi nesnelerle ilişkili fanteziler ilerideki güven duygusunun temelini oluşturur.Klein'a göre bilindışı fantezi tüm ruhsal süreçleri temellendirir ve her türlü ruhsal işlevselliğe eşlik eder

Klein bilinçdışı fantezi faaliyetinin içgüdüsel işlevselliğin doğrudan bir ifadesi olduğunu düşünür.Çocuğun daha doğuştan gelen ve filogenetik olarak aktarılmış içsel nesne imajları ile dünyaya geldiğini varsayar

Bu anlamda fantezi faaliyetinin doğumla birlikte başladığını kabul eder.Söz konusu imajlarla bağlantılı içgüdüsel fantezi faaliyeti genitallik öncesi fanteziler şeklindedir
Nesne ile ilgili imaj ve bilgi, içgüdüsel faaliyetin kendisinde mevcuttur. Nesne ve amaç doğuştan bağlantılıdır .Örneğin; çocuk daha başlangıçtan itibaren açlık gibi içgüdüsel ihtiyaçlar tarafından içsel olarak saldırıya uğradığından bu yıkım karşısında savunma gereksinimi duyar.Annenin fantastik bir şekilde kendini "iyi nesne" olarak sunması sayesinde bu içsel yıkımlara karşı durabilir ve fantezileri de bu amaçla kullanır
Yani fantezi faaliyeti, içgüdünün doğrudan ifadesi olabileceği gibi içgüdüsel işleyişin yarattığı kaygıya karşı bir savunma olarak da kullanılabilir.Klein’a göre doğuştan gelen saldırganlık tamamen ölüm içgüdüsünün ürünüdür.Bunu ilk ifadesi oral sadizmdir.Sadizm ilk nesneye yansıtılır ve sadizm nesneden geliyormuş gibi algılanır.Buradaki ilk korku sadizmin yansıltıldığı nesne tarafından yutulma korkusudur(zarar görme)Nesne ilişkileri kuramına göre‘Haset’ oral saldırganlığın ilk ortaya çıkışıdır. ‘Annenin memesinde süt var ama bana vermiyor’ fantezisi ile memeye haset duyulur; bu da memenin tahrip edilmesi fantezisini doğurur.Bebek kendi iç dünyasındaki ölüm içgüdüsüyle, yıkıcılıkla baş etmek ve kaygısını azaltmak için kendi içinde istemediği saldırganlığı ve kötü yanları anneye yani memeye yansıtarak kendinden uzaklaştırır.Klein'a göre başlangıçtan beri ego mevcuttur: ancak bu "erken ben" henüz sentez ve bütünleştirme yeteneğinde değildir. Bu kaygıyı taşıyabilecek kadar gelişmiş olmadığından bu kaygılar dışarı yansıtılır

"Erken ben", "ben"i ve içerdiği kısmi iyi nesneleri ölüm içgüdüsünden korumak için yansıtma yapmaktadır.Paranoid kaygı çocuğun dış dünyaya yansıttığı saldırganlıktan kaynaklanır.Bu konumdaki iki temel savunma mekanizması "bölme" (splitting) ve yansıtmalı özdeşleşimdir (projective identification).

Yansıtmanın temel düzeneğinin ‘bölme’ diye adlandırdığı bir başka savunma düzeneği olduğunu ifade eden Klein için çocuğun dünyayı kesin hatlarla bölerek "iyi" ve "kötü" şeklinde algılaması kendi içgüdüsel yapılanmasından gelir.Bebeğin yaptığı bu ‘bölme’ savunmasının temel güdüleyicisi kendisini; ‘ben’ ve nesneye ait kötü yönlerden korumaktır.Bölme işlemi sonucu iyi nesneler içe alınırken, kötü olanlar yansıtılır
Bebeğin ilk üç ayı Klein”nin deyişiyle “paranoid-şizoid” evredir. Bu evrede bebek içindeki saldırgan dürtüleri (haseti) azaltabilmek için dışarıdaki nesnelere (anneye) yansıtır. Dışarıdaki kötü nesnelerden kaçınabilmek için ise şizoid savunma mekanizmalarını kullanır.Yansıtmalı özdeşleşme "erken ben"in kullandığı ilkel savunma mekanizmalarının en önemlilerinden biridir. Burada ben, saldırgan parçalarından birini, üzerinde kontrol sağlamak ve egemenlik kurmak için nesneye yansıtır
Olumsuz yanlarımızı, gereksinimlerimizi anneye yükleyerek onu bu ihtiyaçların karşılanması için hareketlendirmek-yönlendirmek
Paranoid zulmedilme kaygısını da kontrol etmeye çalışır
Üç-altı ay arası ise geçilen dönem “depresif epizottur”
Bu, nesnenin bütünleştiği dönemdir. Çocuk bu aşamada nesnenin bölünmüş parçalarını bütünleştirir ve yalnızca bir nesne olduğunu deneyimler. Saldırgan ve paranoid duygular beslenen anne, sevilen anne ile bir ve aynı şeydir.

KAYNAKLAR:
Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm Otto F. Kernberg
Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık (Kenberg)
Borderline Kişiliğin Psikoterapisi Nesne İlişkilerine Odaklanmak . (Kernberg)
Borderline Kişilik Bozukluğu için Aktarım Odaklı Psikoterapi ( Kernberg)
İnsan Yavrusunun Psikolojik Doğumu
Margaret S. Mahler
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Nesne İlişkileri: İyi ve Kötü Nesne (Meme)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Abdurahman ÇAVDAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR
Adana (Online hizmet de veriyor)
Psikoloji Uzmanı - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi26 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR'ın Yazıları
► YENİNesne İlişkileri ve Kişilik Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR
► YENİNesne İlişkileri Kuramına Yönelik Eleştiriler Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR
► YENİNesne İlişkileri Açısından Kimlik Gelişimi Uzm.Psk.Dnş.Abdurahman ÇAVDAR
► İyi ve Kötü Psk.Serhat ÖNCÜLER
► Öfkeyi Kötü Bilirdik Oysa Psk.Dnş.Yasemin COŞGUN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,421 uzman makalesi arasında 'Nesne İlişkileri: İyi ve Kötü Nesne (Meme)' başlığıyla benzeşen toplam 59 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİNesne İlişkileri ve Kişilik Mart 2020
► YENİPsikoterapi ve Kültür Mart 2020
► Düşünce ve Dil Ekim 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:06
Top