2007'den Bugüne 77,168 Tavsiye, 25,060 Uzman ve 17,265 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Yaşlılarda Beslenmenin Değerlendirilmesi ve Sağlıklı Beslenme
MAKALE #11234 © Yazan Fzt.Yusuf DEMİR | Yayın Ağustos 2013 | 2,073 Okuyucu
YAŞLILARDA BESLENMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SAĞLIKLI BESLENME

BESLENME NEDİR? BESLENME • Beslenme, insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli miktarlarda almasıdır. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında veya gereğinden az ya da çok alındığında; büyümenin, gelişmenin engellendiği ve sağlığın bozulduğu bilimsel olarak ortaya konulmuştur. YETERLİ VE DENGELİ BESLENME • Vücudun büyümesi ve gelişmesi, verimli çalışması, dış etkenlere ve hastalıklara karşı dirençli olabilmesi için sağlığın temelini oluşturan yeterli ve dengeli beslenme önemlidir.

Yeterli ve Dengeli Beslenenler • Sağlam ve sağlıklı bir görünüştedir. • Hareketli ve esnek bir bedene • Muntazam bir cilde, canlı ve parlak saçlara • Kuvvetli, gelişimi normal kaslara • Çalışmaya istekli kişiliğe • Boy uzunluğuna uygun vücut ağırlığına • Normal zihinsel gelişime • Sık sık hasta olmayan bir yapıya sahiptir. • Yetersiz ve Dengesiz Beslenenler • Hareketleri ağır ve isteksizdir • Genel görünüşte (aşırı zayıf veya şişman) • Pürüzlü, kuru, sağlıksız cilt yapısına • Şişman veya zayıf vücut yapısına • Sıksık baş ağrısından şikayet eden • İştahsız, yorgun, isteksiz bir yapıya sahiptir. BESLENMENİN YAŞLANMAYA ETKİSİ • Yaşlanma hızının belirlenmesinde en önemli faktör genetik faktördür. Ancak çevre faktörleri de yaşlanma hızına önemli ölçüde katkıda bulunur. Çevre faktörleri arasında, beslenme, enfeksiyonlardan korunma, bedensel ve zihinsel faaliyetlerin devam ettirilmesi söylenebilir. Dengeli bir beslenme ile kalp-damar hastalıklarına yakalanma hızı azalır. Olgunluk yaşına kadar yeterli kalsiyum ve D vitamini alınması kemik kaybını azaltarak bu sistemlerdeki yıpranma bir ölçüde azalabilmektedir. YAŞLILARDA BESLENME BOZUKLUĞU • Yaşlılarda beslenme bozukluğu başka bir rahatsızlığa bağlı olmadan en az 1 ay süre içerisinde belirgin kilo kaybı veya kilo artışıyla ve sürekli yemek yemiyorum hissi ile kendini gösteren bozukluktur

DEĞERLENDİRME 1.Medikal Öykü

• Malnütrisyon olan hastalarda kognitif bozukluklar ve demans sıklıkla hatırlama sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle çoğu yaşlı hastada, özellikle düşkün olanlarda, öykü için yakınlarından veya bakıcılarından destek alınması önemlidir. Kilo Kaybı Diyet Kullanılan İlaçlar Günlük Yaşam Aktiviteleri Eşlik Eden Hastalıklar Yaşam Koşulları ve Sosyal İlişkiler Alkol ve Sigara MEDİKAL ÖYKÜ 2.Malnütrisyonun Belirtileri Kas Atrofisi Periferik Ödem Deri Altı Yağ Dokusu Kaybı Malnutrisyon Fiziksel Belirtileri 3. Oral Alım • Oral alım sorgulanarak yetersiz enerji alımı ve malnütrisyon riski araştırılmalıdır. • Oral alımın en az üç gün süreyle kaydedilmesi önemlidir. • Hastada hafıza kaybı mevcutsa geri bildirim hasta bakıcı veya hasta yakınlarından alınabilir. 4.Antropometri

• Antropometrik ölçümler yaşlılarda nütrisyonel değerlendirmenin vazgeçilmez parçasıdır.

(Omran ML, Salem P. Diagnosing undernutrition. Clin Geriatr Med 2002;18:719-36.) Spesifik Antropometri Parametreleri Boy Ağırlık Kol ve Baldır Çevresi Triseps Deri Kalınlığı 5. Laboratuvar Değerlendirme • Nütrisyonel durumun değerlendirilmesinde en sık kullanılan laboratuvar parametre albümindir. • Değişik popülasyonlarda prognoz ile yakın ilişkisi gösterilmiştir.

(Corti MC, Guralnik JM, Sakive ME, Sorkin JE. Serum albumin level and physical disability as predictors of mortality in older persons. JAMA 1994;272:1036-42) Nütrisyonel Risk Taraması Nütrisyonel Risk Taraması • Eğer total skor ?3 ise nütrisyonel desteğe başlanılmalıdır. • Yaş >70 ise total skora 1 puan eklenir

(Kondrup J, Allison SP, Elia M, Vellas B, Plauth M. ESPEN Guidelines for Nutritional Screening 2002. Clin Nutr 2003;22:415-21)

YAŞLILIKTAKİ GEREKEN ENERJİ VE BESİN ÖGELERİ MİKTARLARI 1.ENERJİ :İlerleyen yaşla birlikte enerji tüketimi azalır.Hastalıklar, sakatlanma ve kırıklar gibi enerji ihtiyacının arttığı durumlarda yetersiz beslenilmesi kronik beslenme yetersizliği durumuna neden olur. Yetersiz beslenme, kronik hastalıkların görülme sıklığını ve bu hastalıklara bağlı ölümleri artırır. • 30 kalori /kgyada en az 1200 kalori/gün 2.PROTEİN :Bazı sağlık problemleri protein gereksinimini artırır. Ayrıca yaşla birlikte azalan bağışıklık sistemi fonksiyonları da göz önüne alındığında, beden ağırlığının kilosu başına 1 gram protein günlük gereksinimi karşılayabilir. • Kronik böbrek hastalığı gibi durumlarda alınması gereken miktar hastalığın durumuna göre belirlenmelidir. 3. KARBONHİDRAT:Günlük enerjinin yaklaşık %60’ı karbonhidratlardan karşılanmalıdır.Yetersiz alındığında proteinler enerji kaynağı olarak kullanılacağı için günlük gereksiniminin eksiksiz olarak karşılanması önemlidir.-Gereksinimden fazla alınan karbonhidrat yağa çevrilerek şişmanlığa neden olur. • Karbonhidrat gereksinimi tahıllar,kepekli tahıl unları, sebze ve meyvelerden karşılanmalıdır. 4. YAĞLAR :Enerjinin % 25’ini sağlamalıdır. • Balıkta bulunan omega3yağı hariç hayvansal besinlerde bulunan yağlar insan vücudunda üretilebilirken, bitkisel besinlerde bulunan yağlar üretilemez ve vücuttaki fonksiyonları nedeniyle de mutlaka besinlerle yeterli miktarlarda alınmaları gerekir.Günlük 35-40 gr yağ tüketilmelidir. »%50 bitkisel sıvı yağlardan »%50 zeytinyağından OMEGA 3 YAĞLARI : • Kan yağlarını ve damarlarda plak birikimini azaltarak kalp ve damar sağlığını korur. • Kanın pıhtılaşmasını önler • Eklemlerdeki iltihaplanmaları engeller • Bağışıklık sistemini güçlendirir • Kaynakları : • Balık ve deniz ürünleri • Yeşil yapraklı sebzeler özellikle semizotu • Fındık, ceviz • Keten tohumu yağı 5. VİTAMİNLER VE MİNERALLER : • Yaşlılık döneminde enerji gereksinmesinin azalması, vücut direncinin azalması, hareket kısıtlılığı, kronik hastalıkların görülme sıklığının artması gibi nedenlerle vitamin ve minerallere olan gereksinim artar. • Vitamin ve mineral yetersizliği akut ve kronik hastalıkların seyrini etkiler, ağırlaştırarak ölümlere neden olabilir.Bazı vitamin ve minerallerin gereksinimden fazla alınması toksik etki yapabileceği için vitamin ve mineral destekleri diyetisyen ve doktor önerisi ile alınmalı. 6. SU : • Vücuttan her gün yaklaşık 2.5 litre su atılır. İdrar, ter, dışkı ile ve solunum yoluyla her gün vücuttan atılan bu suyun yerine konulması gerekir. Sıcak havalarda, fazla fiziksel aktivite yapıldığında, ishalde vücuttan su kaybı artar. Bu durumlarda tüketilen su ve sıvı miktarının artırılması gerekir. • Yaşlılık döneminde günde en az 8-10 bardak (1500 mililitre) su tüketilmelidir. POSA : Bitkisel besinlerin vücutta sindirilemeyen bölümleridir. Yaşlılıktaki önemi : •Barsak hareketlerini artırarak kabızlığı önler •Şeker hastalığından korur •Kalp-damar hastalıklarını önler •Şişmanlığı önler •Barsak kanserinden korur. Günlük 25-30 gram posa tüketimi.

OBEZİTE • Obezite vücutta yağ oranının artması ve kilo fazlalığı ile ortaya çıkan uzun süreli enerji dengesizliğidir. • BMI değerleri; • 18.5 kg / m²'nin altında olanlar Zayıf • 18.5-24.9 kg / m² arasında olanlar Normal kilolu • 25-29.9 kg / m² arasında olanlar Fazla kilolu • 30-39.9 kg / m² arasında olanlar Obez (şişman) • 40 kg / m²'nin üzerinde olanlar Morbit obez

TÜRKİYE’DE HER 3 KADINDAN BİRİ VE HER 5 ERKEKTEN BİRİ OBEZDİR Obezite yaşlılıkta yaşamı tehdit ediyor • Önemli endokrin ve metabolik hastalıklar arasında olan obezite çok önemli sağlık sorunlarından biridir. Yaşlılarda obezitenin bir çok hastalığa davetiye çıkardığı akıllardan çıkarılmamalıdır. Yaşlılıkta obezitenin yol açtığı sağlık sorunları • Diyabet (şeker hastalığı) • Kalp ve damar hastalıkları (kalp krizi, varis, damar tıkanıklığı, hipertansiyon gibi) • Kemik ve eklem hastalıkları ( artrit, gonartroz, osteoporoz vb) • Kolon, mide, meme vb kanserler • Sindirim sistemi hastalıkları • Diğer sağlık sorunları Obezite yaşlılıkta sık karşılaşılan bir problem midir?

• Yaşlılıkta azalan enerji harcaması ve metabolizma hızı obezitenin oluşması için zemin hazırlar. Bu nedenle 65 yaşından sonra alınan enerji sınırlandırılmaya başlanmalıdır. Aksi takdirde ayda 1-2 kilo alımı yılda 10-15 kiloları bulur ve obezite ortaya çıkar.

Beslenme alışkanlıkları gençlikte oluştuğu için, ileriki yaşlarda birey aynı alışkanlıkları sürdürmek ister. Bu nedenle ülkemizde özellikle yaşla beraber obezitede ciddi bir artış gözlenmektedir. Yaşlılıkta obeziteyi önlemek için ne gibi önlemler alınmalı? • Öncelikle artık daha az enerji harcadıkları göz önünde bulundurularak daha az enerji alımları sağlanmalıdır. • Her gün kendi işini görebilecekleri egzersizleri yapmaları sağlanmalı, mümkünse hafif yürüyüşler yapmaları sağlanarak hareketsizliğin önüne geçilmelidir. • Aldıkları ilaçlar göz önünde bulundurularak besin ilaç etkileşimlerine dikkat edilmeli, örneğin kortizonlu ilaç alanlarda tuz hiç kullanılmamalıdır. • Aşırı yağlı, kızartmalar, ağır tatlılar yerine fırında, haşlama yiyecekler ve hafif sütlü tatlılar tercih edilmelidir. YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR HİPERTANSİYON OSTEOPOROZ DİYABET KALP VE DAMAR KANSERLER YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR • Bu hastalıklar ile ilgili erken dönemde tanı çalışmalarının başlaması, uygun yaşam tarzı değişikliklerinin hayata geçirilmesi, diyet düzenlemesi, uygun farmakolojik tedavilerin düzenlenmesi, gerektiğinde girişimsel ve cerrahi tedavilerin uygulanması olumsuz etkilerini en aza indirmek için izlenmesi gereken en uygun yoldur. YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR • Bu hastalıklar ile ilgili: ERKEN TANI UYGUN YAŞAM TARZI UYGUN DİYET UYGUN FARMAKOLOJİ CERRAHİ TEDAVİ • olumsuz etkilerini en aza indirmek için izlenmesi gereken en uygun yoldur. HİPERTANSİYON • Ağırlık kontrolü – boya uygun kiloya ulaşılması • Tuz tüketiminin sınırlandırılması (turşu, salamura, ilave tuz) • Besinlerle yeterli kalsiyum ve potasyum alımı • Düzenli egzersiz ( fonksiyonel kapasiteye uygun) • Sigara içilmemesi • Az tuzlu besinler tercih edilmelidir. Sofrada yemeklere tuz eklemesi yapılmamalıdır. Aşırı tuz tüketimi hipertansiyon riskini artırır

OSTEOPOROZ • Besinlerle ve destekleyici ilavelerle kalsiyum ve D vitamini alımının artırılması • Düzenli egzersiz (yerçekimine karşı yapılan egzersizler uygundur, yüzme osteoporoz açısından uygun bir egzersiz değildir. )

OSTEOPOROZ • Yeterli kalsiyumun alınması kemik mineral kaybını azaltır, kemik sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Bu nedenle yaşlılıkta kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve süt türevleridir (yoğurt, peynir, çökelek vb.).

D VİTAMİNİ Ca MİNERALİ KEMİK GÜNEŞ IŞINLARI OSTEOPOROZ • Evde cam arkasından güneşlenmede, ultraviyole ışınları camdan geçemediği için vücutta D vitamini sentezi yapılamaz. OSTEOPOROZ • Bazı yaşlıların süt şekeri laktozun sindiriminde sorunları vardır. Bu yaşlılarda bir defada az miktarlarda sütün içilmesi veya özel laktozu azaltılmış sütlerin tüketilmesi uygundur. Sütün yerine az yağlı ayran, yoğurt, peynir de tüketilebilir. Yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve pekmez de kalsiyumdan zengindir. KALP DAMAR HASTALIKLARI • Margarin, tereyağ, kuyruk yağı gibi katı yağların ve sakatatların tüketilmemesi • Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı ve turuncu renkli meyveler, balık ve kurubaklagillerin tüketiminin artırılması • Tuz ve sodyumdan zengin besinlerin alımının kısıtlanması • Uygun kilonun korunması • Sigara içilmemesi. • Yaşlıların beslenmesinde doymuş ve trans yağların tüketimi azaltılmalıdır. KALP DAMAR HASTALIKLARI

• Diyetle doymuş hayvansal yağların ve katı margarinlerin tüketiminin artması, kan kolesterol düzeyinin artmasına neden olur. Yüksek kan kolesterolü, kalp damar hastalıkları için risk faktörüdür.

KALP DAMAR HASTALIKLARI

• Bundan dolayı, yemek ve salatalarda bitkisel sıvı yağlar (zeytinyağı ve ayçiçek, mısırözü yağı vb.) tercih edilmelidir.Ayrıca balık çoklu doymamış yağ asitleri (özellikle omega-3 yağ asitleri) içeriği nedeniyle, yaşlılarda haftada en az iki kez yenilmelidir. Bu yağ asitlerinin görme, bilinçsel fonksiyon, kemik-eklem hastalıkları, kan lipileri üzerine olumlu etkilerinin olduğu bilinmektedir. KANSER • Diyetteki yağ miktarının azaltılması, • Posa tüketiminin artırılması, • Bağışıklığı artırıcı vitamin(A,C,E vitamini) mineral (selenyum) ve fitokimyasallardan zengin besinlerin tüketilmesi, • Katkı maddesi içeren özellikle hazır besinlerin (hazır çorba, et suyu, boyalı besinler) tüketiminin kısıtlanması, • Sigara ve alkol tüketilmemesi, • Düzenli egzersiz yapılması kanser riskini azaltır. DİYABETES MELLİTUS • Ağırlık denetimi yapılması-uygun kiloya ulaşılması, • Kurubaklagiller, kepeği ayrılmamış tahıllar, sebze ve meyveler gibi posadan zengin ve glisemik indeksi* düşük besinlerin tüketilmesi, • Düzenli egzersiz yapılması, • Sigara ve alkol tüketilmemesi diyabet riskini azaltır.

DİYABETES MELLİTUS • Glisemik indeks • Besinlerin vücuda alındığında kan şekerini yükseltme hızına göre belirlenen indekstir. Glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerini birden yükseltirken, glisemik indeksi düşük besinler kan şekerini yavaş yükselterek özellikle şeker hastalığına karşı koruyucu etki sağlarlar. Diyabette ve şişmanlıkta glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesi önerilmektedir. Bazı Besinlerin Glisemik İndeks Değerleri

• Glikoz Sofra şekeri • 100 • Makarna Kepekli ekmek, kepekli pirinç, bezelye • 50 • Kızarmış patates, tam beyaz ekmek Patates püresi, bal • 95 90 • Şekersiz taze meyve suları, yeşil fasulye Barbunya, diyet ekmekler, süt • 40 35 • Kızarmış havuç, mısır gevreği Patates • 85Patates 79 • Muz Mercimek, nohut, taze meyveler 77 30 • Beyaz ekmek, şekerli rafine tahıllar Kuru fasulye • 70 28 • Çikolata, bisküvi, mısır, beyaz pirinç Kuru fasulye • 70 22 • Soya Reçel, pastalar • 15 55 • Yeşil sebzeler, domates, limon, mantar 15in altında • Şekerler, basit karbonhidrat kaynağıdır. Yaşlılar duyu kaybı nedeniyle tuzlu ve şekerli besinleri daha çok tercih ederler. Yaşlı beslenmesinde basit şeker (çay şekeri, reçel, bal vb.) tüketimi azaltılmalıdır. Bunların yerine kompleks karbonhidratlardan (tahıllar, kurubaklagiller, patates vb.) zengin besinler tercih edilmelidir. Basit şekerler sadece enerji sağlarken, kompleks karbonhidratları içeren besinler ile enerjinin yanı sıra vücut çalışması için gerekli olan protein, vitamin, mineraller ve posa sağlanmış olur. Şişmanlık, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları riski azaltılabilir. Şeker tüketimi sınırlandırılması ve ağız hijyenine dikkat edilmesi ile çürük oluşum oranı da azalacaktır.

Nörolojik hastalıklar • Yeterli enerji ve protein alımı, • Beyin fonksiyonlarını geliştiren, vitamin ve minerallerden zengin besinlerin (yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı ve turuncu renkli meyveler, balık) tüketiminin artırılması, • Sigara ve alkol tüketilmemesi hastalık riskini azaltır.

Nörolojik hastalıklar Beynin sodyum ve potasyuma ihtiyacı vardır. Özellikle fosfor içeren doğru yağ ve yağ asitlerinin beyin fonksiyonları için çok önemli olduğu bilinmektedir. Soya fasulyesinde bulunan lesitin, fosfor içermesi bakımından beyin fonksiyonları için oldukça faydalıdır. Aminoasitler de beyin fonksiyonları için önemli olan besinlerdir. Besinlerle alınıp değişik proteinlere dönüşerek beyin sağlığına katkı sağlarlar. Beyin faaliyetleri için en önemli aminoasit ise L-glutamindir.

Kabızlık • Posa ve sıvı tüketiminin artırılması • Düzenli egzersiz. • Posa içeriği yüksek besinler sırasıyla kuru baklagiller, tahıllar ve sebzemeyvelerdir. Posa; şeker hastalığı, kanser ve koroner kalp hastalığı riskini azalttığı gibi bu hastalığı olan yaşlılarda tedavi edici özellik taşır. Kabızlığı önler, bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesi açısından önem taşır. Ayrıca kalın barsak kanseri oluşum riskini azaltır. Yaşlılarda yeterli posa alımının sağlanmasında; kuru baklagil yemekleri haftada 2-3 kez tüketilmeli, sebze ve meyve tüketimi arttırılmalı ve kepekli ekmek tercih edilmelidir.

Bağışıklık sistemi zayıflığı • Protein alımının artırılması • Balık, soya yağı, fındık, ceviz, badem, sebze ve meyve tüketiminin artırılması • Düzenli egzersiz • Sigara ve alkol tüketilmemesi Bağışıklık sistemi zayıflığı • Bağışıklık sisteminin dengelenmesinde sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme önemli bir yer tutar. Yiyecekler yendikten sonra vücuda enerji vermek için oksijenle yanarlar, yanma sırasında zararlı maddeler olan serbest radikaller oluşur. Çoğalan serbest radikaller, vücudun tüm hücre ve organlarına zarar vermeye başlarlar. Böcek öldürücüler, endüstride kullanılan kimyasal maddeler, işlenmiş gıdalar, sigara dumanı, güneşin zararlı U.V ışınları veya alkolün vücuda girmesi, stres vücudumuzda serbest radikallerin açığa çıkmasına neden olur. Bunun dışında çevredeki hava kirliliği, ultraviyole ışınları, radyasyon, egzos gazları, sigara dumanı v.b. gibi bir çok faktör hücrelerimizi etkileyerek serbest radikalleri çoğaltır. Vücutta serbest radikallerin çoğalması kalp hastalığı, kanser, katarakt ve yaşlanma gibi sağlık sorunlarını daha çabuk ortaya çıkarır. Bu zararlı etkilerden kurtulmak için vücudumuz serbest radikallere karşı savunma mekanizması geliştirir. Vücutta üretilen bazı enzimler, serbest radikallerden kurtulmamızı sağlar, yanmayı (oksitlenmeyi) önleyen anti-oksidan maddeler enzim miktarını artırır ve böylece savunma mekanizması güçlenir. Anti-oksidanların en önemlileri C ve E vitamini, beta-karoten, selenyum, bazı protein bileşikleri, isoflavonlardır. Bu anti-oksidanları içeren besinleri günlük beslenmemiz içerisinde bol miktarda tüketmeliyiz. • Anti-oksidanlar dışında bazı besin maddelerini günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapacaktır. Omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalardan aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirecek gıdalar arasında beta-glukan, echinacea, probiyotikler, izozomlar ve yeşil çay gibi doğal maddeler de yer alır. Beta-glukan ekmek mayası hücre duvarından elde edilen, bağışıklık sistemini güçlendiren tamamen doğal bir maddedir. Bağışıklık cevabını artırarak vücut savunma hücrelerinin patojenleri daha etkili şekilde yok etmesini sağlar ve sıklıkla hastalıkları önler. Kişinin kendini daha sağlıklı hissetmesini sağlar. Aynı zamanda cildin yaşlanmasını geciktirir ve kolesterol düzeyini düşürür. Stres gibi bağışıklık sistemini zayıflatan faktörlere karşı vücut direncini artırır. Sık enfeksiyon geçiren kişilerde de vücudun hastalıkla mücadelesini kolaylaştırır. Echinacea doktorlar tarafından çok eski tarihlerden bu yana soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır. Doktor kontrolü ile kullanılması gerekir. • Alkolün sağlık üzerine olumsuz etkileri vardır. Aşırı alkol tüketiminin karaciğer, beyin, kalp kası hasarına, ülser, pankreas iltihabı, sindirim sistemi kanserleri, hipertansiyon ve depresyonu neden olduğu bilinmektedir. Sigara bazı kanser türlerine, vücuttan besin ögeleri kaybı nedeniyle yetersiz beslenmeye neden olmakta, vücudun antioksidan vitamin gereksinmesini arttırmaktadır.

YAŞLIDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI • Ağız sağlığının bozulması yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Bu durum koruyucu diş hekimliği hizmetlerinin yetersizliğine, sistemik hastalıklara, ilaç kullanımına, yanlış ve yetersiz beslenmeye ve uygun yapılmayan ağız bakımına bağlı olarak gelişir.

• Yaşlanmaya paralel olarak minede meydana gelen aşınma sonucu dişlerde şekilsel değişiklikler görülür.Bu durum basit yüzeysel aşınmalardan, önemli madde kaybına kadar ilerleyebilir. Alt çenedeki kemik yıkımı ileri boyutlara ulaştığı zaman, çene kemikleri incelir ve bıçak şeklinde keskin hale gelir bu da protezlerin kullanımını zorlaştırır. Çene kemiklerinin doğal yapısını koruyabilmek için, fonksiyon görebilen dişlerin veya diş köklerinin ağızda tutulması gerekmektedir.

• Ağız kuruluğu

*Yaşla birlikte tükürük akışkanlığı azalır. Bu duruma bağlı olarak bakteriyel plak birikimi dolayısıyla çürük ve dişeti hastalık riski artar. *Ağız kuruluğu dilin üzerinde yiyecek artıklarından oluşan bir tabaka birikmesine neden olur buda tad alma duyusunda azalmaya neden olur. Dilde yanma, kaşıntı ve ağrı vardır.

*Tükürüğün mekanik temizleme ve nemlendirici etkisi azaldığı için özellikle agız içinde ve dudak köşelerinde mantar tipi enfeksiyonlar görülebilir.

*Ayrıca, yetersiz tükürük salgısı sonucu, protezlerin tutuculuğu azalır bu nedenle hastaların çiğneme,yutkunma ve konuşma fonksiyonları olumsuz yönde etkilenir. .

*Hareketli protezler,ağız içi geniş yüzeyleri kaplayarak tad alınmasını da engellerler. Tad hassasiyetinin azalmasına bağlı olarak, yaşlıda tuz ve şeker tüketimi artar ve bu durum sistemik problemlerin gelişmesine neden olur. • *Yaşlıda, kronik hastalıklar, ilaç kullanımı, çiğneme ve yutma bozuklukları, tad duyusunun azalması, fiziksel bozukluklar ve hareketliliğin azalması dolayısıyla besin alımının azalması gibi fiziksel etmenlerinyanı sıra çeşitli psikolojik ve sosyal etmenlerde, beslenme bozukluklarına yol açar.

Yaşlılıkta Beslenmede Nelere dikkat edelim? • 1. Günlük öğün sayısı 3 ana, 3 ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Böylece sindirim, emilim ve boşaltım fonksiyonları ile ilgili güçlükler önlenmiş olabilir. • 2. Her öğünde 4 temel besin grubundan (et ve ürünleri, süt ve ürünleri, sebze ve meyveler, tahıllar) besinler bulunmalı ve besin çeşitliliğinin sağlanmasına özen gösterilmelidir. Bu şekilde makro ve mikro besin maddeleri ihtiyacı karşılanmış ve yapısal kompartmanların dağılım oranı korunmuş olur. • 3. Günde en az 3 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.

Yaşlılıkta Beslenmede Nelere dikkat edelim? • 4. Posa miktarı yüksek olan kurubaklagiller, sebze, meyve ve kepekli tahıllar gibi besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. • 5. Sıvı tüketimi artırılmalıdır. Günde en az 8-10 bardak su (1500 ml) tüketilmelidir. Bu miktarın tümü su olarak tüketilemiyorsa, ıhlamur, taze sıkılmış meyve suyu, bitkisel çaylar, ayran, komposto ya da açık çay tüketimi ile bu miktar karşılanabilir. Ancak bunların hiçbirisi vücut fonksiyonlarında su kadar etkili değildir. • 6. Kalsiyum içeriği yüksek olan besinler tüketilmelidir. Yağı azaltılmış ya da yağsız süt ve ürünleri en iyi kalsiyum kaynağıdır.

Yaşlılıkta Beslenmede Nelere dikkat edelim? • 7. Omega 3 yağ asitlerinin yoğun olarak bulunduğu balık türleri haftada en az 2 kez tüketilmelidir. • 8. Margarin, tereyağ, kuyruk yağı gibi katı yağların tüketimi kan kolesterol seviyesinin yükselmesine neden olarak kalp-damar hastalıkları için risk yaratırlar. Et, süt ve ürünleri gözle görülmeyen doymuş yağ içerirler. Bu nedenle bu besinlerin yağsız olanları, tavuk ve hindi etinin derisiz bölümleri tüketilmeli, et ile pişen yemeklere ayrıca yağ ilave edilmemelidir. • 9. Tuz tüketimi sınırlanmalıdır. Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kalp- damar hastalıkları, kemik erimesi gibi sorunlara neden olmaktadır. Sofrada yemeklere tuz eklenmemeli, turşu, salamura, salça, konserve gibi sodyum içeriği yüksek besinleri tüketmekten kaçınılmalıdır. Yaşlılıkta Beslenmede Nelere dikkat edelim? • 10. Şeker, şekerli besinler ve hamur tatlılarının tüketimi sınırlanmalıdır. • 11. Fast food türü yiyeceklerin (hamburger, patates kızartması, pizza gibi) tüketiminden kaçınılmalıdır. Yağ ve tuz içeriği çok yüksek olan bu yiyecekler sağlık riskleri yaratabilirler. • 12. Besinlerin satın alınması ve pişirilmesi sırasında oluşabilecek risklere dikkat edilmelidir. Günü geçmiş, tazeliğini kaybetmiş, ambalajı bozulmuş besinler satın alınmamalı, yiyecekler kızartma ve kavurma yerine haşlama ya da ızgara yöntemleri ile pişirilmeli, besinlerin hazırlanması ya da saklanması sırasında hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Böylece yiyeceklerin besin değeri korunarak yeterli ve dengeli beslenme sağlanmış olur Yaşlılıkta Beslenmede Nelere dikkat edelim? • 13. Uygun vücut ağırlığı korunmalıdır. Şişmanlık ve zayıflık hastalık riskini artırır. • 14. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. • 15. Tad alma, koklama, görme duyuları azaldığından yiyecekler hazırlanırken bu özelliklerine dikkat edilmelidir. Menülerinde hoşa gidecek ve kolay yenebilecek yiyecekler yer almalıdır. • 16. Çiğneme zorluğu olanlara yumuşak gıdalar verilmelidir

• http://www.bunlarlazim.com/saglikli-beslenme-nedir-nasil-beslenmeliyiz.html • http://www.beslenme.saglik.gov.tr/index.php?pi d=68 • http://www.donusumkonagi.net/makale.asp?id= 5552&baslik=yaslilikta_beslenme • http://www.doktorsitesi.com/yazi/1107/Yaslilikta -sik-gOrUlen-hastaliklarda-beslenme?a_id=100 • http://www.kepan.org.tr/lll/36/01EA177F-87BA-4B43-A605-336E3C94E74F/LLL-YM-36-3.pdf • http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_1844. htm
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yaşlılarda Beslenmenin Değerlendirilmesi ve Sağlıklı Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Fzt.Yusuf DEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Fzt.Yusuf DEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Yusuf DEMİR Fotoğraf
Fzt.Yusuf DEMİR
Tokat
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Fzt.Yusuf DEMİR'in Makaleleri
► Yaşlılarda Psikoterapiler Dr.Sevilay ZORLU
► Sağlıklı Beslenme Dr.Uğur SAĞLAMKAYA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,265 uzman makalesi arasında 'Yaşlılarda Beslenmenin Değerlendirilmesi ve Sağlıklı Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 100 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Tip Iı Diyabette Egzersiz Ağustos 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:44
Top