2007'den Bugüne 77,459 Tavsiye, 25,128 Uzman ve 17,339 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Metabolik Sendrom ve Beslenme Tedavisi
MAKALE #13019 © Yazan Dyt.Ufuk ZERENTÜRK | Yayın Ağustos 2014 | 2,195 Okuyucu
METABOLİK SENDROM VE BESLENME TEDAVİSİ

Metabolik sendrom, insülin direnciyle başlayan abdominal obezite, glikoz intoleransı veya diyabet, dislipidemi, hipertansiyon ve koroner arter hastalığı (KAH) gibi sistemik bozuklukların birbirine eklendiği ölümcül bir endokrinopatidir. Bir başka tanıma göre; kardiyovasküler hastalıkların gelişiminde rol alan risk faktörlerinin bir arada bulunmasına metabolik sendrom denir. Metabolik sendrom yıllarca farklı isimlerle de anılmıştır bu isimlerden bazıları; sendrom X, polimetabolik sendrom, ölümcül dörtlü ve uygarlık sendromudur. Uygarlık sendromu bu hastalığı en iyi tanımlayan ifadelerden biri olmuştur. Çünkü yaşam standartları yükseldikçe, teknolojinin hayatımızdaki yeri arttıkça, iş yaşamının getirdiği stres arttıkça ve hareketsiz bir yaşam sürdükçe bu hastalığa yakalanma riski artıyor. Hastalığın sıklığı incelendiğinde kadın bireylerin erkek bireylere göre metabolik sendroma yakalanmaya daha yatkın olduğu görülmektedir. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse yapılan araştırmalara göre Türkiye’ de erkeklerin % 28 i, kadınların ise % 40 ı metabolik sendromludur. Bu oranlara bakıldığında ülkemiz açısından metabolik sendromun ne kadar ciddiye alınması gereken bir hastalık olduğu görülmektedir.

Bir bireyin metabolik sendromlu olup olmadığını anlamak için çeşitli kriterler belirlenmiştir. Bunlardan en çok kullanılan Türkiye Endokrinoloji Metabolizma Derneğinin 2005 yılında önerdiği metabolik sendrom tanı kriterleri tablosudur;

Aşağıdakilerden en az biri;
• Diyabet
• Bozulmuş glikoz toleransı
• İnsülin direnci
Ve
Aşağıdakilerden en az ikisi;
• Hipertansiyon
• Dislipidemi
• Abdominal obezite

Olan bireyler metabolik sendromludur diyebiliriz. Abdominal obezite yani karın bölgesi yağlanmaya bağlı obezite belirlenirken bel çevresi ölçümü kullanılmaktadır. Bel çevresinin kadınlarda 88 cm erkeklerde ise 102 cm den fazla olması abdominal obezite belirtisidir.

Metabolik sendromu oluşturan çeşitli bileşenler olmakla birlikte bu bileşenlerden en önemlisi insülin direncidir. Metabolik sendrom insülin direnci merkezinde oluşan bir durumdur diyebiliriz. İnsülin direnci dışındaki bileşenler hipertansiyon, diyabet, koroner arter hastalığı ve obezitedir.


İNSÜLİN DİRENCİ

Metabolik sendromun temel bileşeni olan insülin direnci dokuların insüline karşı duyarsızlaşması ve insülinin kanda dolaşan miktarlarının artmasına karşın etkinlik gösterememesi olarak tanımlanabilir. Bozulmuş glikoz toleransı ve tip 2 diyabeti olan bireylerde görülme sıklığı daha yüksektir.

OBEZİTE

Metabolik sendromda obezite derecesinden çok obezite tipi daha belirleyici olmaktadır. Android tipte obezitesi olan birey jinoid tip obez bireye göre metabolik sendroma daha yatkındır. Bu nedenle metabolik sendrom tanısında beden kitle indeksi kullanmak yerine bel çevresi ölçümü daha kesin sonuçlar elde etmeye yardımcı olacaktır.

HİPERTANSİYON

Metabolik sendromlu bireylerde insülin direnci olması nedeniyle kanda insülin konsantrasyonu yüksektir. İnsülin vücutta sodyum ve su tutulumunu artırdığından yüksek insülin seviyeleri hipertansiyonu tetikler.

TEDAVİSİ

Metabolik sendromun tedavisine geçmeden önce nedenlerini bir kez daha gözden geçirmek gerekir. İnsülin direnci, karın bölgesi yağlanması, tip 2 diyabet ve diğer bileşenlere bakılınca hepsinin ortak kaynağının yanlış bir yaşam tarzı olduğu görülmektedir. Metabolik sendromda genetik yatkınlık söz konusu olsa da kent hayatının getirdiği hareketsiz yaşam ve yüksek kalorili beslenme sendromun seyrini alevlendirmektedir. Gıda sektöründeki gelişmeler ile hazır besin üretiminin ve tüketiminin artması, saflaştırılmış besin ( beyaz un, şeker, yağlar vs.) tüketiminin artması, teknolojinin hayatımızın her köşesine girmesiyle hareket etme oranımızın ciddi oranda azalması, ara öğünler hakkında yanlış inanışlar nedeniyle tüm günü bir veya iki öğüne sıkıştırma gibi yanlış yaşam tercihleri peşinden insülin direncini getirir. İnsülin direnci olan bireyde kilo artışı başlar ve giderek bireyde abdominal obezite görülmeye başlar bu da ardından tip 2 diyabet ve diğer bileşenleri getirir ve kişi yanlış alışkanlıkları nedeniyle metabolik sendroma yakalanmış olur.

Metabolik sendromun tedavisi nedenleriyle oldukça ilgilidir. Öncelikle birey bu sendromun yaşam tarzının bir sonucu olduğunun bilincine varmalı ve tedavisinin yaşam tarzı değişikliği olacağını kabullenmelidir. Kişi yaşam tarzında yapacağı değişiklerin hayat kalitesini yükselteceğine ve kendisini sağlıklı bir birey yapacağına inanmalıdır.

Tedavi sürecindeki hedefler yaşam tarzını değiştirmek, tansiyonu kontrol altına almak, sigarayı bırakmak, diyabet varsa kan şekeri kontrolünü sağlamak, kolesterolün düşürülmesi, kilo kaybının sağlanması, olabildiğince stresten uzak durmak, düzenli egzersiz ve yeterli, dengeli bir beslenme tarzı benimsemektir.

Metabolik sendrom tedavisinde % 10 luk bir kilo kaybının sendromun tüm bileşenlerini kontrol altına alabileceği yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Diyetisyeniniz tarafından size özel olarak hazırlanan bir beslenme programının yanında düzenli olarak yapılan egzersizle sağlıklı bir şekilde kilo kaybı sağlamanız mümkündür. Yapılan egzersiz kilo kaybına yardımcı olmasının dışında HDL (iyi kolesterol) nin artışına da katkı sağlayacaktır. Metabolik sendromlu bireylerde yüksek olan total kolesterol ve LDL (kötü kolesterol) nin düşürülmesi için katı yağların yerine sıvı yağlar özellikle de kanola yağı, fındık yağı, zeytinyağı ve kabuklu yemişlerin (ceviz, badem vs.) içerisindeki yağlar tercih edilmelidir.

Posa tüketimi artırılarak kan şekerinin kontrol altına alınması sağlanmalıdır. Günlük alınması gereken posa miktarı 25-30 g dır. Kan şekerini düzenlemek için yapılması gereken bir diğer değişiklik glisemik indeksi düşük bir beslenme tarzı benimsemektir. Kilo kaybı ve diyette tuzun kısıtlanması ile hipertansiyon da kontrol altına alınabilir. Ayrıca ana öğünlerden yaklaşık 2 saat sonra glisemik indeksi düşük besinlerle ara öğünler yapmak kan şekerinin düzenlenmesinde ve kilo kontrolünde ve insülin direncinin düzelmesinde bize yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak tüm bu sağlıklı beslenme alışkanlıklarını uygulamak ve düzenli egzersizin dışında daha aktif bir hayatı benimsemek metabolik sendromun tedavisinde temel çözümdür. Gideceğimiz yakın mesafelerde araba kullanmamak, asansör ve yürüyen merdiven tercih etmemek, kendimize futbol, basketbol, tenis vs. gibi hem eğlenip hem enerji harcayabileceğimiz bir hobi belirlemek aktif bir yaşam sürmemizi sağlayacaktır. Bu şekilde hem daha mutlu hem de daha sağlıklı bir hayatın kapılarını kendimize açmış oluruz.

Metabolik sendrom her geçen gün vaka sayısı artan günümüz şartlarında artmaya devam edeceği de tahmin edilen bir hastalıktır. Bu hastalıkla baş etmek için sorunun temelden çözülmesi gerekir. Ailelerin yukarıda bahsedilen beslenme ve genel sağlık önerileri konusunda bilinçlendirilmesi bu önerileri bir yaşam tarzı olarak benimsemesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bu sağlıklı davranışları yaşam şekli haline getiren bir ailenin yetiştirdiği çocuklar aynı şekilde sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmış ve aktif bir yaşamı benimsemiş birer birey olarak yetişecektir. Bu şekilde yetişmiş bir nesil metabolik sendrom ve metabolik sendromun neden olduğu diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini minimuma indirecektir.

Sağlıklı günler dilerim…
Diyetisyen Ufuk ZERENTÜRK
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Metabolik Sendrom ve Beslenme Tedavisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ufuk ZERENTÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ufuk ZERENTÜRK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ufuk ZERENTÜRK'ün Makaleleri
► Metabolik Sendrom ve Beslenme Dyt.Güneş AKYIL AYNACI
► Metabolik Sendrom Dyt.Gülce TAŞTEMEL
► Metabolik Sendrom Uzm.Dyt.Merve KAYALI
► Nefrotik Sendrom ve Beslenme Dyt.Aziz KILINÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,339 uzman makalesi arasında 'Metabolik Sendrom ve Beslenme Tedavisi' başlığıyla benzeşen toplam 38 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Değerli Besin Kinoa Aralık 2014
► Diyabet ve Beslenme Ekim 2014
► Anne Sütü Eylül 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:54
Top