2007'den Bugüne 74,783 Tavsiye, 24,656 Uzman ve 16,927 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Çocuklarda Takıntılar- Obsesif Kompulsif Bozukluk
MAKALE #13435 © Yazan Psk.İlay AKTOPRAK | Yayın Ekim 2014 | 2,128 Okuyucu
Bilinen adıyla takıntı, bilimsel adıyla obsesif-kompulsif bozukluğu yetişkinlerde gözlemlenebildiği gibi çocuklarda da gözlemlemek mümkün. Bu süreci gözlemleyebilmek ve anlamlandırabilmek için öncelikle ne olduğunu iyi anlamak gerektiğini düşünüyorum. Takıntı ya da obsesyon; istenmeden gelen, uygunsuz bir şekilde yaşanan ve belirgin bir sıkıntıya neden olan yineleyici düşünce ya da dürtüdür. Örneğin; sürekli olarak ellerinin pis olduğunu düşünmek, hastalık kaptığını düşünmek, sürekli kapının, ocağın, kilidin açık olduğunu düşünmek gibi. İstenmeden tekrarlayan bu düşünceler, obsesyona yani takıntıya sahip olan kişilerce davranış veya zihinsel eylemler geliştirilerek zihinde oluşan düşünceleri engellemeye yönelik davranış kalıplarına ise kompulsiyon adı verilir. Aslında bir nevi, obsesyonun verdiği sıkıntıyı azaltmak adına yapılan davranışlardır. Örneğin, elinin pis olduğunu düşünen kişinin ellerini sık sık yıkaması, hasta olduğu düşünen kişinin sürekli doktora gitmesi gibi.

Çocuklarda da takıntıları yani Obsessif-Kompulsif Bozukluğu gözlemlemek mümkün. Çocuklarda en sık gözlemlenen obsesyonlar;

• Kirlilik
• Hastalık bulaşacağı düşüncesi
• Kötü bir şey olacağı düşüncesi
• Birinin öleceği ya da hastalanacağı düşüncesi
• Simetri
• Cinsel içerikli düşünceler
• Yasak ya da şiddet içeren düşünceler
• Anlatma, sorma, onaylatma ihtiyacı

En sık gözlemlenen kompulsiyonlar ise;

• Sık sık el yıkama ya da banyoya girme isteği
• Kontrol etme
• Düzenleme ya da sıralama
• Sayma
• Dokunma (belirli dokulara gibi)
• Sözcük ya da davranış tekrarı
• Biriktirme
• Tekrar tekrar aynı konu üzerine düşünme

Belirtilen durumları çocukluk döneminde bu davranışları gözlemlemek ve aslında anlamlandırmak zordur çünkü yaş itibari ile yaşın getirdiği dönemin özellikleri ile karıştırılabilir. Dönemsel özelliklerle karıştırılmasının ve takıntıların fark edilmesinin zorlaşmasının nedeni; okul öncesi dönemlerde çocuklar belli ritüellere sahiptirler ve çocuklar bu ritüelleri gerçekleştirirken bu durumu oyun olarak görmektedir ve yetişkin olarak bizlerde bu durumu böyle anlamlandırabiliyoruz. Fakat bu ritüellerin 5-6 yaş sonrasında da sık sık gözlemlenmesi bu durumun obsesyon olduğu akla getirebilir. Örneğin; 3 yaşındaki bir çocuğun çizgilere basmadan yürümeye çalışması bir oyun olarak gözlemlenirken, 7 ya da 8 yaşında bir çocuğun aynı davranışıyla sık karşılaşılması bu durumun takıntı olabileceği konusunda bir işarettir. Çünkü genel gelişim sürecinde 2-5 yaş arasında tekrar eden davranış ve alışkanlıklara rastlamak mümkünken, 5 yaş sonrasında tekrar eden davranışların azalmasını beklemekteyiz. Eğer artıyorsa ya da sık sık devam ediyorsa yardım alınması gereken bir durum olarak göz önüne alınması gerekmektedir.

Çocuğun takıntılara sahip olduğunu nasıl anlarız?
• Israrla aynı konuda sorular sorarlar.
• Eşyaları hep aynı düzende yerleştirirler.
• Uzun süreli aynı oyuncaklarla ısrarla oynamak isterler (en az 6 ay)
• Yaptıkları işlerde hep belirli bir sırayı izlerler.
• Her durumda çevresindekileri sınıflandırırlar (sayısına, rengine ya da
büyüklük-küçüklüğe göre)
• Sürekli aynı kalıpta tekrarlayıcı davranışlara sahiptirler (sürekli aynı dokunma, sık sık el yıkamak ya da suya dokunma isteği gibi)
• Sürekli tekrarlayıcı benzer kalıp düşüncelere sahiptirler (Sürekli hasta olduğunu söyleme, sürekli anne-babayı kaybedeceği düşüncesi gibi)

Çocuklarda bu takıntıların nedenleri neler olabilir?
• Genetik ve nörolojik faktörler
• Kişisel özellikler
• Kaygı
• Anne-baba tutumları: Aşırı titiz, korumacı, mükemmelliyetçi yapıya sahip ebeveynlerin çocuklarında takıntıları gözlemlemek mümkün çünkü çocuk bu yapılara sahip olan ebeveynlere kendini gösterebilmesi ve ebeveynin sevgisini ve onayını alabilmek adına tekrarlayıcı davranışlar geliştirebilirler.
• Tuvalet eğitiminin baskı yoluyla verilmesi
• Anne-babanın ya da çocuğa bakım veren kişinin kaygı konusunda çocuğa model olması: Annenin “dış ortamların pis olduğunu” ifade etmesi, çocuğun da aynı düşünceye sahip olmasına neden olabilmektedir.

Çocuğunuzun takıntılara sahip olduğunu düşünüyorsanız nasıl davranmalısınız?

• Özellikle küçük yaş gruplarında olan çocuklarda bunu bir süreç olarak değerlendirmek ve bu nedenle kaygılanmamaya çalışmak gerekir. Çünkü yetişkinlerin taşıdığı kaygı çocuklara da yansıyabilmektedir ve bu kaygı takıntılı davranışların daha çok artış göstermesine neden olabilmektedir.
• Çocukla takıntı yaptığı konularda inatlaşmayın. İnatlaşma ile birlikte çocuğun hem tekrarlayıcı davranışlarının artmasına neden olurken, olumsuz tepkilerin de oluşması mümkündür.
• Bu tekrarlayıcı davranışların ilgi çekme yolu olup olmadığı iyi izlenmelidir. Sizlerin rahatsız olduğu davranışlara olumsuz tepkiler vermek ya da hoşlandığınız fakat sık tekrarlayan davranışlara olumlu tepkiler vermek takıntıların artmasına neden olabilir.
• Çocuklarınızı rahatsız olduğu konularda risk alma konusunda cesaretlendirin.
• Ebeveynler olarak kendi davranışlarınızın çocuğunuza nasıl yansıdığını iyi gözlemlemek, çocuğunuza daha rahat yardımcı olmanızı sağlayabilir.
Takıntılar çocuğunuzun hayatını olumsuz olarak etkilerken aslında etrafındaki kişilerin de yani aile bireylerini de dolaylı yollarla etkilemektedir. Bu süreçleri doğru takip etmek ve bu konuda çocuklara destek sağlamak önemlidir çünkü çocukluk döneminde atlatılamayan ve süregelen takıntılar, onların ileriki hayatlarında da bu takıntıları yaşayabileceği ve takıntılı bireyler olabileceği sinyallerini de vermektedir. Bu nedenle aile desteğinin yanı sıra bir uzmandan da yardım almaktan çekinmeyin.

İlay AKTOPRAK
Uzm. Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Takıntılar- Obsesif Kompulsif Bozukluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlay AKTOPRAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlay AKTOPRAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlay AKTOPRAK'ın Yazıları
► Takıntılar (Obsesif Kompulsif Bozukluk) : Sebepler, Tanı, Tedavi ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Mehmet Enver BAYATLI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,927 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Takıntılar- Obsesif Kompulsif Bozukluk' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okula Başlarken... Eylül 2014
◊ Boşanma ve Çocuk Haziran 2014
◊ Ergenlik Psikolojisi Haziran 2014
◊ Helikopter Aileler Haziran 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:13
Top