2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Temel Güven ve Bağlanma İlişkisinin Psikopatolojik Etkileri
MAKALE #14225 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL | Yayın Şubat 2015 | 4,559 Okuyucu
TEMEL GÜVEN VE BAĞLANMA İLİŞKİSİNİN PSİKOPATOLOJİK ETKİLERİ

İnsan doğumuyla birlikte kendisine bakım veren kişiye muhtaçtır. Onun bakımına, ilgisine ve sevgisine ihtiyaç duyar. Bu noktayı keşfedenlerden olan Erikson ilk on sekiz ayı psikososyal gelişim kuramında “temel güvene karşı güvensizlik” evresi olarak tanımlamıştır. Bowlby de bu evreyi bağlanmanın en önemli aşaması olarak görmüş ve bağlanmanın temeline güveni oturtmuştur. Günümüzde bağlanma kuramı üzerine çalışan uzmanlar, güven ve bağlanmanın bebeğin anne rahmine düştüğü andan itibaren geliştiğini söylemektedirler.

Temel güven ve bağlanma süreçlerinin sonuçlarını belirleyen anne ya da bebeğe bakım veren kişinin tutumlarıdır. Birbirlerini derinden etkileyen bu süreçte annenin yaklaşımına bağlı olarak psikopatolojik durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Bowlby’e göre bağlanma figürü çocuğa yakın ve ulaşılabilir olursa, çocuk hissedilen ilişkiyi anlayarak güvenli davranabilir ve çevresini keşfetmeye odaklanabilir ya da kendisi veya bağlanma figürü ile olan ilişkisini tehdit eden bir durumla karşılaştığında kaygılanmasına neden olur. Sıcak ve sevgi dolu annelere sahip çocuklar kendilerini de sevgiye layık görürler ve diğer insanları da güvenilir insanlar olarak algılarlar. Güven duygusundan yoksun çocuklar endişeli, yalnız ve ilişkilerinde başkalarına bağımlı bireyler olarak yetişme eğilimindedirler.

Erikson da bakım veren tarafından bebeğin ihtiyaçlarının yeterince karşılanmasının temel güven duygusunu geliştireceğini söylemektedir. Güven duygusu sadece bireyin kendisine değil çevresine ve diğer insanlara olan güven duygusunu da içermektedir.

Ainswort bağlanma ve temel güven duygusuna odaklanıp Bowlby’nin bağlanma kuramını biraz daha ileri götürerek, bebeklikten yetişkinliğe etkisi olan üç çeşit bağlanma stili ortaya koymuştur:
Güvenli bağlanmada, anne çocuk ilişkisinde anneler çocuklarına karşı ilgili ve duyarlıdırlar. Bu çocuklar anneleri yanında olmasa bile ulaşabileceklerini bilirler.
Kaygılı-kararsız bağlanma ilişkisinde anne çocuğun gereksinimlerine karşı ilgili ve duyarlı değildir. Bu çocuklar ise annelerinden ayrıldıkları zaman yoğun kaygı ve kızgınlık duygusu yaşamaktadırlar.
Kaçınan bağlanma stilinde ise anneler çocuklarına karşı duyarlı değildir. Çocuk bu tavra anneye karşı uzaklık ve duygusal kopukluk geliştirerek tepki gösterir. Annelerinin gidişinden rahatsızlık duymazlar, anne geri döndüğünde yakınlık göstermezler.

Bir bebek için tüm bu yaşantılar olumsuz olarak ilerledikçe psikopatoloji kaçınılmaz olarak ortaya çıkacaktır. Erken çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik döneminde psikopatolojik etkiler farklı olan rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Erken Çocukluk Dönemi Psikopatolojileri

Erken çocukluk döneminde görülebilecek psikopatolojilerden ilki bebeklik depresyonudur. Bebeklik depresyonu anne bebek ilişkisinin kısa ya da uzun süreli kesilmesine bağlı olarak oluşur. Kısa süreli anne yoksunluğunda anne üç ay içerisinde geri döndüğünde depresif belirtiler ortadan kaybolmaktadır. Uzun süreli anne yoksunluğunda, çocuk anneden ayrıldığında ya da bakım evlerinde kaldığında görülebilen bir durumdur. Yoğun depresif belirtiler, yemek yememe, uyku sorunları, ilişki ve arkadaşlık kuramama gibi semptomlara rastlanır.

Ayrılma Anksiyetesi genellikle 1-3 yaş arasında, anne ile temel güven ilişkisi içerisine girememiş ve bağlanma sorunları yaşayan çocuklarda sık olarak görülür. İleriki yaşlarda çocuğun okula başlaması ile bu kaygı durumu kendisini “Okul Fobisi” olarak gösterir. Ayrılık Anksiyetesinde;
-Anne-baba çocuğa okulda veya herhangi bir yerde bir şey olacak diye korkmaktadır
-Anne-babanın kronik anksiyeteleri vardır
-Anne baba tutumlarında çocuğa kendilerine bağımlı kalmalarını istemektedirler
-Çocuk kendi yokluğunda anne babasına bir şey olacak korkusunu yaşar
-Çocuk anne babasının yokluğunda kendisine bir şey olacakmış korkusunu yaşar

Tepkisel Bağlanma Bozukluğu; 5 yaşından önce başlar ve çocuğun gelişimine uygun olmayan bir şekilde toplumsal ilişki kurulur. Çocuk yabancı olduğu kişilere karşı bir yakınlık gösterebilmekte ve bağlanacağı kişileri gelişigüzel seçmektedir. Bu durum çocuğun cinsel istismar gibi travmatik yaşantılara açık hale gelmesine neden olabilmektedir.

Ergenlik ve Yetişkinlik Dönemi Psikopatolojileri

Çocukluk döneminde yaşanan güvensiz ortamlarda büyüme ve bağlanma sorunları ileriki yaşlarda; ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde ruhsal sıkıntılara neden olabilmektedir.
Ergenlik döneminin en önemli kritik evresi olan kimlik gelişimi ergenlikte krizlere neden olabilmektedir. Erken çocukluk döneminde güven ve bağlanma yeterince sağlanamadığında ergen kimlik gelişiminde çatışmalara girebilmektedir. Bu evrede ergen büyüdüğünü kabul ettirebilmek ve değer görebilmek açısından antisosyal davranışlar, çete oluşumları, madde kullanımı gibi davranışlar içerisine girebilmektedir. Ayrıca ergenlikte, çocukluk döneminde elde edilen bağlanma stillerinin yansımaları da görülür. Çocuklukta edindiği bağlanma stilini ergenlikte de sürdüren genç kaygılı ya da kaçınan bağlanmalar kurar. Gelişigüzel insanlarla ilişkiler kurma, aşk ya da sevgi adı altında yanlış bağlanmalar ergenleri travmatik yaşantılara itebilir ve ergenlerde intihar gibi depresyonun ileri boyutu görülebilir.

Depresyon ergenlik ve yetişkinlikte görülebilen bir rahatsızlıktır. Bilişsel terapiye göre depresyon, kişinin kendisi, çevresi ve geleceğiyle ilgili olumsuz inançlarından oluşur. Erken çocukluk döneminde oluşan olumsuz inançlar, şemalar şeklinde düşünce yapısını oluşturarak yetişkinlik döneminde bazı insanları depresif olarak etkileyebilmektedir. Erken çocukluk dönemindeki güvensizlik ve yanlış bağlanma stilleri bu kişilerin yetişkinlik döneminde daha kolay depresif belirtiler göstermesine neden olmaktadır.

Ayrıca erken çocukluk döneminde kaçınan bağlanma stili oluşturan çocukların yetişkinlik döneminde Obsesif-Kompulsif Bozukluk belirtileri gösterebileceği yapılan araştırmalarda bulunmuştur.

Erken çocukluk döneminde kendisine ve çevresine güven duymayarak yetişen bir çocuk, hem çocukluk döneminde hem de yetişkinlik döneminde Sosyal Fobi yaşayabilir. İnsanların içerisinde bulunmakta zorlanabilir, konuşma yapmak zor gelebilir. Bu gibi durumlar anksiyete düzeylerini yükseltir. Yüzleri kızarır, nefes almakta zorlanırlar, boğazlarına bir şey düğümleniyormuş gibi hissederler, sesleri sanki çıkmayacakmış gibi olur, gözleri dolar…
Erken çocukluk döneminde anne-babalar çocuklarına güvenli bir yatırım yaptıklarında, onlara sorumluluklar verdiklerinde, güvenli bağlanmalar oluştuğunda ruhsal gelişimi sağlıklı çocuklar yetişecektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Temel Güven ve Bağlanma İlişkisinin Psikopatolojik Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Özgür TÖNBÜL Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
Çanakkale (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'ün Yazıları
► Temel Güven Duygusu Psk.Ayşe Esma VATANSEVER
► Bebeğin Temel İhtiyacı Güven Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Çocukta Temel Güven Duygusu Meral HASANDAYIOĞLU
► İlişkilerde Güven Duygusu - Yeniden Güven Kazanmak Mümkün mü? ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Temel Güven ve Bağlanma İlişkisinin Psikopatolojik Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sağlıklı Evlilik Şubat 2021
► Kişilik Bozuklukları Eylül 2016
► Kaygı Bozuklukları Mart 2016
◊ Yalnızlık Şarkıları Mayıs 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:29
Top