TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Duygusal Kilitlenme ve Çöküntüler

Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com ÜyesiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 77 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 353,

* Yayın Tarihi : 10-02-2017 - 02:04 (14 gün önce),

* Ortalama Günde 25.21 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5207 , Kelime Sayısı : 596 , Boyut : 5.08 Kb.
Duygusal Kilitlenme ve Çöküntüler

Çok yaygın olarak "biz duygusal bir milletiz" deriz.Aslında bu doğru değildir.Çünkü duygusallık gen yoluyla aktarılan bir karakter değildir.Daha ziyade yaşamsal formasyonun nereden ve nasıl kazanıldığıyla ilgili özelliktir.Duygusallık olayının peşine düştüğümüzde duygusallığın insani bir karakterden ziyade yetişme tarzı ve derinliğinin ortaya çıkardığı bir sonuç olduğunu gördük.İnsanlar dış dünyadan aldıkları uyaranları değerlendirebilecek bilgi rezervine sahiplerse bu uyaranlara bilgi dünyalarından,değillerse de duygu dünyalarından cevap vermektedir.Bu nedenle bilgi düzeyi yükseldikçe insanlardaki duygusallık azalıyor,bilgi düzeyi düştükçe duygusallık artıyor.Bu nedenle millet olarak duygusallığımızın temelinde eğitim ve bilgi eksikliklerinin yattığını,bir milli karakter olmadığını özellikle vurgulamak isterim.

İnsanlarımızın hayatlarını yönetirken beslendikleri yaygın kaynak halen gelenekler,yanlış yerleştirilen davranışsal kodlar ve alışkanlıklardır.Örneğin sıkıntılı bir olay sonrasında üzülmek toplumumuzda çok yaygın davranıştır.Ama çözüm arayışı o kadar yaygın değildir.Oysa üzüntünün bir sorunu çözdüğü hiç görülmemiştir ve bir insanın olumsuz bir olay karşısında verebileceği en pasif tepki üzülmektir.Üstelik sadece üzülmek ve çözümleyici adım atmamak bir sorunu çözülmemiş olarak insanın yaşamında tutar ve sürekli üzülmesini sağlayarak o insanın duygu motuna hapsolmasına sebep olur.Tabiatıyla toplum olarak duygusallığımızın temelinde bilgi eksikliklerimiz ve sorun çözme becerilerini yeterince etkin kullanmamamız baş rolü oynamaktır.

Duygusal kilitlenme;bir insanın yaşadığı ve çözüm bulamadığı sorunlar sonucunda sürekli üzüntü boyutunda kalması sonucu ortaya çıkan duygusal yorgunluğun zirve yapmış halidir.Hep söylediğim gibi aslında sorunsuz bir yaşam yoktur.Sorunlar hep olacaktır.Önemli olan sorun yaşamak değil,sorunlar karşısında ne yapıldığıdır.İnsanlarımızın büyük çoğunluğu sorunları karşısında pasif etkilenme olan üzüntü boyutunda tepkiler vermekte ama çözümleyici inisiyatif kullanmamaktadır.Bu nedenle de sorunlar üzüntüyü tetiklemekte,çözümlenmedikçe üzüntü devamlılık kazanmakta ve üzüntünün devamlılık kazanması da önce duygusal yorgunluk,sonra duygusal kilitlenme ve en sonunda da duygusal çöküntü doğurmaktadır.

İnsanlarımızın sorun ve üzüntü dünyasında başı ilişkiler çekmektedir.Yani en yaygın sorunları insanlarımız ilişkiler ve özellikle de kadın-erkek ilişkilerinde yaşamaktadır.Duyguların aklın ve iradenin önüne en çok geçtiği alan da burasıdır.Kadın-erkek ilişkilerinin çok sorunlu olmasının kaynağında da kültürümüzde karşı cinse ulaşma miti ve bu ilişkilerin bilinç değil de heves ve duygu üzerinden yönetilmesidir.Buna birde erkeğimizin de kadınımızın da sağlıklı bir cinsiyet duruşu bilinciyle yetiştirilmemesi de eklenebilir.Nitekim paylaşım değil yönetme ve hakim olma odaklı olarak kadın-erkek ilişkileri kuruluyor ve yaşanılmaya çalışılıyor.Flört döneminden tutun evlilik ilişkisine kadar kadın-erkek ilişkilerimizin çoğu maalesef sağlıksızdır.Zira her iki cinsiyet de ilişkisini kendi tercihleri ve doğruları üzerinden yaşamak istiyor ve partnerini adeta konu mankeni gibi görüyor.Aslında ilişkiler karşılıklı adımlarla oluşturulan ortak paydalar üzerinden yaşanması ve yürütülmesi gerekirken çoğunluğumuzun ben kalarak biz olmaya çalışıyor.Elbette bu kafadan sağlıklı ve ahenkli bir ilişki çıkarmak da mümkün olmuyor.İlişkiler sağlıklı olmayınca da duygusal yorgunluklar,duygusal kilitlenmeler ve duygusal çöküntüler yaşanması mukadder oluyor.

Şunu hiç unutmayalım ki yaşam ilişkiler,ilişkilerdeki sağlıklılık ve sağlıksızlıklar üzerinden şekillenen bir süreçtir.Bir insanın psikolojik olarak mutlu ve sağlıklı yaşamasının yolu öncelikle yaşam kılavuzunu alışkanlıklar olmaktan çıkarıp bilgiye dönüştürmesidir.Kaldı ki aklı ve bilimi yeterince kullanmamanın toplum olarak yaşam kalitemizi de ilişki kalitemizi de düşüren çok fazla bedelini ödüyoruz.Duygusal kilitlenmelerin temelinde en çok da bilgiyi kullanarak yaşamamak ve alışkanlıklarını da gözden geçirmemek özelliğimiz öne çıkıyor.Bir nevi kendi eksik yanlışlarıyla kendi yaşamını mahveden bir toplum olarak yaşıyoruz.Duygusal kilitlenme daha çok kişisel özelliklerin sorunlu olmasına dayalı ilişki sorunlarının yarattığı sorun ve üzüntüler kaynaklıdır.

Şu bilinmeli ki duygusal kilitlenmeler bir sorun birikimi sonucu oluştuğundan sorun grubunda bir psikolojik problemdir.Bir psikolojik hastalık değildir.Aslında doğru yerden yardım alınırsa ve önerilen adımlar atılarak çözüm yaşamın bir parçası haline getirilebilirse duygusal kilitlenme sorununun yüzde yüz çözümü vardır.Ancak duygusal kilitlenme yaşayan insanların bu sorunlarını kendi kendilerine çözebilmeleri mümkün değildir.Çünkü yaşadıkları durum duygusal da olsa bir kilitlenme halidir ve bunu çözümlenmesi için öncelikle bu kilitlenmenin belli adımlar atılarak çözümlenmesi gerekmektedir.Ayrıca her duygusal kilitlenme yaşayan insanın karakteri ve sorun geçmişi aynı olmadığından bu kilitlenmenin hangi adımlar atılarak aşılacağı herkeste aynı değildir ve o adımların neler olacağına bir uzmanın karar vermesi esastır.Tabiatıyla bu sorunları yaşayan insanlarımızın bir uzman psikologdan yardım almaları gereklidir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Duygusal Kilitlenme ve Çöküntüler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Teknoloji ve Çocuklar , Uzm.İpek ÖRGÜT
  • Alkol/Madde Kullanımının Aile Üzerine Etkisi , Uzm.Havva BAYAR
  • Sorumluluk ve Özgüven , Aslı PAKSOY
  • Sosyal Becerilerin Kazanımında Ailenin Rolü ve Önemi , Aslı PAKSOY
  • Şemalar, Şema Terapisi ve Bağlanma , Uzm.Ali İhsan YAKA
  • Anne - Baba Tutumu ile Çocuğun Cinsiyet Rolü Arasındaki İlişki , Ramazan KAMÇI
  • Aşk Hakkında Herşey , Nihan DİKME
  • Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları, Nedenleri ve Çözüm Yolları , Uzm.Ayşe YILMAZ
  • Çocuklarda Saldırgan Davranışların Önlenmesi , Uzm.Havva BAYAR
  • Eşimi Seviyorum, Beni Aldattı! , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Partneriniz Bir "Narsist" mi? , Dila HOTLAR
  • Sosyal Destek , Uzm.Suna BAYRAM
  • Duygu Odaklı Çift Terapisi , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Çocuğun Dil, İletişim, Bilişsel ve Sosyal Gelişimini Olumlu – Olumsuz Yönde Etkileyen Etkenler , Uzm.Engin OLGUN
  • Kaygılarımızın Anlamı , Özlem ATA
  • Kadınlarda Cinsel İstek Bozukluğu , Uzm.Havva BAYAR
  • Duygusal Özgürleşme Teknikleri (Eft) Nedir? Nerelerde Kullanılır? , Aysel KESKİN
  • Çocuklarda Yeme Problemi , Uzm.Aysu YENİEL SİLLE
  • Terörün Toplum Ruh Sağlığına Etkisi , Burçin KOYUNCU
  • Çatışmadan Kaçınmak İçin Ötekini Memnun Etmek , Dr.Fatih SÖNMEZ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:11
    Top