2007'den Bugüne 80,353 Tavsiye, 25,617 Uzman ve 17,936 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ve Çocukluk Travmaları
MAKALE #19879 © Yazan Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ | Yayın Ekim 2018 | 540 Okuyucu
DİSSOSİYATİF KİMLİK BOZUKLUĞU VE ÇOCUKLUK TRAVMALARI

Dissosiyasyon, ayrılma, bölünme, kopma, çözülme anlamlarına gelen bir kelimedir. Kişiliğin savunma mekanizmalarından biri olan dissosiyasyon, bir bütün olarak fonksiyon gösteren düşünce, bellek, kimlik, duygu gibi süreçlerde yaşanan ayrışmayı ifade etmektedir. Bireyler dış dünyadan gelen stres faktörleri ya da iç dünyadan gelen tehlikeli uyaranlar karşısında psikolojik dengenin devam etmesine yarayan savunma mekanizmalarından biri dissosiyasyondur. Ancak bu savunma mekanizmaların aşırı ve sürekli kullanılması kişinin günlük hayatını ve çevresiyle olan ilişkilerini olumsuz yönde etkilemesine sebep olmaktadır. Günlük yaşamada belirli bir düzeyde görülebilen ve normal olarak sayılabilen dissosiyatif yaşantılar, eğer çok fazla yoğun ve sürekli bir biçimde görülüyor ve kişinin hayatını etkiliyorsa dissosiyatif bozukluk şeklinde tanımlanır (Şar, 2000).


Dissosiyatif bozukluk; bellek, kimlik, duygu, algılama, davranış ve benlik duygusu ile ilgili problemleri içeren ve semptomları da potansiyel olarak zihinsel işlevselliğin her alanını bozabilen (American Psychiatric Association, 2016) ruhsal bir hastalık olarak tanımlanabilmektedir. Belirtileri nöbetler, konuşamama, duyu kaybı, unutma, hatırlayamama,görsel bozukluklar, amnezi, trans ve konfüzyonu içermektedir. Hastalar çeşitli çoklu semptomlar gösterebilirler ve semptomlar zamanla değişiklik gösterebilir (Jans ve ark. 2008).


Dissosiyasyondaki en önemli belirti “iradesizlik” durumudur. Burada kişi, düşüncelerin, duyguların, davranışların, anıların, olayların farkında olabilir. Bununla beraber bu deneyimleri kendisine ait hissetmemektedir. Bazı kişiler, farklı sese sahip olma ya da farklı kimliğe sahip olma şeklinde tanımlanabilir. Kendilikteki bazı parçaların kendi ismi, yaşı ve karakteristiği bulunmaktadır. Dissosiyatif Bozuklukta kişiler bazen hangi parçanın gerçek kendiliği olduğu yönünde konfüzyon yaşayabilirler ( Boon ve ark., 2011)
Kişiler dissosiyasyonu 3 farklı şekilde hayatlarında yaşayabilirler:
1. Kişilik özelliği şeklinde olan, normal olarak algılanan, otomatik davranışlar ve gündüz rüyaları ile devam eden dissosiyatif yaşantılar,
2. Travma ve strese karşı olan durumlarda bir savunma mekanizması olarak kullanılan dissosiyasyon,
3. Belirli klinik bozukluklarda, patolojik belirti ve sendrom olarak görülen dissosiyasyon (Stockdale ve ark.2002).
Çocukluk çağı travma öyküsünün, bir çok psikiyatrik hastalık ile ilişkisi olduğu bilinmekte ve hastalık oluşumu için risk etkeni olarak kabul edilmektedir (Zanarini ve ark. 2002). En çok üzerinde durulan hastalıklar ise dissosiyatif bozukluklar olmuştur (Gast ve ark. 2001). Dissosiyatif bozukluklar ile çocukluk çağı travmaları arasında bir ilişki olduğu bilinmektedir. Dissosiyatif bozukluk hastalarının %90-%100ü çocukluk döneminde ağır travma yaşadıklarını belirtmektedirler. Travmanın süresi ve başladığı yaşın da dissosiyatif bozukluğun şiddeti ile orantılı olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır.



Dissosiyatif bozuklukların temeline bakılduğında, bu kişilerin yalnızda % 3’üne 12 yaşın altındayken fark edilip tanı konulabilmekte ve sadece %8’ine 12-19 yaşları arasında ergenlik dönemine geldiklerinde tanı konabilmektedir (Kluft, 1984). Dissosiyatif Bozukluğu olan kişilerde yapılan çalışmalarda sıklıkla etiyolojide travma bulunmuştur.
Dissosiyatif Bozukluğa sahip birçok kişi kliniklere kendilik hisleri ile ilgili şikayetler ile başvurmazlar. Genellikle depresyon, anksiyete, uyku problemleri ya da ilişki problemleri ile ilgili yardım arayışları ile başvururlar. Bu bozukluğun çok sayıda değişik klinik görünümünün olması tanı koymada güçlük yaratabilir.


Tanısal El Kitabı DSM V’e göre Dissosiyatif Bozukluklar
1) Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu,
2) Dissosiyatif Amnezi
3) Depersonalizasyon
4) Derealizasyon
5) Tanımlanmamış Dissosiyatif Bozukluklar başlıkları altında tanımlanmıştır.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu;


Dissosiyatif kimlik bozukluğu (DKB) daha önce çoklu kişilik bozukluğu olarak adlandırılmıştır. DKB’li kişiler, kendi kişiliklerinin yanında, farkında olarak ya da olmayarak bir veya daha fazla alternatif kişilik geliştirir.



DSM-V tanı kriterlerine göre şu temel özellikleri taşır;


A. İki ya da ikiden çok ayrı kişilik durumu ile belirli kimlik bölünmesi. Bu durum, kimi kültürlerde cin çarpması yaşantısı olarak tanımlanır. Kimlikte bu bölünme, kendilik duyumunda ve eylemlerini yönetebilirlik algısında sürekliliğin belirgin olarak bozulmasını kapsar ve duygulanım, davranış, bilinçlilik, bellek, algı, biliş ve/ ya da duyusal-devinsel işlevsellikte bununla ilgili değişiklikler bulunur. Bu belirti ve bulgular, başkalarınca gözlenebilir ya da kişi bunları bildirir.
B. Sıradan bir unutkanlıkla açıklanamayacak bir biçimde, günlük olayları, önemli kişisel bilgileri ve/ ya da örseleyici olayları anımsarken yineleyici boşluklar olması
C. Bu belirtiler, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur
D. Bu bozukluk, genel kabul gören kültürel ya da dinsel bir uygulamanın bir bölümü değildir (APA, 2014).


Kendi içinde sürekliliği olan, öznel olarak ayrı fakat birbirinin yerini alabilen kişilik durumları (alter kişilikler) ya da kimliklerin aynı kişide birlikte varlığını sürdürdükleri bir bozukluktur. Birbiriyle bütünleşmeyen bu kişilik durumları gündelik yaşamda geçici olarak belirli işlevleri yüklenmek üzere öne çıkarlar. Bireylerdeki esas kişiliğe “ev sahibi” adı verilmekte iken, hastanın kendi kimliği dışında geliştirdiği bu yeni kişiliklere ise “alter” adı verilmektedir. Alter kimliklerin yapılanması, hastadan hastaya farklılıklar gösterir. Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu olan bireyler birden fazla kişilik geliştirebilmektedirler.


Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan kişilerde en az iki ayrı egonun varlığı, ve belirli zamanlarda birinin öne çıkıp bedeni yönetmesi söz konusudur. Öğrenme kuramı, dissosiyatif olayları stres yaratan durumlardan korunmak üzere geliştirilmiş kaçınma tepkileri olarak açıklamaktadır (Davison ve Neale, 2004). Psikanalitik kuramacılardan Buss’a (1966) göre tüm dissosiyatif bozukluklar, yoğun bir bastırmanın örnekleri sayılmaktadır. Kişi bunu kişiliğinin büyük çoğunluğunu farkındalıktan ayırarak yapmaktadır ve ya kişiliğin ayrışmış parçası için yeni bir kimlik geliştirmektedir (aktaran Davison ve Neale, 2004). Gelişimsel modele göre, özellikle beş yaşın altında kalınan travmatik yaşantı ile çocuğun travma ile baş etmesindeki yetersizliği sonucu olarak bir hayatta kalma davranışı şeklinde, kendilik durumundaki bölünmelerle birlikte alternatif kişiliklerin oluştuğu varsayılmaktadır. Özellikle son dönemlerde yaygın olarak görülmeye başlanan dissosiyatif kimlik bozukluğu genellikle şizofreni ya da majör depresyon gibi hastalıklarla karıştırılmaktadır. Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan kişilerde depresyon, baş ağrısı, uyku problemleri, kendine zarar verme ve intihar girişimleri, ani ruh hali değişiklikleri sık görülen semptomlar olarak belirtilebilmektedir.


Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu tedavisi; profesyonel ve kapsamlı bir psikoterapi çalışması gerektirir. Bireyin birden fazla parçaya ayrılmış kişiliğinin bir bütün haline getirilmesi, travmatik yaşantıların fark ettirilmesi ve yeniden yapılandırılması, baş etme sisteminin geliştirilmesi üzerinde titizlikle çalışılması gereken bir süreci kapsar.


KAYNAKÇA
American Psychiatric Association (2014) Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders Fifth Edition (DSM V), Çev.Ertuğrul Köroğlu, U.S.A
Boon, S., Steele,K., Van Der Hart, O. (2011) Coping With Trauma-Related Dissociation, W.W.Norton & Company, New Yorks
Davison, G.C. & Neale,M.N. (2004). Anormal Psikolojisi. Çev.Edi.İhsan Dağ, Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
Gast U, Rodewald F, Nickel V ve ark. (2001) Prevalence of dissociative disorders among psychiatric inpatients in a German university clinic. J Nerv Ment Dis, 89:249-257.
Goodyer I (1981) Hysterical conversion reactions in childhood. J Child Psychol Psyc, 22:179-188.
Kluft, R.P. (1984). Treatment of multiple personality: a study of 33 cases. Psychiatry Clinics of North America, 7, 9-29.
Şar, V., (2000). Çoğul Kişilik Kavramı ve Dissosiyatif Bozukluklar. Psikiyatri Dünyası, 4, 7-11.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ve Çocukluk Travmaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Aysun AKTAŞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi14 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ'ın Makaleleri
► Cinsel Kimlik Bozukluğu Psk.Nihan DİKME
► Cinsel Kimlik Bozukluğu Psk.Nihan DİKME
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,936 uzman makalesi arasında 'Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ve Çocukluk Travmaları' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:57
Top