2007'den Bugüne 80,330 Tavsiye, 25,616 Uzman ve 17,929 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Beslenme
MAKALE #20279 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER | Yayın Ocak 2019 | 252 Okuyucu
İlk temel alışkanlıklarımızdan biri olan beslenme çocuk için bir yaşam kaynağıdır. Çocuklar doğduktan birkaç saat sonra acıkır ve ağlamaya başlar.
Bedeninin ihtiyacı kadar yiyen ve sindiren çocuk sağlıklı, dengeli, organizması ve çevresiyle uyum içinde olan çocuktur. Fakat zaman içinde bazı nedenlerle bu durum bozulur ve beslenme bir sorun halini alır. Anne-baba beslenmeye müdahale ettikçe çocuk bu konuda direnir ve yemek saatleri her iki taraf için gerginlik dolu zamanlar olur. Anne baba sebebini anlayamadığı bu durum karşısında endişelenir, kızar, sorunun düzelmesini beklemeden sürekli müdahale etmeye çalışır. Kendine göre çok iyi bir sebebi vardır; çocuğunun zayıf kalmasını engellemeye çalışıyordur.
Beslenme ile ilgili çekişme öyle bir hale gelir ki çocuk anne- babası için yemek yiyordur. Çocuk için yemek yememek onları üzmek için bir silah halini alır.
Yemeğini yemek bir özerkleşme ölçütü olması gerekirken çocuk için anneye veya bakım veren kişiye bağımlı kalma sebebi haline gelir.

BESLENME
Erken çocukluğa geçişle birlikte birçok çocuk yemek konusunda seçici olabilir ve bu durum önceden kestirilemez. Büyüme yavaşladığı için erken çocuklukta iştah giderek azalmaktadır. Yeni yiyeceklere karşı ihtiyatlı davranırlar. Eğer sadece bildikleri yiyecekleri yerlerse, çevrelerinde bir yetişkin olmadığında tehlikeli maddeleri yutmaları daha az olasıdır. Ebeveynler yemekten yemeğe alınan miktarın farklılığı konusunda endişe etmemelidir. Gün içerisindeki öğünlerden bir öğünde az yiyen çocuk bir sonrakinde fazla yiyebilir.
Az yemelerine rağmen anaokulu çağındaki çocuklar yüksek kalitede diyete ihtiyaç duyarlar. Bu diyette bir yetişkinin yemesi gereken her şey bulunmalıdır; ancak miktar olarak daha az olmalıdır. Süt ve süt ürünleri, et ve alternatifleri (yumurta, kuru baklagiller, fıstık ezmesi), sebze ve meyve, ekmek ve mısır gevreği mutlaka yenmelidir. Yetişkinlikte yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları ile ilişkilerinden dolayı, katı ve sıvı yağlar ve tuz en az seviyede tutulmalıdır. Ayrıca şeker oranı yüksek yiyecekler diş çürümesinin ve aşırı kilolu/obez olmanın önüne geçilmesi adına az miktarda tüketilmelidir.
Sosyal çevre çocuğun yeme alışkanlıklarını ve yiyecek tercihlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Çocuk-lar saygı duydukları büyüklerinin yiyecek seçimleri ve yeme alışkanlıklarını taklit etmektedir. Örneğin süt yada asitli yiyecekler tercih eden bir annenin beş yaşındaki kızı da büyük ihtimalle aynı içecek tercihine sahip olacaktır. Acılı yiyeceklerin yoğun bir şekilde tüketildiği Güney Doğu illerinde çocuklar daha fazla acı yeme eğilimi gösterirken, İstanbul’da büyüyen çocukların çoğu pul biber yemeği reddetmektedir.
Sürekli tekrarlanan ancak baskı yapılmadan sunulan yeni yiyeceklerin çocuklar tarafından kabullenme ihtimali artar. Bir çalışmada anaokulu çağındaki çocuklara daha önceden hiç yemedikleri bir yiyecek üç farklı şekilde sunulmuştur (tatlı, tuzlu veya sade soya peyniri). 8 ila 15 deneme sonrasında sunulan bu yiyeceği yemişlerdir. Ancak daha öncesinde denediklerini tercih etmişlerdir. Örneğin tatlı grubundaki çocuklar tatlı soya peynirini tercih ederken, sade grubunda olanlar sade soya peynirini tercih etmişlerdir. Bu çalışmalar çocuğun daha fazla yemesi için yiyeceğe eklenen şekerin veya tuzun çocukların sadece tatlı veya tuzlu yeme tercihleri-ni etkilediğini göstermektedir. Benzer olarak çocuklara tatlı meyveler veya asitli içecekler sunmak onların süt-ten “uzak durumlarına” sebep olacaktır. Süt içen yaşıtları ile karşılaştırıldıklarında süt içmeyen çocukların boylarının daha kısa olduğu ve daha az kemik yoğunluğuna sahip oldukları ortaya çıkmıştır.
Öğünler arasındaki duygusal ortamda çocukların yeme alışkanlıklarını etkilemektedir. Ebeveynler çocuklarının yeme alışkanlıkları ile ilgili tedirgin oldukça, yemek yeme zamanları giderek daha mutsuz ve stresli olacaktır. Bazı ebeveynlerin yaptığı gibi rüşvet önermek (sebzelerini bitirirsen çikolata vereceğim gibi), çocukların sağlıklı yiyeceklerden daha az, diğerlerinden daha fazla hoşlanmalarına neden olacaktır.
Benzer olarak lezzetli yiyeceklere konulan limit, çocukların dikkatini bu yiyecekler üzerine çekecektir. Bir kreşte çalışan bakıcılar, 3 ile 6 yaş arasındaki çocuklara beslenme saatinde almalarını engellemek adına şeffaf bir kutu içinde elmalı kurabiyeler ile açıkta olan şeftalili kurabiyeler sunmuşlardır. Çocuklar çoğunlukla şeffaf kutu içerisindeki elmalı kurabiyelerden bahsetmiş, ondan almak istediklerini dile getirmiş ya da almak için çaba sarf etmişlerdir ve izin verildiğinde de sınırlamanın olmadığı zamana göre daha fazla elmalı kurabiyelerden yemişlerdir.
Çocukların sağlıklı yeme alışkanlıkları çevresinde bulunan sağlıklı yiyeceklere bağlıdır. Ancak yetişkin kontrolünün fazla olması çocukların kişisel kontrol mekanizmasının gelişmesinin önüne geçmekte ve daha fazla yemek için çocukları teşvik etmektedir.
Gazlı içeceklerin cipslerin; partiler ve doğum günlerinde zaman zaman yenilebilecek yiyecekler olduğunu çocuğunuza öğretebilirsiniz. Televizyonda bazen faydalı olmayan yiyeceklerin de reklamları da gösterilebileceğini bu reklamların amacının ne olduğunu ve o besinlerin içinde ne gibi zararlı maddeler bulunduğunu basit anlayabileceği cümlelerle anlatabilirsiniz.
Çocuğunuzun şeker ve karbonhidrata aşırı bir düşkünlüğü varsa bunun fizyolojik bir sebebi olup olmadığını araştırmak için doktoru ile konuşabilirsiniz. Bu konuda onu engellemeye çalışmayın. Kendi kontrolünün gelişmesine destek olun. Bu besinlerden yeme istediğinde aşırı tepkiler vermeyin, aşırı tepki onun bu tip yasakladığınız gıdalara daha çok takılmasına sebep olabilir.
Yemeği aile ile bir arada yemesi onun kendini bu konuda denetlemesine ve yetişkinleri modellemesini sağlayacaktır. Ailenin üyesi olduğunu daha iyi hissedebilecektir. Tabağını yiyecekle aşırı doldurmak yerine azar azar koyarak onun doymakla ilgili kontrol geliştirmesine destek olabilirsiniz. Yemek saatinde çok yorgun olup olmadığına dikkat edebilirsiniz. Yemek saatine yakın onunla tartışmaktan evde duygusal bir gerginliğe sebep olacak davranışlarda bulunmamaya çalışın.
Yemek saatine ve sofraya gösterilen özen (el yüz yıkama temiz seçilen bir kıyafetle sofraya oturma, TV’yi bu saatte kapalı tutma) , onun yemeğe duygusal olarak hazır olmasını sağlayacak iştahını açacaktır.
O gün diğer zamanlara göre daha az yediyse uyarmayın, yememe davranışına ilgi göstermeyin Unutmayın ki olumsuz bulduğumuz davranışlarla ilgilenmek pekişmesine sebep olur. Yemek saatinde yemek yemediyse öğün sa-ati gelmeden ona yiyecek vermeyin. Bilgisayar başında, TV izlerken, ders çalışırken vb. bir işle uğraşırken yemek yemesine engel olun.
Yemek yemesi halinde ödül teklif etmeyin. Yemek yeme alışkanlığı müdahalesi çok sorunlara sebep olabilecek bir alışkanlıktır. Çocuğun bu konudaki kontrolünü kendisinin geliştirmesine fırsat vermek gerekir.
-Çok yedin
-Bu kadar yeter, kilo alıyorsun ve benzeri cümleler çocukların bu konuda takıntı üretmesine kontrolü dışarıda aramasına sebep olabilir.
Bazı anne babaların çocuklarına diyet yaptırması yediği her şeyi kontrol etmesi çocuğa sen bu halinle iyi değilsin değişmelisin mesajını vermektedir. Diyet uzmanına gitmek kendimizin yapamadığı kontrolü başkasına devretmektir. Olumlu bir beslenme alışkanlığı geliştirmeyi planlıyorsanız çocuğunuzu sağlıklı besinler ve sporla tanıştırın. Fırsat bulduğunuzda yemeklerin içeriklerinden bedenimize olan katkılarından bahsedin.
Anne baba olarak yemekle ilgili problemler yaşıyorsanız onun da bunu yaşayacağını düşünerek onun olduğu ortamlarda diyetlerden zayıflamanız gerektiğinden bahsetmeyin. Çocuklar anne babalarının söylediklerin-den çok yaptıklarını öğrenme eğilimindedirler.

Erken çocuklukta sağlıklı beslenmeyi destekleme

Çeşitlendirilmiş ve sağlıklı bir diyet sunulmalı
Renkli ve sunumu güzel olan çeşitli besleyici yiyeceklerden oluşan dengeli bir diyet sunmak. Tatlılardan ve abur cubur diye tabir edilen yiyeceklerden çocukları uzak tutmak

Hem ana öğünlerin olduğu hem de ara öğünlerin olduğu bir düzen oluşturulmalı
Anaokulu çocuklarının midesi küçüktür. İhtiyaçları olan enerjiyi karşılamak için gerekli olan besini sunulan öğünlerde yeteri kadar alamayabilirler. Bu nedenle extra öğünler iyi bir çözüm olabilir.

Servis miktarı küçük olmalı, kendi yiyeceklerini seçmesi için çocuğa şans verilmeli ve ikinci kere tekrar yemek isteyip istemediği sorulmalı
Tabağa çok fazla yiyecek konulduğunda, anaokulu çağı çocukları (tıpkı yetişkinler gibi) genellikle aşırı yerler, bu durum da obezite ihtimalini arttırır. Kendilerine şans verildiğinde ortalama olarak bir öğünde kendilerine sunulandan %25 daha az yemektedirler.

Sürekli olarak farklı sağlıklı yiyecekler sunmaya çalışmalı ve bu yeni yiyecekleri reddettiklerinde çocuklara sabırla yaklaşılmalı.
Çocuklar beslenme alışkanlıkları yerleşmeden önce yeni besinlerle tanış-malılar. Sizin de bu yeni yiyecekleri yediğinizi görsünler. Eğer bu yeni yiyeceği reddederse, durumu kabul etmek ve bu yeni yiyeceği başka bir öğünde tekrar sunmak gerekir. Yiyecekler çocuklara tanıdık geldikçe onları daha kolay kabul edebilirler.

Yemek zamanlarının zevkli olması sağlanmalı ve yemek esnasında çocuk ile sohbet edilmelidir.
Zevkli ve rahatlatıcı yemek ortamı çocukların yiyeceklere karşı olumlu tutumlar geliştirmesine yardımcı olur. Çocuğa sürekli yemek yemesini söylemekten ve yiyecek sunmaktan kaçının. Bu tarz ısrarlar çocukların hızlı yemesi ve aşırı yemesi ile dolayısıyla şişmanlık ile yakından ilişkilidir.
Çocukların yemeği reddetmeleri ile sonuçlanabilecek sevilmeyen yiyecekler ile yüzleştirmeden uzak durun

Belirli yiyeceklere ulaşmak için diğer yiyecekler ödül veya ceza olarak kullanılmamalı
Çocuğunuza tabağını bitirinceye kadar sana tatlı yok demeniz, aç olmadıkları halde tabaklarını bitirmeleri gerektiği ve tatlının öğünün en önemli parçası olduğu mesajını vermektedir. Bazı yiyeceklere sınırlı şekilde ulaşmak çocuğun o yiyeceğe fazlası ile önem vermesini ve onu elde etmek için efor sarf etmelerini sağlar.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ayfer SUMMERMATTER Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER
İstanbul
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER'in Yazıları
► Çocuklarda Beslenme Sorunları Uzm.Psk.Didem Turgut ÇÖNKÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,929 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 36 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Neurofeedback Nedir? Şubat 2017
◊ Bana Fırsat Ver Anne! Aralık 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:52
Top