2007'den Bugüne 81,758 Tavsiye, 25,959 Uzman ve 18,160 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Duygusallık Çıkmazı
MAKALE #20870 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın YENİ Ekim 2019
Bilim insanı biyo,psiko,sosyal bir varlık olarak tarif eder.Bu demektir ki insan biyolojik yönü,psikolojik yönü ve sosyal yönü iç içe geçmiş olarak yaşamını sürdüren bir varlıktır.Dolayısıyla insanın biyolojik yapısı ve özellikleri,psikolojik yapısı ve özellikleri,sosyal yapısı ve özellikleri vardır.Zaten insan da bunların bileşkesidir.İç içe geçmiş bu üç yapı insanda sadece bulunmaz birbiriylede etkileşim içinde olur.Bu yapıların birisinde var olan bir sorun diğer yapılarda da sorunlar ortasına çıkmasına yol açacaktır.Tabiatıyla insanda sağlıklılık hem biyolojik,hem psikolojik,hem de sosyal sağlıklılığı kapsayan bir bütündür.


Duygusallık çıkmazı olaylardan olağandan fazla etkilenme,etkisinde olması gerekenden uzun kalma,kimi yaşanmışlıkları takıntı haline getirme ve dünü bu gün ve yarına çok taşıma özelliklerini içeren yapısal bir psikolojik sorundur.Duygusallık çıkmazı yaşayanların en genel özelliği özellikle olumsuz olaylardan çok etkilenme ve bu etkilenmenin çok uzun sürmesi,bu etkiden uzun süre çıkamamaktır.Ayrıca bu basit bir duygusallık veya duygusal hassasiyet değil büyük ölçüde duyguların yönetilemeyişi sonucu ortaya çıkan bir problemdir.


Bu sorun sevgi görmeme veya çok sevgi görerek sevgiyle boğulma yaşamış insanlarda çok daha fazla görülmektedir.Çünkü yaşama doğru hazırlanma duygusal dengelenme ister.Bunun için duygusal gelişim ve doyum sorunları da yaşanmamalı,aşırı sevgiyle boğularak duygusal bağımlılık da oluşmamalıdır.İnsanların karakter duruşu daha öncesinde yaşadıklarının özetidir.Çünkü algı yaşananlarla oluşur,bu yaşananlar sağlıklıysa farklı,değil ise farklı algı ve davranışlara sebep olur.İnsanlarda hep eksikler yarattığı açlık,fazlalar yarattığı bezginlik ve şımarıklık nedeniyle dengeleri bozar ve sorunlar yaşanmasına sebep olur.Bu nedenle özellikle anne ve babaların çocuk yetiştirirken azın ve fazlanın olmadığı bir dengeyi gözeterek çocuğunu yetiştirmesi önemlidir.Çünkü bahsettiğimiz sorun olan duygusallık çıkmazını yaratan duygusal dengelenmemişliklerdir.


İnsan evde,işte,toplumda diğer insanlarla ve bir ilişkiler silsilesi içinde yaşar.Evlilik başarısında,iş başarısında,sosyal başarıda duygusal dengelenmişliğin kuşkusuz büyük önemi vardır.Bu nedenle evlilik birliğinin sağlanması ve süreklileşmesi,iş başarısının sağlanması ve süreklileşmesi,sosyal başarının sağlanması ve süreklileşmesi dengelenmiş duygular ve iletişim becerileri gerektirir.Bu arada ifade etmeliyim ki yaşamımızda sürekli hatta en çok kullanmamıza rağmen iletişimi bilen bir toplum değiliz.Oysa iletişim doğru kurulmazsa tüm ilişkiler zora sokulmuş demektir.Zaten insanlar arasındaki birçok sorun da iletişim çatışması olarak yaşanır ve bunda iletişimi bilmemek ve uyum esnekliklerine sahip olmamak başroldedir.


Duygularını doğru yönetememe,duyguların çok çabuk öne çıkması ve bir olayda duyguların olmasının gerekenin çok üzerinde bir rol üstlenmesi,bu arada aklın ve mantığın elden kayması duygusallık çıkmazının en yaygın yaşanış halidir.Esasında yaşamın duygularla değil de bilgi,akıl ve yöntem ışığında yönetilmesi,duyguların ise gerektiği zaman ve gerektiği kadar serbest bırakılması gerekir.Ancak tüm bunlar bizra da yetişme,bilinçlenme ve yöntem geliştirmeyle alakalıdır.İnsan alışan bir varlıktır.İçinde yetiştiği aile ve toplumda en geniş ve yaygın olarak duyguların kullanıldığına tanık olarak yetiştiğinden bu çukurdan çıkmak doğrusu çok kolay değildir.Nitekim olumsuz bir olay olduğunda insanlarımızın büyük çoğunluğunun ilk tepkisi öyle öğrenilmiş olduğundan "çok üzüldüm" şeklinde olmaktadır.İyi de üzülerek hiç bir sorun çözülmez ki.Hatta hatırlatırız ki bir insanın bir olumsuzluk karşısında verdiği ilk tepki üzülmek olursa o olaya olabilecek en basit ve çözümleyici olmayan bir tepki verilmiştir.Üstelik bu zamanla üzüntü ve sorun odaklı bir yaşam algısının yerleşmesine ve sorunlar karşısında çözüm isteği ve çözüm becerilerinin çok geç harekete geçirilmesine yol açmaktadır.O nedenle üzüntünün bir soruna verilebilecek en pasif tepki olduğunu bir kenara not alın ve asla unutmayın.


Duygusallık çıkmazı olaylar ve vakalar ışığında görüyoruz ki toplumumuzdaki en yaygın sorunlardan birisidir ve çabucak insanı üzüntü moduna soktuğundan yaşamın ve sorunların olduğundan daha ağır algılanması ve yaşanmasına yol açıyor.Biliyoruz ki aslında sorunsuz bir hayat yoktur ve olsa insanlar ondan da sıkılacaktır.Zaten yaşam da ister istemez karşımıza sorunlar çıkarmaktadır ve çıkaracaktır.Aslında işlevsel olan akıl,mantık perspektifini çabuk ortaya çıkarabilmek,sorunların üzerine çözüm becerilerimizi öne çıkararak bilinçli ve yöntemli yürüyebilmektir.Ama bunun öğrenilmiş olması ve sağlanmış bir kişisel gelişimle sağlanması mümkündür.


Duygusallık çıkmazı bir yönden de psikolojik direnç eksikliği ihtiva etmektedir. Yapısında alınganlık,takıntı,çabuk ağlama,çabuk duygusal yönden dağılma,motivasyon bozukluğu,öfken kontrol sorunu gibi bir dizi sorunu barındırır.Tüm bunların etkisiyle de insanı etken kişilik olmaktan uzaklaştırır ve edilgen kişiliğe sürükler.Bu aynı zamanda sorun odaklı yaşamak ve çözüm odaklı yaşama geçmekte zorlanmaktır.
Duygusallık çıkmazı yaşayan insanlarda diğer insanlara nispetle stres,kaybetme korkusu,hata yapma korkusu,ağlama krizleri,alınganlık,çok ve çabuk etki altında kalma,depresyon gibi sorunlar daha çok ve sık görülür.İnsanlarda bir çok konuda zorlanmalar olarak kendisini gösterir.Bu sorunda yetişme tarzı ve varsa yaşanan travmalar sebep olarak etkilidir.İnsanların hem aile yaşamlarını,hem iş yaşamlarını,hem de sosyal yaşamlarını zorlaştırır.Bu nedenle yaşamı ağırlaştıran ve zorlaştıran bir negatif etkiye sahiptir.Yaşamın ana çekirdeği olan evlilik ve aile yaşamına olumsuz yansımaları çok fazladır.Aslında duyguların gölgesinde bir yaşam olmamalı,duygular gerektiğizaman gerektiği kadar ortaya çıkmalıdır.Çünkü duygular insanda yaşamı yönetmek üzere var olan şeyler değildir.İnsanları yoğun duygusallığın gerçekçilikten de uzaklaştırdığı hatta bir süre sonrasında kendi içinde oluşan senaryoya göre yönlendirdiği de olumsuz bir gerçektir.Bu nedenle yaşamın başrolaktörü hiç bir zaman duygular olmamalıdır.
Tüm bunları söylerken şu yanlış anlaşılma da ortaya çıkmasın;insanda duygular olmamalıdır demiyoruz.Duyguları olmasa insan insan olmaktan çıkar ve robotlaşır.Bu nedenle insanda elbette duygular vardır ve olmalıdır.Burada vurgulamaya çalıştığımız şey duyguların yaşamın algılarına,kararlarına olağan üstü yansımış olmaması,yaşamı yönetmeye varmamasıdır.Doğru ölçülerle ve sırası geldiği zaman öne çıkan duygular zaten bir sağlıklı insan özelliğidir.Önemli olan sıralama ve miktar yönünden doğru yerde bulunmasıdır.


Her psikolojik sorun gibi duygusallık çıkmazı içeriğindeki sorunların da doğru yüzleşilirse,çözmek istenirse aslında çözümü mümkündür.Ancak bunu önce insanın kendisi istemeli ve kendine yardım etmelidir.Yapılacak şey böyle bir sorunu olduğunu kabul edip,çözmek isteğiyle bir psikolağa başvurmaktır ve gerektiği kadar ve gerektiği sürece yardım almaktır.Şu unutulmamalı ki duygusallık çıkmazı yaşamı ağırlaştıran,ruhsal sistemi zorlayan,negatif algıyı tetikleyen ve yaşamı zorlaştıran bir sorundur.Gelişim süreçlerinden kaynaklı bu sorun insanın kendi çabasıyla çözülemez.Çünkü insan kendine dair sorunlarda tarafsız değildir.Ama doğru yerden yardım alınırsa bir süreç içerisinde bu sorun çözülebilmekte ve yaşam daha kolay ve keyifli hale gelebilmektedir.Sevgiyle...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Duygusallık Çıkmazı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli
Psikolog
Psikolog-Psikoterapist-Evlilik Terapisti-Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Değersizlik Çıkmazı ÇOK OKUNUYOR Psk.Zeynep ÖZGÜVEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,160 uzman makalesi arasında 'Duygusallık Çıkmazı' başlığıyla benzeşen toplam 9 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİEvlilik Gerçekçi Olmalı Kasım 2019
► YENİKontrol Bozuklukları Ekim 2019
► YENİTeknoloji Bağımlılığı Ekim 2019
► Evlilik Olgunluğu Mart 2019
► Şüphecilik Sorunu Aralık 2018
► Konsantrasyon Bozukluğu Kasım 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:46
Top