2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Donuk Yüz Deneyinin (Still Face Experiment) Güvenli Bağlanma Odaklı Uyku Eğitimi Perspektifinden Yorumlanması
MAKALE #21866 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL | Yayın Ekim 2020 | 170 Okuyucu
Donuk yüz deneyi Psikolog Edward Tronick tarafından 1975 yılında 0-3 yaş bebekler ile yapılmıştır bir deneydir. Bu deney bakımverenin ve davranışlarının ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur. Bu deneyde anne ile bebek göz teması kurabilecek seviyede eşit düzeyde karşılıklı oturur ve anne yaklaşık 1 yaşındaki bebeğiyle oyunlar oynamaya, sevmeye, dokunmaya başlar. Bu süreçte anne ve bebek sanki karşılıklı dans etmekte, bir nevi iki dala tünemiş halde şarkılar söylemekte, göz göze yüz yüze oyunlar oynamaktadır. Bebek bu kapsamda kendini güvenli hissetmekte, anne ile olumlu iletişim halinde olduğu için çevreyi keşfetmeye ve yeni şeyler öğrenmeye hazır haldedir. Çevreyi gözlemler, yeni gördüğü bir nesneyi anneye işaret eder, anne de bebeğinin bu coşkusuna, yeni bir şey keşfetme sevincine eşlik ederek onun gösterdiği yöne bakar. Anne ve bebek birbirinin duygularını, amaçlarını koordine eder. Deneyde bir süre anne bebek olumlu şekilde iletişime devam eder. senkron olmuş bir şekilde, ten teması göz teması ses teması ile oyunlarına devam etmektedir. Bebeğin mutluluğu yüzünden, gözünden okumak çok da zor değildir. Daha sonra anne donuk bir yüz ifadesi takınır ve deneye bebeğine karşılık vermeden, herhangi bir yüz ifadesi, mimik, duygu belirtisi takınmadan devam etmesi istenir. Bebek annesinin yüzündeki bu değişimi anında fark eder. Deneyin başında anne ve bebek arasında mükemmel bir senkron varken deneyin ikinci kısmında bebek kendisine acı bir deneyim yaşatan bu donuk yüz ifadesini ayna nöronlar sayesinde bir saniyeden bile kısa bir sürede anlar. Bebek bu süreçten sonra deneyin geri kalanında annesinin libidinal enerjisini geri kazanmaya çalışır. Çünkü bebek için annesinin bu libidinal enerjisi dünya demektir, yaşamının kaynağıdır. Önce gülümseyerek annesinin dikkatini çekmeye çalışır. Daha sonra deneyin ilk kısmında yaptığı ve annesinin olumlu tepki verdiği şeyi yani yeni keşfettiği şeyi annesine parmağı ile işaret ederek gösterir annesinin dikkatini yeniden çekebilmek ve küçücük bir mimik görebilmek adına ama anne donuk yüz ifadesi ile durmaya devam eder. Bebek iki elini kaldırarak annesinin kendisini almasını bekler, dikkat çekmek için el çırpmaya başlar, devamında çığlık atmalar başlar. Bebek dikkat çekemedikçe ve annesinin yüzünde herhangi bir ifade bulamadıkça kaygılanmaya, huzursuzlanmaya başlar. Çünkü annesinin o mükemmel enerjisi gitmişken dünya artık güvenli değildir ve bir sorun var demektir. Bebek regüle olmak için, kendini sakinleştirebilmek için bakışlarını kaçırmaya başlar. Henüz 2 dakika olmasına rağmen bebek tamamen olumsuz duygularla tepki vermeye başlar, arkasını döner, stresli hisseder ve vücut duruşunun hakimiyetini kaybeder, ağlamaya başlar. Anne tekrar eski haline gelmeden, libidinal enerjisini vermeden çocuk sakinleşemez, regüle olamaz. Deneyin devamında anne tekrar bebeğiyle güler yüzlü ve sevecen bir hal takınır, ona dokunmaya, yumuşak bir sesle konuşmaya başlar tekrar ve bebek hızlı bir şekilde sakinleşmeye başlar. Donuk yüz kaybolduğunda anne ve bebek tekrar oyun oynamaya başlar.


Şimdi gelelim bu uzun uzun anlattığım donuk yüz deneyine “uyku eğitimi” açısından bakmaya. Katı uyku eğitimlerinde uyku eğitimi sürecinde annenin bebeğine bakması, temasta bulunması, dokunması, göz teması kurması (tavana bakın yada ellerinizle gözünüzü kapatın önerileri verilir) yasaktır. Belli bir dakika geçmeden (5-7-10 dakika gibi kademeli artırarak) çocuğunuzu kucağınıza alamazsınız, dokunamazsınız. Katı uyku eğitimlerinde bu kuraldır.



Uyku=sakinleşebilmektir diye tanımlarım ben hep. Çünkü en çok sakinleşmeye ihtiyacım olan andır ve ancak sakin ve regüle olduğumda uykuya geçebilirim. Bu açıdan baktığımızda bebeğe sağlıklı bir uyku alışkanlığı kazandırmak istediğimiz, fiziksel uyku desteği olmaksızın uyumasını istediğimiz uyku eğitimi sürecinde katı uyku eğitimlerinde olduğu gibi donuk bir yüzle durarak, göz teması kurmayarak bebeğin sakinleşmesini ve regüle olmasını bekleyemeyiz. Katı uyku eğitimlerinde olan şey aslında bebeğin sakinleşerek uykuya geçmesi değil bebeği kaygı ve çaresizce uykuya geçmesidir. Bebek bir sinyal veriyordur, “anne sana ihtiyacım var, desteğine, temasına ihtiyacım var, anne sakinleşmeye ihtiyacım var” diyordur. Ama anneden bir co-regülasyon alamadığında sakinleşerek uykuya geçmek yerine kaygılı ve çaresizce uykuya geçecektir. Ve öğrenilmiş çaresizlik yaşayacaktır. Güvenli bağlanma bebeğin “ihtiyacım olduğunda annem yanımda, annem bütün ihtiyaçlarıma duyarlı, annem bütün ihtiyaçlarıma cevap veriyor, duygularımın ve ihtiyaçlarımın farkında, annem beni önemsiyor, onun yanında güvendeyim, annem beni kapsayıp kuşatıyor, bu dünya güvenli ” hislerini yaşamasıdır. Buradan dikkat edilmesi gerek şey şudur. Her ağladığında emzirmek değil, her istediğini koşulsuz şartsız yapmak değil, sağlıklı sınırlar çizmek, her ağladığında emzirmek yerine memesizde sakinleşebileceğini deneyimletmek, tek sakinleşme yolunun meme olmadığını, annesinin ten teması, göz teması, ses teması ve pozitif enerjisiyle, olumlu ve sakin yüz ifadesiyle, kapsayıp kuşatmasıyla da sakileşebilmesini deneyimletmektir.



Bebek beyni alttan üstte doğru gelişir. Bebek doğduğunda alt beyin aktiftir ve zamanla üst beyine doğru bir gelişme olur. Duygu regülasyonu dediğimiz kendi kendine sakinleşebilme becerisi tamamen üst beynin bir fonksiyonudur ve üst beyin 2 yaş sonrasında gelişmeye başlar. Yani 0-2 yaşta bebeğin duygu regülasyonu yapabilmesi, yani kendi kendini sakinleştirebilmesi mümkün değildir çünkü bunu yapacak beynin bölümü henüz bu olgunluğa erişmiş değildir. Bu yüzden bir bebek sakinleşebilmek için annesinin regülasyon becerisine ihtiyaç duyar yani annesinin bebeğe co-regülasyon yapmasına.



Uyku eğitimi sürecinde katı bir yaklaşımla ilerlediğimizde tüm bu bilimsel verileri atlamış ve bebeğin annenin desteği olmadan sakinleşip uyku geçmeyi ve bunu öğrenmesini bekleriz. Aslında burada öğrenilen “annem ihtiyacım olduğunda yanımda değil”dir ve öğrenilmiş çaresizlik şeklinde yatağa yattında uyumaktan başka çaresi olmadığını öğrenmiş olur ve bu süreç her defasında kaygı yada donukluk olarak deneyimlenir bebek tarafından.



Güvenli bağlanma odaklı uyku eğitiminde ise kesintisiz ten teması, kesintisiz göz teması, kesintisiz ses teması temeldir. Bebek asla yalnız bırakılmaz, ağlamaya çaresizce terk edilmez, donuk yüz deneyinde olduğu gibi donuk bir yüzle durup bebeğin kendi kendine sakinleşmesi beklenmez (ki bunu fizyolojik olarak yapması mümkün değildir). Burada olan tıpkı donuk yüz deneyinin ilk kısmı ve son kısmında olduğu gibi annenin sevecen, mutlu ve sevgi dolu yüz ifadesi ile, bebeğin ihtiyacı olduğu duygusal desteği sağlayarak bebeğin sakinleşmesini desteklemektir. Aylarca fiziksel uyku desteği ile uyumuş ve başka uyuma yöntemi bilmeyen bir bebeğe, sağlıklı ve destesiz uykuyu öğretirken (desteksiz derken fiziksek uyku desteklerini kesmekten bahsediyoruz yani sallama, memede uyutma, salıncakta hamakta araba uyutma gibi) bebeğin verdiği ağlama tepkisine karşı bebeğe sarılıp, temasta bulunup, sakinleşerek uykuya geçebileceğini deneyimletmek ve bu süreçte de annenin bebeğini regüle etmesini sağlamak esastır.


Sonuç olarak sakinleşebilme becerisi olarak ifade ettiğimiz uykuya dalma aşamasında tıpkı donuk yüz deneyinin ikinci kısmında olduğu gibi bebeğin karşısında temassız ve donuk bir yüzle durmak bile bir bebeği kaygılandırmaya yeterken, bu şekilde davranarak hem fiziksel uyku desteği olmadan uyuyabileceğine dair yepyeni bir deneyim yaşamasını sağlamak hem de kendi kendine sakinleşip uykuya geçmesini beklemek gerçeğin çok ötesindedir. Zaten annenin o duruşu bile bebeği kaygılandırmaya yetmektedir. Güvenli bağlanma odaklı uyku eğitimin de bebeğin ihtiyacı olduğu duygusal destek kesintisiz verilmekte ve bebeği regüle etmeye odaklı temasta bulunmak temeldir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Donuk Yüz Deneyinin (Still Face Experiment) Güvenli Bağlanma Odaklı Uyku Eğitimi Perspektifinden Yorumlanması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Seval Ulviye AKYOL Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
Bursa
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi36 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL'un Yazıları
► Güvenli Bağlanma ve Oyunun Etkisi Psk.Işıl UĞUR GÜNAK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'Donuk Yüz Deneyinin (Still Face Experiment) Güvenli Bağlanma Odaklı Uyku Eğitimi Perspektifinden Yorumlanması' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ne Kadar Harçlık? Kasım 2016
◊ Kardeş Kıskançlığı Mayıs 2018
◊ Tırnak Yeme Kasım 2014
◊ Bağlanma Stilleri Kasım 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:15
Top