2007'den Bugüne 76,816 Tavsiye, 24,971 Uzman ve 17,174 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ana Baba Tutumu Araştırmaları
MAKALE #2566 © Yazan Uzm.Psk.Şahin UÇAR | Yayın Mart 2009 | 5,785 Okuyucu
Ebeveynler, çocuklarına kültürel değerleri ve kuralları öğreten temel kaynaklardır. Bu ebeveynin çocuğunun nasıl hareket etmesi gerektiği, veya nasıl olması gerektiği konusundaki tutumu, genellikle diğer bir ebeveyninkinden farklıdır.
Ana-baba tutumlarına ilişkin Baumrind’in sınıflaması bu alanda yapılan çalışmalara kurumsal bir temel oluşturarak öncülük etmiştir.
Baumrind okul öncesi dönemdeki çocuklarda ev ortamında yaptığı gözlemlerinde ve labaratuar çalışmalarında ebeveyn ile çocuk arasındaki etkileşimi incelemiş, ana-baba stili (ana-baba tutumu) ile ilişkili 4 boyut belirlemiştir. Bunlar 1- Ebeveyn kontrolü, 2- Ebeveyn-çocuk iletişiminde açıklık, 3- Olgunluk beklentisi, 4- Bakım-destek boyutlarıdır.
Ebeveyn kontrolü boyutu: Ebeveynler tarafından konulan kurallara çocuklara ne oranda uymak zorunda olduklarını gösterir.
Ebeveyn-çocuk iletişiminde açıklık boyutu: Anne ve babaların verilecek kararlarda çocuklarının fikirlerine ve düşüncelerine ne derece saygı gösterdiklerini, bu konuda çocuklarını ne derece teşvik ettiklerini ve çocuklarının davranışlarına sınırlar getiriliyorsa, bunun nedenlerini ne oranda açıkladıklarını gösterir.
Olgunluk beklentisi boyutu: anne ve babaların çocukların zihinsel, sosyal ve duygusal alanda başarılı olmaları için ne derece teşvik ettiklerini gösterir. Örneğin, yüksek olgunluk beklentisine sahip olan anne-babalar çocuklarına “kendi yetenek ve çabalarınla yaşamayı öğrenmelisin” mesajını verirler.
Bakım-destek boyutu: Anne-babaların çocuklarına bakarken ve onlarla ilişki kurarken ne derece yakın, sevecen ve sıcak davrandıklarını gösterir.
Baumrind anılan dört boyutun kombinasyonlarına bağlı olarak 3 temel ana-babalık stili (anne-babalık tutumu) ortaya atmıştır. Bunlar; otoriter, demokratik ve izin verici ana-babalık stilidir.
Bu sınıflamaya göre kontrol ve olgunluk beklentisi boyutlarında yüksek, açık iletişim ve bakım boyutlarında düşük olan ebeveynler otorite olarak adlandırılmaktadır. Bütün boyutlarda anılan özellikler yüksek derecede ana-babalar demokratik olarak adlandırılmaktadır. Kontrol ve olgunluk beklentisi boyutlarında düşük, açık iletişim ve bakım boyutlarında yüksek anne-babalar ise izin verici olarak adlandırılmaktadır. Baumrind’e göre ebeveynlerin çoğu, çocuklarıyla olan iletişimlerinde bu davranışlardan birini daha fazla olarak benimser ve uygularlar.
Otoriter ebeveynler koydukları kurallara çocuklarının koşulsuz uymasını ve itaat etmesini beklerler. Bu tür ailelerde çocuklar kurallara uymadığında ceza uygulanır ve ebeveynler çocuklarıyla çok fazla görüş alışverişinde bulunmazlar. Demokratik ebeveynler, çocuklarından olgun davranış beklerler ve aynı zamanda gerekli olduğunda kurallara uymalarını isterler. Özellikle sıcak ve ilgilidirler, sabırlı ve duyarlı bir şekilde birbirlerini dinlerler. Aile içinde verilecek kararlarda çocuklarının görüşlerini alırlar. Bu tür ailelerde çocuk yetiştirmede akılcı ve demokratik bir yaklaşım izlenir. Hem ebeveynin hem de çocuğun hakları dikkate alınır. İzin verici ebeveynler çocuklarına çok fazla özgürlük verirler, çocuklarını hiçbir şekilde kontrol etmezler ve bazen de ihmale varan hoşgörüyle davranırlar. Aynı zamanda çocuklarına sıcak ve sevecendirler ve çocuklarının bütün karalarını kendilerinin vermesini beklerler. Bu tür ebeveynlerin çocukları istedikleri zaman yemek yerler, yatarlar, televizyon seyrederler ve sokağa oynamaya çıkabilirler. (Yılmaz, 1999)
Baumrind ana-baba stilleri ile ilgili olarak demokratik tutumu benimseyen ana-babaların çocuklarının bağımsız, kendini iyi ifade edebilen, hem sosyal hem de akademik yönden başarılı çocuklar olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Baumrind’in sınıflamasını temel alarak yapılan çalışmalar da bu görüşleri destekler şekilde demokratik ailelerde yetişen çocukların izin verici ya da otoriter ailelerde yetişen çocuklardan akademik başarı, sosyal gelişim, benlik saygısı ve ruh sağlığı gibi ölçümlerde daha yüksek puan aldıkları görülmüştür.
Baumrind’in çalışmalarında sınıfladıkları “izin verici” ana-baba sitilini ikiye ayırmışlardır. Bunlar; izin verici / müsamahakar (hoşgörülü) ve izin verici / ihmalkar ana-baba stilleridir. Tablo 1 de görüldüğü gibi demokratik ebeveynler ise yüksek düzeyde kontrol/talep hem de kabul/ilgi gösterirler. Otoriter ebeveynler ise yüksek düzeyde kontrol/talebe sahipken düşük düzeyde kabul/ilgi gösterirler. Otoriter ve demokratik ebeveynlerin çocuklarının gelişimindeki farklılıklar ilgisi ve kabul düzeyindeki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Çünkü sınıflamadaki her iki ana-baba stilinde kontrol / talep boyutu yüksektir. İzin verici-müsamahakar ebeveynler yüksek düzeyde kabul / ilgi ve düşük düzeyde kontrol talep sergilerler. İzin verici-ihmalkar ebeveynler ise her iki düzeyde de düşük düzeyde tutuma sahiptirler. Buna göre her iki izin verici ana-baba stilinde kontrol boyutu düşükken, izin verici ebeveynler arasındaki farklılık anne-babanın göstermiş olduğu ilgi ve kabulden kaynaklanmaktadır. İzin verici-müsamahakar ebeveynler çocuklarına karşı oldukça hoşgörülü davranırlar. İzin verici-ihmalkar ebeveynler ise çocuklarını hiçbir şekilde denetlemedikleri, davranışlarına sınırlama koymadıkları gibi onlarla yeterince ilgilenmezler ve sevgi göstermezler.
İzin verici-müsamahakar ebeveynler çocuklarına karşı sıcak ve ilgili davranırlar, çocukların davranışlarını çak az kontrol ederler ya da hiç kontrol etmezler ve onların tek başlarına verdikleri kararları uygulamalarına izin veren bir tutum sergilerler. Genel olarak müsamahakar ebeveynlerin çocukları saldırgandırlar, bağımsızlık ve sorumluluk almaktan yoksundurlar. (Maccoby ve Martin, 1983).
Ancak bazı araştırma bulguları izin verici ebeveynlerin ergenlerin kişisel özerkliğine daha çok olanak tanıdığını göstermektedir.(Smetena, 1994). İzin verici-ihmalkar ebeveynler ise çocuklarıyla aralarında bir mesafe koyma eğilimindedirler, onlara ayıracakları zaman ve enerjileri yok gibidir, onlara karşı ilgisizdirler ve çocuklarını hiçbir şekilde denetlemezler. Bu ebeveynler çocuklarının sadece yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçlarını karşılarlar fakat onlara duygusal açıdan yakınlık göstermezler ve onların okulla ilgili ya da okul dışı faaliyetleriyle ilgilenmezler. Bu alanda yapılan çalışmalar ebeveyn ilgisiyle çocukların kişilik gelişimi arasında ilişki olduğunu göstermiş ve çocuğuyla ilgilenmeyen, çocuğuna uzak olan ebeveynlerin çocuklarının saldırganlık eğilimi yüksek, okulda başarısız, içki ve sigara içmeye erken yaşlarda başlayan, duygusal kontrolü zayıf, uzun süreli amaçları pek olmayan çocuklar olduğu görülmüştür. (Kurdek ve Fine, 1994; Steinberg ve ark., 1989; Steinberg, Lamborn, Dornbusch ve Darling, 1992).(akt. Yılmaz, 1999)

Maccoby ve Martin (1983), ebeveynlerin ihmalkar tutumlarının çok erken yaşlarda başlaması durumunda çocukların bilişsel ve sayısal gelişiminde gerilikler görülebileceğini öne sürmektedir. Anılan araştırmada, duygusal olarak ilgisiz ve depresyonlu annelerin bebeklerinde zihinsel gerileme, duygusal açıdan bağlanmada zorluklar, sinirli ve bağımlı davranışlar gibi psikolojik açıdan fonksiyonel olmayan davranışların gözlendiği saptanmıştır. ( Yılmaz, 1999)
Ana-babalık sitili ile gelişimsel araştırmalarda ise demokratik ebeveynlerin çocuklarının kendilerini daha iyi ifade edebildikleri, bağımsız davranabildikleri, arkadaşlarıyla iyi geçindikleri ve ebeveyni ile işbirliğine açık oldukları bulunmuştur. Bu çocukların aynı zamanda hem sosyal hem de zihinsel açıdan daha iyi oldukları ve yüksek düzeyde başarı güdülerine sahip oldukları bulunmuştur. Maccoby ve Martin (1993) tarafından yapılan çalışmalarda da demokratik ailelerde yetişen çocukların, izin verici ya da otoriter ailelerde yetişen çocuklardan, akademik yeterlilik, sosyal gelişim, benlik kaygısı ve ruh sağlığı gibi daha yüksek puan aldığı görülmüştür. Ebeveynler tarafından verilen ilgi ve kontrolün ebeveyn davranışlarının önemli iki boyutu olduğu ve bunların çocuğun akademik başarısı, sosyal yeterliliği ve benlik saygısı ilişkili olduğu bilinmektedir.(Baumrind, 1971 b;Maccoby ve Martin, 1983).Son yıllarda yapılan bir çalışmada da okulda başarılı olmaları için ebeveyn tarafından baskı yapılan çocukların benlik saygısının daha düşük olduğu ve bu çocukların daha kaygılı ve okulda da daha başarısız oldukları bulunmuştur.

Son yıllardaki çalışmalarda ergenlerin akademik başarısı, psikososyal gelişim gibi bazı psikolojik sonuç değişkenleri ile ana-baba sitilleri arasındaki ilişki yaygın olarak incelenmiştir. otoriter, demokratik ve izin verici ana-baba sitilleri ile ergenlerin okul başarısı arasında olumlu, otoriter ve izin verici ana-baba sitili ile olumsuz yönde bir ilişki olduğunu bulmuşlardır. (Yılmaz, 1999)
Steinberg ve ark. (1989) çalışmalarında demokratikliğin bu üç boyutu ile 10-16 yaşları arasındaki çocukların okul başarısı arasındaki ilişkiyi incelemişlerdir. Sonuçlar demokratik tutumun her üç bileşeninde çocukların akademik başarısı ile olumlu ve yüksek düzeyde ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca Steinberg ve ark. (1992), 14-18 yaşları arasındaki ergenlerle yaptıkları boylamsal bir çalışmada ebeveynlerini demokratik olarak algılayan oranla, akademik yönden daha başarılı olduklarını saptamışlardır.
Kapsamlı bir çalışmada Lamborn ve arkadaşları 14-18 yaşları arasındaki ergenleri psikososyal gelişim, akademik yeterlik ve problem davranışlar açısından karşılaştırmışlardır. Bu çalışma ebeveynlerini demokratik olarak değerlendiren ergenlerin ana-baba sitiline sahip ergenlere göre akademik yeterlik ve psikososyal gelişimde daha yüksek, problemli davranışlarda ise daha düşük puan aldıkları görülmüştür. İhmalkar ana-baba sitiliyle otoriter ana-baba sitili sergileyen ebevynlerin çocukları arasında ise anlamlı farklılıklar elde edilmemiştir. Sitenberg ve arkadaşlarının (1994), Lamborn ve arkadaşlarının (1991) çalışmalarında inceledikleri ergenleri psikososyal gelişim, okul başarısı ve problemli davranış gibi yine aynı ölçümleri kullanarak bir yıl sonra tekrar gözlemişler ve demokratik ailelerde yetişen ergenlerin, diğer ailelerde yetişen ergenlerden bir çok alanda daha avantajlı olduklarını bulmuşlardır. Taris ve Book (1996) çalışmalarında çocukların ilerideki akademik başarılarının, ebeveynlerinin ne kadar sevgi ve ilgi gösterdiklerine ve ne oranda koruyucu davrandıklarını bağlı olduğunu belirtmektedir. Anılan araştırmacılar ana-baba sitili, sosyoekonomik düzey (SED) çocuğun yaşı ve cinsiyetinin kariyeri üzerindeki etkisini araştırmışlardır. Bu amaçla ilk olarak 1987/88 yılında üç ayrı kuşak üzerinde çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Aynı çalışma 1991 ve 1992 yıllarında tekrarlanmış ve sonuçta ebeveynini sıcak ve sevgi dolu olarak algılayan gençlerin ebeveynini çok koruyucu olarak algılayan gençlere oranla okulda daha başarılı oldukları ve eğitimlerini kesintisiz tamamladıklar bulunmuştur.(akt.Yılmaz, 1999)
Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan çocukları üniversiteye devamının SED, düşük olan çocuklardan daha yüksek olduğu bulunmuştur. Genel olarak yüksek düzeyde ebeveyn ilgisi görerek büyüyen çocuklar kendilerini, yeterince ebeveyn ilgisi görmeyen çocuklardan daha yeterli hissetmekte ve daha özerk olmaya güdülemekte, bu da sonuçta onların okul başarısını arttırmaktadır. Dolayısıyla ana-baba sitilleri ve okul başarısı arasındaki ilişki güdüsel faktörler açısından da yorumlanabilir. Baumrind çalışmalarını daha ileri yaştaki üniversite öğrencileri üzerinde tekrarlamışlar ve ana-baba stili ile gençlerin kişiliği,uyumu, akademik başarısı ve uyuşturucu madde kullanımı arasında anlamlı ilişkiler olduğunu bulmuşlardır.

Bir çok araştırmacının belirttiği gibi sevgi, sıcaklık, dikkat ve ilgiden yoksun çocukların akademik başarısı, benlik saygısı ve sosyal yeterliliği düşük olmaktadır.
Ülkemizde çocuk yetiştirme tutumlarına ilişkin yapılan çalışmalar batı literatüründe çocuk yetiştirme literatüründe çocuk yetiştirme tutumlarına ilişkin son 30 yılda çok sayıda araştırma yapılmasına karşın, ülkemizde bu konuya ilişkin kuramsal ve görgül yaklaşımların çok sınırlı olduğu görülmektedir. Sunulan yazıda ülkemizde anılan konuyla ilgili ulaşılabilen çalışmalara yer verilmiştir. Bu çalışmalarda genel olarak ana-baba stili yerine “ana-baba tutumu” kavramı ifade edildiği için çalışmalar özetlenirken de bu kavram kullanılmıştır. (Yımaz, 1999)
Ülkemizde ana-baba stillerini ölçmek için çeşitli ölçekler ya geliştirilmiş (örneğin, Kuzgun 1972) ya da batı literatüründeki ölçeklerin türk kültürüne uyarlama çalışmaları yapılmıştır. (Örneğin Le Compte, Le Compte ve Özer 1978). Kuzgun (1972) tarafından geliştirilmiş olan “Ana-Baba tutum envanteri” gençlerin algıladıkları otoriter, demokratik ve ilgisiz (izin verici) ana-baba tutumunu ölçmektedir. (Yılmaz, 1999)
Görüldüğü gibi ülkemizde çocuk yetiştirme tutumlarına ilişkin çalışmalar 20-25 yıl öncesinde başlamasına rağmen (örneğin Kuzgun 1972; Le Compte ve ark. 1978) sınırlı sayıdadır. Ayrıca yapılan bu çalışmalarda ana-baba stilini ölçmek için farklı ölçekler kullanılmış, farklı değişkenler incelenmiş ve dolayısıyla farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Yapılan bu çalışmalarda önemli sonuçlara ulaşılmasına rağmen bu çalışmaların devamı gelmemiş ve üzerinde düşünülmemiştir. Ülkemizde son olarak yapılan çalışmada (Sümer ve Güngör) batı literatüründe de sıklıkla kullanılan ölçeklerden yaralanılarak ana-babalık sitilleri oluşturulmuştur. Anılan ölçekten araştırmacıların belirttikleri eksiklikler de giderek ileriki çalışmalarda yararlanılabilir ve böylece araştırma bulguları birbirleriyle karşılaştırılabilir.

Bu bilgilerden yola çıkarak, ilk toplumsallaşma kurumu olan aile içinde ana-babaların çocuklarına karşı olan tutumları çocuğun tüm gelişiminde etkili olduğu kadar ona ilk gelişim ve deneyim fırsatları tanınması açısından da etkilidir. Ana-babalar çocuklarına karşı farklı durum ve zamanlarda farklı tutumlar sergileyebilmektedirler.
Bütün bunların dışında anne ve babanın kendi çocukluk yıllarındaki deneyimleri, şimdiki tutumlarında etkili olabilir. Çocukluk yıllarında kendi ana babasıyla sağlıklı bir iletişim kuramayan, yeterli saygı göstermeyen ve gösterilmeyen bir baba ya da genç kızlık yıllarında aşırı baskı altında büyümüş bir annenin tutumları, bu kötü deneyimler nedeniyle olumsuz olabilir. (Yavuzer, 1984).
Anne-babaların tutum ve davranışlarını oluşturan nedenler incelendiğinde tüm tavır alışlarda olduğu gibi ana-babaların çocuklarına karşı takındıkları tavrın da bir öğrenme ürünü olduğu görülür.
Ailenin gerek çocuğun eğitimine, gerekse duygusal ve toplumsal gelişimine olan katkısı farklı aile üyeleriyle çocuk arasındaki ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Bu ilişkiler, başta aile üyelerinin çocuklarına karşı takındıkları tavır ve davranış biçimleri olmak üzere ailedeki tüm yaşam biçiminin etkisi altındadır. Örneğin; ilgi ve faaliyetlerini çocuklarına yöneltmeleri gerektiğine inanan ve bunu gerçekleştirmeye özen gösteren anne-babaların bulunduğu ailelerde çocuk ailenin en önemli bireyi olarak yetiştirilir.
Her anne-babanın bilerek ya da bilmeyerek çocuklarına karşı tutumu değişik olabilmektedir. Bazı çocuklar daha çok sevilmekte, bazılarına baskı yapılmakta, bazıları istenmeyen çocuk olarak görülmekte, bazılarını ise daha çok hoşgörü gösterilmektedir. Bütün bu anne-baba tutumları,çocuğun hem kişiliğinin, hem de sosyal gelişiminin değişik biçimler kazanmasına neden olmaktadır. (Yavuzer, 1984 )
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ana Baba Tutumu Araştırmaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Şahin UÇAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Şahin UÇAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şahin UÇAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Şahin UÇAR
Bursa
Uzman Psikolog - Uzman Psikolojik Danışman
Psikolog & Psikoterapist & Hipnoterapist & Cinsel Terapist & Evlilik Aile Terapisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi152 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Şahin UÇAR'ın Yazıları
► Anne Baba Tutumu ve Çocuk Psk.Elif ATABAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,174 uzman makalesi arasında 'Ana Baba Tutumu Araştırmaları' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aldatmanın Psikolojisi ÇOK OKUNUYOR Şubat 2009
► Erken Boşalma Nedir, Nasıl Tedavi Edilir? ÇOK OKUNUYOR Ocak 2009
► Onu Unutamıyorum / Unutmak İstiyorum ÇOK OKUNUYOR Temmuz 2007
► Evlenmeden Önce Dikkat Aralık 2013
► Hipnoz ve Doğum Temmuz 2013
► Hipnoz Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:11
Top