2007'den Bugüne 84,147 Tavsiye, 26,362 Uzman ve 18,809 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ergenliğin Tanımı ve Ergenlikte Meydana Gelen Değişiklikler
MAKALE #2752 © Yazan Psk.Seçil YAVUZ | Yayın Nisan 2009 | 9,806 Okuyucu
ERGENLİKMİ ? ODA NEYİN NESİ?

Yaşamımızdaki işlevi açısından,hayati önemi olan ve istesek de atlayarak geçemeyeceğimiz bir dönem. Acılı,sancılı,yıllar sonra geçmişe baktığımızda hatırlamak istemediğimiz , dolayısıyla, çoğu kez unuttuğumuz yada çok azını hatırladığımız, kişiliğimizin oluşmasındaki kalıcı etlileri nedeniyle kaçsak da kurtulamadığımız , asla izimizi kaybettiremediğimiz efsane; Ergenlik.

Ergenlik terimi, yaşamın 10 ve 20 yaşları arasındaki ikinci on yılı kapsayan dönem için kullanılır. Kabaca üç döneme ayrıldığı söylenebilir. Erken ergenlik(10-13 yaş),Orta ergenlik (14-17),Geç ergenlik(18-20). Bu kendine özgü özellikleri olan üç dönemdeki gelişim ve değişimler bireysel ve cinsiyete bağlı farklılıklardan etkilenmektedir. Ergenliğin bahsettiğimiz üç dönemi için her ne kadar yaş sınırlamaları versek dahi bu sınırlar oldukça değişkendir. Çocukların ergenliğe giriş ve ergenliğin kendi gelişimsel dönemleri içindeki geçişleri ileride de sözünü edeceğimiz faktörlerin etkisi ile gecikebilmekte yada değişkenlik gösterebilmektedir. Ergenlik için söz konusu olan bu üç dönem takvimsel yaş ile ilişkili olmak ile beraber,takvimsel yaş tek etkili faktör değilidir. On dört-on yedi yaş grubunda olan orta ergenlik dönemindeki bir ergen,hala erken ergenlik dönemi özelliklerini taşıyabilmektedir. Geç ergenlikte olmasını beklediğimiz on yedi-yirmi yaş arasındaki geç ergenlik dönemindeki ergen daha ileri bir yaş dönemi olan genç yetişkinlik özellikleri gösterebilmektedir. Bazı durumlarda ergenliğe geçtikten sonra meydana gelen değişim ve kendisiyle ilgili aile ve sosyal çevresini artan beklentileri ergen için kaygı verici bulunabilmekte ve ergen bu beklentilerle ilişkili hissettiği baskıdan ve içinde bulunduğu karmaşadan kurtulmak için bir önceki gelişimsek basamağa gerileyebilmektedir. Bazı durumlarda da aile ergendeki değişimi aile içindeki dengeleri bozucu bir etken olarak görmekte ve farkında olmayarak ergenin gelişimini engelleyecek tutumlar sergilemektedir. Görüldüğü gibi gelişim,daima doğrusal olarak ilerlemektedir.Bazı durumlarda da durmakta,gerilemekte,ardından tekrar ilerlemeye geçmektedir.değişimlerin normal kabul edilip edilmeyecekleri,içinde bulunulan toplumun sosyal ve kültürel değerlerinden oldukça etkilenmektedir. Bir kültürde ön ergenlik için normal kabul edilen bir değişim,başka bir toplumda erken görülerek normal kabul edilmemekte,geç ergenlikte ortaya çıkması beklenmektedir. Örneğin,geleneksel değerlerin hakim olduğu doğu toplumlarında orta ergenlikte artan aileden bağımsızlaşma çabaları aile tarafından endişe verici bulunmakta,batı toplumlarında ise desteklenmektedir.

Ergenlikte ortaya çıkan gelişim kaynaklı değişimler kişiliğin her alanında ve yaygın olarak etkisini göstermektedir. Çok hızlı değişimlerin yaşandığı bu dönem,çocukluktan çıkmakta olan ergenin uyum sorunları yaşamasına sebep olmaktadır. Bu durum, ergenin üzerinde hissettiği baskının artması,sonucunu beraberinde getirmektedir. Bu değişimlerin dört ana başlıkta toplanması mümkündür.

1-Fiziki değişmeler;Cinsiyete bağlı değişmeler farklılıklar gösterebilir. Fiziki olgunlaşmanın erken yaşanması kız ve erkeklerde farklı sonuçlar doğurur. Erken olgunlaşan kızların daha fazla çatışma yaşadıkları görülmektedir. Bu çoklu değişimle başa çıkmada, deneyimi yetersiz hassas, strese ilişkin ailesel yatkınlığı olanların daha yoğun stres yaşadıkları gözlemlenmektedir. Erkek çocuklarda durumun daha farklı oldukları söylenebilir. Erken olgunlaşan erkek çocukları akranları arasında, psikolojik ve fiziki açıdan daha avantajlı,popüler,liderlik etmesi istenen,karşı cins akranları tarafından beğenilen,kendine güvenen gençler olma ihtimalleri daha yüksektir. Erkek ergen için,kızların aksine geç olgunlaşmanın problemlere sebep olabileceği görülmüştür.
2-Bilişsel değişmeler;Bilişsel alandaki değişmeler ergene soyut işlemlere ilişkin beceriler kazandırır. Gelecekle ilişkili planlar yapma,geleneksel kabul gören değerleri,davranışları sorgulama,kendilerini düşüncelerinin nesnesi yapma sosyal olaylara kafa yorma, var oluşun anlamıyla ilgili düşünme,yaşama bir anlam arama,ölüm ve sonrasını sorgulama ,ergenin zihnini sıkça meşgul eden konulardır. Zihni kendisiyle fazla meşgul olan ergen,bu meşguliyeti çevreye yansıtarak,aynı şekilde çevrelerinin de kendileriyle meşgul olduğuna inanırlar. Bu bakış açısı kendileriyle ilgili meşguliyetlerinin daha da artmasına ve bir izleyici kitlesi önündeymiş gibi rol yaparak davranmalarına sebep olur. Kendilerini oynadıkları oyunun başrol oyuncusu olarak görmekte ve onlara bir şey olmayacağına inanmaktadırlar. Bu bakış açısı ergeni risk alıcı davranışlarda bulunmaya iter. Kendi tecrübelerinin benzeri olamadığını, kimsenin onları anlamadığını ve onlar kadar acı çekmediğini düşünmekte,yetişkinlerden gelen iyi niyetli yardım taleplerini tehdit ve eleştiri olarak algılayabilmektedirler.
3-Psikolojik yapının gelişmesi(Kimlik oluşturma);Gelişim psikologları kendine özgü bir kimlik geliştirmeyi ergenliğin temel görevi olarak görürler. Kişin sahip olduğu potansiyel (yetenekler), kim olduğuna ilişkin algısı(düşünce ve duygusu) ve bu algılamanın tutarlı, gerçekle uyumlu olması beklenir. Ergen bu dönemde kim olduğu ve hangi alanlarda ne gibi yeteneklere sahip olduğuyla ilgili bir bakış açısı ve kavrayış geliştirmek için deneyime ihtiyaç duymaktadır. Bu ihtiyaç onu farklı alanlarda yeni roller almaya iter. Yetişkinlerin tutumlarına muhalefet edebilir,artık zevk ve tercihlere,inançlara işlevsel tutumlara sahip olabilir ve bunları açıkça ortaya koyup yetişkinlerle çatışabilir. Sınırlarda dolaşarak kendi potansiyelini ve insan ilişkilerinde gidebileceği sınırları test ederek öğrenebilir.
4-Sosyalleşme deneyimleri;Genellikle kendi yaşıtlarıyla vakit geçirmeyi daha güvenli bulmakla birlikte bu konuda da zorluklar yaşadıkları bilinmektedir .Ortam değiştirmek, tanıdıkları ortamları(okul,arkadaş çevresi)terk etmek ve yeni farklı sosyal gruplara dahil olmak anksiyetelerini (kaygı-gerginlik)arttırır .Farklı sosyal ortamlarda yeni ve uyumlu davranışlar geliştirmekte zorlanabilirler. Karasızca farklı ve işe yaramayan yöntemler deneyebilirler. Bilinmezliğin getirdiği kaygı onları güvensiz,bulundukları grubun kurallarına uyma şeklinde bağlanmaya itebilir(akran grubunu katı standartları). Artık sosyalleşmede akranlarını referans alırlar.Rollere ve bulundukları gruba katı şekilde uyma ergenin toplum dışı kalmamak üzere geliştirdiği bir davranış modelidir. Ergenliğe kadar zamanının çoğunu ailesiyle geçiren çocuk artık aileden uzaklaşmakta,odasında yalnız kalmayı tercih etmektedir. Kendisiyle ilgili bilgileri gizlemekte,masumca soruları ima ve eleştiri olarak algılamaktadır. Sakin ve uyumlu çocuk gitmiş,yerine kolay sinirlenen,sesini kolay yükselten, hep savunmada kapıları çarpan,uzak durmayı tercih eden bir erden gelmiştir.
Ebeveynler için bu değişim kaygı verici karşılanabilmekle beraber genellikle profesyonellerin doğal kabul ettiği sınırlar içindedir. Düşünce ve duygularını paylaşmak istemeyen ergenin aile ve çevreyle çatışmalar yaşaması normaldir çünkü işin aslı benzer bir çatışmayı kendi içindede yaşamaktadır. Ana hatlarıyla probleme bakıldığında, ebeveynler ergenlerin daha fazla sorumluluk almasını istemekte,ergense daha fazla hak istemektedir. Sorumluluk ve haklar karşılıklı denge içinde arttığında problem yaşama riskinin azalacağı söylenebilir. Ergenin ebeveynlerle yaşadığı çatışma, kimlik gelişimi, duygusal, davranışsal, sosyal gelişim ve yum becerilerinin gelişimine katkı sağlamaktadır. Ancak uzun süren ve yoğun aile çatışmaları bir patoloji kaynaklı yada patoloji doğuran etkenler olarak kabul edilebilir.

Çoğu kez normal ve anormal ergen davranışlarını ilk bakışta ayırt etmek zordur.Başka bir yaş grubunda depresif duygu durumu yada bir anksiyete bozukluğunu akla getirecek bir durum ergenler için normal kabul edilebilir. Yeni fonksiyonlar kazanma çabası esnasında,bocalamalar yaşayan ergenler için bu tip belirtiler çabaya eşlik eden doğal durumlardır.Bu esnada ergen kendi yaşamı üzerinden problemlere ilişkin düşünme ve çözüm yolları bulmayı öğrenmektedir. Bazen müdahalede bulunmadan sadece ergenin izlenmesi ile eğer ona pozitif geri bildirimlerde de bulunulursa olumlu sonuçlar doğurmaktadır.

Özet olarak bu farklı alanlardaki hızlı değişim ergeni karasız kılmaktadır. Benzer durumlara farklı tepkiler verebilen ergen yakın çevresi ve yetişkinler tarafından tutarsız olarak algılanabilmektedir. Oysa biz profesyoneller bilmekteyiz ki ergendeki bu tam yerleşmemiş yapı ve kolay değişir olma, terapi esnasında gücümüzün dayandığı temel noktalardandır. Çalışmalarımız esnasında bu değişebilme gücünün etkisiyle ergen terapiyle yapılan müdahaleye de genellikle hızlı ve olumlu tepki vermekte,hem ergen hem de profesyoneller açısından oldukça doyum verici çalışmalar yaşanabilmektedir. Bu bakış açısıyla ergenin çatışarak birey olmasına izin vermenin sağlıklı ebeveynlik tutumunun olmazsa olmazı olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenliğin Tanımı ve Ergenlikte Meydana Gelen Değişiklikler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Seçil YAVUZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Seçil YAVUZ'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Seçil YAVUZ Fotoğraf
Psk.Seçil YAVUZ
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
Bireysel Danışman-Aile Danışmanı-Hipnoterapist_ Yaşam Koçu
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi51 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Seçil YAVUZ'un Makaleleri
► Ergenliğin Altındaki Gizem, Beyin! Psk.Dnş.Aslı DENİZ
► Aile ve Evliliğin Tanımı Psk.Hasan KUL
► Vajinismus: Tanımı ve Nedenleri Psk.Gökhan GÖKSU
► Ergenlikte Aşk Psk.Gülşah PINAROĞLU
► Benlik Saygısı Tanımı ve Önemi Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN
► Yaratıcı Dramanın Tanımı ve Önemi Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,809 uzman makalesi arasında 'Ergenliğin Tanımı ve Ergenlikte Meydana Gelen Değişiklikler' başlığıyla benzeşen toplam 48 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:42
Top