TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ÇOCUKLARDA YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

Veli DERİN Fotoğraf
Veli DERİN
İzmir
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi47 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı MevcutTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 10072,

* Yayın Tarihi : 15-06-2009 - 00:17 (2015 gün önce),

* Ortalama Günde 5.00 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 10913 , Kelime Sayısı : 1409 , Boyut : 10.66 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Veli DERİN hakkında söyledikleri:
merhabalar.
Veli beye 12 yaşındaki ikiz oğullarımla ilgili araştırma yaparken tavsiye ediyorum sitesinde tesadüf ettim. bir anne olarak çaresiz ve umutsuzken bana hem umut verdi hem de yol gösterdi.Kendisi 15 dakikalık profesör muayenesinde alamadığım bilgileri bana telefonda uzun uzun anlatabilecek deneyime, sabra, hoşgörüye sahip.Her aradığımda telefonunu açtığı için, sorduğum her soruya cevap verdiği için, mesleğini gönlüyle yaptığı için kendisine çok ama çok teşekkürler.

(ÖZGÜR ÇELİK, Arkadaş/Tanıdık, 16-01-2014)

Veli Bey’i kurumumuza sosyal beceri kazanımı amacıyla gelen öğrenci velileri vasıtasıyla yakından tanıma fırsatı buldum. Görüşmelerimiz sonunda özel eğitim uzmanı olarak öğrenci ve veli sorunlarıyla ne kadar yakından ilgili olduğunu, öğrencilerini yapabildikleri ve yetersiz oldukları özellikleriyle bir bütün olarak değerlendirebilmesindeki başarısını gördüm. Özellikle çocuklarda davranış değiştirme, Özel öğrenme güçlüğü (disleksi-diskalkuli-dsigrafi), dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu alanlarında yardım arayan herkese Özel Eğitim Uzmanı Veli DERİN’i tavsiye ediyorum.
(Hicran, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 07-05-2013)

merhaba,veli beyi tavsiye ediyorum sitesinden özel eğitim uzmanı başlığı ile arattım ve tesadüfen bu sitede gördüm.kendisine mail attım. oğlum da disleksi tanısı konduğunu yazmak,okumak ve matematik becerileriyle ilgili sıkıntılarımız olduğundan baahsettim .kendisi mailime cevap yazmasını beklerken bizzat telefon açarak bilgi aldı ve yardımcı olabileceğini söyledi .bu bile benim için çok kıymetliydi.kendisini tavsiye ediyorum ve teşekkür ediyorum.minnettarım.
(meltem çelik, Danışan, 25-04-2013)

Veli beyi bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine biraz da çekinerek aradım. Çünkü İstanbul'da yaşıyorduk ve Veli Beyden profesyonel yardım almamız mümkün değildi. Fakat üstün zekalı çocuğum için ne yapacağımızı bilmez ve kafamız karışmış durumda çaresizdik. Kendisini ilk aradığımda 1 saate yakın zaman ayırıp tüm sorularıma cevap verdiği gibi yıllardır profesyonel yardım aldığımız pedagog ve psikologlardan daha fazla bilgi sahibi olmamı sağladı. Yine bulunduğumuz şehirde uzman tavsiyesinde bulundu. Samimiyet ve ilgisine çok teşekkür ederiz. İşini seven ve bilgi birikimi yüksek hocamı bu konuda bilgi... [DEVAMI..]
(Arzum Avcı, Arkadaş/Tanıdık, 31-01-2013)

Veli DERİN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
ÇOCUKLARDA YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

YALAN SÖYLEME :



Bir hatayı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun bir girişimde bulunmaktır. Bu girişim, sözle olabildiği gibi jest, yazı ve susmayla da olabilir. Sosyal bir davranış olan yalanın amacı başkalarını yanıltmaktır. Ana-babaların birçoğu, çocuğun gerçeğe sadık kalmasını çok erken bir dönemde isterler. Oysa 3 yaşı çocuğunu "inanılmayacak öyküler" uydurması ve taklit oyunlarından hoşlanması doğaldır. Çocuk, zeki ve hayal gücü geniş olduğu ölçüde bunda başarılı olur. Öykü uydurmak ve taklit oyunu yalan söylemek değildir ve bunu engelleyici h,iç bir değişimde bulunulmamalıdır.


Öykü uydurmadan ayrı olarak kanıtlı biçimde gerçeğe sadık kalmama, küçük bir çocukta doğaldır ve bu tür yalan çocuğun eğlenmeyi sevmesinin birine takılmaktan hoşlanmasının doğal övünme arzusunun, arkadaşlarından geri kalmama isteğinin ya da cezalandırma korkusunun bir sonucudur Ayrıca, ana-babanın üzerinde durdukları bir konu da ilgi çekme ya da ana-babayı taklit etme amaçlarıyla da çocuk bu tür bir yalana başvurmuş olabilir.


Yaşamın ilk 5yılında çocuğun yalan söylemesi konusunda endişe etmeye gerek yoktur. Gerçeğe sadık kalma çocukta giderek gelişen bir durumdur. Çocuğun gerçeğe sadık kalması konusunda ısrar etmek ve çocuğa yalan söylediğini kanıtlama girişiminde bulunmak yanlıştır. Çocukça açıkça anlaşılan bir yalan söylediği zaman, endişeyle karşılanmamalıdır. Ancak, çocuk 4 yaşına geldiği zaman, yalan salt övünmekten öte bir amaçla söylenmişse, düş gücü ürünü ya fa bir şaka değilse, o zaman annenin çocuğa, eğer doğruyu söylemezse, ona ne zaman inanabileceğini söylemesi yeterlidir. Sert cezalar suçlanmadan kaçmak için çocuğun yalan söylemesine yol açar (Illıngworth, R., Illıngworth, C., 1977).


1. KÜÇÜK ÇOCUKLARIN SÖZDE (PSEUDO) YALANLARI :


Çocuk psikologlarına göre, çocuk 7 yaş öncesinde yalan söylemez. Bazı uzmanlarsa, ilk yalanın 6 yaş dolaylarında görüldüğünü savunurlar.

Çocukların gerçek dış konuşmaları çok sık görülür. Burada hemen "yalan" damgasını vurmak doğru değildir. Çocukta gerçeklik duygusunun zamana içinde kazanıldığını unutmamak gerekir.


3-4 yaş çocuklarının sıklıkla söyledikleri yalanlar aslında gerçek anlamda yalan değildir. Sahte ya da görünürde başka bir deyişle, "sözde" (pseudo) yalanlardır.

Bu tür "sözde" yalan gerçek yalandan farklıdır; Gerçek yalanla yüzeysel benzerliği çoğunlukla karıştırılmasına neden olur. Eğitimsel yanlışlıklar, sosyal ve moral anlam verme, kınama, üzüntüyle karşılama, bu tür yalanları doğurur. Örneğin ; Masada bardağı deviren çocuk, bundan kardeşinin sorumlu olduğunu söyleyebilir.

Görünürde yalan bazen oyun niteliği taşır. Çocuk, çevresindeki kişiler ya da kendisiyle ilgili olaylara ince ayrıntılar katarak bunları süsler. Gerçeğe bir anlamda bağlı kalabildiği gibi, tümüyle başka bir olayı da yaratabilir. Bu tür uydurmalar 7 yaş öncesi çocuklarda sıklıkla görülür.


Uydurmalar zamanla gelişebilir ve bir öykü gibi tamamlanabilir. Bu hayal gücü ürünlerinin özelliği, ikinci bir kişinin yaratılmasıdır. Çocuk, çoğunlukla kendisiyle aynı yaş ve cinsiyette bir kardeş, kuzen, arkadaş yaratır. Çocuk, duygu ve deneyimlerinin bir bölümünü, sorumluluklarının bazılarını ona aktarır. Tek çocuk ya da kardeşlerin kendisinden çok büyük olanlar da bu daha sıktır.


Örneğin, 3 yaşında bir erkek çocuğun kendisinden 7 yaş büyük bir kardeşi vardır. Oyun arkadaşı olmayan bu çocuk, kendisiyle aynı yaşta sembolik bir arkadaş yaratır. Kendisi bir şey istediğini de bu hayal ürünü arkadaş da ister ve bu istek çocuk tarafından hemen ailesine bildirilir. Çocuk, bazen arkadaşının anne ve babasının ona armağan verdiklerini söyler. Aslında bu, kendi anne babasından istediği bir şeydir. Çocuk, ailesiyle yaptığı bir gezide korktuğu için ata binmez. Ancak ertesi gün arkadaşının kahramanlık öykülerini ayrıntılarıyla anlatır. 4 yaşına doğru çocuk artık arkadaşından pek söz etmemeye başlar. Anne ve babası kendisine arkadaşının ne yaptığını sorduğunda "o trafik kazasında öldü" yanıtını verir. "sözde" yalanlar, çocuk düşüncesinin kendiliğinden ve özgün ürünleridir.


Çocuk psikolojik gereksinmeleri nedeniyle gerçek dışı fikir, bilgi ya da hayallere sığınabilir. Çocuk, kurduğu hayalleri gerçek gibi kabul eder.


2. ALIŞKANLIK HALİNE GELEN YALAN :


Çocuğun gerçekle gerçek olmayanı ayırt etmesinden sonra, yalanın hala süregelmesi halinde, yalanın temelinde çevreyle olan olumsuz ilişkiler yatıyor demektir.
Burada uydurma sözler anlatma, öyküler icad etme ya da kendi yararına bazı şeyleri reddetme gibi hayali yalandan daha önemli yalanlar söz konusudur. Bu tür yalan, birtakım bencilce sonuçları elde etme amacıyla, bilerek ya da isteyerek başkalarını aldatmaktır. Bu anlamdaki yalancılığın "kendini kontrol edememek ve aşırı bencillik" le yakından bir ilgisi vardır. alışkanlık halinde yalan söyleyen çocukların kişiliklerinde bu iki özellik vardır. Bu durum, çocukların eğitiminde onları sosyalleştirme işini gerektiği gibi başarılmadığının işaretidir. Bir başka deyişle, çocuk başkalarının hak ve çıkarlarını hiç olmasa kendisindeki kadar değer vermesini öğrenememiştir.

R. Allendy' e göre, yalana neden olan 4 etken: aşağılık duygusu, suçluluk duygusu saldırganlık ve kıskançlıktır.


Olması gereken eğitimsel koşullarda yetişmiş normal çocuk yalan söylemez. Eğitimci ve yetişkinlerin kendileri ve çevreleriyle barış içinde olan çocukların yalana en az başvuranlar olduklarını unutmamaları gerekir.
Bu tür aldatma olan derste kopya çekmekle bencillik arasında sıkı bir bağlantı vardır. Yine yalancılık, hırsızlık, okuldan kaçma gibi davranış bozukluklarıyla yakından ilgilidir. Bu tür çocuklar ceza tehlikesinden korunabilmek için çekinmeden yalana başvurur, olanı, olduğu gibi değil de, büyüklerin istedikleri gibi göstermekten çekinmezler.


Çocuk, ergenlik dönemine girdiğinde yalanın türü ve içeriği değişir. Genç, nezaket ve gönül alma gibi nedenlerle özel ve tümüyle bilinçli bir davranışla yalana başvurur, ki bu tür yalan "sosyal yalan" adını alır.


3.PATOLOJİK YALAN :


Duygulanım bozukluğunun bir belirtisi olarak görülür. Aşağılık duygusu ve güç sistemi, bazı patolojik yalanların temel nedenini oluştururlar.

Patolojik yalanla çocuk sevinçli ve kaygısız görünür ki, bu kaygısızlık dikkat çekicidir. Çocuk, okulla ilgilenmez, aile içindeki olaylara kayıtsızdır, sosyal değişikliklerle yetinir, gerçek arkadaşlığı aramaz. Yaşından aşağı görünür, davranışları oldukça çocuksudur. Duygusal ve ahlaki bakımdan olgunluğa ulaşamamıştır. Çocukta yalanın alışılmamış sıklığı, sürekli hırsızlıkların ortaya çıkışı, alarma geçirilmesi gereken durumlardır.


Patolojik yalanın gerçeğe benzerliği önemli özelliklerindedir. Çocuk, inanılmak için yalan söyler ve bu amaçla önlemler alır. Yararsızlık da bir başka özelliktir. Bir kez uydurmak alışkanlık haline geldi mi, hiç bir yarar sağamazsa bile yinelenir. Bazen de çocuk ilginç olmak için yalan söyler.


Patolojik yalan üzücü, sıkıntı veren bir gerçeğin reddini belirtebilir. Hatta çatışma objesi hakkında olabilir, örneğin, kardeşi daha fazla ilgi gören bir çocuk, kardeşinin hasta olduğuna ya a öldüğünü anlatabilir.

Patolojik yalan, duygulanımda bir gerilemenin ifadesidir. Patolojik yalanla basit yalan arasındaki farklar şunlardır: Olağan yalancılıkta gerçek, bencilce bir sonuca ulaşmak için bilerek saptırılır. Marazi yalancılıktaysa, birey, hiç olmazsa görünürde çıkar peşinde değildir. Olmayacak şeyleri anlatmak, olanı abartmak, hayret verici şeyler söyleyerek, çevresindekilerin şaşkınlığını uyandırmak kendi içinde bir zevk vermektedir. Şiddetli aşağılık duygusu olanlar, söyledikleri sistemli yalanlarla bu duyguyu ödünleyip yatıştırmak isterler.


YALAN SÖYLEMENİN NEDENLERİ :


Bu alışkanlığın her şeyden önce, çocuğun aile çevresinde ve ailede aldığı eğitimle bir münasebeti vardır. Bilhassa aile çevresinde çocuğun aşırı bir baskı altında tutulması isteklerinin gizli kapalı yollardan ve büyüklere sezdirmeden doyurmak zorunda kalması, yalancılığı kolayca geliştirir. Çocuk, devamlı yakalanma, azarlanma ve cezalandırılma tehlikesi içinde olduğundan, yalan, onun tek korunma silahıdır (Enç, 1978, s.177).
Bazen de çocuk kendisine fazla karışılması nedeniyle, yalan söyler. Bu durumda, hata yetişkindedir. Eğitici, çocuğun dünyasına ait her şeyi öğrenmek ister. Bu davranış, çocuğa zayıflığıyla alay edilmiş izlenimini verir. Kendince karşılık vermek için yalandan yararlanır (Yavuzer, 1994, s.269).

Bunlardan başka büyükler hareketleriyle çocuğu yalan teşvik eder ve alıştırırlar. Bir çok ana-babalar, çocuklarının yapışkanlığından kurtulup, hareket serbestilerini elde etmek için yalan söylemekten çekinmezler. Sinemaya ya da ziyarete giderken; dişçiye, doktora gidiyoruz, derler. Bir kaç saat sonra da gerçeği ağzından kaçırıverirler. Böylece, çocuk hem ona karşı güvenini kaybeder, hem de işine yarayacağı zaman kendisinin de yalan söyleyebileceğini öğrenir. Baba ya da annesinin kötü bir teşvik edildiğini görürüz (Enç, 1978, s.177).

Bunun yanısıra, iyi gelişmemiş ahlak bilinci ve grup içinde statü kaybetme endişesi bazen çocuğu içinde bulunduğu bazı durumları utanç verici gibi gösterebilir. Örneğin, ailenin fakirliği, cinsel konular üzerinde bilgi eksikliği gibi. Çocuk bu dudumda ailesinin geçim sıkıntısı yokmuş gibi tanıtır. Cinsel konuların kendisi için bir sır olduğunu söyler ( Yavuzer, 1994, s.268).


YALAN SÖYLEMENİN TEDAVİSİ :


Yalancılık vakalarının ancak, çevresel ilişkileri ele alındığı taktirde yoluna konulabilir. Tabii önce çocukta yalancılığın gelişmesini kolaylaştıran sebepler bulmak gerekir. Bunlar, ortaya konduktan sonra da aile ve çevresiyle işbirliği yapılıp, ona doğruluğun yararları öğretilmelidir. Bunlarla bir arada çocuğun sosyalleştirilmesine önem verilmelidir. Arkadaşlık, grup, kurul ve kurum gibi bağlılıkları millet ve memleket, nihayet insanlık sevgi ve bağlılıklarını öğrenen, bunlara karşı sadakati benlik düşüklüğünün üstünde tutmaya alıştırılan bir çocukta yalancılıkla birlikte bir çok kusurlar kaybolur (Enç, 1978, s.178).
Yetişkinler çocuğa iyi birer örnek olmalı ve davranışlarında, çocuklarında görmek istedikleri hatalara yer vermemelidirler (Yavuzer, 1994, s.269).

Babası hesabına yalan söyletilen bir çocuk, babasına aynı silahla mukabele edince şaşmak yersiz olur. Bir taraftan çocuklarına günlük hayatları için kötü örnekler veren ana-babanın, diğer taraftan işlerine gelmediği vakit, yalanın kötülüğü hakkında vaazlar vererek onları doğruluğa alıştırmaya kalkmaları, etkisiz kalır, Çocuk, belirli davranış şekillerini soyut, törel konferanslarda öğrenmez, kendine verilen örnekleri taklit yoluyla davranış şeklini tekrarlama yoluyla besler (Enç, 1978, s.177).
NOT:
1- YALAN SÖYLEMEK KİŞİLERİ O ANDA CEZADAN(KIZMA,BAĞIRMA,DIŞA ÇIKMANIN YASAKLANMASI) KURTARIYORSA DEVAM EDECEKTİR
2- YALAN SÖYLEME KORKUDAN DA KAYGI İLE BİRLİKTE ORTAYA ÇIKAR

VELİ DERİN

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ÇOCUKLARDA YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Veli DERİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Asperger Otizm , Elda Ayşe TATLI
  • Şekil Mi? İçerik Mi? Çocuklarda İsteklerin Ötelenmesi , Öznur SİMAV
  • Çocuğa Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilmeli , Emine ERGÜN
  • Çocuk Ve Oyun , Elda Ayşe TATLI
  • Bağlanma Stilinin Duygusal Gelişime Etkisi , Elda Ayşe TATLI
  • Psikolojik Dayanıklılık Ve Anne Tutumunun Psikolojik Dayanıklık Gücüne Etkisi , Elda Ayşe TATLI
  • Bir Pedagog Gözüyle Terapi , Elda Ayşe TATLI
  • Çocuklarda Gelişimsel Korkular Ve Baş Etme Yöntemleri , Elda Ayşe TATLI
  • Akademik Başarı İçin Öğretmene Saygı , Öznur SİMAV
  • ''hayır'' Deme Becerisi, Madde Kullanımı, Çocuk-Aile- Okul İlişkileri , Öznur SİMAV
  • Demokrasi Anlayışı Ve Çocuk.. , Öznur SİMAV
  • Dil Ve Konuşma Birbirinden Farklı Kavramlar Mıdır? Neden? , Gizem ŞENGÜN
  • Anne Sütünün Bebek İçin Önemi Nedir , Emine ERGÜN
  • Çocuklara Kurban Bayramı Nasıl Anlatılmalı Ve Aileler Nelere Dikkat Etmeli? , Sevil YAVUZ
  • Anneler, Evliyken Yalnız Çocuk Büyütmeyin.. , Öznur SİMAV
  • Okula Başlarken Hangi Çocuklarda Daha Çok Uyum Sorunları Yaşanabilir , Gönül BAYALTUN
  • Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi , Emine ERASLAN
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi , Emine ERASLAN
  • Teknolojik Cihazlar Çocukları 10 Kat Fazla Olumsuz Etkiliyor! , Sevil YAVUZ
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Sümeyye BÜYÜK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    05:18
    Top