TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ÖZEL ÖĞRENME (ÖZGÜL ÖĞRENME) GÜÇLÜĞÜ (DİSLEKSİ)

Veli DERİN Fotoğraf
Veli DERİN
İzmir
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi47 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı MevcutTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 10574,

* Yayın Tarihi : 24-06-2009 - 14:50 (1945 gün önce),

* Ortalama Günde 5.44 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 20186 , Kelime Sayısı : 2391 , Boyut : 19.71 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Veli DERİN hakkında söyledikleri:
merhabalar.
Veli beye 12 yaşındaki ikiz oğullarımla ilgili araştırma yaparken tavsiye ediyorum sitesinde tesadüf ettim. bir anne olarak çaresiz ve umutsuzken bana hem umut verdi hem de yol gösterdi.Kendisi 15 dakikalık profesör muayenesinde alamadığım bilgileri bana telefonda uzun uzun anlatabilecek deneyime, sabra, hoşgörüye sahip.Her aradığımda telefonunu açtığı için, sorduğum her soruya cevap verdiği için, mesleğini gönlüyle yaptığı için kendisine çok ama çok teşekkürler.

(ÖZGÜR ÇELİK, Arkadaş/Tanıdık, 16-01-2014)

Veli Bey’i kurumumuza sosyal beceri kazanımı amacıyla gelen öğrenci velileri vasıtasıyla yakından tanıma fırsatı buldum. Görüşmelerimiz sonunda özel eğitim uzmanı olarak öğrenci ve veli sorunlarıyla ne kadar yakından ilgili olduğunu, öğrencilerini yapabildikleri ve yetersiz oldukları özellikleriyle bir bütün olarak değerlendirebilmesindeki başarısını gördüm. Özellikle çocuklarda davranış değiştirme, Özel öğrenme güçlüğü (disleksi-diskalkuli-dsigrafi), dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu alanlarında yardım arayan herkese Özel Eğitim Uzmanı Veli DERİN’i tavsiye ediyorum.
(Hicran, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 07-05-2013)

merhaba,veli beyi tavsiye ediyorum sitesinden özel eğitim uzmanı başlığı ile arattım ve tesadüfen bu sitede gördüm.kendisine mail attım. oğlum da disleksi tanısı konduğunu yazmak,okumak ve matematik becerileriyle ilgili sıkıntılarımız olduğundan baahsettim .kendisi mailime cevap yazmasını beklerken bizzat telefon açarak bilgi aldı ve yardımcı olabileceğini söyledi .bu bile benim için çok kıymetliydi.kendisini tavsiye ediyorum ve teşekkür ediyorum.minnettarım.
(meltem çelik, Danışan, 25-04-2013)

Veli beyi bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine biraz da çekinerek aradım. Çünkü İstanbul'da yaşıyorduk ve Veli Beyden profesyonel yardım almamız mümkün değildi. Fakat üstün zekalı çocuğum için ne yapacağımızı bilmez ve kafamız karışmış durumda çaresizdik. Kendisini ilk aradığımda 1 saate yakın zaman ayırıp tüm sorularıma cevap verdiği gibi yıllardır profesyonel yardım aldığımız pedagog ve psikologlardan daha fazla bilgi sahibi olmamı sağladı. Yine bulunduğumuz şehirde uzman tavsiyesinde bulundu. Samimiyet ve ilgisine çok teşekkür ederiz. İşini seven ve bilgi birikimi yüksek hocamı bu konuda bilgi... [DEVAMI..]
(Arzum Avcı, Arkadaş/Tanıdık, 31-01-2013)

Veli DERİN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
ÖZEL ÖĞRENME (ÖZGÜL ÖĞRENME) GÜÇLÜĞÜ (DİSLEKSİ)

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ (ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ-ÖĞRENME BOZUKLUĞU)



Özel öğrenme güçlüğü öğrenmeyle ilgili bir sorun olarak algılanmak ve tanıtılmakla birlikte; gördüğümüz, duyduğumuz ya da dokunduğumuz, tanımaya çalıştığımız şeylerin algılanması ile ilgili ya da işlenmesi ile ilgili bir güçlüktür.

Öğrenme; Öğrenilen materyali akılda tutmak, birbiriyle ilişkilendirmek ve yeri geldiğinde kullanmaktır.

Özel öğrenme güçlüğü; bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma-yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir. Özel öğrenme güçlüğünün, başka bir psikiyatrik veya organik nedene bağlı olmaması önemlidir.
Özgül öğrenme güçlüklerinin tanısı, klinik görünümle ve yapılan testlerle belli olmaktadır. Ayırıcı tanısında; okullardaki normal olarak gelişen sapmalar, eğitim ve öğretimde fırsat eksikliği, çocuğa verilen yetersiz öğrenim durumu da göz önüne alınmalıdır. Ayrıca görme, işitme veya herhangi başka bir duyu bozukluğu olan çocuklarda zeka problemi olan çocuklarda, yaygın gelişimsel geriliği olan çocuklarda görülen o bozukluğa bağlı öğrenme güçlüğünden bu mevcut durum ayırt edilmelidir.

Bir çocuğun özgül öğrenme güçlüğü tanısı alabilmesi için zeka bölümünün en az 90 olması gerekir.

Özgül öğrenme güçlüğünde en düşük kategori kazanılmış bilgi kategorisidir. Daha sonra sıraya koyma yetenekleri kategorisi ve mekansal yetenek kategorisi gelir. Mekanik yetenek kategorisinin düşük olması çocuğun bütünleşmeyi sağlayamadığını düşündürür.

OLASI NEDENLERİ

Genetik, kalıtsal etmenler (özgül öğrenme güçlüğü olan çocukların anne-babalarında da sıklıkla özgül öğrenme güçlüğü görülüyor.Bu sorun beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklardan da kaynaklanabilir. Beynin her iki yanındaki işitsel olan normal kişilerde solda daha büyüktür, disleksiklerde ise her ikisi de eşit ya da sağdaki daha büyüktür. Ayrıca beyindeki dil ve görsel algı alanlarında daha az aktivasyon söz konusu olabilir.

ORTAYA ÇIKIŞ ŞEKLİ :


Beyindeki bazı farklılıklar nedeni ile öğrenme süreçlerinden bir ya da bir kaçında sapmalar olması durumunda ortaya çıkar. Her özgül öğrenme güçlüğü gösteren çocuğun özellikleri birbirinden farklıdır. Özgül öğrenme güçlüğü bir zeka sorunu değildir ve doğru tanı konulması için duyusal organlarda organik bir bozukluğun kesinlikle olmaması gerekir.
Görülme sıklığı %1-%3 arasında değişir, erkeklerde daha sık görülür.
Öğrenme sorunları 0-6 yaş grubunda da gözlemlenebilir ancak tam bir anlamlandırmanın olabilmesi için çocuğun okuma-yazma etkinliklerine başlamasını beklemek gerekir. Öğretmenler bu çocukların yeterli zeka düzeyinde olduklarını, konuşma, bedensel gelişim özellikleri veya ifade etme becerileri konusunda hiçbir farklılık olmadığını, öğreniyor göründüklerini ancak hiçbir şeyi kavrayamadıklarını ifade ederler.
Özgül öğrenme güçlüğünün en çok bilinen 3 türü vardır.

Disleksi : Okuma sorunları
Disgrafi : Yazma sorunları
Diskalkuli : Matematik sorunları

BİLGİ İŞLEM MODELİ

A. Girdi : Özgül öğrenme güçlüğü çeken çocukların, uyaranların beyindeki ilgili alanlarda algılanmasında sorunları vardır. Bu bozukluklar çeşitli alanlarda gözlemlenebilir.
l. Görsel Algı Bozuklulukları :
a)Şekil Pozisyon Algısındaki Bozukluk; Çocuk gördüğü şeyin şekil ve pozisyonunu algılamada güçlük çekebilir. Harfleri ters ya da dönmüş olarak algılayabilir. Örneğin b-p, 3-5 6-9, p-b gibi harf ve rakamları ters çevirir. Sözcükleri ters çevirebilir, koç- çok, f-v gibi. Bu güçlükler çocuk okula başladığında fark edilir. Okul öncesinde şekil, çizgi, pozisyon algılama olgunluğu henüz yerleşmemiş olabilir. Okula başladıklarında bu olgunluğa ulaşmış sayılırlar. 1.sınıf acemilik dönemidir. 2.sınıfın birinci döneminden itibaren bu sorunların görülmemesi gerekir.
b)Şekil Zemin Algısındaki Bozukluk: Bu problem, bir bütünün önemli olan bir parçasına odaklaşmada zorluklara neden olur. Okuma bu beceri ile ilgilidir. Çünkü okuma söz dizilerine odaklaşmayı, soldan sağa ilerlemeyi ve satır satır izlemeyi gerektirir. Bu alanda sorunu olan çocuklar okumada atlama, satır tekrarlama, sözcük atlama türünden hatalar yaparlar.
c)Uzaklık-Derinlik-Boyut Algısındaki Bozukluk : Çocuk derinliği kestiremediği için eşyalar çarpar sandalyeden düşer. Açık alanda oynarken mekandaki pozisyonlarını algılamada, sağı-solu ayırt etmede güçlük çeker. Top yakalamak, ip atlamak, yap-boz yerleştirmek, çekiç kullanmak bu problemi olan çocukların zorlandıkları işlerdir.
2. İşitsel Algı Bozuklukları:
İşitsel algı bozukluğu da iki şekilde görülür.
a)Duyulan sesleri yanlış algılayabilir. Benzer sesler arasındaki farkı ayırt etmeye bağlı güçlüğü olan çocuklar sesleri birbirine karıştırabilirler. Örneğin; soba yerine sopa, kova yerine kofa, bavul yerine davul gibi
b)Aynı anda işitilen farklı seslerden birine odaklanma güçlüğü olarak tanımlanan ikinci durumda ise, çocuk farklı seslerin figür zemin ayrımını yapmakta güçlük çekebilir. Uzun komutlar verildiğinde bir kısmını duyamadığı için yapmayabilir.
3. Dokunsal Algı Bozuklukları :
Bu sorunu olan çocuklar gözleri kapalı iken dokunma duyusu yardımıyla eline verilen nesneleri tanımlaması istendiğinde tanımlayamaz.
B- Bütünleme :Beyne giden bilgi kaydedilince anlaşılması gerekir. Bunun için üç aşama tanımlanmaktadır.
¨Sıraya koyma
¨Soyutlama
¨Organizasyon
Bu aşamalardan geçen bilgi bütünleşir. Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklarda bu aşamaların birinde ya da tümünde sorunlar söz konusudur.
1.Sıraya koyma : Dilediği hikayeyi anlatması istendiğinde başını-sonunu karıştırır. Cumadan sonraki gün sorulduğunda bilemez, ancak pazartesinden itibaren sayarak bulabilir.Veya 3x9 kaç eder diye sorulduğunda söyleyemez.
2.Soyutlama :Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklarda sıklıkla gözlenmez. Çünkü soyutlama temel zihinsel bir işlemdir. Bu alandaki sorunlar daha çok MR sonuçları ile belirlenebilir.
3.Organizasyon: Bu safha önce edinilen bilgilerle yeni kazanılan bilgilerin bağlantılarının oluşturularak gruplanmasını ve organizasyonunu kapsar. Ödevlerin unutulması, zamanın iyi kullanılmaması, defterin, odanın, masanın düzensizlikleri organizasyon bozukluğuna işaret etmektedir.
C- Bellek-Depolama : Gelen bilgi beyinde kaydedilir, anlaşılır, yorumlanır ve daha sonra kullanılmak üzere bellekte depolanır. Özgül öğrenme güçlüğünde daha çok kısa sür bellek bozukluğu görülür. Bu çocuklarda genellikle kısa süreli işitsel-görsel bellek bozuklukları ortaya çıkar.
D- Çıktı : Öğrenilen bilgiler, sözcüklerle (dille) ya da kas faaliyetleri ile (yazma-çizme, jest ve mimikler) ifade edilirler. Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar bu alanlarda güçlük yaşarlar. Dil alanında; kendini ifadede, kendiliğinden konuşma başlatmada, soru yöneltildiğinde uygun yanıtı verebilmede güçlükleri vardır. Anne-baba ve öğretmeni şaşırtan, soru sorulduğunda bloke olan çocuğun spontan konuşmaya başladıktan sonra gayet akıcı bir şekilde düşüncesini ifade edebilmesidir. Sakarlık sık rastlanan bir belirtidir. Düğme ilikleme, makas kullanma, çatal –kaşık kullanma , kalem tutma, resim yapma becerilerinde zorlanır. Yazı problemleri mevcuttur. Ya hızlı ve bozuk yazarlar ya da çok yavaş yazarlar.


ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN BELİRTİLERİ


·Okumayı öğrenmede gecikme, okuma hızının düşüklüğü, yanlış okuma ve okuduğunu anlayamama söz konusudur.
·Okurken satır atlama, yerini kaybetme görülür.
·Harflerin sırasını karıştırır. (için-çini vb.)
·Yazmayı öğrenmede gecikme, yazı yazmaya karşı isteksizlik ve görsel sembolleri karıştırma vardır.(b-d, ı-i, m-n, 2-5 gibi)
·Sözcüğü ters çevirir.
·Sözlü-yazılı ifadelerde güçlükler vardır. Dikkat ve konsantrasyon güçlükleri sıklıkla gözlemlenir.
·Sözlü yönergeleri dinleme ve izlemede güçlük görülür.
· İşitsel algı sorunları vardır.
·Sağ-sol karıştırma ve yön bulmakta zorlanma gözlenir.
·Gün, ay, yıl gibi zaman kavramlarını karıştırabilir.
·Gördüğü şeyi yanlış algılamada, uzaklığı ve derinliği algılamada mekanı algılamada, sağı-solu ayırt etmede sorunlar dikkati çeker.
·Top oynarken, ip atlarken, yazı yazarken, saçını tararken sanki beceriksizmiş gibi görünen sorunlar yaşar.
·Konuşurken, sesleri yazarken harfleri karıştırır.
·Karışık bir çekmecede aradığı bir şeyi bulamaz.
·Gürültülü ortamlarda sesleri ayırt edemez.
·Sıraya koymada, organize etmede sorunları vardır.
·Öyküleri duyduğu gibi anlatamaz. Başını, ortasını, sonunu karıştırır.
·Saati, çarpım tablosunu öğrenmede güçlükleri olur.
·Soru sorulduğunda yanıtlamada, kendiliğinden konuşmaya başlamada, yürüme, koşma ve yazmada sorunlar olur.
·Tırnak yeme, altını ıslatma ve dışkı kaçırma sıklıkla görülebilir.
·Arkadaş ilişkilerinde uyum sorunları yaşar.
·Bazen de akademik başarısızlıklarını örtmek için olduklarından farklı davranış göstererek, şamatacı, dersi kaynatmaya çalışan, dikkati çeken bir çocuk olur.
·Ders çalışmakta isteksiz, sınıfın dikkatini dağıtıyor, giderek içine kapandı yakınmalarıyla başvurulur.
·DEHB eşlik edebilir, biri diğerinden daha ağır olabilir.
·Koordinasyonu kötüdür.(sakar yürüyüş)
·Konuşması yavaştır.
·Aşırı duygusallık vardır. Öfke ve huzursuzluk nöbetleri görülebilir.
·İç güdülerini kontrol etmede güçlükleri vardır.
·Kavramları öğrenmede güçlük vardır.
·İlişkileri kavramada güçlük vardır.
·İpuçlarını değerlendirmede yavaşlık görülebilir.
·Kendiliğinden konuşur ama soru sorulduğunda yanıt vermede güçlüğü olur.
·Sınavlarda başarısız oldukça daha çok çalışır. Ama yine de başarılı olamaz.
·Çocuk evde öğrendiklerini, okulda sorulunca hatırlayamaz.
·Aile çocuğu suçlayıp, cezalandırır.
·Hırçın ya da saldırgan olur ya da içe kapanır.

Ayrıca Özel Öğrenme Güçlüğü’ne Bağlı Olarak ;
·Düşük benlik saygısı
·Sosyal becerilerde eksiklik
·Okulu terk etme davranışı
·Yetişkinlikte işsizlik ve uyum güçlükleri
·Konuşma gelişiminde gecikme
·Genel koordinasyon bozukluğu görülebilir.
Çocuğun yaşadığı başarısızlık ve hayal kırklığı sonucunda, Özel Öğrenme Güçlüğü’ne sıklıkla duygusal, sosyal ve aile içi sorunlar da eşlik eder.

TEDAVİ:


Özgül öğrenme güçlüğü olan çocukların yaşıtlarından ve sınıf düzeylerinden farklılıklarının objektif, geçerlik ve güvenilirliği sınanmış ölçümlerle saptanarak erken tanı ve tedaviye ulaşılması gerekmektedir.
Bu çalışmanın sonunda geliştirilecek standart okuma hızı ve yazım hataları testleri ve bunlara ilişkin normlar, öğretmenlerin sınıf içinde bu sorunu yaşayan çocukları daha kısa sürede tanımalarına ve erken tanı ve tedaviye yönlendirmelerine de yardımcı olacaktır.
Özgül öğrenme güçlüğünün tedavisi EĞİTİM’dir.Bu eğitim okulda verilen eğitimden farklıdır. Çocuk normal okulda eğitimine devam ederken bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır.
Özgül öğrenme güçlüğünü tamamen ortadan kaldıracak bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak bu sorunun yanı sıra aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği, depresyon bozukluğu gibi psikiyatrik bozukluklar eşlik ediyorsa bunların ilaç tedavisi düşünülmelidir.


OKUMA SORUNLARI İÇİN TEDAVİ


Tedavi seçimindeki ilk şey, çocuğun özel eksikliklerini ve zayıflıklarını doğru olarak değerlendirmektir. İkincisi ise uygun eğitim yaklaşımıdır. Bu sorunla olumlu bir şekilde başa çıkma stratejileri arasında çocuğun küçük ve yapılanmış okuma gruplarına girmesi gelir. Böylece çocuğun bireysel dikkati sağlanacak ve yardım alması kolaylaşacaktır.
Samuel ORTON tarafından geliştirilen özel bir yöntemle; önce basit ses yeteneğine dikkat çekilmekte, daha sonra bu ses birimlerinin karışımı kelimelere ve cümlelere dönüştürülmektedir. Bu ve benzer yöntemlerin mantığı harflerde ve hecelerde çektiği güçlükleri öğrenerek okuyabilmesidir.
Psiko-terapide, terapist-hasta ilişkisi eğitimsel tedavinin başarılı sonuç vermesi bakımından önemlidir. Çocuklar mümkün olduğu kadar sosyal işlev düzeylerine yakın bir sınıfa yerleştirilmeli ve okumada özel yardım verilmelidir. Birlikte ortaya çıkan duygusal ve davranışsal sorunlar uygun psiko-terapötik yardımla tedavi edilmelidir. Ebeveyn işbirliği de bu konuda yardımcıdır.
Öğrenme bozukluğu olan çocukların ortalama % 75’i sosyal yeterlilik bakımından da sorunludur. Bundan dolayı okuma bozukluğu olan çocuklar için tedavi programının bir parçası olarak sosyal yeteneklerin geliştirilmesi de önemlidir.

YAZMA SORUNLARI İÇİN TEDAVİ


Yazma, dil ve okuma bozuklukları birlikte olduğundan, bir çocuk okumayı öğrenmeden önce; ifade edici dil bozukluğu tanısı, daha sonra yazılı ifade bozukluğu tanısı konur. İleri derecedeki olgularda yazılı ifade bozukluğu ikinci sınıfta, daha az ciddi olgularda 5. sınıfta veya sonrasında belirgindir. Yazılı ifade bozukluğu olan bir çok insan zamanında eğitim desteği alırsa orta eğitime hatta yüksek öğretime bile devam edebilir. Başarı; bozukluğun şiddetine, yaşa, eğitim desteğinin ne zaman başladığına, süresine ve devamlılığına, ikincil duygusal ve davranışsal sorunların olup olmamasına bağlıdır.

Eğitimde destekleyici yazılı ifade yöntemleri etkili olabilir. Bunun yoğun, devamlı ve birebir uygulanmasıyla en iyi tedavi sonuçları elde edilir. Fazladan günde iki saat kadar yazma dersi uygulanabilir. Bu bozukluğun tedavisinde psiko-terapideki gibi ebeveyn-terapist ilişkisi gerekir. Hastanın motivasyonu, tedavinin uzun süredeki etkinliğini önemli ölçüde etkiler. Birlikte diğer öğrenme bozuklukları ve ikincil duygusal ve davranışsal sorunlar varsa bunlara da dikkat edilmeli ve uygun psikiyatrik tedaviyle ebeveyn işbirliği yapılmalıdır.
Yazı, iletişimin karmaşık ve yüksek işlev gerektiren bir sunumudur. Alıcı ve ifade edici dil gelişiminin ardından kazanılır. Yazabilmenin öncülleri, anlama, dinleme, konuşma ve okumadır. Yazabilmek için akılda tutabilme, her harf ve sesin zihinde formülasyonunun sözcükler ve tümcelere dönüşmesini sağlama, kasların uygun biçimde kullanılması ile harfleri seslere uygun biçimde sembolleştirme ve biçimlendirme gerekmektedir. Çocukların yazılarının doğrudan gözlenebilir, değerlendirilebilir, görsel ve motor becerileri yansıttığı düşünülür. Yazıya ilişkin sorunlar pek çok nedene bağlı olabilir. Etkin motor beceriye ilişkin zorluklar, görsel bilgiyi motor çıktı olarak transfer etmekte sorunlar, görsel ve işitsel algı ile ayrımlaştırma güçlükleri, yazının öğrenilmesini güçleştiren nedenler arasında yer alır.


MATEMATİK SORUNLARI İÇİN TEDAVİ


Ayırıcı Tanı:
Matematik bozukluğu zihinsel yetersizlik sendromu gibi bütünsel bozukluklardan ayırtedilmelidir. Zihinsel yetersizlikteki aritmetik güçlükleri tüm zeka işlevlerindeki genel bozuklukla birliktedir.Yetersiz eğitim çocuğun aritmetik performansını etkileyebilir. Böyle olduğunda aynı sınıftaki diğer çocuklarda da benzer düşük aritmetik performansın olduğu görülebilir. Davranım bozukluğu ve DEHB, matematik bozukluğu ile birlikte olursa bu olgularla her iki tanı da konulmalıdır.Çocuklardaki matematik bozukluğu genellikle ilk eğitimin 3.sınıfında görülür. Bazı çocuklarda bu bozukluk 1. sınıfta da belirgindir. Orta derecede matematik bozukluğu olan çocukların aritmetik güçlükleri yoğun eğitsel girişimlerle çözülmediği zaman aritmetik güçlükleri devam eder ve kendilik kavramları düşük olur. Depresyon ve engellenme de görülebilir. Bu komplikasyonlar, okula gitmek istememe, okuldan kaçma veya başka davranım bozukluklarına yol açabilir.

Tedavi:
Çeşitli eğitimsel tedavilerin etkinliği tartışılmakla birlikte bugün matematik bozukluğu için en etkili tedavi eğitimdir. Ortak kanı, eğer tedavi yöntemleri ve materyaller o çocuğa, o bozukluğa, o bozukluğun şiddetine ve öğretim planlanabilirliği ilkesine uygunsa eğitim yararlı olur. Yakın zamandaki bir araştırma matematik eğitiminin hesaplamaktan çok, problem çözme etkinliğinde yardımcı olduğunu göstermiştir. Bilgisayar programları da bu konuda yardımcı olabilir ve eğitim desteğinin etkisini artırır. Sosyal yetenek eksiklikleri çocuğun yardım aramasında direnç oluşturur.
Bundan dolayı sosyal alanlarda olumlu problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesi de matematik yeteneği eksikliğinin giderilmesine yardımcı olur. Koordinasyon sorununu da matematik bozukluğu ile birlikte görülebilir. Bu gibi durumlarda fiziksel tedavi ve duyusal bütünleşmeyi sağlayıcı etkinlikler yardımcı olabilir.


ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ(ÖZGÜL ÖĞRENME BOZUKLUĞU-ÖĞRENME BOZUKLUĞU) OLAN ÇOCUKLARIN EĞİTİMLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR


Özgül öğrenme güçlüğünün tek tedavisi EĞİTİM’dir. Bu eğitim okulda verilen genel eğitimden farklıdır. Çocuk normal bir okulda eğitimine devam ederken bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır.
Eğitimleri; görsel, işitsel, kinestetik algılarının geliştirilmesini, dikkat, bellek ve ardışıklık yeteneklerinin artırılmasını, motor koordinasyon becerilerinin geliştirilmesini içermektedir. Ayrıca dinleme, konuşma, okuma-yazma (dil) becerilerinin geliştirilmesi, kavram ve düşünme süreçlerinin geliştirilmesinin desteklenmesi de bu süreç eğitimi içerisinde yer almaktadır.
Ülkemizde bu sorunun eğitimini uygulayabilen kişilerin sayısı ne yazık ki çok azdır.
Bu uygulamalar içinde çocuğun gelişimini yetersiz kılan psikolojik sürede,süreçlerin belirlenmesi ve düzeltilmesi gerekmektedir. Süreç öğretimi; dokunma ve kinestetik algının geliştirilmesini, bu algılara ait ayrımlaştırma, bellek, ardışıklık yeteneklerinin artırılmasını ve motor koordinasyon becerilerinin geliştirilmesini içermektedir. Ayrıca fonetik (ses bilgisi) farkındalığın artırılması, dil, konuşma, okuma-yazma becerilerinin geliştirilmesi, kavram ve dil süreçlerinin gelişiminin desteklenmesi bu süreç eğitimi içinde yer almalı, algıları destekleyici ya da iyileştirici bu çalışmalar akademik beceriler birlikte verilmelidir. Diyelim ki çocuğun duyusal-motor fonksiyonunda gecikme söz konusu. Bu akademik materyalin verilmesinin geciktirilmesini gerektirmez ve akademik beceriler birbirini pekiştirecek ve zenginleştirecek biçimde verilmelidir.
Özgül öğrenme güçlüğünü ortadan kaldıracak bir ilaç tedavisi yoktur ancak bu sorunun yanı sıra dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, depresyon, kaygı bozukluğu ya da başka psikiyatrik bozukluklar eşlik ediyorsa, bunların ilaçla tedavisi düşünülmelidir.


DEHB İLE ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜ AYIRTEDİCİ ÖZELLİKLER

DEHB’nda özgül öğrenme güçlüğü görülebilir ama ikisi iki ayrı alandaki güçlükleri tarif eden bozukluklardır ve ayırt edici özellikleri vardır. Bunlar şunlardır;
·DEHB belirtileri gösteren çocukta her alandaki işler bu bozukluğun yarattığı engellemeler nedeniyle etkilenir. Ama özgül öğrenme güçlüğünde bir ya da iki alanda sorun varken diğer alanlar bundan bağımsız olabilir.
·Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar sadece okumada ya da yazmada zorlanırken DEHB olan çocuklar özelliklede hiperaktivite varsa hem okuma hem yazmada sorun yaşayabilir. Hem de sürekli zorlanıp kısıtlanmak durumunda kalabilir. Zihinsel kapasitelerinden beklenen başarıyı tüm alanlarda gösteremeyebilirler.
·DEHB’nda sıklıkla dil sorunu görülmez. Özgül öğrenme güçlüğünde dil sorunu daha sık görülür.
·DEHB olan çocuklar daha çok ince motor becerilerde zorlanırlar. Kaba motor becerileri iyi olabilir. Özgül öğrenme güçlüğünde, her ikisi de sorun olarak ortaya çıkabilir.
·Hem DEHB’nda hem özgül öğrenme güçlüğünde dikkat sorunu gözlenir. Ancak özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar seçici dikkat sorunu yaşar. Örneğin: ders çalışırken yoğunlaştırmaları gereken noktaya dikkatlerini yoğunlaştıramaz. Dağınık bir çekmeceden istediğini bulamaz ama buna rağmen dikkatini belli bir konuda yoğunlaştırmada sorun olmaz. DEHB olan çocuklar bir materyalle uzun süre uğraşmakta zorlanır.
·Özgül öğrenme güçlüğünde okul başarısızlığı; görsel, işitsel, dokunsal algı, ayrımlaştırma ve bellek alanlarında ortaya çıkarken, DEHB’da daha çok dikkatini bir konuya yoğunlaştıramamak nedeni ile başarısızlık yaşanır.
·Dikkat eksikliği olan çocuk okuma\yazma hatası yaptığında uyarıldığında hatasını düzeltir. Ama özgül öğrenme güçlüğü olan çocuk hatasını düzeltse bile bu hatayı çok sık yapar.
·DEHB’da okul öncesinde aşır hareketlilikleri nedeni ile çabuk tanınır, özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar okul dönemine kadar fark edilmeden girişimlerini sürdürebilir. Özgül öğrenme güçlüğü yaşam boyu sürer, DEHB yaşla değişerek ve azalarak devam eder.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ÖZEL ÖĞRENME (ÖZGÜL ÖĞRENME) GÜÇLÜĞÜ (DİSLEKSİ)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Veli DERİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Anne Sütünün Bebek İçin Önemi Nedir , Emine ERGÜN
  • Çocuklara Kurban Bayramı Nasıl Anlatılmalı Ve Aileler Nelere Dikkat Etmeli? , Sevil YAVUZ
  • Anneler, Evliyken Yalnız Çocuk Büyütmeyin.. , Öznur SİMAV
  • Okula Başlarken Hangi Çocuklarda Daha Çok Uyum Sorunları Yaşanabilir , Gönül BAYALTUN
  • Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi , Emine ERASLAN
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi , Emine ERASLAN
  • Teknolojik Cihazlar Çocukları 10 Kat Fazla Olumsuz Etkiliyor! , Sevil YAVUZ
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Sümeyye BÜYÜK
  • Otururken Ayak Pozisyonunun Önemi.. , Öznur SİMAV
  • Çocuğum Benimle Çok İnatlaşıyor… , Esra İNCE
  • Çocuklarda Diş Hekimi Korkusu , Esra İNCE
  • Davranış Bozuklukları: Yalan Söyleme / Kardeş Kıskançlığı , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Saldırganlık , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Mastürbasyon / Yeme Sorunları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Enürezis (Altını Islatma) , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Uyku Bozuklukları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Giriş / Otistik Bozukluk , Emine ERASLAN
  • Çocuklar İçin Spor, Etkinlik Ve Faaliyet Kursları , Emine ERASLAN
  • Başarılı & Başarısız Karne Karşısında Aile Tutumları Ve Yaşam Becerisi.. , Öznur SİMAV
  • Okul Öncesi Eğitimin Amaçları ,kapsamı Ve Tarihsel Gelişimi , Nihal EROĞLU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    18:11
    Top