TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuklarda Konuşma Gecikmesi : EYVAH BEBEĞİM KONUŞMUYOR!

Gökhan KARATEPE Fotoğraf
Pdg.Gökhan KARATEPE
İzmir
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi64 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 20 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 25874,

* Yayın Tarihi : 27-07-2009 - 15:32 (1915 gün önce),

* Ortalama Günde 13.51 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9374 , Kelime Sayısı : 1256 , Boyut : 9.15 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Pdg.Gökhan KARATEPE hakkında söyledikleri:
Özel Eğitim Hizmetlerinin piyasalaştığı,bu alanda herkesin kendini uzman sanarak işin parasal yönünü ön plana çıkardığı bu ortamda,gerçek bir uzman,gerçek bir profesyonel,gerçek bir Özel Eğitim uzmanı arıyorsonuz,"Çocuğum benim bu dünyadaki en büyük hazinemdir"(paha biçilemez)diyorsanız,işte aradığınız ve kapısını güvenle çalabileceğiniz bir isim Gökhan Karatepe.Onu diğer uzmanlardan ayıran en önemli özelliği öncelikle gözlerindeki parıltıda sizin de hemen yakalayabileceğiniz"insan sevgisi"dir.Ve bu sevgiyi tamamlayan diğer unsurlar:Çocuk sevgisi,mesleki etikliği,maddi kazanç kaygısından uzak ... [DEVAMI..]
(Reyhan Fıratoğlu, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 09-06-2009)

Gökhan bey, özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hipeaktivite bozukluğu ve diğer özel eğitim gerektiren bireyler ile ilgili çalışmalarında kendisini fazlasıyla kanıtlamış alanında oldukça yetkin bir meslektaşımdır. Türkiye'de özel eğitim alanı içinde özellikle özel öğrenme güçlüğü ve hiperaktivite alanlarına yönelik olarak çalışma gerçekleştiren nadir özel eğitimcilerden biridir. okul öncesi dönemden başayarak yetişkinlik dönemlerine yönelik olarak da çalışmalar gerçekleştirmekte ve yaptığı çalışmalarda güncel bilgileri takip ederek yeni yaklaşımlara yer vermektedir. çocuğunuz yada kendin... [DEVAMI..]
(mine gür, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 11-04-2009)

Gökhan Beyi bu site sayesinde buldum.2 yaşındaki oğlumun bazı davranışları için mail yoluyla sorular sordum ama cevap alabileceğimi pek beklemiyordum.Yanıldığımı hemen ertesi günü anladım.Gökhan Bey telefonumdan bana ulaşıp bütün sorularımı içtenlikle ve anlayabileceğim şekilde cevapladı.Yüzyüze görüşmemiz olmadı ama ilgisi çok hoşuma gitti buda mesleğine ve insana verdiği önemi gösteriyor bence.Telefonla birkez görüştüğüm icin mesleği yeterliliğiyle veya kişiliğiyle ilgili çok isabetli yorum yapamam ama dediğim gibi mesleğine verdiği değeri ve önemi hissettim buda iyi bir kişilik göstergesi.K... [DEVAMI..]
(YILMAZ Öxx, Danışan, 27-12-2009)

Merhabalar,
Muhtemelen herkes bebeğinde veya çocuğunda yanlış olduğu hareketleri yaptığını gördüğünde telaşa kapılır, sonrada yok değildir deyip geçiştirir.Tekrarladığını gördüğünde de panikleyip bir uzmanın desteğini ister. İşte Bu durumda bir pedagogu arayıp durumumuzu anlatmaya başladığımda görmem gerekir diye hemen muayene adresini verip randevu almamı söylediler önce bir konuşayıp sıkıntısını anlayayım demedi.Ta ki bu siteden keşfedip aradığım Sayın Pedagog Gökhan KARATEPE inanırmısınız dakikalarca dinleyip yardımcı oldu, rahatlamamı sağladı bence iyi bir insan iyi bir pedagog şiddet... [DEVAMI..]

(Ümran Başer, Danışan, 07-05-2009)

Pdg.Gökhan KARATEPE Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Çocuklarda Konuşma Gecikmesi : EYVAH BEBEĞİM KONUŞMUYOR!

Eyvah! Bebeğim konuşmuyor!


Çocuğun dudaklarından çıkacak ilk kelime her anne-babanın büyük merakla beklediği bir andır. O an gelince büyük bir sevinç yaşanır ailede. Ama ya o ilk kelime gelmezse?

Çocuğun dudaklarından çıkacak ilk kelime her anne-babanın büyük merakla beklediği bir andır. O an gelince büyük bir sevinç yaşanır ailede. Ama ya o ilk kelime gelmezse? Çocuğunuzun konuşması gecikirse, akranları cıvıl cıvıl konuşurken sizin çocuğunuz tek kelime dahi etmezse ne olacak? Bu durumda ilk yapmanız gereken şey panik yapmamak, sonrasında ise sabırlı davranarak bu konuyu aşmaya çalışmak olacak. Birçok anne baba, çocuklarının gelişim sürecinin normal devam edip etmediği konusunda merak içindedir. “Acaba çocuğumun kilo alışı normal mi?” ya da “Çocuğumun zihinsel gelişimini nasıl takip ederim” sorusu her anne babanın merak ettiği soruların başında gelir.

Tıpkı bunlar gibi, çocukları bir yaşına gelen her bir anne babanın gözleri, çocuklarının o minik dudaklarından çıkacak ilk kelimelere yoğunlaşır... Acaba çocuğun ilk kelimesi ne olacak... Ya da ne zaman “anne” diyecek veya ne zaman “baba” diyecek? Dudaklardan dökülen ilk kelimeler, anne-babayı büyük heyecana sürükler ve bu sevinç akraba ve dostlarla paylaşılır. “Dün akşam öyle bir tatlı dille ‘anne’ dedi ki anlatamam” diyerek şeker şerbet gibi anlatılır çocuğun ağzından dökülen ilk kelimeler...

Ancak bazı durumlar da vardır ki, zaman ilerler ama çocuğun ağzını bıçak açmaz... Çocuk kimi zaman iki yaşına girmiştir ama henüz iki kelimeyi yan yana getirip bir söz söyleyememiştir. Bu durum doğal olarak anne babayı telaşa sevk eder... “Acaba çocuğun zihninde mi bir anormallik var?” sorusu ilk akla gelen soru olur ya da “İsmini duymadığımız birçok rahatsızlıktan birini mi taşıyor bizim çocuk?” sorusu zihinlerde dolaşır durur...
İşte bu yazımızda, anne babalara çocuklarının konuşma gecikmesinde çözüme rehberlik edecek bir dizi bilgiyi ele almaya çalışacağız.

Konuşma gecikmesi nedir?

Bir çocukta, bir yaşını geçtiği halde konuşma isteği yoksa ve iki yaşını geçtiği halde de konuşma becerisi görülemiyorsa, bu tür çocuklarda “konuşma gecikmesi” ihtimali üzerinde konuşulmaya başlanılabilir.

“İhtimal” diyoruz çünkü her ne kadar çocuklarda belli bir yaşta konuşma becerisi görmek âdet olsa da, bazı durumlarda çocuklar hiçbir sorun olmadığı halde daha ileriki yaşlarda konuşmakta ve dil gelişimi hiçbir sorunla karşılaşmadan devam edip gitmektedir. Örneğin dünyanın en zeki insanı olarak kabul edilen Albert Einstein dokuz yaşında konuşmaya başlamıştır.

Ancak bazı durumlar vardır ki, gecikmiş konuşma birtakım rahatsızlıkların da belirtisi olabilmektedir. Bunların başında çocuğun zihinsel gelişiminin normal bir şekilde devam edip etmemesi ya da duyma engelinin bulunup bulunulmadığının tespit edilmesi gelir.
Çocuklardaki konuşma gecikmesi sadece bu iki faktöre bağlı olarak ortaya çıkmaz, bunlar gibi onlarca faktör çocuğun dil gelişim sürecine tesiri vardır.

Dil gelişimi

Fiziken ve ruhen sağlıklı bir çocuğun dil gelişim sürecinin kendi yaşıtları ile aynı oranda gitmesi beklenir. Ancak çocuğun üzerine tesir eden birtakım faktörler vardır ki, çocuktaki dil gelişimini sekteye uğratabilir. Bunlar;

1- Zekâ Problemi: Konuşma bir beceridir. Bu beceri, ses tellerinin kullanılmasından tutun da, dudak ve damak hareketlerine kadar birçok kasın ve sistemin ortaklaşa ürünü olarak ortaya çıkar. Vücuttaki onlarca ayrı organın aynı anda uyum içinde çalışması ile konuşma fiili gerçekleşir. Bu uyumu gerçekleştiren merkez ise beyindir. Beyin, çocuğun zihinsel gelişimine paralel olarak dil gelişimini de beraberinde sürdürür. Eğer çocuğun zihninde bir gerilik söz konusu olursa, doğal olarak bu konuşma sürecine de yansıyacaktır. Nadir de olsa, böylesi bir ihtimal anne babaları uzmanlarla görüşmeye itmelidir.

2- Sağlık nedenleri: Çocuklar bazen gelişim evrelerinin en önemli dönemecine girdiklerinde ağır ve uzun süreli hastalıklarla karşılaşabilirler. Ağır hastalık çocuğun beslenmesini ve beslenmeye bağlı olarak gelişimini yavaşlatır. Ayrıca, konuşma evresine denk gelen gırtlak iltihabı (larenjit) veya boğaza yerleşmiş çeşitli mikrobik rahatsızlıkların ses telleri üzerinde oluşan yumrucuklar sesin kısık ve boğuk çıkmasına neden olur. Böylesi bir durum ise, çocuğun konuşma isteğini yavaşlatır veya duraksatır.

3- İşitme problemi: Konuşma becerisinin gelişimi duymaya bağlıdır. Çocuk duyduğu kelimeleri taklit eder. Eğer çocuğun gizli bir işitme engeli varsa ve aile bunu vaktinde fark edemez ise bu işitme engeline bağlı olarak çocuğun konuşması da gecikecektir. Yeni doğan her çocuğun mutlak surette işitme testinden geçirilmesi bu açıdan hayati önem taşımaktadır.

4- Sinir ve kas uyumsuzluğu: Dil gelişimi engeli bazen konuşmayı sağlayan kaslar ile o kaslara bağlı sinirler arasındaki uyumsuzluktan da kaynaklanabilir. Örneğin “dil”e bağlı kaslara bağlı olan sinirler beyne gönderdiği sinyalleri vaktinde iletemez ya da beyinden gelen konuşma isteğini sinir sistemi dile vaktinde iletemez. Beyin ile dil arasındaki iletişim sağlıklı çalışmamaktadır. Böylesi bir durum çocuğun geç konuşmasına ya da engelli olarak konuşmasına neden olabilir.

5- Negatif pedagojik atmosfer: Çocukluk döneminde çocuğun maruz kaldığı şiddet, psikolojik baskı, travma, ölüm ve ayrılık gibi negatif pedagojik atmosfer çocuğun konuşma yeteneğini olumsuz yönde etkileyebilir. Böylesi bir duruma maruz kalan çocuk, konuşma kabiliyeti olduğu halde bile bile konuşmamayı tercih edebilir, ya da yaşadığı travmanın çocuğun ruhunda bırakacağı tesirin şiddetine göre çocuğun konuşma yeteneğini zedeleyebilir.

6- Yarık damak, dudak ve ağız yapısı: Çocuğun doğuştan veya sonradan konuşma organlarında meydana gelen fizyolojik bozukluklar çocuğun konuşmasına da tesir oluşturur. Örneğin, bir kaza sonucunda dudağın yarılması halinde çocuğun konuşması gecikebilir. Ya da doğuştan yarık damağa sahip olan bir çocuk da yine konuşma engeli riski taşıyacaktır.

7- Doğum esnasında oluşan komplikasyonlar: Çocuğun doğum esnasında meydana gelen birtakım komplikasyonlar da çocuğun geç konuşmasına neden olabilir. Örneğin çocuğun doğum esnasında beyninde oluşan ufak bir zedelenme geç konuşmaya neden olabilir. Oluşan bu zedelenme çocuğun zihni gelişimine hiçbir engel teşkil etmediği halde sadece konuşmayı geciktirebilir. Örneğin Albert Einstein doğum sırasında beyninde oluşan bir zedelenmeden dolayı 9 yaşına kadar konuşamamıştır. Bütün zihni çok mükemmel çalışan Einstein’in sadece konuşma engeli bulunuyordu ve zaman içinde o engel de aşıldı.

Konuşma Gecikmesinde Aileler ne yapmalı?

Çocuklarında dil gelişimi engeli bulunan anne-babalar mutlak suretle çocuklarına bilinçli bir şekilde yaklaşmalıdırlar. Aksi takdirde kısa süreli bir sorun, anne babanın yanlış tutumu ile uzun ve kalıcı hale dönüşebilir. Bu itibarla kısaca bahsedecek olursak, anne babalar şu hususlara dikkat etmelidir;

1- Çocuk henüz üç yaşına geldiği halde konuşmakta zorluk çekiyorsa, ancak yine de konuşma isteği varsa, anne baba çocuklarını dinlerken çocuğun yanlışlarını dikkate almamalıdır. Çocuğun konuşmalarına gülmemeli, yanlış konuşmayı düzeltmek için programsız bir çaba sarf etmemelidir.

2- Çocuğun konuşma gecikmesini çocuğun yanında konuşmamalı, çocuğun üzerinde ekstra bir psikolojik baskı oluşturacak unsurlardan anne-baba uzak durmalıdır. Konuşma gecikmesinin birçok durumlarda tedavi edilebilir geçici bir sorun olduğu unutulmamalıdır.

3- Konuşma sorunu yaşayan çocukların hırçın ve agresif olması gayet normaldir. Çocuğun hırçınlığını ve agresif tutumunu anlayışla karşılamalı, çocuğun öfkesi şiddet ve baskı ile ezilmemelidir.

4- Konuşma zorluğu çektiği dönemde asla başka çocuklar ile kıyaslanmamalı, motive etmek maksadı ile de olsa iyi konuşan çocuklar örnek gösterilmemeli, konuşmak istemiyorsa çocuk zorlanmamalıdır.

5- Çocuk eksik de olsa, zor da olsa, yanlış da olsa konuşmaya başladığında büyük bir dikkatle ve özen gösterilerek dinlenmelidir. Yaptığı hatalar çocuğun yüzüne vurulmamalı, gerek bakışlarla ve gerekse yüz hareketleri ile çocuk mahcup edilmemelidir.

6- Çocuğun zorlanarak ve eksik de olsa anlattığı şeyleri anlamaya gayret sarf etmeli, mükemmel cümleler ve ifadeler beklenmemeli... Çocuğun sorduğu soru anlaşıldığı kadar cevaplandırılmalı, ısrarla “anlamadım” ya da “bir kere daha tekrar eder misin?” türünden baskıcı yönlendirmelerden kaçınılmalıdır.

7- Çocuğun farklı alanlardaki kabiliyetleri ön plana çıkartılmalı, resim yapması, el işi becerileri geliştirmesi, müzik aleti kullanması gibi sahalara yönlendirilerek çocuğun pozitif enerji taşıması teşvik edilmelidir.

8- Konuşma engeli bulunan çocukların en büyük korkusu anne babalarının sevgisini kaybetme ihtimalidir. Her ne şekilde olursa olsun anne baba çocuklarını sevdiğini ve bu sevginin de karşılıksız olduğu vurgulanmalıdır.

9- Okul çağına geldiği halde çocukta konuşma sorunu devam ediyorsa, okul ve çocuğun öğretmeni ile işbirliği içinde sorun ele alınmalıdır.

10- Konuşma engelinin türü ne olursa olsun, çocuğun “kişiliği” zedelenmediği sürece sorunun çözülebileceği hatırdan çıkartılmamalıdır.

ÖNEMLİ!!!!!
bütün bu süreçler içinde ,ailenin bu konunun uzmanlarınıda sürecin içine dahil ederek(psikolog,pedagog,dil terapisti) daha kontrollü ve sağlıklı bir şekilde hareket etmeleri en doğrusu olacaktır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Çocuklarda Konuşma Gecikmesi : EYVAH BEBEĞİM KONUŞMUYOR!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Pdg.Gökhan KARATEPE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Pdg.Gökhan KARATEPE Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Disleksi Ve Akıcı Okuma
  • Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocuklara Yaklaşım
  • Okuma Yazma Zorlukları
  • Öğrenme Bozukluğu Açısından Günlük Gözlemleri Yorumlamayı Öğrenmek
  • Disleksi(Dyslexia) Meares-Irlen Syndrome Arasındaki İlişki Ve Benzerlikler
  • Gelişimsel Koordinasyon Bozukluğu Ve Dikkat Eksikliği/ Hiperaktivite Bozukluğu – Özel Öğrenme Güçlüğü Arasındaki İlişki
  • Disleksi Ve Tedavi Yaklaşımı
  • Disleksi (Özel Öğrenme Bozukluğu)
  • Kardeş Kıskançlığı
  • Konuşma Engelli Çocuklar - Gecikmiş Konuşma
  • Hiperaktivite (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)
  • Boşanma Ve Çocuk
  • Hiperaktivitede İlaç Mı, Eğitim Mi?
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite
  • Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu-Kgb
  • Özel Öğrenme Güçlüğünün Erken Farkedilmesinin Önemi
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu
  • Disleksi
  • Disleksi - Disgrafi - Diskalküli (Özel Öğrenme Güçlüğü)
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Anne Sütünün Bebek İçin Önemi Nedir , Emine ERGÜN
  • Çocuklara Kurban Bayramı Nasıl Anlatılmalı Ve Aileler Nelere Dikkat Etmeli? , Sevil YAVUZ
  • Anneler, Evliyken Yalnız Çocuk Büyütmeyin.. , Öznur SİMAV
  • Okula Başlarken Hangi Çocuklarda Daha Çok Uyum Sorunları Yaşanabilir , Gönül BAYALTUN
  • Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi , Emine ERASLAN
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi , Emine ERASLAN
  • Teknolojik Cihazlar Çocukları 10 Kat Fazla Olumsuz Etkiliyor! , Sevil YAVUZ
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Sümeyye BÜYÜK
  • Otururken Ayak Pozisyonunun Önemi.. , Öznur SİMAV
  • Çocuğum Benimle Çok İnatlaşıyor… , Esra İNCE
  • Çocuklarda Diş Hekimi Korkusu , Esra İNCE
  • Davranış Bozuklukları: Yalan Söyleme / Kardeş Kıskançlığı , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Saldırganlık , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Mastürbasyon / Yeme Sorunları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Enürezis (Altını Islatma) , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Uyku Bozuklukları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Giriş / Otistik Bozukluk , Emine ERASLAN
  • Çocuklar İçin Spor, Etkinlik Ve Faaliyet Kursları , Emine ERASLAN
  • Başarılı & Başarısız Karne Karşısında Aile Tutumları Ve Yaşam Becerisi.. , Öznur SİMAV
  • Okul Öncesi Eğitimin Amaçları ,kapsamı Ve Tarihsel Gelişimi , Nihal EROĞLU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    02:52
    Top