2007'den Bugüne 92,429 Tavsiye, 28,232 Uzman ve 19,994 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocuklara Yaklaşım
MAKALE #9503 © Yazan Gökhan KARATEPE | Yayın Ağustos 2012 | 8,626 Okuyucu
Akademik alanda kazanılacak beceriler, gündelik hayatta kazanılan becerilerden daha fazla enerji ister. Yapılandırılmış ortamda ardı ardına sıralanan bilgileri öğrenmek ve bu bilgileri saklamak pek çok bilişsel becerinin ortak hareketiyle mümkündür. Ancak; genellikle okullarda verilen eğitimden faydalanmanın öğrencinin kapasitesiyle ilgili olduğu düşünülür. Bu genel yargı nedeniyle akademik alandaki başarısızlık; çocuğun düşük kapasitesi ya da çocuğun çalışma alışkanlığının olmamasıyla açıklanır. Her ne kadar son yıllarda okul başarısızlığına bakış açısında değişiklik olsa da hâla pek çok kişi için bilinmezlerle dolu bir konu olmaya devam etmektedir.

Akıllar karışık


“Öğrenme güçlüğü”, “dikkat eksikliği” gibi kavramlar günlük hayatta çok kullanılmasına rağmen bu kavramların tam olarak ne olduğu, bu özelliklere sahip çocuklara nasıl yardım edileceği konusunda anne-babaların ve pek çok eğitimcinin aklı hâla karışıktır. Bu akıl karışıklığı “öğrenme güçlüğü” ya da “dikkat eksikliği” olan çocukların okul eğitiminden yararlanmalarını engelleyen bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.


Başarısızlığın nedeni bilinmeli


Yeni bir konu olması ve bu alandaki kaynakların yetersizliği nedeniyle pek çok uzman bu alanda etkinlik kitapları oluşturdular ve anne-babalar ile eğitimcilerin kullanımına sundular. Özellikle “dikkat eksikliği” konusunda son birkaç yılda iyi çalışmalar yayınlandı. Bu gelişmeler bu konuya ilgi duyan uzman ve aileleri de mutlu etti; ancak yine de istenilen sonuca ulaşılamadı. Ebeveynler ve eğitimciler çocuğun bu oyunları oynadığında ya da çalışma sayfalarını yaptığında dikkat eksikliğinin azalacağını düşünmektedir. Akademik alanda yaşanan zorlukların tespit edilmesi ve geliştirilmesi sistematik bazı çalışmalar sonucunda elde edilebilir. Tüm bu aşamalar konunun uzmanları tarafından çocukla yapılan çalışmalarla ve çocuğa özel verilen yönlendirmelerle gerçekleştirilebilir. İlk aşama çocuğun okul başarısızlığının nedenleri anlamaktır. Bunun pek çok nedeni olabilir. Bu nedenler genellikle planlama, düşünme becerileri, hafıza ve dikkat alanlarından bir veya birkaçında yaşanan zorluktur.


Dikkat gerektiren teknikler


Bu alanlardan “dikkat” en çok ilgi gösterilendir. Bunun nedeni dikkatin öğrenme süreçlerinde etkisinin büyük olmasıdır. Öğrenmenin her aşamasında dikkat etkin olmalıdır. Dikkatin olmadığı ortamda öğrenme gerçekleşmez ve yetersiz olduğu zamanlarda da hata yapılır. Peki dikkatinin yetersiz olduğu düşünülen ya da dikkat eksikliği tespit edilmiş bir çocuğa nasıl yardım edebiliriz?


Birçok uzman bu konuda dikkat oyunlarını (puzzle, memory gibi…) veya dikkat gerektiren çalışmaların bulunduğu kitapları önerir. Elbette dikkatin yoğunlaştırılmasını öğrenmek için çocuğun yaşına uygun materyal gereklidir. Ancak yalnızca materyale sahip olmak ve bu çalışmaları yapmak her zaman beklenen sonucu vermez. Çünkü yapılan çalışmanın içeriğinden daha çok çocuğa verilen mesajlar önemlidir.


Dikkati güçlendirme amacıyla yapılan her çalışmada çocuğa bazı stratejilerin öğretilmesi gerekir. Bu stratejileri kullanmayı başarabilen çocuk dikkat seviyesini arttırabilir.


Yukarıda kısaca özetlenen nedenlerden dolayı anne-baba ve eğitimcilere dikkati güçlendirmek istediklerinde şu şekilde yaklaşımları sergilemeleri önerilir.


Dikkati geliştirmeye yardımcı stratejiler:


Farkındalık:


Dikkati güçlendirmek istediğimizde seçilecek çalışmaların özelliği basit olmalarıdır. Basit ancak dikkat gösterilmezse asla yapılamayacak çalışmalar en ideal çalışmalardır (sözcük avlama, labirent, farklığı bulma, benzerliği bulma gibi). Çocuk bu tarz materyalle karşılaştığında çalışmanın basit olmasını gülümseyerek karşılar, çoğu kez “bu bebek işi” deyip birkaç dakikada yapar. Çoğunlukla da hata yapar. Çünkü büyük bir özgüvenle acele davranır, muhtemelen hızlı yapmak onun için önemlidir. Aslında çalışmaların başında bu tarz hatalar sevindiricidir. Çünkü çocuğun bu hatalarla yüzleşmesi gelişim göstermeye başlamasının ilk adımıdır. Çocuğun ilk önce neyi düzeltmeye çalıştığını bilmesi sonrasında hangi yöntemleri kullanarak hatalarını düzelteceğini öğrenmesi gerekir.


Dur Düşün Yap:


Dikkat eksikliği olan çocukların genellikle yönergeyi duyar duymaz bir şeyler yapma çabası içinde oldukları gözlemlenir. Ama ne ve nasıl yapmaları gerektiğiyle ilgilenmedikleri görülür ve bu noktada da hatalar yapılmaya başlanır. Bu nedenle çocuklara yönergeyi duyunca hemen harekete geçmemelerini önce durmalarını ve kendilerinden ne istendiği konusunda düşünmelerini daha sonra kendilerinden istenen şeyi yapmak üzere harekete geçmelerini yani yapmalarını istemek gerekmektedir. Aslında çocuğun yapması gereken çalışmada sadece bir yönerge varsa bu yönergeye uygun şekilde çalışma yapmak zor olmaz. Örn: Bu sayfadaki tüm “ba” hecelerini işaretleyin. Eğer yönergede birden fazla yapılması gereken iş varsa hata sayısı artar. Örn: Bu sayfadaki tüm “ba” hecelerini işaretleyin, koyu renkli olanları kırmızı, açık renkle yazılmış olanları mavi renkli kalemle işaretleyin.” Dikkat eksikliği olan çocuk, yönergedeki ilk işi duyduğunda harekete geçer ve hemen yapmaya başlar, bu arada yapacağı işteki detayları kaçırır. Çoğu zaman ne yapması gerektiğini düşünmeye vakit ayırmaz. Bu tarzda yapılan hataların önüne geçmek için çocuğun her çalışmada DUR-DÜŞÜN-YAP stratejisini kullanmayı öğrenmesi gerekir.


Sonuç değil süreç:


Dikkatini toparlamakta zorlanan çocukların çoğu yaptığı çalışmanın sonucuna odaklanırlar. Bu nedenle kendilerine yöneltilen bir sorunun cevabını bir an önce vermek isterler ve çoğu zaman da sorunun detaylarına dikkat etmeyi unuturlar. Yazılması gereken bir sayfa yazının düzeni, okunabilirliği ve hataların olup olmadığıyla ilgilenmez ya da bir matematik probleminin cevabı aceleyle söylenir. Bu iki örnekte de sonuca nasıl gidildiği önemsenmektedir; oysa süreç, sonuçtan daha değerlidir. Bu nedenle tüm çalışmalarda çaba göstermenin önemi üzerinde durulmalıdır. Aceleyle yapılmış, kalitesine önem verilmemiş çalışmalar tamamlanmış kabul edilmemelidir.


Bakmakla görmek aynı şey değildir:


Baktığımız her şeyi görebiliyor muyuz? Bunu anlamanın en kolay yolu baktığımız şeyi gözümüzü kapattığımızda hatırlayıp hatırlayamadığımızı kontrol etmektir. Görsel dikkat okul başarısında en çok üzerinde durulan konulardan biridir. Görsel çalışmalardaki detayları fark edebilen çocuk bu çalışmadan bir yorum çıkartabilir, çalışmaya anlam yükleyebilir. Örneğin sınıfta tahtada yazılı bilgileri deftere doğru geçirmek, kitaptaki bir resimde gördüklerini doğru yorumlayabilmek, hatasız okuyabilmek gibi sınıfta yapılan pek çok çalışmada görsel dikkat ön plandadır. Bu nedenle yapılan çalışmalarda çocuğa bakmakla görmenin arasındaki farkı göstermek gerekir.


Duymakla dinlemek anı şey değildir:


Görsel dikkat becerisinde olduğu gibi duyduğumuz her şeyi de dinlemiş olmadığımızı çocuğa fark ettirmek gerekir. Bulunduğumuz ortamda birçok ses vardır ve bizler bunları duyarız; ancak hangi seslere dikkat edileceği önemlidir. Sınıf ortamında öğretmeninin anlattıklarını duyan; ama yanındaki arkadaşlarının konuşmalarını dinleyen çocuk için sınıfta bulunmanın ya da bulunmamanın farkı yoktur. Çocuğun dinleme becerisini geliştirmek için “yönerge takibi” içeren çalışmalar yapmak uygundur. Dinlediği yönergeden hareketle kendisinden istenileni yapabilmesi bu çalışmanın hedefidir.


Kendine güven:


Sık sık dikkat hataları nedeniyle gerçek kapasitesini gösteremeyen çocuklarda kendine güven azalabilir. Güveni azalan çocuk başkalarının yaptığının doğru olduğuna inanır ve başkalarını taklit ederek sürekli onay almak ister, birkaç defa doğru anlayıp anlamadığını sorar. Bu nedenle tüm dikkat geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda çocuğun güveni tazelenir, kendine inancı artar. Kendine güvenin artmasında çocukla çalışmaları yapan yetişkinin tutumları önemlidir. Küçük başarıları hemen fark etmek, küçük adımlarla ilerlemesi karşısında sabırlı olabilmek, cesaretini arttırabilmek en uygun yaklaşımlardır.


Ders çalışma düzeni ile ilgili yapılması gereken düzenlemeler:


Ev ödevleri yapılırken anne - babanın yaklaşımları sınıf içindeki performansını arttırmada çok etkilidir. Bu detaylar kısaca şu şekilde sıralanabilir:


Ev ödevi çocuğun sorumluluğudur. Çocuk henüz bu sorumluluğu kazanamadıysa bir süre anne - babanın kararlılıkla destek olması gerekir.

Ödevlerin her gün aynı yerde yapılması önemlidir. Bir gün salonda bir gün mutfakta gibi her gün yer değişikliği önerilmez. Çocuğun ders çalışmayı bir alışkanlığa dönüştürebilmesi için aynı yerde çalışmalıdır.
Mutlaka günlük planının olması gerekir. Çocuğun ihtiyacına uygun ve ev düzenine uyan plan çocukla birlikte yapılmalıdır. Planlamada dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar, ödev yapılma zamanının günün sonuna bırakılmaması ve çocuğun çok sevdiği bir faaliyetle çakışmamasıdır. Her çocuğun planı farklıdır. Bazı durumlarda haftanın belirli günleri farklı sıralamalarla planlanabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocuklara Yaklaşım" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Gökhan KARATEPE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Gökhan KARATEPE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gökhan KARATEPE Fotoğraf
Gökhan KARATEPE
İzmir
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi64 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Gökhan KARATEPE'nin Makaleleri
► Öğrenme Güçlüğü Psk.Dnş.Yasemin ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,994 uzman makalesi arasında 'Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocuklara Yaklaşım' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okuma Yazma Zorlukları Aralık 2011
► Kardeş Kıskançlığı Haziran 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:27
Top