2007'den Bugüne 83,890 Tavsiye, 26,327 Uzman ve 18,765 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aile İçi İletişim
MAKALE #4227 © Yazan Uzm.Psk.Bahattin GÖKTAN | Yayın Ocak 2010 | 7,172 Okuyucu
İnsanlar arası iletişim, kişilerin birbirlerine bilinçli veya bilinçsiz olarak iletmek istedikleri duygu ve düşüncelerini aktardıkları bir süreçtir. Bu sürecin başarısı bireyin yaşamındaki mutluluğun temelini oluşturur.
Çocukla iletişim doğduğu günden itibaren onu kucağınıza almanızla başlamıştır. Bu çocuğun kendi ayakları üzerinde durabilmesi, aileyle olan iletişimine bağlıdır. Ailede etkili bir iletişim söz konusu olduğunda çocuğun buna paralel olarak okul başarısı da artacaktır. Herkesin bildiği bir söz vardır: “Eğitim ailede başlar. Her aile başarılı çocuklar yetiştirmek ister” Bunu gerçekleştirmek için çocuğuna her türlü imkanı hazırlar. Ancak unutulmaması gereken bir konu daha vardır ki, o da çocuğun kimlik gelişimidir. Çocuğun içinde bulunduğu dönemi nasıl atlattığı çocuğun hayatta kazanacağı başarıları kadar önemlidir.
Çocuklar ailelerinin birer yansımasıdır, onlar aileyi yansıtır.Kişilik ailedeki bireylerin davranışlarıyla şekillenir.
Ailenin çocuğa verdiği eğitimle çocuğun kişilik yapısı şekillenecek ve aile çocuğa nasıl bir eğitim vermeli? Öncelikle her aile çocuklarını ayrı bir birey olarak görüp kişiliklerine saygı duymalıdır. Bunu yapmak için iletişim çok önemlidir.
Her şeyden önce etkin dinlemenin bilinmesi gerekmektedir. Batılı psikolog Publilus Syrus; “Çocuğuna servet bırakmak isteyen anne-baba, ona iyi dinlemeyi öğretmelidir” diyor.

Başarılı Bir İletişimin Temel Koşulları

Karşımızdaki kişilere saygı duymak, onların varlığını kabul etmek, önemli ve olduklarını hissettirmek. Çocuğumuzu da hangi yaşta olursa olsun onu dinlemeli, söylediklerini duymak istediğimiz mesajını vermeliyiz. Çünkü böylece çocuk değerli olduğu sonucuna varacak, kendine olan güveni artacak dolayısıyla da okulda daha başarılı olacak.
Ø Çocukların duyguları kendi duygularımızdan ne kadar farklı olursa olsun kabul etmek. Duygularının sürekli değil geçici olduğuna inanmak
Ø Çocuğun sorunları olduğunda yanında olmalı, fakat sorunları kendisi çözmesi için onu cesaretlendirmeliyiz.
Ø Bütün insanlarla olduğu gibi; çocuklarla iletişim kurarken de empati kurmalıyız. Böylece bir duygu ortaklığı kurulur, iletişim güçlenir.
Aile içinde kendini tam ifade etme imkanı bulan, dinlenildiğini hisseden bir çocukla bunun tam tersi hiç söz hakkı verilmeyen bir çocuk arasında büyük farklar vardır. Evde değer verildiğini hisseden bir çocuk sınıf içinde doğru-yanlış hiç tereddüt etmeden derslere aktif katılır. Diğer çocukta ise sessizlik hakimdir.
Sürekli nasihat edilen, öğüt verilen çocuk problemleri çözmeyi öğrenemez. Her zaman aileye ihtiyaç duyar. Bağımlı bir kişilik olur. Bu nedenle çocuklarla iletişim kurarken; davranışlar üzerinde en az etki yapan öğüt yerine bir arkadaş gibi konuşmayı denemeliyiz.Çocuğun kendi özüne uygun davranmasına ortam sağlamalıyız. Ancak bu şekilde ruh sağlığı yerinde bireyler yetiştirebiliriz.
Ø İletişim sisteminin temel öğelerinden biri dinlemedir. Çocuğumuzu dinlerken, yalnızca onun söylediklerini değil eli, yüzü, kolu ve bedeniyle de yaptıklarını dikkate almalıyız, bu söz mesajlar onun içinde bulunduğu durum hakkında bize ipucu verir.
Etkin olarak dinlenen çocuk, duygularını ifade etme olanağı bulduğundan “anlaşıldım” duygusunu yaşar ve rahatlar. Bu durum hem çocuğun benlik saygısının artmasına hem de kendisini dinleyen kişiye yakınlık duymasını sağlar. Bu sağlıklı mesaj akışı çocuğun ailesiyle olan dinamik bağını güçlendirir ve iletişimin devamını sağlar.
Etkin dinlemede ebeveyn suskun ve pasif değildir.Tersine çocuğun duygu ve düşünceleriyle ilgili ve onları onaylayan bir görüntü içinde, kendi başına düşünmesine yardım eden kişi rolündedir. Sorumluluk çocuğa bırakılmıştır. Ebeveyn sadece çözüm bulmada yardım eder.
Çocuklar, dinlenmemeleri ve ciddiye alınmamaları konusunda aşırı duyarlıdırlar.Dinlenilmediklerini hemen fark ederler.
Örneğin: Zaman zaman anneme bir şey anlatmak istediğimde, “Anne bir şey söyleyebilir miyim ?” derim. O da “Tabii, söyle” der. Bunun üzerine ben de anlatmak istediğimi anlatırım. Tam bitirdiğimde, bana “Ne söylemiştin?” diye sorar. (12 yaşında bir kız)
Dinlememektense ebeveynin karşıt görüş bildirmesini bile kabullenebilir. Uzun süre dinlenilmeyen çocuklar karşıt savunmaya geçebilirler, işbirliğine yatkın olmaz ve içe kapanık olurlar. Bütün bunlar tabii ki çocuğun sınıf içindeki durumu da etkiler.
Hem derslerdeki başarısını hem de arkadaşları ve öğretmenleriyle olan ilişkisini olumsuz etkiler.

Çocuğunuzla İletişiminize Engeller Nelerdir?

Acaba hangimizin gören bir bakışa, duyan bir kulağa gereksinimi yok? Dr. Pire’nin “İnsanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurarlar.” Sözü günümüzün yoğun temposuna kendini kaptıran insanların (yani bizlerin) arka plana attığı çok önemli bir gereksinimi vurguluyor. Özellikle çocuklarımızla olması gereken yakınlaşma ve iletişim gereksinimi.
Evet, çocuklarımızla iletişimimize engel olan, konuşmalarımızı yüzeysel kılan ve gerçek dinlenmeyi etkileyen tavırlar : Emir vermek, yönlendirmek, uyarmak, gözdağı vermek, ahlak dersi vermek, öğüt vermek, nutuk çekme.

Çocuğumuzun Özgüvenini artırmak İçin Neler Yapabiliriz?

1. Ona sık sık söz hakkı verin
2. Kendini ve duygularını ne düşünüyorsun, nasıl hissediyorsun gibi sözlerle anlamaya çalışın.
3. Onun davranışlarını taktir edin
4. Çocuğunuzu utandırmayın, utandırılan çocuk kendine güvensiz, toplum içinde tepkisiz bir kişi olur.
5. Hata yaptığınızda ondan özür dileyin
6. Çocuğunuza karşı olan davranış ve sözlerinizde tutarlı olun. Ör; Ondan sürekli kitap okumasını istiyorsanız siz de kitap okuyun böylece çocuk sizi model alacaktır.
7. Yaşına uygun görevler verin, sorumluluk duygusu gelişir.
8. Başkalarıyla kıyaslamayın. Bu çocuğu olumsuz motive eder.
9. Ona sık sık sevdiğinizi söyleyin.
10. Onunla değişik konularda sohbet etme ortamı oluşturun.
11. Ondan beklentileriniz çok abartılı olmasın.
12. Aşırı eleştirici ve yargılayıcı olmaktan kaçının
13. Topluluk içerisinde söz almasını teşvik edin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aile İçi İletişim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Bahattin GÖKTAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Bahattin GÖKTAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bahattin GÖKTAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Bahattin GÖKTAN
İstanbul
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi18 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Bahattin GÖKTAN'ın Makaleleri
► Aile İçi İletişim Psk.Ayşe YILMAZ
► Aile İçi İletişim Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
► Aile İçi İletişim Psk.Günay BAYDAROĞULLARI
► Aile İçi İletişim Psk.Dnş.Muharrem KÖSE
► Aile İçi İletişim Psk.Ali BIÇAK
► Aile İçi İletişim Psk.Beyhan BUDAK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,765 uzman makalesi arasında 'Aile İçi İletişim' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuklarda Öfke Yönetimi Aralık 2010
► Evlilik Havuzu Mayıs 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:18
Top