TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Okul Öncesi Eğitimin Önemi

Eylem AYRANCI Fotoğraf
Psk.Eylem AYRANCI
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi30 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 14 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 38795,

* Yayın Tarihi : 09-02-2008 - 10:20 (2259 gün önce),

* Ortalama Günde 17.17 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8229 , Kelime Sayısı : 1028 , Boyut : 8.04 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Eylem AYRANCI hakkında söyledikleri:
Hani denize dalmadan önce aldığınız derin nefes vardır ya; derinlerde kalmanızı sağlayan, işte benim için Eylem Hn. ile paylaşım bu nefes demek.. Kendisini tanıyanlar bunun abartılı bir cümle olmadığını bilirler. Sevgili Eylem Hn. ile ilk olarak oğlumu çalıştığı merkeze götürdüğümde tanıştık. İlk görüşmeden aklımda kalan sakin tavrı ve naiflğiydi. Mesleğinin gerektirdiği mesafede ama ulaşabileceğiniz samimiyet ve sıcaklıkta.. Yaklaşık 1 sene sonra aynı merkezden kendim için destek almaya karar verdiğimde yine Eylem Hn. ile görüştüm. Tamamen yargısız dinledi beni, bu benim için çok değerli ve ... [DEVAMI..]
(F.Y.G., Danışan, 25-02-2014)

2009 yılında evlendiğimde vajinusmus olduğumu öğrendiğimde internet sitesinde Eylem Hanımı buldum Mecidiyeköydeki danışmanlığa eşimle birlikte giderek tedaviye başladım, tam 4. seansta tedavim sonuç verdi, 2 tane kızım oldu.Eylem Hanım tedavi sonuç verdiği an gelmemezlik yapma sonrasında zevk alma problemi yaşayabileceğimi belirtti, bende bir hata yapıp, Eylem Hanımı dinlemedim sonucu alır almaz tedaviyi bıraktım, şuan 5 . yılımdayım 2 kızım var ama cinsellikte zevk alma sorunu yaşıyorum eğer beni tekrar tedavi etmek isterseniz yani geç kalmış sayılmaz isem tedaviye yeniden başlamak istiyorum.... [DEVAMI..]
(AYSEL, Danışan, 29-08-2013)

merhaba, ben eylem hanımla çalıştığı kurumda tanıştım, eşimle 1 yıllık evli olmamıza rağmen bir türlü cinsel anlamda birlikte olamıyorduk, yaşadığımız sorunun vajinismus olduğunu öğrendik ve eşimle birlikte eylem hanımla görüşmeye başladık.. son görüşmemizi bugün tamamladık, bize bu dönemde çok destek oldu, ben eşimle yanlız sorunu çözemeyeceğimize inanıyorduk, bu yüzden bir uzmana başvurmaya karar verdik, doğru bir uzmana başvurmuşuz, buradan eylem hanıma ilgisi ve bu sorunu çözmemize destek olmasından dolayı çok teşekkür ediyoruz..
(SEVDA, Danışan, 11-10-2012)

Psk.Eylem AYRANCI Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Okul Öncesi Eğitimin Önemi

Çocukların, zihinsel, duygusal, sosyal, bedensel gelişiminin %70’i 0-6 yaş arasında tamamlanmaktadır. Okulöncesi dönem alarak adlandırılan 0-6 yaş dönemi, çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu, temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerinin en hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönemdir. Bu süre içeri kazanılan davranış biçimleri, üm yaşam boyunca devam etmektedir. Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Yapılan çalışmalar okul öncesi eğitim alan çocuklarda okula devam oranlarının ve okul başarısının daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Okul öncesi eğitim sosyal ve duygusal gelişimi destekleyerek, yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını ve sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar.

Okulöncesi eğitim, insan gelişiminin en hızlı ve en duyarlı dönemini oluşturur. Yaşamın ilk yıllarında alınan eğitimin ve geçirilen deneyimlerin, ileri yaşlardaki öğrenme yeteneği ve gelecekteki başarı üzerinde de önemli etkileri vardır..

Okul Öncesi Eğitimin Çocuğa Sağladığı Yararlar

Duygusalolarak, kendi işlerini kendisi yapması, sorunları kendisinin halletmesi ve bazı kararları kendisinin vermesi sayesinde kendine güveni yükselir. Düşüncelerini dile getirebilme ve başkalarına iletebilme şansını elde eder. Özgüven bireyin kendisini yetenekli, önemli başarılı ve değerli biri olarak algılama derecesi olarak tanımlanabilir.

Fiziksel olarak kesme, yapıştırma, boyama, kalem kullanma gibi faaliyetlerin düzenli olarak yapılması sonucu ince motor becerileri gelişir Ayrıca koşma, zıplama, fırlatma, tırmanma gibi faaliyetlerle de kaba motor fonksiyonlarınıkullanır ve geliştirir.

Çocukların beslenme ve sağlık durumunda iyileşme görülür.

Zihinselolarak, nesneleri eşleştirme, sınıflandırma, ölçme, gözlem yapma ve fikirler üretme gibi matematik ve bilim becerilerini kazanır. Anaokuluna başlayan çocukların zeka puanlarında yükselme görülür. Kitapları incelemek, boyama ve çizimler yapmak, arkadaşlarına mektup yazmak gibi faaliyetler de dikkat ve konsantrasyonun artmasına ve erken okuma ve yazma yetileriningelişmesine yardımcı olur.

Dikkat eksikliği sorunu ve öğrenme güçlüğü olan çocukların erken farkedilmesi ve okula başlamadan gerekli önlemlerin alınmasını sağlar.

Sosyal olarak, çocuklar oyuncakları paylaşmanın yanında yetişkinin ilgisini, yiyecekleri paylaşmayı ve karşılıklı konuşmayı öğrenirler. Ayrıca yaşıtlarıyla çatışmaları ve ilişkilerde ortaya çıkan sorunları çözümlemeyi ve kendini nasıl ve ne zaman koruyacağını ve diğer çocukların hakkına saygı göstermeyi de öğrenirler. Bütün bunlar çocuğun ileriki yaşamında ortaya çıkan tüm sorunları çözmesine yardımcı olacak problem çözme becerilerinin artmasını sağlar.

Yemek, uyku, tuvalet gibi özbakım becerilerinikazanmak, anne-babadan ayrı kalmak duygusal gelişimine katkıda bulunarak kendine güvenini artırır.

Ebeveyn-çocuk arasında daha güçlü ve olumlu bir ilişki oluşmasını sağlar.

Yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını ve sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar.

Canlandırma, taklit ve hayali oyunlar sayesinde hayal gücü gelişir. Arkadaşları ve öğretmenleri ile konuşmak dil becerilerini geliştirir.

Anaokulu çocuğun yaratıcı yönlerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkarmak açısından da önem taşır.

Bir okul öncesi kurumda belirli zaman dilimi içinde bir sıra düzen izleyen faaliyetler, çocuğun zaman kavramını ve bunun insan yaşamındaki yerini ve önemini öğrenmesine yardımcı olur.

Okul öncesi kurum, öğretmenin denetim ve uyarıları ile çocuklara okludaki eşyaları ve oyuncakları ortaklaşa kullanmayı birbirlerinin sırasını ve hakkını gözetmeyi ve birbirleri için bir şeyler yapabilmayi öğretecek en iyi ortamlardan biridir.

Yemek sırasında arkadaşlarına ekmek servisi yapmanın onların bardaklarına su doldurabilmenin çocuk için zevkli bir uğraş olduğu kadar gelecekteki kuracağı insan ilişkileri için de olumlu bir temel oluşturacağı kuşkusuzdur.

Çocuklar evde yapamadıkları birçok faaliyeti anaokulunda gerçekleştirirken, arkadaşalrı ile konuşarak obların düşüncelerinden haberdar olurlar. kendi görüşlerini ve düşüncelerini rahatça ifade edebilirler. Hatta oynadıkları oyunlarda, gerek evde gerekse okulda yakınları ve arkadaşlarına karşı duygularını ifade etmek fırsatını bularak rahatlarlar.


Tüm bunlar da okula hazır olması ve okul başarısı açısından önem taşır.

Bu nedenlerden dolayı, okul öncesi dönemi çocuğu, annenin çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın anaokuluna başlatılmalıdır.



Okul Öncesi Eğitimine Başlamak İçin En Uygun Yaş Nedir?

Çocuğun dış dünya ile ve okul öncesi eğitim kurumlarıyla tanışma yaşının mümkün olduğu kadar erken olması ilkokula ve yaşama hazırlık için oldukça önemlidir. Ama uzmanlar arasında da anaokuluna başlama yaşı konusunda bir fikir uyuşmazlığı vardır. Kimi uzmanlara göre bu yaş 2-3 yaş iken kimi uzmanlara göre ise 3-4 yaşlarıdır.

Anaokuluna başlatmak için çocuğun gelişim düzeyine bakmak gerekir. Hazır olma yaşı her çocuk için aynı olmamakla birlikte çocuğun anneden ayrı kalmaya alışık olması, ihtiyaçlarını konuşarak veya başka biçimlerde ifade edebilmesi, tuvalet eğitimini kazanmış olması, günlük temizlik alışkanlığını kazanmış olması, basit komutları izleyebilmesi, yürüme ve koşma gibi kaba motor fonksiyonları gelişmiş olması gerekir. Ancak bu sayede çocuk okul ortamına uyum sağlayıp, keyif alabilir, paylaşımda bulunabilir. Çocuk 2 yaşını yeni doldurmasına rağmen bu becerileri kazanmış olabilir yada çocuğun yaşı 4 olmasına rağmen bu becerileri kazanmamış olabilir. Bu anlamda o zaman her aile kendi çocuğunun kapasitesini iyi değerlendirmeli ve ona göre anaokuluna başlama yaşını belirlemelidir. O zaman genel olarak ana okuluna başlama yaşının 2-4 yaş arası olduğunu söyleyebiliriz.


Öneriler

1- Çocuk 3 yaşına geldiğinde sağlıklı eğitim ve gelişimi için bir kurumda okul öncesi eğitim programından yararlanmaya başlamalıdır. Bu eğitime çocuğun bireysel özelliklerine göre, yarım günle başlanabilir. 4-5 yaşlarında tüm güne geçebilir.

2- Okul öncesi eğitim kurumu, çocuk için ailesinden ilk ayrılış olacağı için kuruma alışmakta zorlanabilir. Burada önemli olan çocuğun belli zamanda annesi tarafından ziyaret edileceği ve belli saatte servisi tarafından alınacağı konusunda oluşturulacak güvendir. Bu güvenin oluşturulması için gerektiğinde anneye kademeli uzaklaştırma uygulanabilir. Örneğin birinci mutfakta bekleme, ikinci gün bahçede bekleme, üçüncü gün sadece öğlen yemeğinde görüşme gibi.

3- Çocuğun kurum ortamına alışabilmesi için, aile üyelerinin tümü kararlı olmalı, bu konuda çocuğa ödün vermemelidir. Çünkü anne babasının bu konudaki çelişkili tutumu, gelecekteki okul fobisinin nedeni olabilir. Anne yada büyükanneden gelebilecek bugünlük gitme olu düşüncesini çocuk kullanabilir ve kuralları olan bir kurum yerine kuralları olamayan yada kolay olan aileyi yeğleyebilir. Bu nedenle çocuğun ana okuluna başlamasında zamanlama doğru yapılmalı, alınan karar uygulanmalıdır. Annenin sabahları kurumdan ayrılmasının ardından çocuk sınıfa uyum sağlamışsa okula devamına ısrar edilmeli, tersine çocuğun ağlaması halinde bir uzman görüşüne başvurulmalıdır.

4- Okul öncesi eğitim kurumu, ister çocuk evi olsun, ister anaokulu olsun, çocuğu barındıran değil, eğiten bir kurum olmalıdır. Amaç annenin yokluğunda zamanı geçirmek değil, çocuğun okul öncesi eğitim programından yararlanmasını sağlamaktır. Bu nedenle anne babalar okul seçiminde titiz davranmalı ve kurumun programını, öğretmenini, fiziki koşullarını inceleyerek karar vermelidir.




‘’ Yünlerin beyazlığına boyalarla verilen renk silinmez. Bu yüzden çocuğun ilk yıllarında, henüz tam bir biçim olmamış olan zihnine verilecek bilgilerin ve örnek olacağı kişilerin özenle seçilmesi gerekir.’’
Quintilianus



Psikolog Eylem Ayrancı


Kaynak:
Prof. Dr. Haluk Yavuzer . Çocuk Eğitimi El Kitabı, Remzi Kitapevi, İstanbul, 1997.
Uzm. Psk. Sezai Kalafat. www.psikolojigen.tr
Yörükoğlu A. Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayınları. 2003

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Okul Öncesi Eğitimin Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Eylem AYRANCI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Hayaller Gerçek Olsa , Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU
  • Gençlerde Mutsuzluk: İki Gencecik Kızı Suya İttiler , İzzet GÜLLÜ
  • Erkeklerde Cinsel İsteksizlik Ve İktidarsızlık , İlkten ÇETİN
  • Kadınlar Neden İstemez: Cinsel İsteksizlik - Cinsel Soğukluk , İlkten ÇETİN
  • Çocuk Cinsel İstismarı Ve Önlemler , Bilge AÇIKGÖZ
  • Psikiyatri Cani Ve Sapık Aklama Branşına Dönüşmemelidir , İzzet GÜLLÜ
  • Evlilikte Güven Duygusunun Önemi , Tuğba DEMİRÖZ
  • Sosyal Sermayemiz Var Artık; Psikolojik Akrabalık , İlkten ÇETİN
  • Yeme Bozukluğu Kendine Zarar Vermenin Bir Başka Biçimidir , Fatih SÖNMEZ
  • Liderlerin Psikolojisi Ve Toplumla İlişkileri , Rüveyda ÇELENK YILMAZ
  • Çocuk Ve Gençlerde İnternet Bağımlılığı , Bilge AÇIKGÖZ
  • Okul Öncesi Çocuklarının Oyunu Ve Bilişsel Yetenekleri , Nurhan ÜNDER
  • Çocuk Ve Ergenlerde Karşıt Olma - Karşı Gelme Bozukluğu , Filiz OKUŞ TEZEL
  • Zeka Nedir? , Kamil ERTEKİN
  • Tarih Boyunca Nehirler Dolusu Kan Dökmüş İki Vahşi Tanrı: Tecavüz Ve Ensest , Hatice ZENGEL
  • Var Olma Çabası Olarak “futbol” , Rüveyda ÇELENK YILMAZ
  • Evdeki Huzur, Mutluluk Budur... , Yasemin MERİÇ
  • Selfieden Ruhsal Sorunlara , Dr.Cengiz TÜRKMEN
  • Beyin Gelişimi Ve Davranışlara Etkisi , Mehmet DALKIRAN
  • Futbol Psikolojisi-Psikolojik Arena , Rüveyda ÇELENK YILMAZ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    20:44
    Top