2007'den Bugüne 81,774 Tavsiye, 25,960 Uzman ve 18,161 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Depresyon, Yardım Sunan Uzmanlar ve Bu İşlerin Gözden Kaçan Püf Noktaları
MAKALE #7707 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Kasım 2011 | 3,363 Okuyucu
DEPRESYON, YARDIM SUNAN UZMANLAR VE BU İŞLERİN GÖZDEN KAÇAN PÜF NOKTALARI

Depresyonu gerek anlamada gerekse tedavi etmede psikanalatik, varoluşsal, davranışçı ve bilişsel başta olmak üzere bazı yaklaşımlar mevcuttur. Tüm bu yaklaşımlar yapılması gereken bir işte görünen çözümün tek çözüm yolu ve yöntemi olmadığı gerçeğini teyit eder. Bu ayrımlar depresyonu hastalık yahut normal bir duygu durum tepkisi olarak görme veya depresyonun terapiyle ya da tamamen medikal eksenli bir anlayışla tedavi edilmesi şeklinde de kendisini belli eder.

Esasında yapılan bilimsel araştırmalar depresyon ya da başka bir sorunun sağaltımında kullanılan bu farklı tedavi prosedürlerinin birbirlerine yakın oranda sonuç verdiğini ispat etmiştir. (Smith, Glass ve Miller, 1980; Landman ve Dawes, 1982).

Bahsi edilen tüm bu farklı yöntemlerin aynı sorunlarda benzer sonuçlar doğurması gerçeği esasında sonucu, farklı yöntemlerdeki benzer parametrelerin belirlediği gerçeğini ortaya koymuştur. Bunlar sıradan bir iletişimde de olması gereken "sıcak ilgi, empatik yaklaşım, koşulsuz kabul, yargılamama, ayıplamama, suçlamama, tam bir empati, sabır, sürece aktif katılım, kişiler arası güven ve sıcaklık, rahatlatma, anlama ya da kavrama, duyarsızlaşma" gibi mesleki - tekniksel unsurlar değil; tamamen sanatsal ve insani nitelikli vasıflardır. (Garfield, 1980)

Bu bilimsel sonuç biz meslek elemanlarına bir bakıma, “Yöntemi ve salt yöntem odaklı bir akademik ya da kurs - sertifika eğitimini tabulaştırmayın. Sağaltımın başarısını kesinlikle mekanik / teknik yaklaşıma indirgemeyin. Uygulamanın içine sıcak - insani vasıfları mutlaka katın da, kişilere bir biçimde yardım edin de nasıl ederseniz edin” demektedir.

Oysa ilgili kurslarda, sertifika programlarında, hatta daha uzun bir eğitim süreci olan fakültede psikolojik yardımın sonucunu belirleyen söz konusu sanatsal ve insani vasıfların eğitimi yapılmaz; salt akademik nitelikli kuru bilgi yüklemesi (bazen de nadiren uygulaması) yapılır.

Daha ziyade, hedeflenen sonuçta birinin diğerinden fazla bir farkı olmadığı ortaya konulan yöntemler öğretilir. Sabır, hoşgörü, empati, koşulsuz kabul, aktif dinleme, motivasyon, yardım etme şevki gibi kişisel / sanatsal özellikler takdir edilmelidir ki masa başı bazlı bir bilgi aktarma süreci ile zaten kazandırılamaz. Kaldı ki anılan eğitim programlarında bu hayati vasıfların kazandırılmasına yönelik ne bir kişilik yahut ruh eğitimi vardır ne de bu yönde bir program mevcuttur! Sadece, terapilerde sonucu belirleyen bu asli unsurların her kişide olması temenni edilir, büyük olasılıkla da var olduğu kabul edilir, sonra da tüm bunların üzerinden teğet geçilir, gidilir.

Bu süreçte tamamen, “Depresyon nedir, belirtileri hangileridir, depresyona bilişsel yaklaşımlar şunlardır, depresyonda bilişsel yaklaşım şöyledir” gibi kuru bilgi odaklı bir eğitim, daha doğrusu öğretim verilir. Böylece ortaya, sadece belli bir ya da birkaç tekniği iyi bilmekle ve bunun emaresi sayılan diploma, sertifika, belge, unvan vb kazanımlarıyla sonuca gidebileceğini zanneden yığınla kişi – uzman çıkar. (Kurs yahut belgeye aşırı önem verenler -göz boyama tekniğiyle- işin bu yönlerini, muhtemelen de bu konulardaki yetersiziliklerini ödünleme / telafi etme eğilimi taşıyorlardır)

Oysa bu belgeler teorik ve uygulamaya dayalı teknik bilginin – donanımın varlığını teyit eder; sonucu asıl belirleyen ve yukarıda zikredilen özelliklerin de kazanıldığını gösteren bir gösterge değildir. Böyle olduğu içindir ki her hangi bir bölüme giren o bölümün teorik ağırlıklı sınavlarını verdiği sürece, yani teorik bilgisini kağıda doğru düzgün aktardığı takdirde o bölümden mutlaka mezun olur. Genellikle, sanatsal ve mesleğe yatkınlık vasıfları gelişmemiş olduğu için fakülteyi bitirememiş tek bir kişi bile olmaz.

(Hatta kan görünce bayılan bir hekim adayı bile, çocukluğundan kalma takıntısı yüzünden hasta görünce bir anda nevri dönen bir başkası bile tıp fakültesinden mezun olabilir! Bu durumda, hastayla on dakika oturup konuşunca ruhu daralan bir başkası psikolojiden mezun olmuş çok sayılabilir mi)

Böylece ortaya gündelik yaşamı dedikodu ile dolu, bu nedenle sır tutması yapısal olarak çok zor bir hale gelmiş,

Kendisini fazla sıkıntıya gelemeyecek hale getiren “nazik bir aile içi ortamda” yetişmiş, üst üste 3 görüşme yapınca oflayıp poflayan, böylece sorunun çözümüne aktif bir motivasyonla katılma olasılığı kısa sürede düşen,
“Kitaplarda gördük, empatik olmalıymışız” demekle empatik olunacağını zanneden, oysa bunun zaman içindeki uygulamalar neticesinde kazanılabileceğini, bazılarının ise bunu ömürleri boyunca hiç kazanamayabilecekleri gerçeğini bilmeyen,

“Okuduk o halde = empatik olduk” zanneden,

İnsan psikolojisinde değerlerin de önemli olduğunu ya bilmeyen (pozitif bir bilim olma sevdası yüzünden psikoloji bilimi yıllarca değerler olgusunun önemini yadsımıştır. Oysa değerler algısı, insan psikolojisinde, kişinin uğruna hayatına son verebilecek kadar belirleyicidir) bilse bile kendisinin fazlaca bir değerler dünyası olmadığı için yahut hastasıyla – danışanıyla tamamen zıt bir değerler dünyasına sahip olduğundan bir dezavantaj taşıdığını düşünemeyen, bunun terapi yemeğinin tadını ve tuzunu etkileyebileceği öngörüsünden yoksun, (Söz gelimi kişi, “Dua edince, namaz kılınca rahatlıyorum” der; sırf kendileri bu işlere alerjili olduğundan ve eğitimleri sürecinde önemsenmediğinden pratikte işe yaradığı apaçık bir gerçek olan bu hususları, “Namaz bilimsel değil, önermiyoruz” diyerek yok sayabilir, böylece kişileri mühim bir fayda kaynağından mahrum edebilir. Bu tip kişiler için kişilerin fayda görmesinden ziyade kendi arzu ettikleri şeylerden fayda görmeleri daha önemlidir)

Ruhu kıskançlıkla ve hasetle dolu, bu yüzden karşısına alımlı, zengin yahut yakışıklı / güzel bir kişi geldiğinde aniden inadına (zıt) şeyler söyleme eğilimine giren, iletişimi birden agresifleşen, ona hakkıyla yardım etmeyerek bir bakıma cezalandırma gereği (bilinç dışı olarak. Yoksa bilinçli olarak bunu çok nadir kişi yapar. Lakin insan davranışlarını sadece bilinçli yönleri / itkileri değil; bilinçaltı dürtü ve eğilimleri de belirler, malum.) duyabilen, yani daha kendi patolojisinden kurtulamamış lakin yardımın önündeki bu çok temel handikabı duvarına astığı üç – beş gösterişli belge ile telafi edebileceği vehmine kapılmış,

Çıkar duygusu insan algısından baskın, basit bir danışmanlık gerektirdiği halde "en az 4 seans lazım" diyen yahut çözümü olmayan sorunlar için bile "2 yıl yeterli olur” vs. diyerek sömürmeye açık, bu duygusunu yıllar önce sahip olduğu bir diploma ile çoktan -adeta zemzemle- yıkayarak hallettiğini zanneden,

Velhasılı alan; tıp bile yarı yarıya sanatken hayda hayda öyle olması gereken (zaten öyle de olan) psikolojiyi sanat yönü de olan bir uygulama sahası olarak değil de salt akademik – kuru bilgi işi sanan, sırf bu sebeple başkalarında sadece diploma, belge ararken kendi ruhunun derinliklerinde saklı bu ve benzeri zaafları gizlemeyi başarabilen yığınla uzmanla doludur.

SONUÇ

Psikolog üniversitede ders anlatan bir hocaya değil (hoca olsa ruhundakiler önemli olmayabilir, kafasındaki kuru bilgi kafi olabilir belki), sanayide araba tamir eden bir ustaya benzer.

Ya hepsi aynı sorunu aynı ustalıkla tamir edemez yahut sorunu anlar ama “üstüm başım yağ olmasın, başka müşteri mi yok” diye düşünür, arabanın altına yatmak - uzanmak istemez. Bu durumda kafadaki kuru bilgi -velev ki dahiyane boyutlarda bile olsa- arabanın altına girecek bir acemi çırak kadar bile işlev göremez!

Psikolog
İzzet Güllü

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyon, Yardım Sunan Uzmanlar ve Bu İşlerin Gözden Kaçan Püf Noktaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Aleksitimi Üzerine Bir Gözden Geçirme Uzm.Psk.Dnş.İlker KABA
► Çatışma’ya Bir de (Aslında) Bu Gözden Bakmak Uzm.Psk.Dnş.Erdinç ÇAĞLAYAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,161 uzman makalesi arasında 'Depresyon, Yardım Sunan Uzmanlar ve Bu İşlerin Gözden Kaçan Püf Noktaları' başlığıyla benzeşen toplam 47 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:04
Top