2007'den Bugüne 83,890 Tavsiye, 26,327 Uzman ve 18,765 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bilimde Tarafsızlık : Bilim Tarafsız Olabilir Mi
MAKALE #7747 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Kasım 2011 | 7,343 Okuyucu
BİLİM TARAFSIZ OLABİLİR Mİ

Hayır!

Çünkü bilimi insan yapar. Ve insan asla yüzde yüz tarafsız olamaz. İnsan unsuru olmasaydı, bilimi bilim kendisi yapsaydı kuşkusuz ki bu mümkün olabilirdi. O halde, “Bilim objektiftir” demek bilimin ali hatırına onu yapan ve bir yığın yanılgılarla dolu olabilen insan gerçeğini es geçmek demek olur.

“Bilim objektifliği” derken genelde olması gereken kastedilir, ancak bu tabir nedense hep “bilim yüzde yüz tarafsızdır” gibi algılanır. O sebeple bilim adamları konuşurken yahut bir psikolog terapi yaparken ya da yazı yazarken azıcık dahi olsa dini bir bakış açısı taşıyan içeriklere yer verse hemen garipsenir, "Buna ne gerek var ki, hem bu doğru mu ki" denilir. Bu düşünce esasında koyu bir (algısal) taassubun ürünüdür. Dolayısı ile de bir gerçeği değil; yıllar içinde ezberletilmiş bir düşünceyi yansıtır.

Hemen belirteyim ki psikolog ya da değil, insan olan hiç bir kimsenin psikolojik dünyası inanç olgusundan ve ona dair algılamalardan uzak değildir. Hele de içinde yaşadığı toplumun kahır ekserisinin inancından!

ORTAK BİR DURUMA VERİLEN İNANÇ ODAKLI İKİ FARKLI TEPKİ

Kaldı ki sadece inanmak değil; inanmamak da bir çeşit inanç biçimidir aslında. Evet inanmamak da bir inanç çeşididir. Biri bir şeylerin varlığına, diğeri de o şeylerin var olmadığına inanmaktır. Görülüyor ki her ikisi de özünde inanç odaklı, inanma yahut inanmama eksenli bir tepkiyi barındırır.

"SENİN İNANÇ TARAFSIZLIĞI BOZAR, AMA BENİMKİ BOZMAZ" KURNAZLIĞI

Öyleyse bu konulara "inanç işini sokmamak" aslında işin içine "inanmama inancını sokmak" anlamına gelmiş olmuyor mu! Daha doğru bir ifadeyle bir meseleye inanç odaklı da baksak inanç odaklı olmamaya çalışarak da baksak sonuçta her ikisinde de yine inanç eksenli bakmış olmuyor muyuz!

"Bilimsel içerikli bir alana inanç işini sokma" diyenler esasında sinsi bir kurnazlıkla, "İnanmama yahut inanca lakaytlık inancını sok sadece işin içine, yani bizim inandığımız şeyi..." demeye çalışmaktadırlar bir bakıma.

İŞE SADECE “İNANMA İNANCINI” KATMAMAK TARAFSIZLIK DEĞİLDİR

Bu hatalı algı kanımca inancı sadece inanmak olarak anlamanın ürünüdür. Oysa inanç sadece inanma işi değildir dedim. Anlaşıldığı üzere inanmamak da bir tür inançtır. Öyleyse, "İnanma inancına" bilim namına uzak durunca "inançsızlık inancına" aynı bilim adına yakın durulmuş olmuyor mudur, bu büyük bir çelişki ve çifte standart değil midir?

Bu konuda üçüncü bir yol var mıdır, burada mantıktaki "üçüncü halin imkansızlığı" prensibi geçerli değil midir?



HER İKİSİ DE İNANÇ. MESELE HANGİSİNİ SEÇTİĞİNİZE KALIYOR

Dolayısı ile, her halükarda işin içine inanç girdiğine ya da gireceğine göre bunlardan inanç - inanma odaklı olanını tercih etmek, o bakış açısını taşıyan mesleki yaklaşımlarda bulunmak veya yazılar kaleme almak, bir biçimde bunlara da (en azından kısmen yahut yeri geldiğinde) yer vermek hiç de yanlış olmasa gerektir. Tabi ki bilimsel bilgilerin ve verilerin gösterdiği ana yörüngeden çıkmamak şartıyla.

BIRAKALIM ALANDAKİ UYGULAMA İŞİNİ.
ASIL OLMASI GEREKEN BİLİMDE BİLE TARAFSIZLIK YOKTUR

İnsan varsa inancı, inanma yahut inanmama inancı olacaktır. İnancı varsa kişinin yaptığı iş bundan bir biçimde etkilenecektir. Elbette at sahibinin varlık tasavvuruna göre kişneyecektir. Aksi eşyanın tabiatına aykırı olacaktır.

Bugün, “İnancı bilime alet etme" diyen nice bilim adamı önce bunu bizzat kendileri yapmaktadırlar. Çünkü önce ateist olmakta, sonra bu inanç felsefesi üzerinde bilim yapmaktadırlar. Önce bilim yapıyor, bilimin zorunlu bir sonucu olarak ateist oluyor değillerdir yani.

Öyle olmasaydı tamamen bilimin objektifliğiyle hareket etselerdi elde edilen bulgular bir yaratıcıyı gösterdiğinde, yahut bu olasılığı yüzde yüz dışlamadığında "bilim bizi bu noktaya götürdü, eli mahkum inanmak zorundayız" ya da "henüz kesin bir şey yok, dolayısı ile böyle de bir olasılık var, tercih sizin" diyebilirlerdi. Ama böyle diyemiyorlar.

Sık sık, "Yaratıcı demek bilime uygun düşmeyeceğinden…"şeklinde konuşuyor, baştan bu sonuca varılmayacağını şart koşuyorlar, körü körüne diğer seçenek üzerinde durabiliyorlar. Sonra da bunun adına "objektif bilim, bilim tarafsızlığı" diyebiliyorlar. Mesela evrim teorisi ve yaratılışçılık akımı meselesinde. Hatta yaratılışçılık inancını kanun eliyle yasaklatmaya bile kalkışabiliyorlar. Evet, "bilim" adına.

Oysa tarafsız bilim yapmak; yola şart koşmadan çıkmayı, verilerin gösterdiği yolda yürümeyi, sadece bulguların işaret ettiği yere ulaşmak için çalışmayı gerektirir. Varınca da bunu bilim adına hiç tereddüt etmeden kabul etmeyi tabi.

Yoksa inançtan arınmış bir bilimsel tarafsızlık, "Bak baştan anlaşalım, sonuç şu olursa kabul etmeyiz ha ona göre" demek, gerçeği bulmak için değil de önceden kabul edilmiş bir postulayı (ne pahasına olursa olsun) doğrulamak için yola çıkma "çocuksu tutarsızlığı" değildir.

Diğer bir anlatımla bilim ulaştığı verilerle bir yaratıcıya götürse bile "bilim tarafsız olmalı" diyerek bu gerçeği dışlayan bilim adamlarının çoğu, "Biz bunu kabul etmiyoruz, zaten baştan reddediyoruz bu sonucu, gerçekleri yok saymak pahasına diğer seçeneği, yani kendi varlık tasavvurumuzu, kendi inançsızlık inancımızı bilim adına savunma bağnazlığına devam ediyoruz" diyebilmektedirler.

Bir bakıma, "Sizinki gibi ‘inanma inancıyla’ bilim olmaz, gelin bizimki gibi ‘inanmama inancıyla’ bilim yapın ki objektif olsun" deme sinsi uyanıklığını göstermektedirler Bunu bize yıllardır "bilimsel tarafsızlık" diye yutturmaktadırlar. Hem de gözümüzün içine baka baka!

Psikolog
İzzet Güllü

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bilimde Tarafsızlık : Bilim Tarafsız Olabilir Mi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Psikoloji ve Bilim Psk.Serpil KIZILTAŞ GÜNYÜZ
► Çarpık Bilim Psk.Üstün ÖNGEL
► Sosyal Fobiniz Olabilir mi? Psk.Gizem HÜNERLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,765 uzman makalesi arasında 'Bilimde Tarafsızlık : Bilim Tarafsız Olabilir Mi' başlığıyla benzeşen toplam 44 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:30
Top