2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Meslek Etiği: Mesleki Namus Bağlamında Dört Grup Meslek Erbabı
MAKALE #8825 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Nisan 2012 | 4,244 Okuyucu
MESLEK ETİĞİ: MESLEKİ NAMUS BAĞLAMINDA DÖRT GRUP MESLEK ERBABI

Eğitimli ve meslek ahlakına sahip olanlar

Eğitimli ancak meslek ahlakına sahip olmayanlar

Eğitimsiz ve meslek ahlakına sahip olanlar

Hem eğitimsiz ve hem de meslek ahlakına sahip olmayanlar

Herhangi bir meslek erbabının muhatap oldukları kişileri etkilemesi bakımından içinde bulunabilecekleri dört temel pozisyon türü bunlardır. Ve zannedildiği üzere kişilere en çok zararı üçüncü ve dördüncü maddedekiler değil; ikinci maddedekiler verir. Çünkü üçüncü maddedekiler meslek ahlakına sahip oldukları için bilmediklerini bilir, bu yönlerini en azından tehlikeli olacak iş ve durumlarda kullanmazlar. “Kardeş sana gereken bu ancak o konuda benim fazla bir bilgim yok, seni şuraya yönlendireyim” derler.

Aynı şekilde dördüncü maddedekiler de fazla tehlikeli olmaz, çünkü hem kel hem de fodul oldukları için bunları kolayca tespit etmek, dolayısı ile de zararından korunmak mümkündür. Ancak ikinci maddedekileri öne çıkan mesleki eğitimleri yüzünden fark edebilmek, haliyle de tedbir alıp korunabilmek hiç de kolay bir şey değildir.

EĞİTİMLİ VE MESLEK NAMUSUNA SAHİP OLANLAR

Bunlar mesleki açıdan donanımlı, ahlaki bakımdan da son derece namusludurlar. Para için mesleklerini satmazlar. Hatta önemli bir bölümü bunu esrar ve eroin satmakla eş değer görürler. Bu yönde bir durumla yahut teklifle karşılaştıklarında bunu kişiliklerine yapılmış en soysuz saldırı olarak kabul eder, adeta deliye dönerler. Bunlar paranın her şeyi satın alamadığı gerçeğini kavramış basiret sahibi kişilerdir. Bu sebeple şu gelip geçici dünya uğruna, yani iki tabak yemek için kimseyi zehirlemem, çünkü böyle bir vebali taşıyamam düşüncesine sahiptirler. Bu kişilerin yardımları, teşhisleri, tedavileri doktorsa da psikolog ise de son derece isabetli olur.

EĞİTİMLİ ANCAK MESLEK AHLAKINDAN YOKSUN KİŞİLER

Bunlar meslek ve unvan postu altına ahlaksızlıklarını gizlemiş yaban kurtlarıdır. En tehlikeli gruptur. Çünkü unvan adında ışıltılı postları vardır ve bu kendilerini son derece çekici kılar. Bu kişiler her yerde bu postları ile dolaştıkları için pek tanınmazlar. Bunlar zaten ye kürküm ye devrinde yaşadıkları için postları ile her türlü yabani hareketlerini saklamayı başarabilirler. Bu kişiler sahip oldukları mesleği hizmet için nimet vesilesi olarak değil; zenginleşme aracı olarak algılarlar. Bunu en doğal hakları olarak görürler.

Bu kişiler şayet doktorsalar ya her soruna hastalıkmış gibi yaklaşırlar ya da gereksiz yere ilaç yazarlar. Böylece hem kişilerin böbrek ve karaciğer fonskiyonlarını riske atarlar hem de devlet bütçesini keyfice telef ederler.

Ciddi bir sorun olmadığı, haliyle kontrol gerekmediği halde on beş gün sonra kontrole gel diyebilirler. Hastalarını doku ve organ yığını olarak görürler, tedavide psikolojinin önemini göz ardı ederler. O sebeple gerekli ruh yatıştırıcı izahları hiç bir zaman yapmazlar. Mesela yukarıda ışığa tutarak filme bakarken, “Hayret, tuhaf, kötü” dercesine bir yüz ifadesi takınır, ama size, “Hayırdır doktor bey, lütfen söyleyin, kötü bir şey mi var...” demenize fırsat vermezler, çok acil bir durum varmışçasına hemen kaleme sarılırlar. Böylece kağıdınıza sizi iyi edecek bir şeyler yazarken ruhunuzun derinliklerine sizi daha beter hasta edecek bir şüphenin tohumlarını ekerler.

(Herhangi bir memurun aldığı en ufak hediyeye rüşvet denilirken birilerininkine eşantiyon diyerek herkesi kör, alemi de sersem zannedenler bu yazıdaki anlatımı ağır bulabilirler ancak sağlık gibi en hayati meseleye bahsettiğim şekilde yaklaşanlar için kanaatimce bu izahlar / tanımlamalar hafif bile kalır)

Psikolog iseler ve kamuda çalışıyorlarsa terapi lazım geleni on beş yirmi dakikalık bir danışmanlıkla geçiştirirler. Özelde çalışanları da tam tersi danışmanlık gereken basit durumları bile uzun süreli terapi vakaları olarak görürler. Çünkü birincisinin karı danışmanlıkta, diğerinin ki ise daha uzun süreli olduğu için terapide yatar. Görüldüğü üzere bir uygulamada sonucu sadece mesleki bilgi ve unvan meselesi değil; mesleki ahlak (namus) anlayışı belirlemektedir.

Memur iseler şayet tek işleri olan bir kaşe basmayı bile büyük bir marifet sayar, sizin de bu işi marifet olarak görmeniz için ellerinden geleni ardlarına koymazlar. Söz gelimi ilgili nesneyi ellerine alırlar ancak basmamak için bahaneler arar dururlar. Mesela mührü tam ellerine alınca ya yandakine soru soracakları tutar yahut birilerine mırıldanarak sesli tepki verme, kendileri çok düzgün kişiler ancak çevredeki yanlışlardan bıkmış kültürüne sahip memurlarmış triplerine geçerler. Sizi karşılarında üç – beş dakika dimdik bekletmeyince egoları asla doymaz, ruhları bir türlü teskin olmaz.

Bunlar genellikle işe girmek için takla atarlar, el ayak öperler. Lakin herhangi bir işe kapağı attıktan sonra bir anda çağdaş Nemrut kesilirler, adeta Firavun’a rahmet okuturlar. Görevleriyle birlikte kendilerini abartır, vazifelerini milletin tepesinde tıpkı bir kılıç gibi kullanırlar. Kimi vatandaşı tersler, kimi boş yere işini yokuşa sürer, kimi karşısında hayvan varmışçasına ilgisiz ve özensiz cevap verir, kimi de hiçbir şey yapamasa masumane bahanelere sığınarak tembelliklerine mazeret ararlar. Kurnaz geçinen ancak özünde budala tıynetli olan bu “istilacı” kişiler çalışmayı değil, boş boş oturmayı meziyet olarak görürler. Konu açıldığında, “İşim tıkırında, akşama dek oturuyorum” diyerek konuşurlar. Böylece zamanla ruhlarını nasır, kişiliklerini yosun bağlar. Sonra da bu hal ve vaziyetleri hem evdeki zavallı aile fertlerini hem de yaşadıkları çevredeki şansız kişileri dağlar.

Bu kişiler cebe giren her şeyi kar zannetme yanılgısı içindedirler. Oysa cebe giren her şey kar olmadığı gibi cebe girmeyen her nesne de büyük bir zarar demek değildir. Bu kişilerin çoğu yaşamı paraya indirgedikleri, bunu da haram helal demeden yaptıkları için ya çocuklarından, ya eşlerinden, ya çevrelerinden yahut psikolojilerinden çekerler ama bunun asıl nedenini hiçbir zaman tam olarak kavrayamazlar. Sonunda binlerce insanın ahını yüklenerek şu yalan dünyadan çoğu kişi gibi nasipsizce göçüp giderler. Arkalarında gök kubbede hoş bir seda değil; sadece mal, mülk ve gayri menkul bırakarak! Bıraktıkları malı ya damatları ya çocukları kısa sürede, “Biraz daha uğraşsaydı iki yazlık yapabilirdi” sızlanmasıyla bölüşürler, aynı hataya onlar da babalarının kaldığı yerden devam edip giderler. Çünkü babalarından öyle görmüşlerdir.

EĞİTİMSİZ LAKİN MESLEK AHLAKINA SAHİP OLANLAR

Bunlar eğitim almış lakin bu eğitimleri sınırlı kalmış ya da kendilerini özel bir gayretle fazlaca geliştirmemiş kişilerdir. Ancak bu kişiler son derece gelişmiş bir meslek namusuna sahiptirler. Zarar vermekten şiddetli bir korku duyarlar. Bunun sadece hukuki yönünden değil; vebal boyutundan da çok çekinirler. Bildikleri kadarıyla yardımcı olmaya uğraşır, bilmedikleri noktada gocunmaz, hemen doğru kaynağa yönlendirirler.

“Azıcık aşım, ağrısız başım” felsefesine göre yaşarlar. “Allah dağına göre kar verir” sözündeki hakikate uygun olarak çoğunun çocukları hayırlı çıkar, babalarından daha ilerilere giderler. Eşleri de genellikle iyi huylu, uysal tabiatlı, geçimli kişiler olur. İlahi adalet onların cebine vermediklerini yaşamlarının diğer ceplerine koyarak ödüllendirir. Böylece birilerinin parayla, servetle bile sahip olamadıkları şeylere onlar parasız pulsuz, daha az bedelle sahip olmuş olurlar.

Yukarıdakiler bankadaki yığınla paralarına rağmen eşlerinin asi bir çıkışı yahut çocuklarının züppe bir tepkisiyle adeta doğdukları güne lanet okurken onlar hanımlarıyla gülerek şakalaşırlar; belki eti az ancak biber ve patatesi bol pikniklerine gider, akşam üstü evlerine neşe içinde geri dönerler. Üst gruptakiler tek sermayeleri dün ve bugün olduğu için gün be gün yaşlandıkça deliye dönerken bunlar yaşlılığa huzur içinde kol kanat açarlar.

HEM EĞİTİMSİZ HEM İNSANLIK NAMUSUNDAN YOKSUN OLANLAR

Bunlar hem kel hem foduldurlar. O sebeple ya kellikleri ile yahut fodulluklarıyla, çoğu zaman da bu iki yönleriyle ama mutlaka kendilerini açık açık belli ederler. Dolayısı ile dışarıdan bakınca en tehlikeli kişiler gibi görünseler de öyle değildir, çünkü bunlara karşı mesafeli durmak kolaydır. Eğitimsiz oldukları için bilmezler, namussuz oldukları için de bilmediklerini bilmezler, ancak bilmiş bir züppe tavırla ortalıkta gezinip dururlar. Bunlar aslında tüm bu halleriyle iyiliğin önemini, okumanın faziletini vs. hatırlatarak topluma iyilik bile ederler. Kanaatimce bu gruptakiler sözünü ettiğim yönleri nedeniyle eğitimli ancak meslek ahlakından yoksun kişilerden kıyas kabul etmez derecede hayırlı kişilerdir.

Psikolog
İzzet Güllü

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Meslek Etiği: Mesleki Namus Bağlamında Dört Grup Meslek Erbabı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Meslek Seçimi Psk.Bengü TOROSLUOĞLU
► Çocuklar ve Meslek Seçimi Psk.Serap DUYGULU
► Meslek Seçimi İçin Öneriler Psk.Dnş.Hasan Ali GÖNCÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'Meslek Etiği: Mesleki Namus Bağlamında Dört Grup Meslek Erbabı' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:13
Top