2007'den Bugüne 88,387 Tavsiye, 27,365 Uzman ve 19,483 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bazılarımız Daha Kaygılı, Bazılarımız Daha Öfkeli ve Bazılarımız Daha Üzgün
MAKALE #14952 © Yazan Psk.Emir Emre DOĞAN | Yayın Haziran 2015 | 3,075 Okuyucu
Son nefeslerini vermek üzere olan insanları evlerinde ziyaret edip bakımlarını üstlenen Avustralyalı yazar Bronnie Ware, 'Ölmek Üzere Olanların En Yaygın 5 Pişmanlığı' adlı bir kitap yayımladı.

Peki, bu 5 pişmanlık neydi?

1- Başkalarının benden bekledikleri yerine keşke kendi istediğim hayatı yaşayacak cesaretim olsaydı.
2- Keşke bu kadar çok çalışmasaydım.
3- Keşke duygularımı açıklayacak cesaretim olsaydı.
4- Keşke arkadaşlarımla ilişkimi kesmeseydim.
5- Keşke daha mutlu olmama izin verseydim.

Bu pişmanlıkları okumak bende bir yazı yazma düşüncesi yarattı.

Yazımıza bir soru ile başlayalım..

Neden bazılarımız daha kaygılı, bazılarımız daha öfkeli ve bazılarımız daha üzgün..

Aslında bunu belirleyen üç ana kaynak var.

1. Genler.. Daha rahat, daha tedirgin, öfkeye eğilimli olmamıza neden olan doğuştan gelen özelliklerimiz..

2. İlk olarak aile içi etkileşim, sonrasında okul, sosyal çevre ve medyada rol model alınan kişiler.. Ve bu kişilerle etkileşim sonucunda doğruluğu sorgulanmadan kabul edilip benimsenen düşünceler, davranışlar..

3. Yaşanılan olaylar ve bu olayların bizde yarattığı öğrenmeler..

Örneklerle detaylandıralım..

1. Örneğin Ali doğuştan gelen bir özelliğe sahip ve dünyaya kaygı bozukluğu geliştirmeye yatkın olarak geliyor.

Bu maddede kendisini görenler için ilk iyi haber: Genler bütünüyle belirleyici değil.. İkinci iyi haber genetik özelliklerimizin varettiği biyokimyasal yapımız Psikiyatri alanının geliştirdiği ilaçlarla yeniden düzenlenebiliyor. Psikiyatristlerden alınan yardım sonucunda, beyinde salgılanan serotonin, dopamin, endorfin gibi maddelerin gerekli ise uzmanlar tarafından verilen ilaçlarla düzenlenmesi ve salgılanmalarının sağlıklı hale getirilmesi çoğu zaman mümkün.

2. Çocuklar için ilk rol model anne baba.. Çocuklar iyi bir gözlemcidir ve anne babalarını gözlemlerler. Yola çıkarken kaygılı olan bir annenin çocuğu yola çıkarken kaygılı olmayı, duygularını bastırmayı öğrenen bir babanın çocuğu duygularını bastırmayı, hakkını aramayan bir anne babanın çocuğu hakkını aramamayı öğrenir. Anne babasını gözlemleyerek elde ettiği bilgileri sorgulamadan doğru kabul eder ve benimser.

Bu maddede kendisini görenler için iyi haber şu: Kişinin yaşamını zorlaştıran ve ruh sağlığını olumsuz etkileyen ve bir zamanlar sorgulamadan zihnine yerleştirdiği sağlıksız ve işlevsiz öğrenmeler yeniden öğrenilebilir. Örneğin, düşünce ve duygularını bastırmanın doğru olmadığını ve bunun yaşamını zorlaştırdığını farkeden bir kişi, (gerekirse Psikologlardan da yardım alarak) başkalarıyla daha sağlıklı ve açık iletişim kurar hale gelebilir.

3. Yaşanılan olaylar.. Örneğin hakkını aradığında anne babası tarafından azarlanan bir çocuğu ele alalım.

Bir arkadaşı saçını çekmiştir ve hatta kolu morarmıştır. Anne babasına gider ve bunu söyler. Anne baba durumu anlamaya çalışmak ve ona nasıl destek olabileceklerini, olayın tekrarlamaması için neler yapabileceklerini düşünmek yerine ona kızarlar..

Varlıklarına ve sevgilerine en çok ihtiyaç duyduğu anne babası bu çocuğa kızmıştır. Hak aramak çocuk için artık kötü bir şeydir ve hatta hak aramaya devam ederse anne babasını kaybedebilir. (çocuk zihni böyle çalışır) Bu durumda çocuk susmayı öğrenir. Haklı olduğunda dahi susması gerektiği inancı zihnine yerleşmiştir ve psikolojisini olumsuz etkilemektedir.

Bu maddede kendisini görenler için de bir iyi haberimiz var.

Konu, hakkını aramak, başkalarının beklentilerini ne pahasına olursa olsun karşılamak zorunda olmak ya da hayır diyememek olabilir. Kişi eğer bu özelliklerinin farkına varırsa ve yaşamını olumsuz etkilediğini görürse, yeni öğrenmeler gerçekleştirebilir. (Hak aramak benim hakkım ve bunu yapabilirim, hayır demek istediğimde hayır demek daha dürüstçe ve hayır diyebilirim, herkesin her beklentisini her koşulda karşılamak zorunda değilim vb..)

Emir Emre Doğan
Psikolog ve Aile Danışmanı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bazılarımız Daha Kaygılı, Bazılarımız Daha Öfkeli ve Bazılarımız Daha Üzgün" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Emir Emre DOĞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Emir Emre DOĞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Emir Emre DOĞAN'ın Makaleleri
► Daha Fazlası Olmak Psk.Emre ŞENGÜR
► Anksiyete: Kaygıdan Daha Fazlası Psk.Ilgın ARPACI
► Daha Mutlu Bir Yaşam İçin Psk.Rumeysa GÜNAY
► Ofiste Daha Parlak Bir Yaşam Psk.Sümeyye ARSLAN
► Sizi Daha Mutsuz Yapan Kim? Psk.Emir Emre DOĞAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,483 uzman makalesi arasında 'Bazılarımız Daha Kaygılı, Bazılarımız Daha Öfkeli ve Bazılarımız Daha Üzgün' başlığıyla benzeşen toplam 47 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Görünmeyen Zincirler Temmuz 2013
► Sizi Daha Mutsuz Yapan Kim? Aralık 2008
► Psikoterapi Nedir? Aralık 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:59
Top