2007'den Bugüne 87,438 Tavsiye, 27,085 Uzman ve 19,340 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Şizoid Dilemma
MAKALE #14997 © Yazan Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN | Yayın Temmuz 2015 | 4,181 Okuyucu
Elde yok sıfır

Şizoid dilemma (ikilem), bana hep rotaları sıfır noktasına bakan ama bu nokta ile de kendi arasındaki mesafeyi tam olarak kestiremediğinden bir ileri bir geri sürekli -1 +1 mesafesinde seyir eden yalnız gemileri anımsatır.

Uzaklaştığında ve kendini güvenli hissettiği yerlerde mutludur. Bunun sebebi duygularını salıvermekten korkuyor olmasıdır. Hayatını içerideki fantezi dünyasında yaşayan şizoid kişi; bu sayede dış dünyadaki istenmeyen durumlardan korunur… Rekabeti sevmez, kapalı perdeler, genelde yalnız bir yaşam tam da onlara göredir. Çok ilkel düzeyde olanlar evlenemez, yakın ilişkilere giremezler, daha yüksek düzeyde ki şizoid kişilikler evlenebilir ve yakın dostları olabilir hatta aralarında iş adamı avukat doktor vs. gibi işlerinde çok başarılı bireyler de olabilir. Bu nedenle hep kişinin intrapisişik (içsel-ruhsal) yaşamına bakmak gerekir ki terapistin görevi de budur. O görünen değil görünmeyen gerçekliği arar. Dış dünya da neşeli ya da uyumlu gibi görünen bazılarımızın aslında gizli şizoid olabileceklerini aklında tutar. Kişinin neyi yaptığından çok neden yaptığı ve ne hissettiği önem arz eder.

Onlar fantezi dünyasının kralları ve kraliçeleridir. Her şeyi fantezi de yaşamanın rahatlığı için de sevdalarını dahi platonik olarak kendi içlerinde yaşayabilirler. Çok uzaklaşmadan ve çok yakınlaşmadan herkese aynı mesafede yaşama eğilimindedirler. Kendi dünyalarına kimseyi tamamen alamazlar, eğer alırlarsa diğer kişi tarafından yutulma korkuları onları mahveden bir süreç başlatır.

Tamamen uzaklaştıkları zaman ise kaybolmak-yok olmak korkuları ile karşı karşıya kalırlar. Uzayda yüzen bir astronotun kapsülüne bağlandığı ipten salıverilmesi gibi bir duygu bütün bedenlerini kaplar. Tam da bu durumda geri adım atarak nesneye (kişiye) yaklaşmaya gerek duyarlar lakin mesafeyi ayarlamak kaydı ile… Fazla yaklaşmadan, duygularını salıvermeden ve karşı tarafın da duygularını salıvermesinden hep korkarak… Bu yüzden de her zaman duvarları vardır. Kimilerinin camdan ince ya da kalın, kimilerinin tuğladan ama mutlaka duvarları vardır.

Gerçekle nasıl başa çıkabilecekleri onlara öğretilmemiştir, kontrolü kaybetmek diğer dünya da şiddetle muhtemel iken kendi füzyonlarında (dış dünyayı kendi dünyaları gibi zannetmek ve öyle yaşamak) kontrol hep onların elinde olacak ve asla kimse onları incitemeyecektir. Varlık içeri de vuku bulur ama yatırım nesneye yapılır böylece… Tabi ki şizoid kişinin füzyonunda ki nesneye…

Aradaki fark dış nesne tarafından algılansa da kişilik bozukluklarının tamamında olduğu gibi şizoid hasta da bu farkındalık yoktur. O dış dünya ile kendi dünyasının aynı olduğunu ve bu perspektiften bakıldığında da dışarıda ki kişi veya kişilerinde kendisini kendi gibi algıladığını düşünür. Tabi bu gerçek olmayan gerçekliği kişiye has ve yanıltıcıdır.

Sonuç; bu iki uç arasında gidip gelen şizoid yapı çoğu zamanını diğerleri ile az iletişime girerek mesafe ayarlamak ile uğraşmayacağı bir duruma çeker. Daha iyi durumda olan şizoid yapılar için ise hemen bir örnek verelim… Bir restorana yemeğe giden kişi bütün masalara aynı mesafede olabilecek ya da en uzakta ki en boş masaya yerleşirler. Genelde hep aynı güvenli bulduğu restoranlara giderler, değişikliği sevmezler. Çevreyi kontrol edebilecekleri ve mesafeyi ayarlayabilecekleri durumlarda olmayı tercih ederler.
Bozukluğun çıkış patolojisine bakıldığında; yok sayılmış bir çocuk görüyoruz… Annenin (bakım verenin) bebeğin ihtiyaçlarına cevap vermediği, varlığını yok saymış olduğu ancak verilen görevleri yaptığında yani çocuğu amaçlarına uygun kullandığında varlığını onadığı, çocuğun da ebeveynin dediklerini kendi öz varlığını hiçe sayarcasına uyguladığında; varlığını hissettiği bir durumda yetiştirilmiş olması halini görüyoruz. Buradaki kendilik, koza dönemimden itibaren öz kişiliğin değil de yalancı kişiliğin gelişmesine yolak hazırlar.

Çocuk varlığının uygun şeyleri yapmasıyla onandığını yoksa görünmez bir hayaletçesine yok sayıldığını fark eder ve kendi olmaktan vazgeçer.

Burada çocukla kurulan ilgi ve sevgiye koşut olarak annenin istediği gibi olmak yani kullanılmaya izin vermek, yaşından beklenenin üzerinde bir an önce büyüyerek anneden çocuğun yükünün alınması annenin hedef noktasıdır. İşte bu hedef nokta şizoid yapının gelişim dönemlerini sağlıklı atlatamaması ve koşullu sevgi daha da ötesi varlığını hissetmenin koşulu olarak kaderine bırakılmış çocuk; kendi kendine yeter hale gelmek ve bir an önce büyümek mecburiyetini taşır. Ama çocuğun gelişim sürecine asıl olan mesafesi ile annenin onu zorladığı büyüme süreci arasında kapatılması gereken büyük bir koşma mesafesi vardır. İşte herkese aynı mesafe de durmak, ilerleyen yaşlarda çocuğu bu yüzden rahatlatır. Deneyimlediği ve öğrendiği yanlış yol budur lakin en kestirme yol kişinin bildiği yoldur.

Gelişim süreçlerini sağlıklı geçiremeyen ve annenin yakınlığını kaybetmemek için hangi mesafe de durması gerektiğini de annenin duruşuna göre ayarlamaya çabalayan çocuk bunu da sağlıklı olarak oturtamaz ve sürekli bir mesafe ayarı kaygısı ile yaşar. Çok uzaklaşırsa kopup gidecek anneyi kaybedecek ama fazla yakınlaşır ise de annenin ‘’artık büyü’’ sözleri ile karşılaşacaktır…

İşte bunlar yaşından önce büyümeye zorlanmış ve içlerindeki minik ile dışlarındaki büyüğün arasındaki koşma mesafesini hala kapatmaya çalışan yetişkinler. Çoğu sanatkârlar da onlardan çıkar daha üst düzey olanları sanat, edebiyat yolu ile bağlantı kurmaya çalışırlar… Bu kendi dünyalarında kontrol edebilecekleri bir süreçtir ki onları rahatlatır ve kendilerini ifade etmelerine olanak sağlar.

Şizoid kişilik bozukluklarının üst düzey olanlarından çıkan başyapıtlar, çoğumuzun hala anlamaya çalıştığı ama her sanat eserinde olduğu gibi sunanla-sunulan arasındaki bakış farkının uzun bir koşma mesafesi olduğu derin anlamları barındırır.

YAZARIN NOTU: Şizoid yapılanmaya sahip insanlar yaratıcı, genelde yalnız görünen kişiler olmasına rağmen bu kendilik yapılanması içinde gizli şizoid dediğimiz kişiler de sizi şaşırtan tersi bir durum ile karşımıza çıkabilirler. Öyle ki narsisistik bozuklukla dahi karıştırıla bilirler. Dışarıdan sosyal görünen bireyler de olabilir. Zeki, başarılı ve görev insanı olmaları ile öne çıkabilirler. Yutulmak ile tamamen kopmak arasında sıkışıp kaldıklarından olsa gerek mesafeyi daima kendileri ayarlamak isterler. Buna yapacağınız her müdahale hastanın kötü hissetmesine sebep olacaktır. En iyi yöntem onunla uzlaşmaktır. Güven onlar için çok önemlidir ki töropatik ittifak oluşmadan fazla yakınlaşmanızı iç dünyasında işgal ve buna bağlı olarak da kendini boğulma hissi içinde bulabilir. Aman dikkat...Terapist son derece duyarlı ve nötr olmalıdır. Burada önemli olan kişiyi yaftalamak değil çektiği zorlukları anlayarak ve intrapsişik yapıyı anlayarak ve onunla çalışmaktır. Gerçek kendiliğin oluşması danışmanın değil, danışanın başarısıdır ki danışman bu yolda danışan sadece bir rehberdir.
Saygılarımla...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Şizoid Dilemma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     7 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Esra ERDOĞAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN'ın Yazıları
► Şizoid Kişilik Bozukluğu Psk.Dnş.Fatih FİDAN
► Şizoid Kişilik Bozukluğu Psk.Dnş.Burcu SUVARİ
► Şizoid Kendilik Bozukluğu Psk.Zeynep BALKIZ
► Şizoid Kişilik Yapısı Psk.Tuncay ÇALIKOĞLU
► Erotomani ve Şizoid Kişilik Psk.Ceyda ŞENEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,340 uzman makalesi arasında 'Şizoid Dilemma' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Birey Toplum İlişkisi Temmuz 2019
► Paylaşılmış Psikoz Eylül 2018
► Travma ve Dissosiasyon Kasım 2017
◊ İnsanı Anlamak Temmuz 2018
◊ Travma ve Dissosiasyon Kasım 2017
◊ Aklı Kullanmak Kasım 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:26
Top