2007'den Bugüne 88,393 Tavsiye, 27,366 Uzman ve 19,485 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Pratik Diyetetik Tarifler
MAKALE #16521 © Yazan Dyt.Güler ENGİN | Yayın Nisan 2016 | 2,483 Okuyucu
Sevgili okurlar bu makalede sizlere günlük beslenme hayatımızla ilgili bazı pratik bilgiler sunmak istiyorum.Malum yaz kapıda ve havaların ısınmasıyla birlikte hepimizi bir telaş aldığını görüyorum ve bunu bir korku olmaktan çıkarıp tatlı telaşlar haline dönüştürmeyi meslek adına ve şahsıma bir borç bilirim sevgili okurlarım:) Bu konuda bazı pratik bilgilerle bu makaleyi güçlendirmek istiyorum ve sizlere günlük hayatımızda karşımıza çıkan küçük sorunlara nasıl çözümler sunabiliriz tek tek kaleme aldım.Herkese keyifli okumalar diliyorum:)

*TUZ ve SUYU FAZLA TÜKETİYORSANIZ ÖDEM SORUNU KAÇINILMAZ OLABİLİR!

İnsan vücudunun %65-70’inin sudan oluştuğu bilinmektedir. Ödem vücutta özellikle yumuşak dokuların olduğu bölgelerde, damar içi sıvının damar dışına sızması ile oluşur. Ödem aşırı tuz tüketimi, fazla sıvı alımı, aşırı hareketsizlik gibi durumlarda oluşabileceği gibi çeşitli hastalıkların bir belirtisi olarak da ortaya çıkabilir.

El, kol ve ayaklarda sık görülüyor;

Ödemin belirtileri vücutta kaynak aldığı bölgeye göre değişebilmektedir. Örneğin kalp ve böbrek yetersizliği, sürekli oturmaya bağlı ödemler yer çekimi etkisi ile ayak bileği ve bacaklarda oluşur. Damar tıkanıklığına ya da toplardamara bası yapan nedenlere bağlı ödemler tek kol ya da tek bacakta şişme ile ortaya çıkabilir. İç organlarda sıvı birikmelerine bağlı ödemler ise, o organla ilgili bulgular verebilir, örneğin; akciğer ödeminde nefes darlığı gözlenebilmektedir.

Özellikle yetişkinlerde ödemin klinik olarak bulgu verebilmesi için neredeyse 3 litreden fazla sıvının birikmesi gerekir. Buna bağlı olarak kiloda artış, hareket yeteneğinde azalma, ciltte incelme ve sıvı sızması, bunların sonucu da ödem yaraları gelişebilir.

Pekii BESLENME de bu konuda nasıl tedbirler bekliyor hep birlikte inceleyelim;

_Tuz tüketiminizi azaltın

Günlük gereksinimden fazla alınan tuz, ödem oluşumunu hızlandırır. Bu sebeple yemeklere az tuz konulmalıdır. Hazır ürünlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Tuzlu zeytin ve peynirler suda bırakılıp, tuzları alındıktan sonra tüketilmelidir. Bol taze meyve ve sebze tüketimi özellikle önerilir.

_Ödeme neden olan başlıca alışkanlıkların ortadan kaldırılması gerekir.Örneğin;

Fazla tuz alımının engellenmesi, hazır gıda ve soslardan uzak durulması, Alkol, sigara ve kafeinli içeceklerin azaltılması en önemli noktalardır. Alınan Ağrı kesici ve romatizma ilaçlarının dozu ayarlanmalıdır. Kortizon kullanan hastalara ödem oluşumu ile ilgili bilgi vermek gerekmektedir.

Tansiyon ilaçlarından bazıları ayak bileğinde ödeme neden olabilir. Eğer kişide hareket eksikliği ve aşırı durağanlık var ise günlük aktiviteyi artırmak lenf ve kan dolaşımını artıracağı için ödemin azalmasına yardımcı olur.

Eğer kişide vücutta sıvı birikimine yol açan herhangi bir hastalık var ise öncelikle bu hastalığın belirlenmesi ve tedavi edilmesi gerekmektedir.

ÖDEM OLUŞUMUNU ENGELLEMEK ADINA ;

Sevgili okurlarım eğer ki vücudumuz da şişkinliğin farkına varmaya başlamış isek evde kendi hazırlayabileceğimiz bu kürle fazla suyun atımına yardımcı olabiliriz tabi ki bir beslenme uzmanının kontrolünde olursa çok daha doğru ilerler.

ÖDEM KÜRÜ;

Bir tutam maydonoz
Birkaç sap dere otu
Bir salatalık
1/2 limon
Bir tatlı kaşığı zerdeçal
Bir su bardağı su

Tüm bu besinleri rondo yardımıyla sıvı kıvama getirip sabah kahvaltıdan bir on dk kadar önce tüketebilirsiniz.

Dikkat!düşük tansiyon problemi yaşayan okurlarımız ve gebelikte tüketimini önermiyorum.

*REGL DÖNEMİNDE TATLI KRİZİYLE BAŞA ÇIKIN!

Regl dönemi öncesi bayanların çoğunda iştahını kontrol edememe, aşırı tatlı ve karbonhidratlı yiyecek tüketme isteği artmaktadır. Bu durum östrojen hormonunun vücutta dolaşımının azalması nedeni ile oluşmaktadır. Östrojen hormonu azaldığından kan şekerinde düşme eğilimi artmakta, dolayısıyla iştahta artma söz konusu olmaktadır. Bu yüzden sürekli tatlı yeme ihtiyacı hissedilir. Bu dönemde kan şekerini dengelemek gerekmektedir.
Bunun için;

_3 ana 3 ara öğün olacak şekilde 2,5-3 saatte bir beslenmeli,

_Kompleks karbonhidratları tercih etmeli (Kurufasulye, nohut vb. kurubaklagiller, kepekli ürünler, bulgur gibi),

_Ara öğünlerde meyve süt, peynir ekmek, yoğurt grissini gibi kan şekerini dengeleyici yiyecekler tercih edilmeli,

_Posalı yiyeceklere ağırlık verilmelidir. (Her öğünde bol salata yenmelidir)

Tatlı krizlerini rahat aşabilmek için sağlıklı önerilerim ise;

Not:Günde 1 defa olacak şekilde ara öğünlerde (Özellikle öğle- akşam yemeği arasında) ufak porsiyonlarda bu gıdaları tüketebilirsiniz.

Sütlaç / keşkül
veya
Taze ananas fındık
veya
Kuru kayısı ceviz
veya
Kuru incir ceviz
veya
Diyet bisküvi
veya
Tarçınlı çay grissini
veya
Tarçınlı süt meyve

*KABIZLIK BİZİM İÇİN PROBLEM OLMAKTAN ÇIKMALI!

Kabızlık durumu; barsak hareketlerinde zorluk, dışkı geçişinin ağrılı olması ve tuvalete çıkışın uzun süre olmaması durumu olarak adlandırılabilir. Dışkılama sayısı sağlıklı kişilerde farklılık göstermekle birlikte bir sayısı da yoktur.

Kabızlık problemi yaşayan okurlarımız için günlük hayatımızın için minik pratikler;

_Su tüketiminizi 2,5 lt ile 3 lt aralığında tutmaya gayret gösterin.
_Meyve ve sebze tüketiminizi artırın ve meyvelerinizi kabuklarıyla birlikte tüketin.
_Özellikle kayısı, incir, kabuklu armut, beyaz- kırmızı lahana, karnabahar, bamya bağırsak hareketlerinizi artırarak kabızlığı önleyecektir.
_Ayrıca ara öğünlerde prebiyotik yoğurt, yulaf ezmesi karışımları da kabızlığı önler.

KABIZLIĞA DOĞAL YÖNTEM MARMELAT TARİFİ:

2 Kuru incir

3 kuru kayısı

3 kuru erik

_Hepsi ince ince doğrayıp 1,5 çay bardağı suda haşlanıyor.

_Üzerine 1 tatlı kaşığı keten tohumu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılıyor.

_Bu karışımı üçe bölüp her sabah 2 bardak su ile tüketebilirsiniz.

*TOKLUK HİSSİNİ ARTTIRMAK MÜMKÜN MÜ?

Açlık hissinin en belirgin nedeni bir sonraki öğün saatine yaklaşıyor olmanız olsa bile, bu hissin nedenleri birkaç değişik durum yüzünden de oluşabilir. Düzenli bir şekilde yemek yiyor ve hala açlık hissinizin kaybolmadığını veya sık sık acıktığınızı hissediyor iseniz, vücudunuz ihtiyaç dışında daha fazla yiyebilmek için size sinyaller yolluyor olabilir.

Eğer diyetiniz organik yiyecekler, tam tahıllar, yada meyve ve sebzeleri içermiyorsa, elbette açlığınızın nedeni bu olabilir. Çünkü vücudunuz tok hissetmek için vitamin, mineral, protein ve sağlıklı yağlara ihtiyaç duyar.

Tüm beslenme alışkanlıklarını kontrole aldık fakat hala kısa aralıklarla açlık hissi duyuyorsak örnek birkaç tarif ekleyeceğim.Şimdiden afiyet olsun:)

YAZ ÇORBASI

200 gram light yoğurt
1 yemek kaşığı nohut
1 yemek kaşığı buğday
3 adet salatalık
3-4 parça buz
1 tatlı kaşığı keten tohumu
1-2 diş sarımsak
Dereotu
Tuz

Nohut ve buğday haşlanır. Salatalıklar küp küp doğranır, sarımsaklar dövülür ve tüm malzemeler 1-2 su bardağı soğuk su ile karıştırılır. Baharat, buz ve keten tohumu eklenip servis edilir.İçeriğinde ki baklagil ve tahıllar ile hem protein hem karbonhidrat açısından dengeli olan bu çorbamız ana öğünde bol salata ile tüketilince dengeli bir doygunluk sağlar.

17.00 / 18.00 ATIŞTIRMASI;

Bir dilim etimek
1/4 ezilmiş avakado
üzerine çoban salata
ve bir tatlı kaşığı humus

üzerine bol limon sıkıp afiyetle tüketebilirsiniz.bu örnek yağdan zengin yani çok doyurucu olmakla birlikte oldukça lezzetli:)

CHİA TOHUMU OLSUN ARA ÖĞÜNÜMÜZ KEYİFLİ OLSUN:)

1 sb soya sütü
1 yk chia tohumu

geceden bir kasede karıştırılır ve dolaba gönderilir.Sabaha kadar jöle kıvamına gelmiş karışımımıza

toz tarçın
1 kuru incir veya 2 kayısı
ve üzerine dilersek 1 yk yulaf

ekliyoruz ve rutin kahvaltılarımızdan farklı renkli ve bir o kadar tok tutacak bir öğünle güne başlıyoruz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Pratik Diyetetik Tarifler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Güler ENGİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Güler ENGİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Dyt.Güler ENGİN
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi34 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Güler ENGİN'in Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,485 uzman makalesi arasında 'Pratik Diyetetik Tarifler' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:01
Top