2007'den Bugüne 74,740 Tavsiye, 24,645 Uzman ve 16,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Teknolojik Cihazların Aşırı Kullanımı, Olası Zararları ve Kaçınma Yolları
MAKALE #10473 © Yazan S.Melek ÇAVUŞ KILIÇ | Yayın Şubat 2013 | 3,630 Okuyucu
Teknoloji çağına giriş yaptığımız bu dönemde çocuklarımızın da bu hızlı geçişten nasiplerini almamış olmaları imkansız gibi görünüyor. Hızlı gelişen ve değişen teknoloji ve teknolojik ürünlerin kullanımına yönelik ayak uydurma çabası, bu durumdan zevk alıyor gibi görünseler de biz anne babalar kadar, çocuklarımızı da ziyadesiyle yoruyor.

Bilişsel ve psikososyal gelişim süreçlerinin doğal getirilerine zaman zaman ters düşen teknoloji çağı çocuklarımız üzerinde sıklıkla olumsuz durumların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Peki içerisinde bulunduğumuz ve hızla bizi içine çeken teknoloji ürünleri çocuklarımız üzerinde ne gibi etkiler yaratıyor? Dilerseniz bilişsel ve psikosoyal açıdan gelişim dönemlerini de ele alarak, hangi dönemde ne gibi sıkıntılar yaşama ihtimalimiz olduğundan kısaca bahsedelim;


Bebeğin doğumu ile beraber başlayan ve 2 yaşına kadar devam eden duyusal motor dönem olarak adlandırılan dönemde; bebek duyular yolu ile dış dünyayı algılamaya ve rekleksif hareketleri takip eden amaca yönelik hareketler sergilemeye başlar. Taklit etme ve oyunlar, döngüsel tepkiler, deneme-yanılma gibi becerilerin kazanıldığı bu dönemde teknolojik öğelerle, yani günümüz şartlarında cep telefonları, tabletler veya bilgisayarlarla fazlaca meşgul olan bebeklerde bu becerilerdeki gelişimlerde yavaşlamalarla karşı karşıya kalma ihtimali yüksektir.


İşlem Öncesi Dönem olarak adlandırdığımız, okul öncesi dönemi kapsayan ve 2 ile 6 yaş aralığını kapsayan ikinci gelişim evresinde yer alan çocuklarımızda ise; dili kullanmaya başlama ve semboller geliştirme görürüz. Bu dönemde çocuklar, mantıksal olarak sadece tek yönlü düşünürler. Diğer insanların bakış açılarını algılamada zayıftırlar. Bu yaşlarda çocuklar ben merkezcidir. Kendilerine ait bakış açılarının dışına çıkamazlar ve çevrelerindeki nesneleri sadece tek bir kalıba koyarak sınıflandırabilirler. Mantık yürütme davranışının görülmediği ve tek yönlü düşündükleri bu dönemde teknolojinin aşırı ve kontrolsüz kullanımı, çocuklar üzerinde kısa vadede sorun yaratmıyormuş gibi gözükse de, ileriye dönük olarak sezgisel düşünme, mantık kullanma, olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurma ve çevresinde olup bitenleri algılayıp sınıflandırabilme konularında, dil gelişiminin ve sosyal gelişimin geri kalması gibi sıkıntılar yaşamalarına neden olabilmektedir.


Özellikle bilgisayar oyunlarında yer alan ve şiddet, kan, ölüm, yaralanma, doğa üstü olaylar içeren görsellerin, bu yaş grubu çocuklarda kalıcı psikolojik sorunlara neden olduğu da unutulmamalıdır. Ben merkezci oldukları için, bahsettiğimiz bu yaş grubu çocuklarda, oyunda meydana gelen şiddet sahnelerinin birer hayal ürünü olduğunu kabul etmeleri çok zordur. Bu yaşantıların gerçek olduğuna inanan çocuklarda uyku problemleri, anksiyete, kekeleme, şiddete eğilim gibi spesifik sorunlarla karşı karşıya kalma riski yüksektir.


İlkokul dönemi ile beraber başlayan ve 6-11 yaş aralığına ait olan somut işlemler dönemi olarak ifade ettiğimiz ve problem çözme becerilerinin kazanıldığı, kurallara uyma ve olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurmaya yönelik alt yapının oluştuğu bu dönemde çocuk; nesneleri belli özelliklerine göre sınıflayabilir. Bu dönemde benmerkezcilikten uzaklaşır ve olayları ve dünyayı, başkaları açısından da görebilirler. Yine bu dönemde aşırı kullanımına rastladığımız, bilgisayar oyunları ve tabletler çocukların çevreyi algılama, olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurma ve sosyal beceri kazanmaları konusunda gelişimlerini olumsuz etkileyebilmektedir.


Yine aynı şekilde, şiddet içeren görsellerin bulunduğu internet sitelerine giren veya oyunlar oynayan bu yaş grubu çocuklarda henüz soyut kavramlar gelişmediği için, hayal ile gerçeği, kurgu ile var olanı ayırt etmek güç olacaktır ve kontrolsüzce karşı karşıya kaldığı ve kendisini korkutan bir görsel, belki de çocuğun psikolojisinde kalıcı yıpranmalara neden olacaktır.


Şimdi gelelim, ergenlik dönemi olarak adlandırdığımız, çocukta kimlik kazanmaya yönelik arayışların başladığı, cinsel kimliğini tanıma, yorumlama, toplumun kendisinden ve cinsiyet rolünden beklentilerini algıladığı, karşı cinsi tanıma, yakın ilişki kurma, bir gruba ait olmaya çalışma, meslek seçimine yönelik adımlar atma ve hem çevresinde olup bitenleri hem de kendisini soyut kavramlarla algılayabilme-ifade edebilme becerilerinin geliştiği, gerek psikosesksüel gerekse bilişsel gelişimin tamamlanma sürecine girdiği döneme. Bu dönemde çocuktan beklenen ve çocuğun gerçekleştirmiş olmayı umduğu bazı gelişim ödevlerinden bahsettik.


Bunun yanı sıra, algılarının daha da geliştiği, soyut düşünmelerin başladığı, yaşantısal hipotezler geliştirebildiği, çözüm mekanizmalarını sistemli bir biçimde kullanabildikleri, olaylar arasında kolaylıkla neden sonuç ilişkisi kurdukları ve tüme varım-tümden gelim yöntemleri ile akıl yürütme becerisi kazandıkları bu dönemde, bir yandan da teknolojiye karşı aşırı bir bağlılık gelişmeye başlar. Teknolojiye yönelik bu bağlılık son yıllarda daha yoğun görülmeye başlanmıştır. Sosyal ilişkilerinde özgüven yetersizlikleri, kendini ifade etmede zorluk, akıl yürütme becerilerinde yavaşlık, karşı cinsi tanıma ve ilişki kurmaya yönelik aşırı veya geri çekilen davranışlar sergileme gibi sorunlara neden olan aşırı teknoloji kullanımı, çocukların ve ailelerin hayatlarını kolaylaştırıyor gibi düşünülse de uzun vadede kalıcı ve telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.


Peki anne babalar bu konuda neler yapabilir. Öncelikle çocuklarımızın ihtiyaçları doğrultusunda teknolojiden yararlanmaları ve teknolojik aygıtları kullanmaları konusunda uyarmalı ve bu konuda önlemler almalıyız. Örneğin okul öncesi dönemde bir çocuğumuz varsa ona yaş günü için alacağımız hediye bir tablet veya akıllı telefon değil, psikoseksüel ve bilişsel gelişimine katkı sağlayacak bir oyuncak olmalı. Aynı zamanda dikkat etmemiz gereken diğer bir önemli unsur ise; bizler anne babalar olarak teknolojiyi ne kadar sağlıklı ve amacına uygun kullanıyoruz? Eğer biz elimizde akıllı telefonlar varken çocuklarımızla sohbet ediyorsak, bir yandan tabletimize bakıp diğer yandan ona gününün nasıl geçtiğini soruyorsak, o da bir süre sonra kendi bilgisayarının başına geçecek veya akıllı telefonunu eline alarak dünyadan ve bizden soyutlanacaktır.


Çocuğun gerek teknolojiye gerekse herhangi bir kişi, nesne, madde veya duruma ‘bağımlı’ olup olmaması ailelerin tutumuyla birebir ilişkilidir. Bu durum tamamen, ailelerin çocuklarının eğitimiyle neye ulaşmaya çalıştıklarına bağlıdır. Yani çocuğa verilmeye çalışılan eğitimin bir çocuğu güçlü, cesur, bağımsız, başa çıkma becerileri olan bir birey mi yoksa pasif, boyun eğici, kontrol bağımlısı, sorun yaratmaması için bir köşede bastırılımış, yaşamsal amaçlar belirleyebilmekten yoksun ama diğer yandan da kısa vadede anne babayı yormayan bir çocuk mu yetiştirmek istediğimize bağlıdır.


Teknolojinin, kararınca ve olumlu yönde yararlanıldığında hayatımızı kolaylaştıran bir unsur olduğunu ama, bir çok bağımlılık gibi teknolojinin de bağımlılığa dönüştüğünde hayatımızı ele geçiren ve her türlü kişisel gelişimimizi baltalayabilecek bir öğeye dönüşebileceğini unutmamalıyız.


Sağlıklı günler, sğlıklı nesiller..


Serap Melek ÇAVUŞ KILIÇ

Pedagog – Psikoterapist
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Teknolojik Cihazların Aşırı Kullanımı, Olası Zararları ve Kaçınma Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı S.Melek ÇAVUŞ KILIÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak S.Melek ÇAVUŞ KILIÇ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler S.Melek ÇAVUŞ KILIÇ'ın Makaleleri
► Teknolojik Yalnızlık... Uzm.Psk.Füsun BUDAK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,918 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Teknolojik Cihazların Aşırı Kullanımı, Olası Zararları ve Kaçınma Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 65 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:27
Top