2007'den Bugüne 77,082 Tavsiye, 25,040 Uzman ve 17,243 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sağlıklı Bir Yaşam ve Tuz Tüketimi
MAKALE #1091 © Yazan Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR | Yayın Mayıs 2008 | 9,572 Okuyucu
Ülkemizde insanlar yemeğin tadına bakmadan hemen tuza yönelmektedirler.Normalde tüketilmesi gereken tuz miktarının 3,5 katı kadar fazla tuz tüketilmektedir.İnsan vücudunun çok düşük oranda sodyum mineraline ihtiyacı vardır. Yüksek miktarda sodyum tüketiminin ciddi sağlık problemlerine neden olduğu bilinmesine rağmen dünyanın bir çok yerinde kişiler alması gereken miktardan çok daha yüksek miktarda sodyum tüketmektedirler.

Günlük normal bireyler için tuz ihtiyacı 3- 7 gr arasınadır.Ortalama 5 gr dır.Ülkemizde yapılan araştırmalarda erkekler günlük 19.3 gram, kadınlar ise 16.8 gram tuz tüketiyor. Ortalama tüketim miktarı ise 18 gramı buluyor tuz tüketildiği bulunmuş.

Bölgeler arası tüketim sıralamasında ise başı İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesi çekiyor.
Ege Bölgesi ise sıralamada son sırada yer almaktadır.
Avrupa’da kişi başı tuz tüketimi 10 gram civarındadır. Alınan sodyumun bir kısmı besinlerin doğal olarak yapılarından, büyük bir kısmı hazır gıdalardan(% 70), bir kısmı da evde hazırlanan gıdalardan gelmektedir.

Bu kadar yüksek miktarda tuz tüketimin ana nedenleri :

Sık tüketilen besinlerde tuz miktarının fazla oluşludur.( ekmek, zeytin ,peynir, Turşu, konserveler, ketçap v.b)

Tablo: Çeşitli besinlerdeki sodyum (tuz) miktarı


BESİN GRUBU








SODYUM(mg)





Tahıllar ve tahıl ürünleri

½ su bardağı tuzsuz pişmiş tahıl, pilav,makarna
0-5
1 su bardağı hazır tahıl gevreği
100-360
1 dilim ekmek
110-175


Sebzeler

½ su bardağı taze veya dondurulmuş, tuzsuz pişirilmiş
1-70
½ su bardağı soslu konserve ya da dondurulmuş
140-460
¾ su bardağı konserve domates suyu
820


Meyveler

½ su bardağı taze veya dondurulmuş veya konserve
0-5


Az yağlı veya yağsız süt ürünleri

1 su bardağı süt
120
1 su bardağı yoğurt
160
45 gr sade peynir
110-450
45 gr işlenmiş peynir
600


Kabuklu kuruyemiş, tohum ve baklagiller

1/3 su bardağı tuzlu yer fıstığı
120
1/3 su bardağı tuzsuz yer fıstığı
0-5
½ su bardağı kuru ya da dondurulmuş, tuzsuz pişirilmiş baklagil
0-5
½ su bardağı konserve baklagil
400


Et, balık ve kümes hayvanları

90 gr taze et, balık, kümes hayvanı
30-90
90 gr suda saklanmış, tuzsuz ton balığı konservesi
35-45
90 gr suda saklanmış, ton balığı konservesi
250-350
90 gr yağsız, fırında kızartılmış jambon
1020


2004 yılında 15 milyon olan yüksek tansiyonlu hasta sayısı 2008 yılında 18 milyona çıktı. 4 yılda hasta sayısındaki 3 milyonluk artışta, tuz tüketimin önemli rol oynadığı belirlendi. Tuz tüketimindeki artış yapılan araştırmalarda saptandı.

Besinlerin pek çoğunun içinde bulunan sodyumun, vücutta sıvı dengesinin sağlanması ve kan basıncının düzenlenmesinde rol oynayan önemli bir mineraldir.Ancak fazla tuz tüketiminin bazı hastalıklar için risk oluşturur. “Fazla tuz tüketimi, idrarda kalsiyum atılımını da artırarak kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Kemiklerden kalsiyum kaybının artışı ise kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini artırır” Yüksek kan basıncının da fazla tuz tüketimiyle ilişkilidir (Yapılan çalışmalarda her 6 gramlık tuz alımında kan basıncının 8.2 milimetre civarında arttığına bulunmuş )

Aşırı Tuz Tüketimi ve Yüksek Tansiyon :

Tuz tüketimi yüksek olan toplumlarda hipertansiyonun fazla görülmesi ve tuz
Kısıtlamısı ile kan basınç değerlerinde düşüş görülmesi tuz ile yüksek tansiyon
Arasında ilişki böylece ortaya çıkmıştır.

Kan basıncımız normalin üzerinde seyretmeye başladığında, yani hipertansiyon rahatsızlığı geliştiğinde en sık dile getirilen yakınmalar özellikle ense bölgesinde yoğunlaşan, rahatsızlık verici bir baş ağrısı, kulaklarda çınlama, başta bir dolgunluk hissi, baş dönmesi, ayaklarda ödem, çarpıntı, kalp atışlarının kuvvetli olarak hissedilmesi, görme problemleri, havale geçirme, karın ağrısı gibi yakınmalardır. Ancak bu şikayetler genellikle göz ardı edilir ve uzun sürmediklerinden önemsenmezler. Ayrıca yakınmalar kan basıncı yüksekliği ile çok da doğru orantılı değildirler.

Hipertansiyon ciddi bir durumdur. Hipertansiyon, kendi başına öldürücü değildir; fakat tedavi edilmediğinde hipertansiyonun sonuçları öldürücü olabilir. Hipertansiyon kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine neden olabilir. Üstelik ateroskleroz ve bunun yol açabileceği iskemik kalp hastalığı (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık sonucu dokuların hava alamaması) riskini önemli ölçüde arttırır. Buna ek olarak; hipertansiyonlu hastalar kanama ve beyindeki kan damarlarının trombozuna (pıhtıyla tıkanmasına) diğerlerinden daha kolay yakalanırlar. Hipertansiyon ayrıca koroner arter hastalığına da büyük katkıda bulunur ki, bu hastalık sanayileşmiş toplumlarda ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Bahsettiklerimizin hepsi tedavi edilmeyen hipertansiyonun sonuçları olup hipertansiyona bağlı morbidite (hastalık), mortalite (ölüm) büyük bir bölümünü oluşturur.

Hipertansiyon gelişiminde, tuzun çok büyük önemi vardır. Bazı insanlarda, böbreğin tuz (NaCl) atma kapasitesi sınırlı olabilir ve gereğinden fazla tuz alınması, hipertansiyonun ortaya çıkmasına veya hipertansiyonun tedavisinde başarısızlığa yol açabilir. Gerek hayvan deneyleri gerekse insanlar üzerinde yapılan çalışmalar, hipertansiyon gelişiminde, tuzun rolünün olduğunu ispatlamıştır.Böbreklerin hipertansiyon gelişimindeki rolü çok önemlidir. Hipertansiyonu olan bir hastada olasılıkla bir böbrek hastalığı vardır. Bu nedenle, tümhipertansif hastalar böbrek hastalıkları yönünden incelenmelidir. Bu amaçla, basit bir idrar incelemesi bile çoğu zaman yeterlidir. Hipertansiyonu olan bir hastada, böbrek hastalığının saptanması, böbrek hastalığının erken tanısına ve tedavisine de olanak sağlar. Zaten böbrek hastalığına bağlı bir hipertansiyon söz konusu ise, böbrek hastalığı tedavi edilmeden hipertansiyonun kontrol altına alınması çok zordur. Bazı durumlarda, hipertansiyon da böbrek hastalığına yol açabilir; "hipertansiyon mu önce olmuştur böbrek hastalığı mı önce olmuştur" bunu ayırmak zor olabilir. Bu durum, aynen "tavuk mu önce olmuştur yumurta mı önce olmuştur" ayırımı gibi karmaşık bir hal alabilir.

Hipertansiyonun Vücuda Verdiği Zararlar:

İnsan vücudunda, tüm organ ve dokuları besleyen damarlar bulunur. Hipertansiyon, kan damarlarında basıncın artması durumudur. Evimizdeki musluklara suyu taşıyan su borularındaki gibi bir basınç, tüm damarlarda mevcuttur. Nasıl su borularında basınç artışı, tıkanma ve patlamalara yol açarsa, hipertansiyon da damarlarda patlamalara ve tıkanmalara yol açar. Tüm organ ve dokularda damar olduğu için hipertansiyon tüm vücudu etkileyebilir. Hipertansiyondan en çok etkilenen organlar; kalp, beyin, böbrekler, büyük atardamarlar ve gözlerdir. Hipertansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir.

Hipertansiyonun vücuda verdiği başlıca zararlar, aşağıda özetlenmiştir: 1. Kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalbi besleyen damarlarda daralma (koroner arter darlığı), kalbi besleyen damarlarda tıkanma (kalp krizi) 2. Beyin kanaması, felç, beyin damarlarında daralma ve tıkanma 3. Böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında bozulma 4. Görme azalması ve körlük 5. Büyük atardamarlarda genişleme, bu genişlemelerin yırtılması, bu damarlarda tıkanma. Bunların sonucu, kangren veya ani kanamalara bağlı ölüm gelişir. Hipertansiyon tedavi edilebilir bir hastalıktır ve yeterli tedavi ile bu zararlar minimuma indirilebilir.

Kan basıncının düzeltilmesi ve yüksek tansiyonunun önlenmesi için lezzetine bakılmadan besinlere tuz eklenmemesi, gıdaların mümkün olduğunca az tuzlu olarak tüketilmesi, tuz içeriği yüksek olan salamura, turşu ve konservelerin seyrek ve az yenilmesi gerekmektedir.

Tuz alımı ile ilgili Dikkat Edilmesi Gerekenler :

Besinlerin içinde bulunan doğal tuz (sodyum) bireylerin günlük ihtiyacını karşılar.
Sofra tuzları iyotla zenginleştirilmiştir. Çok az miktarda (1/4 çay kaşığı) iyotlu tuz, günlük iyot gereksinimini karşılamak için yeterlidir. İyot çabuk kayba uğradığından iyotlu tuzlar ışık geçirmeyen kapalı kaplarda saklanmalıdır.

Sağlıklı yaşam kurallarından biri de günlük sodyum ihtiyacını karşılayacak şekilde tuz tüketmektir. Günlük sodyum ihtiyacı 2400 miligramdır. Bu miktar günlük 5 gram civarında tuzla karşılanabilir.

Ev dışında yemek yeniliyorsa az tuzlu yiyecekler tercih edilmelidir.

İshal durumunda suyun yanı sıra tuz da kaybedildiğinden, su ile birlikte bir miktar tuz da alınmalıdır.

Bedensel çalışma sırasında, aşırı sıcak havalarda ya da fazla egzersiz yapıldığında terleme ile sodyum kaybı olduğundan, su ile birlikte tuz tüketimi de bir miktar artırılmalıdır.

Tuz tüketimini azaltmak için öneriler:


Satın alınan ürünlerin etiketleri mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış besinler satın alınmalıdır.

Yemekler pişirilirken kullanılan tuz miktarı azaltılmalıdır.

Yemeğin ve salatanın tadına bakmadan tuz ilavesi yapmaktan kaçınılmalıdır.
Yemeklerin lezzetini arttırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanılabilir.

Turşu, konserveler, ketçap ve hazır sosların tuz içeriği çok fazladır. Bu besinler fazla tüketilmemelidir.

Sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır.

Daima taze ve az tuzlu veya tuzsuz besinler tercih edilmelidir.

Bol su içilmeli, şişe ve maden sularının sodyum içeriği etiketinden kontrol edilmelidir.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sağlıklı Bir Yaşam ve Tuz Tüketimi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR'in Makaleleri
► Sağlıklı Bir Yaşam İçin .. Dyt.Ebru YILDIRIM
► Sağlıklı Beslenme ve Cinsel Yaşam Uzm.Dyt.Zühal AYNACI BAYEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,243 uzman makalesi arasında 'Sağlıklı Bir Yaşam ve Tuz Tüketimi' başlığıyla benzeşen toplam 70 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ceviz ve Sağlıklı Beslenme ÇOK OKUNUYOR Ekim 2008
► Ramazanda Beslenme Ağustos 2008
► Yüksek Kolesterol Efsanesi Ağustos 2008
► Böbrek Hastalıklarında Beslenme ÇOK OKUNUYOR Temmuz 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:19
Top