TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ZAYIFLIK (KİLO ALAMAMAK) SORUNU, BESLENME TEDAVİSİ VE ÖNERİLER :

Yüksel Turan TAŞDEMİR Fotoğraf
Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR
Kars
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi60 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 18 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi Var
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 48930,

* Yayın Tarihi : 25-10-2008 - 13:03 (2099 gün önce),

* Ortalama Günde 23.30 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 25351 , Kelime Sayısı : 3195 , Boyut : 24.76 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR hakkında söyledikleri:
Merhabalar, ben aslen Eskişehir'liyim. Sarıkamışın bir köyüne 1.5 yıl önce öğretmen olarak atandım. Memleketimde özel sektörde (Teknik öğretmen olduğum için) üretim mühendisi olarak çalışıyordum. Gayet hareketli bir hayatım vardı. Bunun ardından köydeki durağan hayata geçince hayli kilo aldım. Bu durum beni hayli rahatsız ediyordu, profesyonel yardımın şart olduğundan emindim.. Kars Devlet Hastanesi'nde Yüksel Bey'le tanıştım ve gayet memnunum. İlk 2 haftada 3 kilo verdim. Duraksama döneminin ardında Yüksel Bey Diyet listemi değiştirdi ve tekrar vermeye başladım. Hedefim 15 kilo. Umarım en kıs... [DEVAMI..]
(Nergiz, Danışan, 13-04-2013)

Diyetisyen Yüksel Turan TAŞDEMİR hocamı tavsiyeediyorum.com adresinden buldum.Sağlık problemlerim nedeniyle kilo vermem gerekliydi.Yüksel hocama anlattığımda güler yüzlü ve ilgili davrandı.Kilo fazlalılığımdan şikayetlerimi sıralarken,ben kendime nasıl olacak diye sorarken,bana her söylediği ile destek verdiğini inandığını ifade etti.
102 kiloydum.Şu an 81 kiloyum.Her zaman destek veren,moralimide yüksek tutmamı sağlayan aslında sağlıklı beslenmenin ne denli önemli olduğunu öğrenmemi sağlayan, YÜKSEL Hocama sonsuz tesekkürler.kilo vermeye devam...

(brc, Danışan, 11-04-2013)

Adım Nahide aslen izmirliyim. Kars Kağızmana öğretmen olarak 2 yıl önce atandım. Küçüklüğümden bu yana kilo problemim vardı. Ama kendimle barısıktım.Kilo vermeyi hiç düşünmedim .Taki tartıda 103 kiloyu görene dek. Bir bayana heleki öğretmen bir bayana yakışmayan bir fiziğe sahip olmak beni artık rahatsız etmeye baslamıstı. Arkadaslarım da bu konuda bana çok destek oldular ve bir uzman kontrolune girmeye karar verdim.Yüksel beyle böyle tanıştım. Onun yardımları sayesinde 6 ayda 30 kilo verdim . Şimdi çok mutluyum.İyi ki de yüksel beyi tanımışım herkese tavsiye ediyorum . Ben denedim oldu. Sizde... [DEVAMI..]
(nahide, Danışan, 19-07-2012)

ebe olarak görev yapmaktayım. işimden dolayı sürekli kırsal alnda aşırı aktivitenin olduğu zor koşullarda görev yaptım. bu nedenlede çok zayıftım. kilo alamıyordum. sonra diyetisyen yüksel bey le hastanede kendisine başvurdum. çeşitli tahlil isteminden sonra bana kilo almayla ilgili diyet yazdı. Bana moral verdi . 2 ay gibi kısa bir sürede 6 kg 300 gr aldım . şu an kendimi çok iyi hissediyorum. istediğim kıyafeti giyebiliyorum. yüksel bey e sonsuz teşekkür ediyorum.
(serpil, Danışan, 05-08-2011)

Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
ZAYIFLIK (KİLO ALAMAMAK) SORUNU, BESLENME TEDAVİSİ VE ÖNERİLER :

ZAYIFLIK (KİLO ALAMAMAK ), BESLENME TEDAVİSİ VE ÖNERİLER :

ÇOCUKLARDA ZAYIFLIK :

Çocuklar büyüyen canlılardır. Büyümenin de en önemli iki göstergesi ;vücut ağırlığı ve boy uzunluğudur. Çocuklar sürekli bu iki yönde değişiklik gösterirler. Belirli bir zaman diliminde boyları uzar ve de vücut ağırlıkları artar. Diğer taraftan vücut ağırlığı ve boy uzunluğu üzerinde çocuğun yaşı ve cinsiyeti de etkilidir.

Aynı yaşta biri erkek diğeri kız olan iki çocuğun boyları aynı olsa bile vücut ağırlıkları farklı olabilir. Benzer şekilde vücut ağırlıkları aynı olsa bile boyları farklı olabilir. İşte bu sürekli değişkenlik nedeniyle zayıflığın belirlenmesinde iki kriter kullanılır. Bunlardan biri yaşına göre vücut ağırlığıdır.

Örnek olarak bir yaşında bir kız çocuk düşünelim. Bu yaş grubu için belirlenen standart (ideal) vücut ağırlığı ise 10 kg. olsun. Eğer çocuğun vücut ağırlığı 8.9 kg. ise yani standart vücut ağırlığının % 90’ından daha düşükse zayıflık söz konusu olabilir. Burada özellikle “olabilir” ifadesi tercih edilmiştir. Çünkü çocuğun zayıflığını değerlendirirken bunu çocuğun boy uzunluğundan bağımsız düşünmek yanlıştır. Çocuğun boyu burada belirleyicidir.
Eğer çocuğun boyu kısa ise vücut ağırlığı düşük olsa bile zayıflıktan söz edemeyiz. O halde zayıflığın güvenilir kriteri boya göre ağırlık indeksidir. Çocuğun boyuna göre ideal kilosu kullanılarak oran hesaplamak gerekir. Bu değer % 90’ın altında ise zayıflıktan söz etmek doğru olur.

ÇOCUKLARDA ZAYIFLIĞIN NEDENLERİ :

Vücut ağırlığına yansıyan başlıca vücut dokuları kas, yağ ve kemik kitlesidir. Kemik kitlesinin ağırlığı genellikle sabit kabul edilir. Değişkenler ise yağ ve kas dokularıdır. O halde çocuğun yağ ve kas kitlesinin artmasına engel olan haller zayıflığa da neden olurlar. Bunun en önemli nedeni çocuğun yeterli enerji ve protein alamamasıdır.
Çocuk ihtiyacı olan enerji ve proteini sağlayacak olan besinleri değişik nedenlerle uygun miktarlarda tüketemiyor olabilir. Buna da iştahsızlık diyoruz. O halde iştahsız çocuklar zayıflık için risk altındadır.

Diğer taraftan bazı özel durumlarda çocuklar, ağız yoluyla aldıkları besinler ve bunların içerdikleri enerji ve protein değerleri yeterli olsa da kilo artışı gösteremez veya yetersiz kilo alırlar. Bu durumda çocukta emilim bozukluğu olma olasılığı söz konusu olur. Çocuk yediği besinleri bağırsakları yoluyla yeterli ememiyor ve büyümek için kullanamıyordur. Araştırılması gereken bir konudur.

Bir başka neden de çocuğun yeterli beslendiği ve emilim bozukluğu da olmadığı halde zayıf olmasıdır. Bu da yine çok özel durumlarda söz konusu olur. Çocuğun günlük besin ihtiyaçlarını arttıran bir başka hastalığı varsa söz konusu olabilir. Kalp hastalıkları, böbrek, karaciğer hastalıkları, uzun süreli veya tekrarlayan ateşli hastalıklar örnek olarak verilebilir. Bu durumun da yine araştırılması gerekir.

ZAYIF ÇOCUK İÇİN BESLENME TEDAVİSİ :

Zayıf çocuk için düzenlenecek olan beslenme programına “beslenme tedavisi” (nütrisyonel terapi) adı verilir. Çünkü zayıflık bir hastalıktır. Adı tıp kitaplarında “beslenme yetersizliği” veya “malnütrisyon” olarak geçer.O halde tedavisi de olmalıdır.

Zayıf çocuğun tedavisinden (beslenme programının belirlenmesinden) önce mutlaka neden zayıf olduğu belirlenmelidir. Hastalığın nedeni ortaya konmalıdır. Eğer ortada buna neden olabilecek bir başka hastalık varsa öncelikle bu hastalık tedavi edilmelidir. Zaten tedavi edilen çocuk daha sonra kilo almaya başlar. Eğer çocukta zayıflığa neden olabilecek bir başka hastalık yok ve çocuk iştahsız çocuk olduğu için yeterli beslenip büyüyemiyor ise, işte bu durumda da iştahsızlığın nedenleri araştırılıp sorun/sorunlar çözümlenmelidir.
Zayıf çocuklar için tek bir diyet örneği vermek mümkün değildir. Uygulanacak olan beslenme tedavisi nedene, çocuğun yeme becerilerini düzeyine, tercihlerine ve ihtiyaçlarına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu nedenle her çocuk bu anlamda tekdir. Beslenme tedavisi de kendisine özgü olmalıdır.

ZAYIFLIK VE HASTALIKLARLA İLİŞKİSİ :

Zayıflık başlı başına bir hastalıktır. Buna “beslenme yetersizliği” veya “malnütrisyon” adını verilir. Değişik dereceleri vardır. Hafif olabileceği gibi orta ve ağır derecede de olabilir.
Hafif beslenme yetersizliğinde, sıklıkla çocuk sadece zayıftır, boyu normaldir. Orta derecede zayıflıkta ise, çocuğun vücut ağırlığı gibi boy uzunluğu da geri kalmış olabilir. Ayrıca vücut ölçümlerinin yanı sıra kanda bazı maddelerin de azaldığı görülür. Demir eksikliği, bazı vitamin eksiklikleri, çinko eksikliği örnek olarak verilebilir. Demir eksikliği kansızlık şeklinde ortaya çıkar. Ağır derecede zayıflıkta ise boy uzunluğu da mutlaka kısadır. Kan değerleri belirgin derecede sorunludur. Ayrıca çocuğun değişik doku ve organları da etkilenir ve belirti-bulgu verir. Karaciğerde büyüme, Bacaklarda şişlik (ödem), saç ve deri değişiklikleri görülür.

Ayrıca çocuğun bağışıklık sistemi de belirgin derecede etkilenir ve çocuk enfeksiyonlara daha yatkın hale gelir. Ateşli hastalıkların görülme sıklığı artar. Ayrıca zayıf çocukların kemik gelişimleri ve zihin gelişimleri de risk altındadır.

ZAYIFLIKTA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER :

1. Zayıflık bir hastalıktır.
2. Zayıflık bir beslenme yetersizliğidir.
3. Zayıf çocuklar mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmeli, buna neden olabilecek bir başka hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır.
4. İştahsız çocuklar zayıflık için risk grubudurlar.
5. Zayıf çocuklar, yetersiz beslendikleri için yeterli vitamin ve mineral alamazlar.
6. Zayıf çocuklarda demir eksikliğine bağlı kansızlık çok sık görülür. Folik asit ve Vitamin B12 eksikliği de ihmal edilmemelidir. İncelenmeli ve gerekiyorsa takviye edilmelidir.
7. Zayıf çocukların kalsiyum alımları yetersizdir. Kemik sağlığı için risk oluşturur. İncelenmeli ve gerekiyorsa takviye edilmelidir.
8. Zayıf çocuklar çinko eksikliği yönünden de risk altındadır. İncelenmeli ve gerekiyorsa takviye edilmelidir.
9. Zayıf çocuklar Vitamin A eksikliği yönünden de risk altındadır. İncelenmeli ve gerekiyorsa takviye edilmelidir.
10. Zayıf çocuklar, enerjiden-vitamin ve minerallerden eksik beslendikleri için zihin gelişimi ve okul başarısı açısından da risk altındadır. Enerjisiz, yorgun olurlar. Kolay hastalandıkları için okula devam edemezler. Konsantrasyon yetersizlikleri sık görülür. Algılama düzeyleri düşer. Bu nedenle en kısa zamanda eksikler yerine konmalıdır.



YETİŞKİNLERDE ZAYIFLIK :

Zayıflığın Tanımı :Zayıflık vücut ağırlığının boy oranına göre az olmasıdır. Alınan enerji harcanan enerjiden az olduğu durumlarda ortaya çıkan bir hastalıktır, yani bir enerji dengesizliği söz konusudur.

Zayıflık da şişmanlık gibi sağlık riskleri taşıyan bir durumdur. Zayıflık kişinin beden kitle indeksinin 18.5'den düşük olması ile tanımlanır. Şişmanlığın tesbitin de kullanılan formül zayıflık tesbitinde de geçerlidir. Kişinin kg cinsinden vücut ağırlığı, boyunun metre cinsinden karesine bölünür. Beden kitle indeksi kg/m2'dir. Örneğin 1.78 boyunda ve 56 kilogram ağırlığında bir delikanlı zayıftır çünkü Beden kitle indeksi (B.K.İ )56/(1.78x1.78)=17.7'dir. Diğer bir kriter de insanın ideal vucüt ağırlığından %20 az olması ; zayıf olmasıdır. İdeal kilo toplumdan topluma, cinsiyete ve yaşa göre değişmektedir.
Vücutta ve organların çevresinde belirli miktarda yağ kitlesi olmalıdır, bu oran kişinin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite durumuna göre değişmektedir. Bu vücutta ki olması gereken yağ yüzdesinin alt sınırlarına inilmesi sonucunda kişide bir çok sağlık problemi oluşur. Şişmanlık gibi bu da bir hastalıktır. Kişinin zayıf olduğunun tanısını vücut yağ ölçüm analizleri yapılarak ve BKI ( Beden Kitle İndeksi) ne bakılarak karar verilmektedir, pratik olarak kullanılabilecek BKI : kilo (kg) / boy2 m2 dir. 19.9 ve altında ki değerler bizim için zayıflığın başlama noktası olarak kabul edilmektedir .Bahsedildiği gibi vücutta belirli yüzde de yağ kitlesi bulunmalıdır. Genellikle şişman olmanın sağlığa zararlı olduğu fakat ne kadar zayıf olunursa olunursun sağlık açısından hiçbir risk oluşturmadığı bilinmektedir. Bilinenin aksine şişmanlık gibi zayıflığında sağlık problemlerine sebep olabileceğidir

Zayıflıkta yağ dokusu miktarı diğer dokulara oranla azdır.Vücuttaki yağ dokularu kullanılır ve daha sonra kas dokuları kullanılarak enerji sağlanır ve alınan enerji az olduğu sürece bu döngü devam eder.

Şişmanlığın tersine, zayıflıkta, vücuttaki yağ dokusunun oranı öteki dokulara göre düşüktür. Vücut ağırlığı, arzu edilenin alt sınırındaki miktarda ne kadar düşükse, zayıflıkta o derece ileridir.

Bir kişi sürekli zayıflıyorsa, bu da isteyerek yapılan bir diyet sonucu değilse, bir hastalık belirtisi olarak ele alınabilir. Sebebi de araştırılır. Genellikle sağlıklı bir kişinin zayıf olmaktan şikayet etmesi ve kilo almak istemesi oldukça sık rastlanan bir durumdur. Böyle hallerde kişi sağlıklı olduğuna ikna edilmeye çalışılır, kendisine; kilo almak istiyorsa, günlük aldığı kalori miktarı artırılarak ,biraz daha fazla yemek yemesinden başka çaresi olmadığı anlatılır.

Zayıflığı normal ağırlığa çıkarmada ilk adım, esas sebebi bulmaktır. Zayıf olan kişi doktor kontrolünden geçmeli, hastalığı varsa iyileştirilmeli, bunun yanı sıra yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayacak diyet uygulanmalıdır.

Zayıflık yalnız şekil bozukluğu değildir. Bu durum, büyüme çağındakilerde büyümenin yavaşlamasına ve durmasına yol açabilir. Zayıf kimseler, hastalıklara, dış etkenlere dirençsizdirler. Hastalanınca iyileşmeleri yavaş olur. Çalışmaya istekli değildirler, çabuk yorulurlar, sinirli ve heyecanlıdırlar, soğuk ve sıcaktan çabuk etkilenirler, verimli çalışamazlar.

Vücut bağışıklık sisteminin azalmasıyla sık hastalanma ,Yorgunluk, uykuya eğilim ,Saç dökülmesi, tırnak kırılması ,Kadınlarda menstrasyon düzensizlikleri ,Psikolajik sorunlar,Kas erimesi, kuvvet eksikliği ,Halsizlik, unutkanlık,Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşabilecek vitamin eksiklikleri görülebilir.

Modern ve ekonomik olarak gelişmiş toplumlarda medya; genç insanlara ve özellikle kadınlara gönderdiği incelik üzerine mesajlarla doludur.Bu mesajlarda ana tema aşırı inceliğin çekici olduğudur. Modeller ve bazı ünlü kişiler gibi ince olabilmek bazı insanların sağlıklı olmayan bir kiloya inmelerini gerektirir. Bazı kişiler hem sağlıklı hemde ince olabilir fakat sorun pek çok gencin sağlıklarını yitirmeden o inceliğe ulaşmalarının mümkün olmamasıdır. Diğer taraftan sorun sadece ince olmakla açıklanabilecek kadar basit değildir; Psikolojik olarak insanlar çevredeki olaylara yada yaşam koşullarına sağlıklı tepkiler veremediği zamanda "Yeme Bozuklukları" ortaya çıkar.



ZAYIFLIK NEDENLERİ :

Zayıf hastalar polikliniklere ;
Ne kadar fazla yemek yesem de kilo alamıyorum ,Üzerime göre kıyafet bulamıyorum ,Kol ve bacaklarım o kadar zayıf ki ne giysem yakışmıyorİştahım hiç yok, bir şey yemek istemiyorum,O kadar halsizim ki hareket edemiyorumÖzellikle ağız bölgesinde ve deride yaraların çıkması ,Üşüyorum ve çok uyumak istiyorum gibi şikayetlerle gelmektedirler.

Kötü yeme alışkanlıklarının artması, yemek yeme saatlerinin düzensizleşmesi, stresle beraber iştah azlığı, öğün geçiştirme, öğün atlama gibi bir çok yemek yeme alışkanlıklarında meydana gelen değişmeler sonucunda Obezitenin artışının yanında aşırı zayıflıkta son yıllarda artan sağlık problemleri arasındadır. Çoğu kişide rastlanan ‘ne yesem kilo alamıyorum’, ‘çok zayıfım’ gibi bir çok şikayetle polikliniğe başvurular her geçen gün artmaktadır.

Vücut ağırlığının zayıf olmasının olumsuz sağlık sonuçları olduğu gibi bireyin karakterine de negatif etkileri olabilir. Zayıf kişilerin vücut dirençleri düşük olur, kolaylıkla mikrop kapabilirler. Zayıf kişilerin vücut direnci de zayıftır. Verem hastalığı, zatürre, solunum yolu hastalıkları, böbrek iltahabı ve tifoya yakalanmaları daha kolaydır. Bazı kanser türleri zayıf kişilerde daha fazla görülür. Zayıflık bireyin özgüvenini olumsuz etkiler ve dış görünüşe çelimsizlik ve kuvvetsizlik olarak yansır. Zayıf kişiler bu özellikleri dolayısı ile komplekse girebilirler ve karşı cinsten insanlar ile ilişki kurmakta çekinirler. Bu özellikle zayıf erkeklerde kız arkadaşlarına yetememe ve cinsel performans gösterememe korkusu belirginleşir. Bu durumda beslenme girişimlerinin ve psikolojik destek tedavisinin önemi ortadadır.

Zayıflık iki tipte görülür. Birinci tipte zayıf kişi enerjetiktir, çok hareketlidir. Yaşıtlarından çok fazla yemesine rağmen bir türlü kilo alamaz. Burada zayıflığın nedeni hastalık değil devamlı fizik aktivitede bulunulmasıdır. Bu tipte olan zayıfların metabolizmaları hızlı çalışır ve yedikleri yiyecekleri çok çabuk yakarlar. Kilo almaları imkansızdır. Bu kişiler zayıflıkları dolayısı ile endişe etmemelidirler. Devamlı hareket etmeleri spor vazifesi gördüğünden vücut dirençleri artar, hastalıklara zor yakalanırlar. İkinci tip zayıflıkta ise bireyde enerji yoktur, hareket etmek için kendinde yeterli kuvveti bulamaz. İştahı kapanmıştır. Yemek yiyemez hatta canı abur cubur bile atıştırmak istemez. Bu kişiler tatlı veya çikolata yediklerinde kan şekerleri düşer; hipoglisemiye girebilirler. Vücutlarında yağ hücrelerinin sayısı azalmıştır. Bu yüzden enerji ve yağ depolayamazlar. Bu tür zayıflık sorunu olanlar altta yatan başka hastalık olup olmadığını araştırmak için tam bir check-up'tan geçmelidirler. Bu tip zayıflığı olanlar kendilerini devamlı yorgun hissederler, canları hiçbir şey yapmak istemez.

Yetersiz beslenme ve aşırı hareket yanısıra fazla sinirli olmak da zayıflık nedenidir. Duygusal dünyanın değişmesi bazı kişilerde iştah açıp şişmanlığa neden olurken bazıları içlerine kapanıp, üzüntüden yemek yiyemez duruma gelirler. Barsak sisteminin hızlı çalışıp, ishale neden olması da zayıflamaya neden olur. Spastik kolon hastalığı olanlarda barsak sapzmları, ishal ve kabızlık atakları mide-barsak sisteminin düzenini şaşırtır. Barsak parazitleri ve solucanları alınan besin maddelerini tüketerek özellikle çocukların kilo almalarına engel olurlar. Şeker hastalığı olanlarda zayıflama iştahsızlık ve böbrek yoluyla şeker kaybı dolayısıyla görülür. Bu durumda insülin tedavisi yapılarak şeker metabolizması düzenlenir, birey kilo almaya başlar.

Zayıflama ile seyreden en önemli hastalık tiroid bezlerinin hızlı çalışması ; hipertiroidi halk tabiri ile iç guatr'dır. Bu durumda yükselen tiorid hormonları bünyeyi zehirler, metabolizmanın çok hızlı derecede çalışmasına ve bol iştah ile yemek yense dahi kilo kaybına neden olurlar. İç guatr teşhisi için T3,T4, TSH testi yapılmalı, teşhis konulursa derhal ilaç tedavisine başlanmalıdır. Karaciğer veya böbrek hastalıkları gibi önemli organların hasarlarında da vücutta zayıflama görülür. Fazla alkol içenlerin kolları ve bacakları zayıflar; ancak göbekleri büyür.

Zayıf kadın üreme ve çocuk doğurma konusunda birçok dezavantajlara sahiptir. Zayıf kadınların yağ dokusu azdır. Oysaki kadınlık hormonu östrojenin vucütta tam etkisini gösterebilmesi için vucütta minumum bir yağ dokusu olmalıdır. Bu yağ dokusu yoksa adet düzensizlikleri ve yumurtlayamama ve sonuçta kısırlık oluşur. Kısırlık kilo alma ve yağ dokusunun yerine gelmesi ile çözümlenir. Zayıf bir kadın hamile kaldığında vücut depoları hem anneyi hem de bebeği beslemek zorundadır. Hamilelikte plasentadan salgılanan hormonlar zayıf kadınların hamilelikte problem yaşamamasına yol açar. Özellikle plasental süt hormonu bebeğe şeker geçişini arttırır ve bebek beslenmesini sağlar. Zayıf kadınların hamilelikte dengeli beslenmesi de bebek sağlığı için önemlidir. Gebelikte yetersiz beslenme bebeğin düşük doğum ağırlıklı olması veya vücut direncinin zayıf olmasına yol açabilir.

Zayıflığın en önemli nedenlerinden biri ise günümüz gençlerinin aşırı miktarda sigara kullanmasıdır. Özellikle kilo problemi olan genç kızlar sigarayı zevk aracı yerine kilo verme metodu olarak görmektedirler. Zayıflamak istediklerinde sigara tüketimini arttırmaktadırlar. Sigaradaki nikotin maddesinin iştah kapatıcı ve metabolizmayı arttırıcı etkisi vardır. Bu yüzden sigara bırakıldığında birey yemeklerden ağzındaki acı tad gittiğinden daha fazla haz almaya başlar. Kilo almak isteyen bir kişi sigara içmeyi mutaka bırakmalıdır. Sigara bırakılınca ortlama 4 kg alınır.

Günümüzde gazete ve televizyonların hep aşırı zayıf manken ve sanatçıları ön plana çıkarması gençlerde yanlış rol modelleri seçimine ve kendi vucüt ağırlıklarının onlar gibi olması beklentisine yol açmaktadır. Bu durum yeme davranışı bozuklukları olan anorexia nervosa ve bulimia hastalıklarına yol açabilmektedirler. Bu iki hastalıkta birey kendi kilosundan rahatsızdır ve devamlı zayıflamak ister, sağlığı için zararlı olabilecek kilolara inmekten çekinmez. Anorexia nervosada zayıflama yemek yememe ve aşırı spor yapmakla; bülimiada ise yediklerini kendi isteği ile çıkartarak olur. Bu tür yeme davranışı bozukluklarının tedavisi çok zordur.

Sporcularda da yeme davranışında bozulmalar, kilo alma korkusu ve gereksiz zayıflama problemine günümüzde çok sık olmasa da artan oranlarda rastlanmaktadır. Sporcu beslenmesi özel bir konudur ve bunun için endokrinoloji ve diyet uzmanlarına danışılmalıdır.

Zayıf kişinin şişmanlatılması bir ekip işidir. Bu ekipte endokrinoloji ve metabolizma uzmanı zayıf kişinin ilk değerlendrmesini yapma, zayıflığa sebep olabilecek hormon hastalıkları, şeker hastalığı, iç guatr ve metabolizma hastalıklarının olup olmadığını bulmak ile sorumludur. Bu hastalardan tiroid tetkikleri, açlık kan şekeri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları istenmeli, demir eksikliği ve kansızlık araştırması yapılmalıdır. Testler sonucu tesbit edilen hastalıklara yönelik tedavi edici önlemler alınmalıdır; gerekirse ilaç tedavisi yapılmalıdır. B vitamini, antioksidan vitaminler E vitamini ve selenyum vücut zindeliğinin kazanılmasına yardımcı olurlar. En önemlisi Diyetisyenin hazırlayacağı ve takip edeceği diyet programıdır.

Aşırı fiziksel aktivite ,Düzensiz yemek saatleri, uzun süre açlık ,Psikolajik nedenler ( stres, depresyon v.b) ,Kullanılan bazı ilaçların yan etkisi ,Metabolizmayı hızlandıran bazı hastalıklar ,Emilim ve sindirim sisteminde ki problemler ,Kilo alma korkusu ,İştahsızlık, besin alımında bozulma ,Metabolizmanın hızlı çalışması .

Beslenme ile alınan enerjinin harcanan enerjiden az olması.Bu durumda vücut var olan yağ depolarını kullanır.Beslenme programının kalitesinin düşük olması sonucunda da zayıflık oluşabilmektedir. Bilgisizlik , yoksulluk ,yanlış inanışlar ,çocukların yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazanmamış olması , yanlış uygulanan zayıflama rejimleri ,ağır işte çalışanların bilgisizlik nedeni ile gerekli enrejiyi almaması gibi etkenler diyetin kalitesinin azalmasına neden olacaktır. Sindirim sistemindeki bozukluklar ,dolaşım bozuklukları , parazitler ,enfeksiyon hastalıkları gibi etkenler sonucunda alınan besinler vücutta kullanılamayabilir ve sonuçta zayıflık oluşmaktadır..Hormonal dengesizlikler.tiroid hormonlarının fazlalığı , bazal metabolizma hızın arttırır ve enerji harcaması artar.

ZAYIFLIĞIN BESLENME TEDAVİSİ :

Öncelikle zayıflığa neden olabilecek bir hastalık durumu olup olmadığı saptanmalıdır. Örneğin kişide metabolizmayı hızlandıracak troid gibi bir hastalık durumu varsa bunun mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir, öncelikle endokrinolog tarafından kişinin kan bulgularına bakılarak değerlendirilmesi gerekmektedir, eğer bir sağlık problemi varsa öncelikle onun tedavisi yapılmalıdır, yoksa diyetisyen takibine alınmalıdır. Burada önemli olan kişinin kilo almasını engelleyen durumun saptanmasıdır, kişi çok stresli, psikolojik problemlerden dolayı iştahsızlık problemi yaşıyorsa bu noktada psikiyatrı uzman , psikolog ve diyetisyen takibi aynı anda yapılmalıdır. Özellikle diyetisyen tarafından kişinin detaylı yeme alışkanlıkları sorularak nerede hata yaptığı tespit edilir ve buna göre diyet tedavisi başlanır.

Bu hastalarda yapılan en büyük hata kilo almak için şeker ve şekerli, aşırı yağlı besinlere çok yüklenip, enerji yakmamak için de hareketin kısıtlanmasıdır. Burada önemli olan dengeli ve yeterli bir beslenme programının oluşturulması ve her besin grubundan yeterli tüketimin olmasıdır, kilo almak için vücuda başka zararlar verilmemelidir,
Besinlerin çeşidi, miktarı ve hacmi yavaş yavaş artırılarak, zayıf kimsenin enerji ve besin öğeleri yönünden zengin diyete uyumu kolaylaştırılır. Haftada bir defa tartılarak ağırlık artışı izlenir ve ona göre diyetin enerji değeri dengelenir.

Besin gruplarından seçilen besinler, öğünlere dengeli olarak bölünür. Üç öğünde çok yemeğe zorlama yerine, öğün sayısı artırılabilir. Zayıf kişiyi öğün aralarında şeker, pasta gibi şeker değeri yüksek rafine gıdalara alıştırma yerine, süt ve mamülleri, meyve, kuru yemiş, çekirdek ve kuru meyveler ile benzerlerini yemeye özendirmek daha uygundur. Zayıf olanların normal kiloya çıkmaları için yeterli ve dengeli beslenmeleri sağlanırken, bir yandan da iyi beslenme alışkanlıkları kazanmaları amaçlanır. Bunun için de normal kiloya geldikten sonra da beslenme ilkelerine uymalarını kolaylaştırıcı bir yol izlenir.
Zayıf insanlar genellikle iştahsız olurlar, yemek seçerler. İstenilen çeşit ve miktardaki besinlerin yedirilmesi zordur. Diyetteki yiyeceğin çeşidi, miktarı, hazırlanması, pişirilmesi, sunulma şekli, zayıf kişinin istek ve alışkanlıklarına uygun olmalıdır. Sevilen besinler veya yemekler, başka besinlerle zenginleştirilebilirler. Sevilerek yenmeyen yiyecekler, türüne göre; vanilya, tarçın, nane, maydanoz, limon ve zararlı olmayacak şekilde baharat kullanılarak lezzetlendirilebilir. İştahsız ve isteksiz olanlar için, besin değeri yükseltilmiş küçük hacimli ve tüketimi kolay yiyecekler hazırlanabilir. Mesela çorbalara et, yumurta, sütlü tatlılara; yumurta, ceviz, fındık, fıstık, makarnaya; kıyma, yumurta peynir ve yoğurt eklenerek zenginleştirilebilir.

Yiyecekler ve yemekler çeşit, renk, doku, görünüş, lezzet, sıcaklık, koyuluk, pişirme şekli yönünden monotonluktan kaçınılarak hazırlanırsa, sunuş şekli ve yeri iyi düzenlenirse, iştah üzerinde olumlu etki gösterir.

Yiyecekler ve yemekler çeşit, renk, doku, görünüş, lezzet, sıcaklık, koyuluk, pişirme şekli yönünden monotonluktan kaçınılarak hazırlanırsa, sunuş şekli ve yeri iyi düzenlenirse, iştah üzerinde olumlu etki gösterir.

Zayıflıktan şikayetle hekime başvurulduğunda, gelişmiş ülkelerde genellikle “tonikler”, vitaminler, iştah açıcı ve kan şekerini düşürücü ilaçlar yazılabilmektedir. Bunlar hem savurganlıktır, hem de zararlı dahi olabilirler.

Toniklerin, genellikle, psikolojik tatmin dışında bir yararı yoktur. Vitaminler ve mineraller hayat için şart olan maddeler olmakla birlikte; kilo almak bunlarla değil, ancak besleyici gıdalarla mümkün olabilir. Hastadaki yanlış inanç düzeltilmelidir. İnsülin veya ağızdan alınan kan şekerini düşürücü ilaçlarla kan şekerini bir miktar düşürmek ve böylece iştah açmak denenmiş olmakla birlikte, kesinlikle uygulanmaması gereken tedavilerdir. Bir çok iştah şurubu uyku verir, tahmin edilmeyen yan etkiler yapabilir. Kullanmamak daha doğru olan yoldur. Bu durumlarda en doğru metod, geniş vakit ayırarak zayıf insanla konuşmak ve diyetle sorunu çözmek gerekir.

BESLENME ÖNERİLERİ :

Kilo almak kilo vermeye göre çok daha zordur, bu yüzden gerçekten kişi istekli ve sabırlı olmalıdır, hızlı kilo artışları beklememeli yavaş yavaş kilo artışı olacağı bilincinde olmalı, dengeli beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmelidir. Mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolünde kilo alınması sağlanmalıdır,Beslenmeyle sadece vücutta yağ değil, kas kitlesinin artışı da sağlanmalıdır.Sabah kahvaltısı günün en önemli öğünüdür, mutlaka düzenli kahvaltı edilmelidir .Ana yemeklerde mide kapasitesini dolduran düşük kalorili çorba, sebze yemeği, salata gibi besinler tüketilmemelidir. Bu besinler tüketildiğinde çabuk doygunluk sağlanır.Kas kitlesinin arttırılması için protein alımı arttırılmalıdır. Yağsız olarak et, balık, tavuk, süt, yoğurt, yumurta, kurubaklagiller her öğünde tüketilmeli, sebze yenilecekse etli tercih edilmelidir .Ana yemeklerde sıvı alımı kısıtlanmalıdır. Su, meyve suyu, ayran gibi içecekler ara öğünlerde tüketilmelidir.Tüketilecekse protein içeriği olan sütlü tatlılar tüketilmelidir .Çay, kahve yerine aralarda süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu gibi içecekler tüketilmelidir.Sevdiğiniz besinleri tüketimine özen gösterilmeli. Yemeklerin besin değerlerini ve enerji içeriklerini arttırın örneğin sade bir makarna yerine, ton balığı, mısır, kaşar peyniri katılmış makarna tüketile bilir, salataya peynir, ton balığı gibi besinler katın .Kuru meyvelerin besin ve enerji içerikleri yüksektir. Ara öğünde kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm gibi besinler tüketin .Az az sık sık düzenli beslenin, belirlediğiniz yemek saatleriniz olsun ve kesinlikle öğün atlamayın, atıştırma şeklinde öğünleri geçiştirmeyin .Yemek saatine yakın iştahınızı kapatacak besinler tüketmeyin .Düzenli egzersiz yapın .Yemekleri sevdiğiniz baharatlarla veya değişik tatlarla lezzetlendirin, yemeği bir zorunluluk değil zevk olarak görün .Yüksek enerji ve vitamin değeri içeriğinden dolayı fındık, ceviz v.b kuruyemişleri tüketebilirsiniz.Gerekirse enerji alımını arttıracak enteral beslenme destekleri ( Ensure Plus, Biosorb Energie v.b ) destek olarak kullanılabilir.

Uzm.Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR
Beslenme ve Diyet Uzmanı

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ZAYIFLIK (KİLO ALAMAMAK) SORUNU, BESLENME TEDAVİSİ VE ÖNERİLER :" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Dyt.Yüksel Turan TAŞDEMİR Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Ceviz Ve Sağlıklı Beslenme
  • Okul Çağı Çocuklarında Beslenme İle İlgili Öneriler
  • Ramazan Bayramı Ve Bayrama Özel Beslenme Hakkında Bilmeniz Gerekenler:
  • Ramazan Ayına Özel Sağlıklı Beslenme Önerileri Ve Oruç
  • Diyabette (Şeker Hastalığı) Beslenme Tedavisi Ve Önerileri
  • Ramazanda Beslenme
  • Yüksek Kolesterol Efsanesi
  • Kars Kazı, Kars Kaşarı, Kars Grevyeri, Kars Balı Ve Bu Yöreye Özel Besinler:
  • Böbrek Hastalıklarında Beslenme
  • Toplu Beslenme Yapan Kurumlara Gıda Maddeleri Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Teknik Özellikler:
  • Son Dakika Diyetleri
  • Besin Allerjisi Ve Alerjiye Neden Olan Besinler
  • Şişmanlık (Obezite) : Sebepler, Neden Olduğu Hastalıklar, Tedavi
  • Beslenme Ve Kanser
  • Bebeklerde Beslenme
  • Sağlıklı Bir Yaşam Ve Tuz Tüketimi
  • Beslenme Ve Su
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Bebeklik Döneminde Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Fonksiyonel Besinler Ve Sağlık , Dyt.Yunus Emre UZUN
  • Glisemik İndeks, Glisemik Yük Ve İnsülin Direnci , Dyt.Ufuk ZERENTÜRK
  • Neden Ara Öğün Yapılmalı? , Dyt.Safiye TAŞ
  • Ramazanda Beslenme , Dyt.Duygu Ceyhan IRMAK
  • Ramazanda Beslenme , Dyt.Fatma DEMİROK
  • Ramazan'da Nasıl Beslenelim? , Dyt.Gülsüm UYANIK
  • Metabolizmayı Durduran Hastalık 2: Hipotroidi , Dyt.Gizem Selin KEŞLİ
  • Sağlık İçin Önce Su İçin , Dyt.Aysel ŞAHİN KAYA
  • Metabolizmayı Durduran Hastalık: Polikistikover Sendromu , Dyt.Gizem Selin KEŞLİ
  • Zayıflıktan Kurtulmak İsteyenlerin Dikkatine ! , Dyt.Gizem Selin KEŞLİ
  • Reflü Ve Gastritte Beslenme , Dyt.Gizem Selin KEŞLİ
  • Voleybol Ve Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Ramazanda Beslenme , Dyt.Füsun BİLGİN ÇAKMAK
  • Demir Eksikliği Anemisi Ve Beslenme Tedavisi , Dyt.Melek TOPAKTAŞ
  • Sağlığı Bozmadan Ve Zorlanmadan Oruç Tutmanın Püf Noktaları , Dyt.Gülşen LÜKEL
  • Gebelikte Ve Gebelik Öncesinde Beslenme , Dyt.Safiye TAŞ
  • Ramazanda Beslenme Nasıl Olmalı? , Dyt.Safiye TAŞ
  • Ramazanda Nasıl Beslenmeliyiz? , Dyt.Gözde Zehra AKBAŞ
  • Obezitede Diyet Tedavisi Ve Fiziksel Aktivite , Dyt.Ufuk ZERENTÜRK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    01:17
    Top