2007'den Bugüne 84,857 Tavsiye, 26,540 Uzman ve 18,902 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Depresyon Rehberi
MAKALE #11923 © Yazan Psk.Taylan ÖZKUZUCU | Yayın Aralık 2013 | 3,141 Okuyucu
Depresyon Nedir?

Depresyonun kelime anlamı çökkünlüktür. Ruhsal açıdan çökkün*lük yaşanması üzüntü, keder, mutsuzluk, karamsarlık, isteksizlik gibi belirtilerin bulunması anlamına gelir. Depresyon insanlarda normalde de olabilen bir durumdur, ancak aynı zamanda ruhsal bir rahatsızlığın da adıdır. Bir rahatsızlık olarak depresyonda en önde görülen belirti üzüntü ve mutsuzluktur.

İnsanın bedenini oluşturan organların hepsi nasıl gerekli ve bir iş*leve sahipse bizim ruhsal yapımızı oluşturan olumlu ve olumsuz bütün duygular gereklidir ve bir işleve sahiptir. Üzün*tü normal, gerekli ve uyum sağlamamıza yardımcı olan bir duygudur. Normaldir, çünkü üzüntü, keder ve mutsuzluk bütün insanlarda zaman zaman görülen duygulardır, her insan bu duyguyu zaman zaman yaşar. Gereklidir, çün*kü üzüntü bütün duygular gibi bizim ruhsal işaret sistemimizin bir parçasıdır. Bizim için önemli olan bir şeyi kaybettiğimiz zaman üzülürüz. Üzüntü duyma*yan bir kişi, kayıplarının farkına varamayan, ya da zaten değer verdiği bir şeye sa*hip olmayan bir insandır. Üzüntü, duruma uyum sağlamamıza yardımcı olur, böylece kayıp*larımızı anlar ona göre davranışlarımızı ayarlar ve elimizdekilere sahip çıkmaya ve onları kaybetmemeye çalışırız. Depresyon ise üzüntü duygusunun daha yoğunlaşmış bir biçimidir. Dep*resyondaki fark, üzüntü ve mutsuzluk duygularının bundan çok daha yoğun, sık ve uzun süreli olması, kişinin kendisini kötü görmesi ve geleceğe ilişkin karamsarlığı olmasıdır.

Depresyonun ikinci önemli belirtisi de kişinin daha önceden hoşlandığı etkinliklerden artık hoşlanmaması ve zevk almaması, aynı zamanda bunlara karşı ilgisinin kaybolmasıdır. Depresyondaki kişiler için yıkanma, giyinme, ev işleri gibi basit faaliyetleri bile yürüt*mek son derece güç bir hal alır. Rahatsızlık iş, aile, sosyal yaşam olmak üzere yaşamın önemli alanlarında bozulmalara yol açar. Bu sıkıntı giderek o kadar kötü bir hal alabilir ki ki*şi gelecekle ilgili umutsuzluğa kapılarak ölümün tek çözüm olduğunu düşünebilir.

Bu iki önde gelen belirti dışında depresyon kişiyi birçok yönden etkileyebilir ve değişik ruhsal ve bedensel belirtilere yol açabilir. Depresyon tanısı koyarken doktorlar yukarıdaki iki belirtiden birinin olmasını, bu belirtinin şiddetli, uzun süreli veya sık görülmesi koşulunu aramaktadırlar. Bu belirtilerin yanı sıra depresyondaki diğer önemli belirtiler şunlardır:

• Pişmanlık, suçluluk duyguları
• Kendine güvende azalma, kararsızlık
• Durgunluk, az konuşma, az hareket etme
• Sinirlilik, huzursuzluk, bazı zamanlarda yerinde duramama
• Kolay yorulma, enerji azalması
• Dikkati toplama güçlüğü, konsantre olamama, unutkanlık
• Uyku bozukluğu (aşırı uyku ya da uykusuzluk)
• iştah değişikliği (iştahta artma ya da azalma, kilo kaybı veya kilo alımı)
• Bedensel şikayetler ve ağrılar
• Cinsel istekte azalma

Depresyonun varlığından söz edebilmek için bu belirtilerin günün hemen tamamında hakim olması ve en az 15 gündür devam etmesi yani bir sü*reklilik göstermesi gerekir. Depresyon tanısı koyabilmek için gerekli olan diğer faktör de, ister 15 gün sürsün isterse bir yıl, yaşanan durumun kişinin iş, aile, okul, ilişkiler vb. konularda yaşamsal işlevlerinde bir bozukluğa yol açmış olmasıdır.

Depresyondaki üzüntü ve karamsarlığın normaldekinden farkı normal üzüntü duy*gularının çoğunlukla birkaç saatte veya birkaç günde geçmesi ve bireyin bunla*ra rağmen normal faaliyetlerini de yürütebilmesiyken, kişide kendini suçlama olmama*sı ve geleceğe ilişkin karamsarlığın olmamasıdır. Depresyonda ise normal üzün*tüden hem şiddet, yoğunluk, sıklık ve süre açısından bir fazlalık hem de nitelikçe bazı farklılıklar vardır.

Depresyonu Neler Tetikleyebilir?

Birçok insan yaşanan üzücü olayların depresyona yol açtığını düşünür. Ancak depresyon tek bir nedene bağlı değildir. Yaşanan olaylar, kişilik yapısı ve bun*lara eşlik eden beyindeki değişiklikler birlikte depresyona neden olduğuna inanılan üç ana etkeni oluşturur. Birçok kişide beyindeki bu değişiklikleri sıkın*tı verici olaylar, olumsuz düşünme biçimi, alkol, çeşitli ilaçlar ve kimi bedensel hastalıklar vb. gibi durumlar tetikleyebilir. Bununla birlikte yapısal olarak aile*den depresyona çok yatkın olan bazı insanlarda açık bir tetikleyici etken bulun*madan da depresyon ortaya çıkabilir.

Aşağıda sıralanan durumların depresyonu ortaya çıkarmada tek başına be*lirleyici bir rolü olduğu düşünülmemektedir. Bugün için daha çok kabul edilen yapısal olarak veya kişilik özellikleri açısından depresyon geçirmeye daha yat*kın olan bireylerde bu tür yaşam olaylarının tetiklemesiyle depresyonun ortaya çıkabildiğidir.

Muhtemel Tetikleyiciler


· Ev değiştirme
· Şehir değişikliği
· İş kaybı
· Sevilen birinin kaybı
· Bir ilişkinin bitmesi
· Okuldan mezun olma
· Aile/diğer insanlarla çatışma
· İşten memnuniyetsizlik
· Aşırı yük alarak tükenme
· Yalnızlık
· Doğum
· Alkol/ilaç kullanımı
· Mevsim değişikliği
· Bedensel hastalıklar

Depresyonu Hazırlayan Bazı Sayıltılar

· İnsanların bana değer vermesi için hiç hata yapmamam gerekir.
· İnsanların bana saygı göstermeleri için her zaman başarılı olmam gerekir.
· Risk almak hiç bir zaman doğru bir şey değildir. Çünkü kaybetmek bir felaket olabilir.
· Bir başka kişiden yardım istemek aslında zayıflık işaretidir.
· Bir insan olarak yeterli olmam için, başkaları kadar başarılı olmam gerekir.
· İnsan bir işi tam yapamıyorsa hiç yapmasın daha iyi.
· İnsanların bana verdiği önemi yitirmemem için kendimi açmamalıyım.

· Sevdiğim insan beni sevmediği sürece hiç sayılırım.
· Başkalarının benim hakkımdaki düşünceleri bir insan olarak değerimi büyük ölçüde belirler.
· İhtiyacı olan herkese yardım etmediğim taktirde iyi bir insan sayılmam.
· İnsanın kendisi için önemli olan kişiler tarafından onaylanmaması çok kötüdür.
· İnsanın mutlu olabilmesi için dayanabileceği, güvenebileceği başka insanların olması gerekir.
· İnsanın, başkalarını mutlu etmek için kendi ihtiyaçlarından vazgeçmesi gerekiyorsa, bunu yapması gerekir.
· Biri benden hoşlanmıyorsa ben de bir sorun/bozukluk var demektir.
· Eğer hata yaparsam bunun anlamı benim aptal olmamdır.

Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Depresif bozukluk tam olarak iyileşebildiği gibi, sıklıkla yineleme ve bazen de kronik gidiş gösteren bir hastalıktır. Başlangıç yaşı genellikle 20'li yaşların ortalarıdır. En riskli gurup olarak 15-19 ile 25-29 yaşları arası kabul edilmekle birlikte, herhangi bir yaşta hatta küçük çocuklarda bile görülebilmektedir (Hirschfeld 1994, Burke ve ark. 1990; akt. Ateşçi, 2000).

Depresyonda en sık kullanılan tedavi yön*temleri ilaç ve/veya psikoterapidir. Psikoterapi daima faydalıdır ama bazı tip depresyonlar için tek başına yeterli değildir; ilaç tedavisine de ihtiyaç duyulur. Her iki tedavinin beraber uygulandığı durumlarda ilaç tedavisi tek başına psi*koterapi uygulanmasına göre depresyonun daha çabuk iyileşmesini sağlar. Gerek depresyon tedavisinde etkili olduğu bilinen psikoterapiler (bilişsel dav*ranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi) gerekse de ilaç tedavilerinde yaklaşık % 60-70 civarında hasta verilen ilk tedaviye cevap verirler. Bu oran daha sonra tedaviye cevap vermeyen hastalarda başka yöntemlerin de eklenmesiyle %90'lara yaklaşır. Hafif ve orta şiddetli depresyonda bu konuda yetkin kişiler*ce uygulanan bilişsel davranışçı terapiyle ilaç etkisine yakın oranda başarı elde edilebilir. Ancak tek başına terapi uygulandığı durumlarda ilk haftalarda hafta*da iki kez gibi daha sık görüşme yapmak gerekebilir. Gerek psikoterapi gerek*se de ilaç tedavisiyle elde edilen olumlu oranlar bu terapilerin düzenli ve uygun koşullarda uygulanmasıyla sağlanır.

Orta ila şiddetli düzeyde depresyonda psikoterapi yapılsın veya yapılmasın ilaç tedavisi önerilir. Depresyon tedavisi için kullanılan antidepresan grubu ilaçlar bağımlılık yap*maz. Bu ilaçlar başlanırken veya bırakılırken doktor önerisiyle hareket edilmesi gerekir. Bu ilaçlar depresyonun geçmesinde çok etkilidirler, uygun dozda ve uy*gun sürede ilaç kullanan tüm hastaların yaklaşık %60 veya 70'i bu tedaviye ce*vap verir. Belirtilerde düzelme genellikle 2-3 haftada başlar. Bunun*la birlikte ilaçtan tam olarak faydalanma zamanı 8 haftaya kadar uzayabilir. Ge*nel olarak eğer ilk defa depresyon tedavisi alıyorsanız düzelmeden sonra ilaç te*davisi 3-6 ay kadar daha sürdürülür. Eğer birden fazla depresyon atağı geçirmişseniz o zaman ilaç tedavisi daha uzun süre verilebilir, ilaç alırken birtakım yan et*kiler hissedebilirsiniz. Çoğu zaman bunlar hafif ve 7-10 gün içinde kaybolan yan etkilerdir. Eğer siz de herhangi bir yan etki yaşarsınız bunu tedaviyi öneren dok*torunuzla konuşmanız uygun olur.

Hangi Hastalara Ne zaman Psikoterapi?

APA Depresyon Tedavi Kılavuzu, Öneri 1:

Depresyon tedavisinde özgül olarak etkinliği gösterilmiş olan psikoterapiler,
hafif ve orta şiddetli depresyonda tek başına veya ilaç tedavisiyle birlikte kullanılabilir.

Psikoterapi ne zaman tek başına veya ek olarak gündeme gelir?
Hasta tercih ediyorsa
Psikoterapi ile tedavi imkanları varsa
Sayılan klinik özellikler varsa:

1. Belirgin psikososyal zorlanmalar,
2. İç çatışmalar,
3. Kişilerarası güçlükler,
4. Komorbid eksen-II bozukluğu olması

Ayrıca gebe veya gebe kalmak isteyen kadınlarda tekbaşına psikoterapi önerilir, depresyon şiddetine göre psikoterapi ilk seçenek olarak dikkate alınır.

APA Depresyon Tedavi Kılavuzu, Öneri 2

Orta veya şiddetli depresyonda: Belirgin şekilde psikososyal zorlanmalar, kişilerarası sorunlar, kişilik bozukluğu, tedaviye uyum sorunu varsa, ilaç tedavisiyle psikoterapinin birlikte uygulanması.

APA Depresyon Tedavi Kılavuzu, Öneri 3:

Tek bir tedavi biçimine geçmişte yeterli cevap vermediği bilinen hastalarda da kombine tedavi tercih edilebilir.

Depresyonda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Bilişsel Davranışçı Terapi konrollü klinik çalışmalarda depresyonda etkinliği en iyi biçimde gösterilmiş psikoterapi türüdür. Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği(HDDÖ) skoru 20 ve üzeri olan 240 depresif hastanın alındığı 16 haftalık tedavi çalışmasında 120 hasta antidepresan (Paroksetin), 60 hasta bilişsel terapi, 60 hasta ise plasebo almıştır. Bilişsel terapi ilk 4 haftada haftada 2, sonraki 8 haftada ise 1-2 görüşme, son 4 haftada da haftada 1 görüşme şeklinde yürütülmüştür. Çalışmanın sonunda antidepresan ve BDT grupları plasebodan anlamlı şekilde daha iyi yanıt vermiştir. Gloaguen tarafından 1998'de yapılan bir meta analizde psikotik veya bipolar depresyonu olmayan toplam 2765 hastalık ve 48 çalışma ele alınmıştır. Bu analizde BDT alan grupta, kontrol grubuna göre %29, ilaç alan hastalarda %15, diğer tür psikoterapilerde ise %10 ilerleme gözlenmiştir. 1989'da yapılan ve 28 çalışmanın değerlendirildiği bir meta analizde Dobson, BDT'nin, bekleme listesi, ilaç tedavisi ve davranış terapisinden daha etkili olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Fova ve arkadaşlarının 6 yıllık izlem çalışmalarında yineleyen depresyonu olan ve ilaç tedavisiyle başarılı şekilde tedavi edilmiş 40 hasta çalışmaya alınmış ve bir gruba klinik destek verilmiş, diğerine bilişsel davranışçı terapi uygulanmıştır. 2 yıl sonunda BDT alan grupta relaps (yineleme) %25, klinik destek grubunda ise %80 olarak belirlenmiştir.

Birçok çalışmada gösterildiği gibi BDT'nin depresyonun akut tedavisinde en az ilaç tedavisi kadar etkili olduğu söylenebilir. BDT, gerek akut tedavide gerekse yinelemeleri önlemede etkili bir psikoterapidir.

Kaynaklar:
1) Bilişsel Davranışçı Terapi Ders Notları, Prof. Dr. Hakan Türkçapar
2) Klinik Uygulamada Bilişsel-Davranışçı Terapi: Depresyon, Prof. Dr. Hakan Türkçapar
3)Ateşçi F.Ç. (2000), Depresyonun Seyri. Duygudurum Dizisi 2000: 2:99-103


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyon Rehberi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Taylan ÖZKUZUCU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Taylan ÖZKUZUCU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Taylan ÖZKUZUCU Fotoğraf
Psk.Taylan ÖZKUZUCU
Adana (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi41 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Taylan ÖZKUZUCU'nun Makaleleri
► Ergenlik Dönemi Rehberi Psk.Gizem HÜNERLİ
► Öfkeli Ergen Rehberi Psk.Nihan DİKME
► Okula Başlama Rehberi Emine ERGÜN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,902 uzman makalesi arasında 'Depresyon Rehberi' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Özgül Fobi ve Tedavisi Eylül 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:07
Top