2007'den Bugüne 80,591 Tavsiye, 25,680 Uzman ve 17,970 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ramazanda Kilo Kontrolü
MAKALE #1550 © Yazan Dyt.Ezgi TOPTAŞ BIYIKLI | Yayın Eylül 2008 | 5,125 Okuyucu
Ramazan ayında öğün sayısının azalmasıyla normal beslenme düzeni değişir. On bir ay boyunca 4-5 öğün yaparken, ramazanda bu sayı 2-3’ e düşmektedir. Öğün sayısının azalması, metabolizmanın yavaşlamasına neden olmakta ve bu da kilo kontrolünü zorlaştırmaktadır. Ramazanda kilo almak istemiyorsak ilk etapta yapmamız gereken, normal zamanda yediğimizden daha az yeme yoluna gitmek ve yiyip yatmak yerine sahura kalkmayı alışkanlık haline getirmektir. Uzun süren açlık sonrası ağır yenen öğün, tansiyonu ve kalbe binen yük nedeniyle kalp krizi riskini artırır.

Oruç döneminde en çok rahatsızlık duyulan konulardan biri yemek sonrası oluşan üşüme, titreme hissi ve uyuma isteğidir. Bu durum aç kalan vücuda hızlı ve fazla miktarda besin girmesi nedeniyle kan şekerimizin bir anda yükselmesinden ve ardından da hızla düşmesinden kaynaklanır.
İftarda ve sahurda vücuda bir anda yüklenmek yerine, öğün sayısını artırarak az az ve sık sık tüketim yapmak daha doğru olacaktır. Sahurda mide yanması, reflü gibi sorunlar yaşamamak için kolay hazmedilecek besinler tercih edilmeli, mayalı, şeker ve yağ içeriği yüksek besinlerden uzak durulmalıdır. İftarı hurma ile açmak düşen kan şekerini düzenler, ardından içilen bir kase çorba diğer besinlere göre daha yavaş tüketildiği için mideye hızlı yüklenmeyi önler. Çorbanın yanında salata ve bir dilim kepekli ekmek tüketilebilir fakat ana yemeğe geçmeden önce 20 dakika kadar beklenmelidir. Bu beklenilen süre içerisinde hem tokluk merkezimiz devreye girerek, açlığımızı daha az hissettirecek hem de mideye bir anda yüklenme sonucu oluşabilecek rahatsızlıklar önlenmiş olacaktır. Ana yemeğin az yağlı olmasına, kavurma kızartma işlemleri uygulanmamış besinlerden oluşmasına dikkat edilmelidir. Fast-food,salam, sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinden, sakatat, hamur işi gibi ağır yiyeceklerden kaçınılmalıdır. İftar sofrasında tercih edeceğimiz yemeklerin tok tutucu, hazmetmesi kolay, sağlığımız için gerekli besin öğelerini yeterli miktarda içeren, posa, vitamin ve mineralden zengin olması gerekir. Bu sayede kan şekeri kontrol altına alınır ve kabızlıktan korunulur. Zeytinyağı ile pişirilmiş sebze, kurubaklagil yemekleri, ızgara tavuk, balık eti, az yağlı kırmızı et, az yağlı salata, kurubaklagil ve sebze çorbaları, bulgur pilavı, kepekli pirinç pilavı ve makarna, taze meyveler, sert kabuklu meyveler porsiyon kontrolüne dikkat edilerek tüketiliebilir. Çay ve kahve tüketimini yemekten 45 dakika kadar sonra yapmak gerekir, çünkü çay ve kahvenin bileşiminde bulunan tanenler demir emilimini engellemektedir. İftardan sonra oluşabilecek tatlı tüketme ihtiyacını, şerbetli tatlılar yerine meyveli, sütlü tatlılar , ve meyve ile gidermek daha doğru olacaktır. İftar ve sahur arasındaki öğün sayısını artırarak düşen metabolizma hızını hareketlendirmek mümkündür. Ana yemeği tükettikten sonra 1-1,5 saat arayla 2 ara öğün yapılmalıdır. Bu ara öğünlerde meyve, leblebi, yağsız gevrek, yarım yağlı süt , yoğurt tüketilebilir. Ara öğünün hemen ardından ve sahur öğününü tükettikten hemen sonra uyumaktan kaçınılmalıdır.
Sıcakla birlikte artan su ihtiyacımızı karşılamak için iftar ve sahur arasında en az 2 litre su tüketilmelidir.
Açlığın getirdiği halsizlikle ve susama korkusuyla ramazanda fiziksel aktivite azalmaktadır. İftardan sonra yapılacak 30 dakikalık bir yürüyüş hem yavaşlayan metabolizmayı hızlandıracak, hem de kan şekerimizi kontrol edecektir.
Ramazan döneminde kişinin sağlık durumu büyük önem taşır. Uzun süre aç kalması risk teşkil eden kişilerin oruç tutması sakıncalıdır. Yaşı çok küçük olan yani büyüme-gelişme döneminde olan kişilerin oruç tutması hipoglisemi,hipotansiyon, aşırı zayıflık, konsantrasyon eksikliği, taşikardi gibi sağlık problemlerini beraberinde getirebilir. Bunun dışında şeker hastalarının, hipoglisemisi olanların, ileri derecede böbrek, karaciğer yetmezliği olan hastaların, psikolojik bozukluğu olan kişilerin, ileri derecede ülseri olanların, ameliyattan yeni çıkmış astaların, zorunlu ilaç tedavisi görenlerin,gebe ve emzikli bayanların oruç tutması da risk yaratabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ramazanda Kilo Kontrolü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ezgi TOPTAŞ BIYIKLI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ezgi TOPTAŞ BIYIKLI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ezgi TOPTAŞ BIYIKLI'nın Makaleleri
► Bu Yıl Ramazanda Kilo Almak Yok Dyt.Sinem KOLBAKIR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,970 uzman makalesi arasında 'Ramazanda Kilo Kontrolü' başlığıyla benzeşen toplam 51 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ramazan Ayında Beslenme Ağustos 2009
► Yiyerek Zayıflayın! Ocak 2009
► Sporcu Beslenmesi Kasım 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:14
Top