2007'den Bugüne 73,588 Tavsiye, 24,419 Uzman ve 16,667 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Beyincik Fıtığı, Beyincik Sarkması, Chiari Sendromu
MAKALE #17210 © Yazan Prof.Dr.Kadir KOTİL | Yayın Eylül 2016 | 1,570 Okuyucu
Beyincik sarkması, beyincık fıtığı veya Chiari sendromu nedir? Beyincik sarkması; Beyincık fıtığı Arnold-CHİARİ Nedir? Sebepleri belirtileri tedavisi ve risk faktörleri nelerdir? Beyincik fıtığının tanımını yapar mısınız?

Chiari Malformasyonu (CM) 1891 yılında Hans Chiari tarafından beyinciğin bulunduğu posterior kranial fossa yapılarının Omurilik içine içerisine doğru yer değiştirmesi ve fıtıklaşması sonucu olarak tanımlanmış ve yayınlamıştır.

Yanı beyinciğe ait bademcik bulunduğu art kafada kemik odasının ona dar gelmesi nedeniyle çıkabildiği ilk delikten veya aralıktan dışarı çıkmaya çalışması sonucu omuriliği de beraberinde sürüklemesi yada sıkıştırması yanında beyin omurilik suyunun omurilik bölgesinde dolaşımını bozması nedeniyle omuriliğin içine sıvı bırakarak hastayı felç hatta en sonunda nefes durmasına kadar götürebilen yapısal yada kalıtsal bir hastalıktır.

Kaç tipi bulunmaktadır?

1. Chiari tip 0
2. Chiari tip 1
3. Chiari tip 1.5
4. Chiari tip 2
5. Chiari tip 3
6. Chairi tip 4
7. Tanımı zor yapılan kompleks Chairi (bu bölgede 3600 sorun yada bası vardır)

Ne tür şikayetlerle doktora başvurmaktadırlar?

CM Tip 1’li hastalar Nöroloji ve Nöroşirurji polikliniklerine çok değişik şikâyetler ile başvurmaktadırlar. Bu şikayetler; en başta ense kökü ağrısı, baş ve boyun ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, kol eller ve bacaklarda uyuşma, kulak çınlaması, geceleri ve kalkarken oluşan baş dönmesi gibi non spesifik semptomlar olabileceği gibi trigeminal nevralji denen yüz ağrısı, işitme kaybı , glossofaringeal nevralji denen boğaz ağrısı ve otonomik sinir sistemi bulguları terleme horlama ve ellerde yanma gibi bazı hastalıklara spesifik semptomlarda olabilmekte ve yanlış tanı alabilmektedirler.

CM Tip 1’de semptom ve bulgular çok geniş bir spektrumda yer almaktadır. Olgularda asemptomatik veya non spesifik klinik bulgular olabilmekle birlikte, ilerleyici ve ciddi nörolojik defisitlerde görülebilmektedir. Olguların % 30’u asemptomatiktir. En sık görülen bulgu olan ağrı ense kökünde ve servikal bölgede dermatomal olmayan tarzdadır. Valsalva manevrasıyla yanı ıkkınmakla artmakta, devamlı ve yanıcı tarzda, enseye, göğüse ve üst ekstremiteye yayılmaktadır. Baş dönmesi pozisyonel veya baş hareketiyle meydana gelmekte, tinnitus ve kulakta dolgunluk eşlik etmektedir. Ilımlı işitme azlığı da görülebilmektedir. Göz arkasında ağrı, diplopi yada çift görme ışığa duyrlılık fotofobi, bulanık görme oküler non spesifik klinik semptomlardır. Solunum ve uyku bozuklukları, özellikle infantlar da, CM ile ilişkili olabilmektedir.

Depresyonla ilişkili midir?

Evet, bir kısım hastalar antidepresan ilaç kullanarak depresyonunu gidermeye çalışmaktadır ama esas sorun beyincikte olduğu çoğu zaman psikiyatrların gözünden kaçmaktadır. Bu nedenle çözüm sorunun giderilmesi yanı beyincik fıtğını tedavi etmektir.

Nasıl tanı veya teşhis konmaktadır?

CM’da kesin tanı kraniovertebral bileşke denen bölgenin MRI yada EAR ile konur. MRG da serebellar herniasyon uzunluğu denen beyincik sarkmasının ne kadar olduğunu ölçülebilmekte ve siringomyeli denen omurilik içinde sıvı olup olmadığı eşlik edip etmediği görülebilmektedir. Kraniovertebral bileşke MRI’da 3 mm’ye kadar herniasyon yada fıtıklaşma fizyolojik kabul edilmektedir (1). Genellikle 5 mm’nin altındaki herniasyonların tamamı, 5-10 mm arasındaki herniasyonların ise % 30’u asemptomatiktir yanı sessizdir. 12 mm ve üzerindeki herniasyonlar ise sıklıkla semptomatiktir ve çoğu olguda 1.5 SENDROMUNDA DAHA SIK GÖRÜLÜR..

Siringomyeli eşlik eden olgularda BOS akımını değerlendirmek için Cine MRI yapılabilmektedir. Eşlik eden kemik patolojilere yönelik ise direkt servikal grafi ve kraniovertebral bileşke BT yapılabilir. CM’da spinal kord anomalilerinden en sık syringomyeli (% 40-75) eşlik etmektedir.

En çok servikal yanı boyunda bölgede görülmekte olup, beyin sapı ve torako-lomber bölgeye de yayılabilmektedir. Kranioservikal bölgede kemik anomalileri % 50 oranında görülebilir. Yapılan çalışmalarda posterior fossa hacminde genel popülasyona göre azalma tespit edilmiştir. Boş sella, baziller invaginasyon denen omurun kafa içi deliğinden beyin içine göç etmesi, kafa tabanı düzleşmesi denen platibazi, 3. oksipital kondil kafatası anomalileri olarak CM’na eşlik edebilir.Bu hastalara mutlaka elektrofizyolojik çalışmalar yapılmalı ek veya gözden kaçan unsurlar ortya koymadan cerrahiye veya tedaviye geçilmemelidir

Hangi hastalıkla karışmaktadır?

Hastalık sinir sıkışması, uyku apnesi sendromu, nöropati boyun fıtığı, karpal tünel, boyun fıtığı, romatizmal hastalıklar ve kanser dahil bir çok hastalıkla karışmaktadır. Mesela sadece idrar kaçırması yada sık sık tuvalet ihtiyaci ile gelen hastalarımız olmaktadır.

Nasıl tedavi edilir?


Cerrah hastanın nörolojik muayene bulgularına göre tedavi kararı verir EMAR bulgusundan ziyade bulgular önemlidir. Ama ilaç tedavisinin yeri yoktur. Cerrahi yöntemler tartışmalı olup olguya göre karar verilen bir hastalıktır. Tüm yazarlarca kabul gören işlem foramen magnumun denen kafa tabanın en büyük deliği olan yapının alınması yanı dekompresyonudur. Buradaki tartışmalı olan konuda kraniektominin büyük mü yoksa küçük mü yapılacağıdır. Klekamp ve arkadaşların yaptığı bir çalışmada, (dura ve araknoid açılmış ve duraplasti yapılmış) küçük kemik dekompresyonu yapılan hastalarda daha iyi sonuç alınmıştır (18). Ama bu benim düşüncemle eş değerde değildir çünkü yetersiz yapıldığında yapılan duraplastinin işe yaramadığı bilinmektedir.
Dekompresyona ek olarak sıklıkla C1 ve daha az olarak da C2 laminektomi denen omurun arka yapısının alınması eklenmektedir .

Bu işlemlerin yetersiz kaldığı olgularda ise posterior fossa durasının genişletilmesi işlemi yapılır. Bu işlemde 3 türlü yapılabilmektedir. Birincisinde duranın sadece dış yaprağı açılmakta iç yaprağı açılmamaktadır. İkincisinde ise duranın her 2 yaprağına müdahele yapılmakta ama araknoid denen zar açılmamaktadır ki bu teknik KOTİL tekniği olarak Dünya literatürüne sunulmuş, popular olmuştur. 3 seklinde ise omurilik zarı açılır solunumla bademciklerin hareket etmediği görülürse o zaman da araknoidi çi çalışma ve diseksiyon denen ayrıştırma ve Y şeklinde veya vertikal açılmakta ve duraplasti yapılmaktadır. Bu işlemlere serebellar tonsil rezeksiyonunu veya koagülasyonunu eklenmesini öneren yazarlarda varsa da ben asla önermemekteyim sonuçları yüz güldürücü değildir. Sonuç olarak siringomyeli eşlik etsin veya etmesin CM tip 1’de kraniektominin 3-5 CM cıvarında yapılmalı, duranın tam katlarının açılmasının sadece dış yaprağının açılmasından daha iyi sonuçları olduğunu, herhangi bir obstrüksiyon bulgusu yoksa araknoid membranın korunması gerektiğini, tonsiller rezeksiyonun ek katkı sağlamadığını, BOS sirkülasyonunun serviko oksipital bölgede bozuk olan hastalarda araknoidin geniş açılarak Foramen Magendi eksplorasyonu ve tonsillerin subpial rezeksiyonunun cerrahi alternatif olarak akılda kalmasını, tıkanmasının ek yarar sağlamadığını fakat anlamlı bir risk taşıdığını, siringomyeli için şant takılmasının tedavi için neler sağlayacağını iyice düşünmek gerektiğini vurgulamak isterim.

Hangi durumlarda ek tedaviler gerekir?

Hastada eğer hidrosefali varsa şant takılması eğer önden bası varsa ağız içinde dens rezeksiyonu değimiz kemiğin alınmaması durumunda hasta tedaviden fayda göremiyeceği gibi zarar hatta ölüm bile gelişebilir.

Diğer Chiari tiplerinde tedavi nasıldır?

Her birinin olgu bazında tedavisi yapılmalı ve başarı peşinde koşulmalıdır, mesela 0 tipinde sadece omurilik şantını önce koymak hastayı takip ederek daha sonra yada aynı seanstta bölgeyi rahatlatmak gerekir, çünkü bu tipin patofizyolojisi daha karışıktır, sadece omurilikte su toplanması vardır, beyincik fıtığını göremeyebiliriz
İlaveten 1.5 tipinde de mutlaka araknoid içi çalışmak gerekrise bademcikleri kısaltmak gerekir. Önden bası varsa da ek olarak ön taraftaki dens basılarını kaldırma işelmi uygulanmassa hasta fayda göremiyeceği gibi zarar görür.

Ameliyat için bilgi verir misiniz?

a. Karar verildikten sonra ve fayda göreceğine inanılan hastaya müdahele günü sabah aç karına hastaneye yatırılır.
b. Aynı gün gerekli tahlil tetkik yapılarak operasyon odasına alınır
c. Mikrocerrahi ile hasta uyurken ortalama 70 dakika süren müdahale ile ense kökü saç çizgisinden 1-2 cm delikten girilerek omuriliği sıkıştıran bölüm rahatlatılır.
d. Bir gece hastanede kalarak ertesi gün dikişsiz olduğundan pansuman ihtiyacı duyulmadığı için eve gönderilir, ortalama 5 gün hasta işine yada okuluna dönebilir.

NOT: bu sıralama uyguladığımı yüzlerce hastada böyle olmuştur, ama her hastalıkta olan sorunlar bu hastalıkta da nadiren yaşanabilir. Bu genel bir derleme yazısıdır.

Bu konu ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve hastalık hakkında karar vermek için lütfen bu konu ile ilgili en detaylı bilgiyi veren youtube' deki sunumumu izleyebilirsiniz ama lütfen bu yazıdaki bilgilerle kendinize teşhis koymayın bir karara varmayın ve mutlaka bir beyin cerrahisi uzmanına ama bu konuda çok deneyimi olan uzaman kişilere başvurmanızı öneririm.

NOT: BU makale daha önce yazılan aynı konu ile ilgili makalenin güncelleşmiş ve okuyucuların isteği üzerine detaylandirilmiş halıdır
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Beyincik Fıtığı, Beyincik Sarkması, Chiari Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Kadir KOTİL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Kadir KOTİL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kadir KOTİL Fotoğraf
Prof.Dr.Kadir KOTİL
İstanbul
Doktor "Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji)"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi55 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Kadir KOTİL'in Makaleleri
► Chiari Sendromu-Beyincik Sarkması Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR
► Rahim Sarkması Dr.Şule AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,667 uzman makalesi arasında 'Beyincik Fıtığı, Beyincik Sarkması, Chiari Sendromu' başlığıyla benzeşen toplam 43 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Omurilik Tümörleri Eylül 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:32
Top