2007'den Bugüne 85,225 Tavsiye, 26,652 Uzman ve 18,978 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Nereye Bakarsan Kendini Görürsün (Toplumsal Travmaların Kişisel Anlamları)
MAKALE #17231 © Yazan Psk.Şanver YEREBAKAN | Yayın Eylül 2016 | 2,999 Okuyucu
Toplumsal olaylarda travmaya maruz kalanlar, yaşadıkları somut gerçekliği iç dünyalarının süzgecinden geçirip öznel gerçekliğe dönüştürürler. Bu nedenle büyük kitlelerin yaşadığı ortak acıların anlamları, herkesin bireysel dünyasında farklılaşarak şekillenir. Yakın zamanda yaşanan darbenin kaotik ortamının, insanların bir şekilde yatıştırmaya çalıştığı ya da yok saydığı kişisel sorun alanlarının tetiklenmesine sebep olduğunu görmekteyim.

Toplum olarak geçtiğimiz bu zor dönemlerde danışanlarımın nasıl etkilendiklerini gözlemlemeye çalışırken karşılaştığım durumlara dair birkaç örnek vermek istiyorum. Bir danışanım seansta darbe akşamı yaşadıklarını anlatırken “o akşam çok kaygılandığını, uçakların alçak uçuş yapması ve askerin halkın üstüne ateş açmasından dolayı çok korktuğunu, sonraki günlerde darbe akşamına dair videolar izlerken hem üzüldüğünü hem de tekrardan endişelenmeye başladığını” ifade etti. İzledikleri arasından en çok etkilendiği sahnenin ne olduğunu sorulduğum da ise “ bir polisin, hata yaptığının farkında olan askeri (er) şefkat içerisinde sarılarak, koruyarak götürdüğü sahnede çok duygulandığını” ifade etti. Diğer üzücü ve korkutucu anlara göre daha fazla etkilendiğin bu sahnenin, görünenin ötesinde kişisel bir anlamının olup olmadığını anlamaya çalışırken, hissettiği duyguları derinlemesine tarif etmesini istedim. O sahneyi tekrar gözünde canlandırarak tarif etmeye çalışırken “ şaşkın ve hata yaptığını farkında olan ama nasıl telafi edeceğini bilmeyen, zayıflık ve çaresizlik içerisinde olan o asker beni çok üzdü. Polisin koruyucu kapsayıcı tavrı ise içimi hafifletti ” dedi. Peki o asker ve polis senin hayatının hangi kısmına dokunuyor olabilir diye sordum ve düşünmesi için biraz zaman verdim. Yaklaşık 30-40 sn sonra küçük bir gülümsemeyle “buldum” dedi . Çok pişman olduğu ve kendini affedemediği, kendine ve çevresine zarar verecek davranışta bulunan benlik parçasını “askere”, koruyup kollaması gereken güçlü benlik parçasını da (anne imgesi) “polise” benzettiğini ifade etti. Sanki iç dünyasında iki tarafın birbirine dokunduğunu, zayıflık içerisinde utanç ve suçluluk hisseden benliğinin, güçlü olan ve şefkat gösteren diğer benliği tarafından sarıldığını deneyimlemişti. Televizyondakilere hüzünlendiği düşünse de aslında iç dünyasındaki karşılığına hüzünleniyor, polisin askere sahip çıkmasıyla suçlu ama çaresiz hisseden tarafına dokunulmuş kabul görmüş hissediyordu.

Danışanın yaşadığı döngüye bakıldığında, geçmişte yaptığı ve hala unutamadığı bazı hatalarından dolayı utanan ve suçlu hisseden benliğinin ihtiyaç duyduğu kapsanmayı ve şefkati( annesinin yeterince karşılamadığı) gösteren ötekiyle kurduğu ilişkiyi görmüştü televizyondaki görüntülerde. O askerin neler hissettiğini biliyor, komiserin ona sarılıp korumasının ne kadar iyi geleceğini hissedebiliyordu. Belki annesinin, belki iç dünyasının bir kısmını oluşturan anne imgesinin affediciliğine ihtiyaç duyuyordu.


Bir başka danışanım, “darbe gecesi askerin işgal ettiği meydanlardan birinde olduğunu ve korku içerisinde evine gitmeye çalıştığını” anlattı. Toplu ulaşım araçlarının çalışmadığını, bazı sokaklarda elektriklerin kesik olduğunu ve askerle polisin karşı karşıya geldikleri yerden silah seslerinin yükseldiğini” anlatıyordu. O gece “bir kız arkadaşıyla beraber korku ve heyecanla dolu adımlarla hızla ilerlediklerini, ailesine ve arkadaşlarına güvende olduğunu söyleyip kimseden yardım istemediklerini” ifade etti. Diğer insanları telaşlandırmamak adına” bu korku ve kaosla yalnız başına mücadele ettiğini ve aslında güçsüz de hissetmediğini” ifade ediyordu. O akşam yaşadıklarını tekrardan gözünün önüne getirip en kötü olan durumu bulmasını istedim. Bir çok olumsuz durum yaşamasına rağmen “karanlık içerisinde yalnız yürüdüğü anın en kötü olduğunu olduğunu” ifade etti. Yalnız yürüdüğü anda yaşadığı duyguyu tarif etmesini istediğimde “ bir başkası tarafından her an düşünülmüyor olmak, güçlü ama yalnız olmak” şeklinde cevap verdi. Daha sonra “ özel hayatında biri olsaydı o an kahramanlık yapıp yanına gelmeye çalışacağını ve kendini çok özel hissedeceğini” ifade etti. En çok üzen şeyin “darbenin ortasında da olsa yalnızlık olması, her an yanında hissedebileceği ve yakın ilişki kurabileceği kimsenin olmaması” olduğunu ifade etti.

Bu danışanımıza baktığımızda ise, herkesin ciddi korkularla kendini zayıf hissettiği anlarda kendini koruyabilecek ve bir başkasına ihtiyaç duymayacak kadar güçlü hissediyordu ama özel hissetmiyordu. Meraklanacak ve uğrunda fedakarlıklar yapacak kadar değer gördüğü yakın bir ilişkisi yoktu. Yine hayata karşı gardını yalnız almalıydı ve yine nazlanacak kimsesi yoktu. Bu danışanımıza baktığımızda, yaşananların görünenin ötesinde bireysel ihtiyaçlar bağlamında anlamlandırıldığını ve zorlukların içsel dinamiklere göre şekillendiğini görmekteyiz.

Karşılaştığımız durumlara verdiğimiz tepkilerin ne kadarının durumdan kaynaklı olduğu ne kadarının ise içsel dinamiklerimizden kaynaklandığını tespit etmek zordur. Genellikle ruhsal yapımızın gölgesinde düşünür, hisseder ve davranışlar ortaya koyarız. Bu durum bazı zamanlarda gerçeği yaşamak değil kendi gerçekliğimizi yaşamak, gerçeğe tepki vermek değil kendi gerçekliğimize tepki vermek anlamına gelebilir. Kendi duygularımızı, travmalarımızı, ihtiyaçlarımızı, isteklerimizi, korkularımızı farklı olaylarda ve kişilerde tekrar etmemiz anlamına gelebilir. Belki ihtiyaçlarımızı karşılamak ve yaralarımızı sarmak belki de kendimizi korumak adına iç dünyamızı dışarıya yansıtmamız ve tekrar tekrar farklı senaryolarda oynatmamız şeklinde ortaya çıkabilir.

Şanver YEREBAKAN
Uzman Klinik Psk. / Psikoterapist
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Nereye Bakarsan Kendini Görürsün (Toplumsal Travmaların Kişisel Anlamları)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Şanver YEREBAKAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Şanver YEREBAKAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şanver YEREBAKAN Fotoğraf
Psk.Şanver YEREBAKAN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Klinik Psikolog
Psikoterapist / Çift Terapisti / Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi125 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Şanver YEREBAKAN'ın Makaleleri
► Toplumsal Şiddet Nereye Varacak? Psk.Dnş.Ayla KETRE
► Travmaların Çocuğa Etkisi Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER CEYLAN
► Nereye Bakıyorsunuz? Psk.Hasan KUL
► Nereye Gidiyor Bu Ergenlik! Psk.M.Abdullah YÜKSEL
► Şiddetle Nereye Gidiyoruz? Dr.Psk.Murat İDİN
► Gençlere Özgürlük Ama Nereye Kadar? Psk.Dnş.Fatih UYUMAZ
► Hipnoz: Unutulan Düşünceler Nereye Gider? Psk.Dnş.Zeynep ANAFOROĞLU BIKMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,978 uzman makalesi arasında 'Nereye Bakarsan Kendini Görürsün (Toplumsal Travmaların Kişisel Anlamları)' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Erkekler Neden Aldatır ? ÇOK OKUNUYOR Haziran 2020
► Terkedilme Depresyonu Ekim 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:23
Top