2007'den Bugüne 83,890 Tavsiye, 26,327 Uzman ve 18,765 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozuklukluğunda Kullanılan Tedavi ve Yöntemlere Eleştirel Bir Bakış: İlaç ve Nörofeedback
MAKALE #17640 © Yazan Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK | Yayın Aralık 2016 | 2,915 Okuyucu
TEDAVİ YOLLARINA ELEŞTİREL BİR BAKIŞ

İLAÇ TEDAVİSİ:
Tartışmalı olmakla beraber ülkemizde de amfetamin türü ilaçlar (ritalin, concerta) yaygın olarak kullanılmaktadır. İlaca ulaşımın kolay ve maliyetinin düşük olması önemli nedenlerden biridir. Son yıllarda dikkat eksikliğinin artmasıyla birlikte bu konuda kullanılan ilaç miktarı da hızla artmaktadır. Çok gelişmiş ülkelerde bu oran azaltılmaya çalışırken ne yazık ki ülkemizde artış göstermektedir. Bu artışa neden olan birçok etken sayılabilir ama dikkat eksikliği olan –ağır davranış sorunu olmayan- çocuklarda ilaç kullanılması birçok riski de beraberinde getiriyor.

Peki, ilaç gerçekten tedavi eder mi?

HAYIR. Çünkü

• İlaç bir bilgi ya da davranış öğretmez.
İlaç kullanmaya başlayan bir çocuk “Aaa ben ders çalışmalıyım, dersi dikkatli dinlemeliyim” demez. Ailelerin büyük bir bölümü ilaç alındıktan sonra çocuklarının ders çalışacağını ve ders başarısının artacağını düşünürler. Ders çalışmak ya da dersi dinlemek “Beyni disipline etmek” ile ilgili bir beceri ve alışkanlıktır.

• İlaç duyguları bastırır.
İlaç kullanmaya başlayan çocuklarda görülen “sakinleşme” değil duygularını yaşama coşkunluğunun azalmasıdır. Çocuklar duygularla öğrenir. İlaç kullanmaya başlayan çocuğun merak duygusu da bastırılmış olur.

• İlaç problem çözme becerisini de baskılar.
Tüm hayata ilişkin problemleri çözme becerisinin öğrenildiği temel yaşlarda çocuğun ilaç alıp sakinleşmesi(!) baş etme becerilerini de geciktirir. Bunun yanında amfetamin grubu olan bu ilaçların kimyasal yapıları ve etkileri ile bilgi için lütfen, uyuşturucu ile mücadele eden Dr. Kültegin Ögel’in sayfasına göz atabilirsiniz. http://www.uyusturucu.info.tr/amfetamin.asp

Bu İlaçlar Bağımlılık Yapar mı?

Son yıllarda yapılan çok geniş kapsamlı bilimsel çalışmalar maalesef amfetamin türü ilaçların bağımlılık etkisinin yüksek olduğunu gösteriyor. İşte bu nedenle bu ilaçlar “kırmızı reçete” ile satılmaktadır.

En yüksek oranda kullanılan Ritalin adlı ilacın madde bağımlılığına yol açtığıyla ilgili, bugüne kadar, laboratuar veya klinik koşullarında değil de gerçek yaşam koşullarında yapılan tek gerçek anlamda uzun süreli (boylamsal) araştırma ise (Nadine M. Lambert, 2002.) bir yıldan fazla Ritalin kullanan DEHB’li çocukların, hiç Ritalin kullanmayan DEHB’li çocuklara kıyasla, 20 yıl sonra, yaklaşık iki misli oranda kokain ve sigara bağımlısı olduklarını göstermiştir.

Ritalin’in madde bağımlılığı yarattığını çok açık bir şekilde gösteren Lambert ve Hartsough’un 1998 tarihli araştırması, toplam 492 çocuğu kapsayan ve 20 yıl sonunda çocukların 399’una (%81’ine) ulaşmayı başaran bir araştırmadır (ki bu tip araştırmalar için başlangıç örnekleminin %81’ine ulaşım çok yüksek bir yüzdedir). Deney ve kontrol grubunun her özellik açısından “tam eşleştirildiği” ve örneklemin tek bir klinikten veya araştırma merkezinden değil de, çeşitli birimlerden ve çeşitli toplumsal kaynaklardan toplandığı, temsil gücü çok yüksek bu araştırmanın, bulguları da doğal olarak çok güvenilir.

İlaç kullanmış ya da kullanmakta olan ailelerin korkmasını istemem. Her ne kadar, 20 yıl süren araştırma sonuçları, Ritalin kullanımının madde bağımlılığına yol açma riskinin çok yüksek olduğunu göstermiş olsa da, bağımlılık sadece Ritalin kullanımı ile alakalı bir oluşum değildir. Bir insanın “deneyimlerine” ve “yaşam koşullarına” daha bir dikkatle bakmamız gerek; yani, ilaç alan çocuk aynı zamanda başka olumsuzluklarla yüklü bir ortamdaysa, o zaman “bağımlılık” riskinin çok yüksek olacağını düşünmeliyiz.
Bu çalışmalar ilaçsız desteklerin, psikolojik ve pedagojik yaklaşımların önemini gün geçtikçe artırıyor.

NÖROFİDBEK (NEUROFEEDBACK) YÖNTEMİ

Nörofidbek son yıllarda popülaritesi artmış bir yöntemdir. Bazı uzmanlar beyin dalgalarını değiştirerek DEHB’yi iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Maalesef birçok danışan ve ailesi cihazın beyne dalga verdiğine inanmış durumda. Nörofidbek hiçbir şekilde beyne dalga vermez. Bilgisayar ekranlarında size verilen uyarıcıları önce rahatlayıp sonra takip etmeniz istenir. Örneğin sağa sola giden bir topu takip etmeniz istenir, ekrandaki uyarıcıyı takip ettiğinizde yeşil bir ışık yanar bir anlamda siz ödüllendirilmiş olursunuz. Yeşil ışık yandıkça görevi takip etmeniz istenir. Siz takip ettikçe yeşil ışıkla ödüllendirilirsiniz. Pavlov’un deneyindeki gibi bir anlamada beyne klasik şartlandırma yapılır. Sonrasında öğrenci ya da kişinin dikkatini toparlayacağı ve davranışlarını düzenleyeceği varsayılır. Aslında bir kitap okurken ya da bir resme dikkatle bakarken beyinde oluşan aktivasyon düzeyi ile Nörofidbek’teki düzey aynıdır. Bilgisayar size sadece “şimdi odaklandın, aynen devam et” mesajından başka bir şey vermez. Aynı değişimi kitap okuyarak daha iyi sağlarsınız.

Bazı Nörofidbek uygulayıcıları bu yöntemin etkili olduğu araştırmanın varlığından söz etseler de Sandra Loo(2003) ve Russell Barkley(2003) tarafından yapılan incelemeler, yayımlanan bu araştırmanın etkinlik kanıtları açısından temel bilimsel standartları karşılamadığını göstermiştir. Şimdiye kadar yayınlanan çalışmalar, hastaları rastgele seçmek, bir plasebo kontrolü kullanmak, hastaları ya da denekleri “köreltmek”, diğer müdahalelere izin vererek veya aynı anda başka tedaviler uygulayarak sonuçları kirletmek neniyle ağır kusura sahiptir. Gerçekten de, Loo’nun (2003) da bahsettiği gibi, kabul edilmiş bilimsel standartlara yaklaşabilen hiçbir yayınlanmış nörofidbek çalışması, yöntemin etkili olduğuna dair bir kanıt gösterememektedir.

Dikkat, hafıza, duygu, düşünce kontrolü gibi onun üzerinde bileşeni olan Dikkat Eksikliğinin bir monitöre bakarak giderilebileceğini düşünmek maalesef güçtür.
Yöntemin en kusurlu yönlerinden birisi de bilgisayar ve ekran aracılığıyla yapılmaya çalışılıyor olmasıdır. Öğrenci sınıf ortamında ve sınav ortamında bilgisayar kullanmadığı için ekrandan yapılan bir çalışmanın güvenirliliği maalesef geçersiz olur. Bir tenisçi düşünün, maça hazırlanıyor. Hazırlığını bilgisayar karşısında yaparsa mı etkili olur, yoksa eline raketini, topunu alıp tenis kortunda yaparsa mı etkili olur?
İkincisi-ailelerden aldığım geribildirim-zaten bilgisayar oyunlarına karşı yatkınlığı olan yeni nesil öğrencilerin bu yöntem sayesinde bilgisayara olan düşkünlüklerinin artmasıdır.

DİYET ya da GIDA TAKVİYELERİ

Son zamanlarda artan “doğal” besin tüketim eğilimini fırsat bilen birçok kişi ya da kuruluş Dikkat Eksikliğini bu tür gıda takviyeleri ile tedavi edebileceklerini ya da iyileştirebileceklerini iddia etmektedir. İddia edilen hiçbir besin maddesinin ve gıda takviyesinin etkinliğine dair bir kanıt mevcut değildir. Buna dair piyasaya sürülen tüm gıda takviyelerini-hem ülkemizde hem yurtdışında- çok yakından takip eden, deneyen ve araştıran bir kişi olarak etkililiği yüksel olan bir besin ya da gıda takviyesine rastlamadığımı belirtmek isterim. Bunun yanında şekerlerin dikkat üzerindeki olumsuz etkileri ilerleyen bölümlerde detaylı olarak açıklanacaktır.

MENTAL ARİTMETİK

Sayısal hesaplamaların zihinden yapılmasına dayanan bu yaklaşımı kullanan bazı kurs, etüd merkezleri ya da kişiler Dikkat Eksikliğini iyileştirebilecekleri iddiasında bulunmaktadır. Mental Aritmetik yönteminin dikkat üzerindeki etkisi her türlü beyinsel etkinliğin (okuma, yazma, hatırlama vs.) etkisi kadardır. Aritmetik işlemlere katkısı olabilir ama Dikkat Eksikliği tedavisine maalesef bir katkısı bulunmamaktadır.

SPOR ve EGZERSİZ

Bazı sporları öğrenmek ve uygulamak için dikkat, konsantrasyon ve odaklanma becerilerine daha fazla ihtiyaç duyarsınız. Örneğin okçuluk, masa tenisi bunlardan bazılarıdır. Her spor dikkat ve konsatrasyon üzerinde olumlu etki yapar ama şu ana kadar herhangi bir spor dalının Dikkat Eksikliğini tedavi ettiğine dair bir çalışma bulunmamaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozuklukluğunda Kullanılan Tedavi ve Yöntemlere Eleştirel Bir Bakış: İlaç ve Nörofeedback" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ramazan ŞİMŞEK Fotoğraf
Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi205 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'in Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,765 uzman makalesi arasında 'Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozuklukluğunda Kullanılan Tedavi ve Yöntemlere Eleştirel Bir Bakış: İlaç ve Nörofeedback' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:36
Top