2007'den Bugüne 73,602 Tavsiye, 24,426 Uzman ve 16,675 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Baba Çocuk İlişkisi
MAKALE #18179 © Yazan Psk.Bilge AYGÜN | Yayın Mart 2017 | 539 Okuyucu
Her insanın içinde bir anne bir de baba imgesi mevcuttur. Varoluşumuzun iki önemli yapı taşı gibidir anne ve babalar.

Annelerin bir insanın yetişmesindeki rolü pek çok kişi tarafından kolayca anlaşılır. Anne dendiğinde pek çok kişi için akan sular durur. Ancak baba rolü zaman zaman anlaşılmaz veya babalık rolü bazen küçümsenir.

Oysaki bir çocuğun büyümesinde annelerin sağlayamayacağı katkıları babalar üstlenir. Bir bakıma iş bölümü vardır. Annenin yetemediği noktada baba yetişir ve aile bütünlüğü sağlanır.

Baba Rolü

Baba rolü, bir erkeğin baba olmayı ilk düşündüğü andan itibaren gelişmeye başlar. “Çocuğum olduğunda ona ……… şeklinde davranacağım” hayalleri ilk önemli hazırlıktır. Babalık duygusu annenin hamile olduğunu öğrenmesiyle gelişmeye başlar. Babanın bu dönemdeki en önemli görevi doğuma hazırlanan anneye vereceği destektir. Bu destek annenin duygusal olarak güçlü hissetmesini sağlayacak şekilde olmalıdır. Bu destek doğum sonrasında da devam etmelidir.

Doğumdan sonraki ilk yıllarda babalar bebek bakımından daha çok anneye verdiği destekle var olurken zamanla bu rol değişir ve aile sisteminin olmazsa olmaz parçasını oluşturur.

Bu nedenle babalık rolünü şu şekilde özetleyebiliriz;
• Anneyi rahatlatmak ve ona yardımcı olmak,
• Otoriteyi sağlamak,
• Toplumla bağ kurmak,
*Cinsel kimlik gelişiminde çocuğun kendi cinsiyet rolüne uygun gelişimini sağlamak,
*Özgüveni arttırmak için gereklidir.

Baba ailenin toplumla ilişkilerini kuran önemli bir köprü konumundadır. Bu işleviyle o, çocuğun sosyal gelişiminde ve özgüveninin kazanılmasında önemli bir etkiye sahiptir. Baba çocuk için hem bir sevgi nesnesi hem de örnek alınacak kişidir.

Babaların otoriter varlığı çocukların toplumsal kuralları benimsemesinde ve vicdan gelişiminde çok etkilidir. Babalar aile sisteminde yasa temsilidir. Ev içindeki kuralların mutlaka bir parçası olmaları gerekir. Hatta annelerin, kuralları benimsemek de zorlanan çocuklar için, babayı referans göstermeleri arzu edilen bir durumdur. Özellikle erkek çocukların kuralları benimsemesinde annelerin etkisi azdır. Erkek çocukları durduran ebeveyn babalardır. Aile içinde baskın olan ebeveynin anne olması pek çok uyumsuz davranışları beraberinde getirebilir.

Ev içinde varlık gösteremeyen babalar genelde anne tarafından suçlanır, babalık becerileri eleştirilir. Bu suçlama, bazen “hiç evde yok, çok çalışıyor” şeklindedir bazen de çocuğa söz geçirme konusunda pasif olması ve baş edemediği pek çok durumda anneye sığınması şeklindedir. Tam bu noktada Lacan’nın sözünü hatırlamak gerekir. “Babayı yaşatan annedir.” Bu söz, annelerin babaların babalık yapmalarına ne kadar izin verdiğini sorgulamamız gerektiğini düşündürür. Babaların babalık becerilerini beğenmeyen ve eleştiren pek çok anne baskın karakterdedir. Bu karakter yapısı nedeniyle kendi uygun gördüğü şekilde davranmak ister. Bu nedenle babaya fikrini sormaz, çocuğun her derdiyle ilgilenir bu sürece babayı dahil etmez. Veya baba çocuklarıyla baş başayken babanın uygun gördüğü ve onayladığı seçimleri eleştirir. (Yemek seçimi, kıyafet seçimi, oynadığı oyunlar, oyuncakçıdan alınan oyuncaklar…v.b) Pek çok evde bu konu ile ilgili tartışma yaşanır. Annenin tek başına söz sahibi olma arzusu eş seçimini bile etkileyebilir. Kendi kararlarına karışılmasını istemeyen kadınlar pasif kişilerle evlenirler. Kısaca babaların ev içinde varlık gösterebilmeleri annelerin izin vermesiyle mümkündür. Anneler çocuklarıyla ilgili her konuda babayı da dahil etmelidirler.

Babanın fiziksel varlığı değil baba imgesi önemlidir. Babasını hiç tanıyamamış, erken dönemde kaybetmiş çocukların da güçlü, sağlam baba imgesi vardır. Bu baba imgesi çocuğa babasını gururla anlatan kişiler sayesinde oluşur. “Senin baban çok iyi bir insandı”, “Baban çalışkandı”, “Şimdi seni görse seninle gurur duyardı”, “Sende onun gibisin elinden her iş geliyor” “baban dürüstlüğe önem verirdi” …gibi aktarımlarla da sağlam ve güçlü bir baba imgesi oluşur.

Bazen de baba sürekli evdedir ve çocuğuyla ilgilidir ancak sürekli eleştirilir, olumsuz yorum yapılır. Böyle bir durumda da güçlü bir imge oluşmaz.

Babanın ev içinde varlık gösterememesi kurallara uymada zorlanan çocuklar demektir. Kurallar çocuğa benimsetilirken bunu hem annen hem de baban istiyor. Bu her ikimizin kararı şeklinde bildirilmelidir.

Baba sosyal açılımdır. Yani çocuğun dış dünya ile kurduğu bağın önemli parçasıdır. İlk yıllarda bebeğin hayatında bir tek kişi vardır anneleri. Anne bebeğin tüm bakım ihtiyacını karşılar. Bu ikili ilişki zamanla üçlü ilişkiye dönmelidir. Çocuk üçlü bir ilişki içinde nasıl davranması gerektiğini öğrenmek zorundadır. Anne baba birlik olup çocuğun karşısında durduğunda çocuk bireyselleşebilir. Okul gibi kalabalık ortamda düzene uyum sağlayabilir. İlişki ikili kaldığında uyum sağlamak da zordur. Çünkü ikili ilişkide tüm ilgi, sevgi çocuğa aittir. Bunu başka biri ile paylaşmak zorunda hissetmez. Okula gittiğinde de benzer ilgiyi bekler. Bulamadığında büyük hayal kırıklığı yaşanır.

Baba çocuğun kendi cinsiyet rolü ile özdeşimi için çok önemlidir. Erkek çocuğun babası ile özdeşim kurması istenir. Erkek çocuk, anne tarafından beğenilen baba ile özdeşim kurmak ister. Anneler tarafından eleştirilen beğenilmeyen babalar rol model olamazlar. Diğer taraftan çok sert korkutucu bir baba da erkek çocuk için özdeşim nesnesi olamayacaktır. Babasından çok korkan çocuk babasıyla yakınlaşamayıp yakınlık kurabildiği ebeveyni ile özdeşim kurabilir. Feminen davranan erkek çocukların bu şekilde davranıyor olmalarının sebeplerinden biri de budur. Çocuğun sürekli anne ile birlikte olması, zaman içinde onunla bütünleşmesine ve özdeşim modeli olarak anneyi almasına sebep olabileceğinden, erkek çocuk, anne gibi olmak, onun gibi makyaj yapmak girişimlerinde bulunabilmektedir. Okul öncesi dönemde erkek çocuk için babası gibi olmak, onun gibi davranmak önemlidir. Babaya hayran olmalı, dünyada babasından güçlü, becerikli, akıllı ve üstün kimsenin olmadığına inanmalıdır.

Babaların otoritesi korkutma ve cezalandırma aracı olarak kullanılmamalıdır. Baba korku temsili olduğunda babalık işlevi yetersiz kalır.

Babalarına hayran kız çocuklarının anneleriyle özdeşim kurmaları gerekir. Baba annenin annelik becerilerini beğendiğinde bir eş olarak değer verdiğinde kız çocuk da anne gibi olmayı isteyecektir.

Her iki durumda da çocukların ebeveynlerinin birbirine değer verdiklerini ve eş olarak birbirlerini sevdiklerini görmeleri gerekir. Bu sevgi ilişkisi sayesinde çocukların cinsel kimlikleri oturacaktır. Sağlıklı özdeşimler kurabileceklerdir.

Çocuklar cesur davranmayı, girişken olmayı babalarından öğrenirler. Anneler daha korumacı durdurucu bir tarafta yer alır genelde. Anne çocuğun davranışını kısıtlamaya gidebilir ama babalar cesaret verir, yapabilirsin, artık hazırsın der. Bu bakış açısı durdurulmaması gereken bir bakış açısıdır. Örneğin çocuğun, oyun alanında düşebilir endişesi ile kaydıraktan kaymasını istemeyen anne durdurabilir, baba ise cesaret verir. Güçlü ve kuvvetli bir babayla iletişimde olması, çocuk için önemli bir güven kaynağıdır. Öte yandan kendisini yetersiz bir modelle etkileşimde gören bir çocuk, örnek aldığı modelin istenmeyen özelliklerini fark ettiğinden, endişeli ve güvensizdir. Annenin de babaya güveniyor olması bu anlamda çok önemlidir.

Baba yasanın temsili olması gerektiğinden, toplumsal olarak kabul gören doğruların savunucusu ve rol modeli olmalıdır. Hırsızlık, yalan, haksızlık, fiziksel veya sözel şiddet … gibi davranışların yanında yer almaz. Aksi taktirde özdeşim kurulan baba toplumla uyumu değil uyumsuzluğu öğretmiş olacaktır.

Yapılan araştırmalar baba-çocuk ilişkisinin çocuğun okul başarısını büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir. Babanın yokluğu, pasifliği ya da ilgisizliği çocuğun kişilik yapısını, ruh ve beden sağlığını büyük ölçüde etkileyebilir ve bazı uyum ve davranış bozukluklarının nedeni olabilir.

Baba, hafta sonları çocuğuyla birlikte müzeye, tiyatroya, sinemaya, kitapçı dükkanına, resim galerisine, konsere, maça vb. giden ve onunla top oynayan, balık tutan bir arkadaş olmak durumundadır. Bunların yanı sıra babanın çocuğu kendi işyerine götürmesi ve gerektiğinde yaşına göre bazı basit görevler vermesi ona güven vermesi ve sorumluluk duygusunun pekişmesi açısından büyük önem taşır. Etkileşimin kalitesi süreden daha önemlidir.

Yine baba, çocuğunun gündelik meseleleriyle ilgilenen, sorularını cevaplandıran, akşamları uyku öncesi onunla sohbet eden bir birey olabilmelidir. Ancak, böyle bir ortamda çocukla, istenen yakın dostluk ve diyalog kurulabilir ve çocuk huzurlu, kendine güvenen, özerk bir kişiliğe kavuşabilir.

Anne-babanın ayrı olduğu durumlarda, düzenli aralarla çocuğu görmesi, onunla ilgilenmesi, oyun oynaması, tiyatro, müze, konser ve maça götürerek ev dışında ortak ilgi alanları oluşturması gereklidir. Babanın ölümü halinde ailede (dayı, amca, dede gibi) bir kişinin model rolünü üstlenmesi yerinde olur. Ayrıca baba, ailede güven veren kişi olduğundan, yokluğu durumunda çocukta bazı korkulara, güvensizlik belirtilerine ve sosyal gelişimde gecikmelere rastlanabilir. Yapılan araştırmalar en güvenli çocukların, babalarıyla en çok ilişki kuran çocuklar olduğunu saptamıştır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Baba Çocuk İlişkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Bilge AYGÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Bilge AYGÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bilge AYGÜN Fotoğraf
Psk.Bilge AYGÜN
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Bilge AYGÜN'ün Yazıları
► Baba Çocuk İlişkisi ÇOK OKUNUYOR Psk.Serap DUYGULU
► Anne Baba İlişkisi ve Çocuk Psk.Merve TUNAY DÜNYA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,675 uzman makalesi arasında 'Baba Çocuk İlişkisi' başlığıyla benzeşen toplam 35 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Davranış Tabloları Mart 2010
► Motivasyonun Gücü Ekim 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:56
Top