2007'den Bugüne 90,093 Tavsiye, 27,728 Uzman ve 19,718 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Bahar Sendromuna Karşı “benimle Oynar Mısın?” Projesi
MAKALE #3731 © Yazan Psk.Bilge AYGÜN | Yayın Ekim 2009 | 5,872 Okuyucu
İlkbahar geldi, daha fazla mavi, daha fazla sıcak, daha fazla ışık… hepimizi etkilemeye başladı. Mevsim değişikliğinin insan bünyesini en çok etkilediği dönem havaların ısınmaya başladığı ilkbahar dönemidir. Her yaşta insanın bünyesinde bir takım değişikliklere neden olan bu dönemde yetişkinler farklı şekilde çocuklar farklı şekilde etkilenir. Çoğunlukla bu dönemde yetişkinler bahar yorgunluğunu hissederken çocuklar yeşeren ve canlılığı artan doğa gibi hareketlenmeye başlar. Bu dönemde çocukların hareketliliğinin artması okulda teneffüs saatlerinin daha stresli geçmesine, derslerdeki düzen ve işleyişin bölünmesine, öğrencilerin okulla ilgili sorumluluklarını aksatmalarına neden olabilmektedir. Öğretmenler kendilerini biraz daha yorgun hissederken öğrencilerin hareketli ve gergin olması bu dönemin sancılı geçmesine sebep olabilmektedir. Bu nedenle bu günlerde öğretmenlerin olası riskleri düşünerek bazı tedbirler almaları önem kazanmaktadır.

Öğretmenlerin sene sonu yaklaşırken bu sorunla baş edebilmeleri okul ortamında yapılacak bazı yeni düzenlemelerle ve öğrenciyle işbirliği ile sağlanabilir.


Çocukların bu dönemde daha fazla hareketleneceğini göz önünde bulundurduğumuzda yapılacak en doğru yaklaşım, hareketliliği durdurmak değil hareketi kontrollü bir şekilde yönlendirmek olacaktır. Bu yönlendirmeyi yapmak için teneffüs saatlerinin kullanımı hakkında çocukları bilgilendirerek başlamak yerinde olacaktır. Bir çok çocuk bu dönemde teneffüse çıktığında arkadaşlarıyla yapılandırılmış kurallı bir oyun oynamak yerine amaçsızca koşmayı tercih eder. Amaçsızca koşmak, dikkatsizce davranışları ve çocukların birbirleriyle çatışma yaşamalarını tetikler. Bu dönemde yaralanmalar, tartışmalar sıklılıkla gerçekleşir. Çocukların dinlenme zamanlarını nasıl geçireceklerini bilememeleri bu sonuçları doğurur. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan, apartman dairelerine hapsolmuş çocuklar sokak oyunlarını ve nasıl oynayacaklarını bilmediklerinden, enerjilerini koşarak veya kontrolsüz riskli davranışlarla harcamaya çalışırlar. Ne yazık ki günümüzde çocuklar bahçe oyunlarını sadece beden eğitimi derslerinde derslerinin bir parçasıymış gibi oynayabiliyorlar oysaki kültürümüze ait birçok bahçe oyunu çocukların hem hareket ihtiyacını karşılamakta hem de etrafına zarar vermeden dinlenme zamanlarını geçirmeye fırsat tanımaktadır. Eğlenceli bahçe oyunlarını saklandıkları raflardan çıkartıp çocuklara öğretmek için en uygun zaman diliminin içinde olduğumuz şu günlerde bu düşünceyi bir projeye dönüştürerek öğrencilere sunmak oldukça keyifli olacaktır. Daha önce uygulanmış olan “benimle oynar mısın?” projesi bu amaç için anlamlı bir projedir.
Projenin çıkış noktası ısınan hava ile bahçe kullanımını daha güvenli ve sağlıklı hale getirmek olsa da “Arkadaşlık ilişkilerini güçlendirme”, “grupla hareket edebilme becerilerini destekleme”, “işbirliği yapabilme” gibi birçok değişik alanda da olumlu etkileri vardır.
Bu proje de unutulmaya yüz tutmuş eskilerin tabiriyle sokak oyunlarının çocuklara öğretilmesi ve teneffüs saatlerinde oynamaları için teşvik edilmesi amaçlanmıştır.
Süreç:
1. Okul öğretmenleri bilgilendirilerek projeden haberdar edilir. Çünkü sınıflarda projeyi öğrencilere anlatacak olan sınıf öğretmenleridir.
2. Çocukların oynayabileceği yaşlarına uygun olan oyunlar büyük kağıtlara poster şeklinde hazırlanır. Posterlerde oyunun kuralları ve nasıl oynandığı açıkça yazılır.
3. Bu posterler çocukların rahatlıkla görebileceği yerlere asılır ve bu oyunları oynamaları için teşvik edilir.
4. Sınıflarda projeden haberdar edilen öğrencilerin oyunlara ilgisini arttırmak için sınıf tablosu oluşturulabilir. Sınıf tablosunda her öğrencinin ismi yer alır, öğrenci gün içinde projede önerilen oyunlardan oynadıysa bu tabloyu doldurur. Hangi arkadaşlarıyla oynadığını, hangi oyunu oynadığını yazar. Böylelikle çocukların birbirleri ile oynayıp oynamadıkları takip edilmiş de olacaktır.
5. Bu projede çocuklar oyunları nasıl oynayacaklarını çok iyi bilemediklerinde tartışmalar yaşanabilir. Bu sorunun önüne geçebilmek için oyunların önce öğretmen gözetiminde sınıfça oynanması iyi olacaktır.
Çocukların birbirlerine zarar vermeden, hem eğlenip hem de enerjilerini boşaltabilecekleri oyunlardan bazıları şunlar olabilir.
Gölgeme Basma
Bu oyun, güneşli havada, bahçede oynanır.
Çocuk sayısına göre bir alan belirlenir. Oyun sırasında bu alanın dışına çıkılmaz. Çocuklar sayışarak aralarında bir ebe seçerler. Ebe, arkadaşlarını kovalayarak birinin gölgesine basmaya çalışır. Kimin gölgesine basarsa ebelikten kurtulur. Gölgesine basılan yada kaçarken oyun alanının dışına çıkan çocuk ebe olur. Oyun böylece istenildiği kadar sürdürülür.
Çömel Kurtul
Çocuklar, aralarından bir ebe seçerler. Öteki çocuklar oyun alanına serbestçe dağılırlar. Ebe, arkadaşları içinden birini yakalamaya çalışır. Yakalanmak üzere olan çocuk, ebe kendisine yaklaşınca yere çömelirse, yanmaktan kurtulur. Çömelmeden yakalanırsa yanar. Yakalanan ebe olur, oyun böylece sürer.

Çömleğimde Ne Var ?
Bir ebe seçilir. Öteki çocuklar halka olur, çömelirler. Ebe halkanın dışında dolaşır. İstediği bir oyuncunun yanında durur ve sorar :
Ebe : Çömleğinde ne var ?
Oyuncu : Yağ var, bal var.
Ebe : Satar mısın ?
Oyuncu : Satmam.
Ebe : Tattırır mısın ?
Oyuncu : Tattırmam
Ebe : ( oturan oyuncunun eline hızla vurur ve "Al öyleyse, sen o yoldan, ben bu yoldan" der ve halkanın çevresinden dolaşarak aynı yere gelmek üzere koşmaya başlar )
Eline vurulan oyuncu da, hemen yerinden kalkar, ebenin koştuğu yönden değil, ters yönden halkanın çevresinde koşmaya başlar. İkisinin de amacı, boşalan yere önce gelip çömelmektir. Kim önce gelirse o çömelir; öteki ebe olur. Oyun böylece sürer.

Balık Tutma
Bahçeye, oyun alanı olarak, iki metrekarelik bir dikdörtgen çizilir. Buna "balık ağı" denilir. Sayışma yapılır, bir ebe seçilir. Ebe "balıkçı" olur; balık ağının bir köşesinde bekler. Öteki çocuklar "balık" olurlar ve ağ çevresinde dolaşırlar. Diledikleri zaman balık ağına ( yakalanmamaya çalışarak ) girip çıkarlar.
Balıkçı ise, ağa giren balıkları yakalamaya çalışır. Ağın içine olabildiğince çok sayıda balığın girdiği bir anı kollar. Dilediği zaman "dur" yada "yakaladım" diye bağırır. Balıkçı bağırınca, ağ içinde bulunan bütün balıklar oldukları yerde kalırlar. Balıklar yakalanmış olur.
Balıkçı, balıkları sayar, arkadaşlarına sayısını söyler, ebelikten kurtulur. Yakalanan balıklar, aralarında sayışarak yeni bir ebe seçerler. Yeni ebe balıkçı olur. Oyun böylece sürer. Oyun sonunda, en çok balık tutmuş olan çocuğa "reis" adı takılır ve o çocuk alkışlanır.

Bum Oyunu
Çocuklar halka biçiminde otururlar. Öğretmen "çocuklar, şimdi Bum oyunu oynayacağız. Aliden başlayarak her çocuk bir sayı söyleyecek" der. Örnek verir. Ali bir diyecek, Ayşe iki, Murat üç, Elif dört, Erol beş diyecek; altıncı sırada oturan Aysun da "Bum" diyecek. Aysun'dan sonra yine birden başlanacak, altıncı çocuk "bum" diyecek gibi bir açıklama yapar ve oyun istenildiği kadar sürdürülür.
Çocukların öğrendikleri her sayıdan sonra "bum" denilerek bu oyun oynanabileceği gibi, daha büyük sınıflarda sayıların katlarına gelince de "bum" denilerek oynanabilir. Örneğin ; bir-iki-BUM-dört-beş-BUM-yedi-sekiz-BUM-on-onbir-BUM gibi. Çocuklar BUM sözcüğünü topluca da söyleyebilir.





Saklambaç

Saklambaç en az 4 kişiyle oynanır.Bir ebe bir tane duvara önünü dönerek sayar. Ebe en az 50 ye kadar dışından sayar. Bu sırada diğer oyuncularda ebe sayana kadar farklı veya aynı yerlere saklanırlar. Ebe dışından saymayı bitirince oldu diye bağırır ve gözünü açar. Ve diğer oyuncuları bulmaya çalışır.Diğer oyuncular ise ebe kalenin başından ayrıldığını görünce ebenin saydığı yere sobe diyerek ebeler.Ebeleyen kişiler ebe olmaz. Ondan sonra ebe diğerlerini bulmaya çalışır. Eğer ebe bir kişiyi görüp de onun adını yanlış söylerse diğer oyuncular saklandığı yerden çıkar ve çanak çömlek patladı diye bağırırlar. Ve ebe olan kişi yeniden ebe olur. Bu oyunu oynarsanız eğer akşam oynamayı tercih edin...Bu oyunda ebe birisini uzun süre aradıysa ve bulamadıysa o kişinin ismini söyleyip kurt diye bağırır ve ismini söylediği oyuncu tek ayak üstünde gelerek sobeler fakat ebe kurt dediği zaman oyuncuyu sobeleyemez...
Köşe kapmaca

Genellikle sokakta oynanır. Çünkü sokaklar, oyuncuların kendilerine köşe olarak tutmaları gereken bina kapıları, iki ağaç ya da pencere arası gibi yerler açısından daha zengindir. “Köşe Kapmaca” az sayıda kişiyle oynanır. Ebe diğer oyunculara göre ortada bir yerde durur. Oyuncular ebeye yakalanmadan, birbirleriyle köşeleri sürekli değiştirmeye çalışırlar. Bu değiştirme sırasında ebeye yakalanan oyuncu köşesini kaybeder ve kendisi ebe olur. Oyuncular, sözde yer değiştiriyormuş gibi hareket edip ebeyi yanıltabilir.Bu oyun çok zevklidir.
Mendil kapmaca

Mendil Kapmaca Oyununu, eşit sayıda oyuncudan oluşan iki takım arasında oynanır. Takımlar, aralarında 20-25 metre aralık bırakacak biçimde, karşılıklı birer sıra halinde dizilir. İki sıranın ortasındaki alanın tam orta yerine, yarım metre çapında bir daire çizilir ve ortasına mendil ya da başka bir nesne koyulur. Oyunu yöneten bir hakem ya da kaptan seçilir. Bu hakem dairenin ortasında durarak mendili de elinde tutabilir. Hakem "5'ler!" diye bağırınca, her iki takımdan beşinci oyuncular koşarak mendili kapıp kaçar. Mendili kapanı kovalayan öbür oyuncu onu yakalamaya çalışır. Mendili alan oyuncu yakalanmadan eski yerine dönebilirse, takımına bir sayı kazandırır. Yakalanıp mendili kaptırırsa, takımı bir sayı kaybeder. Mendili alan oyuncunun yakalanmadan yerine dönmesi üzerine, hakem yeniden her iki takıma seslenir ve oyun sürer. Oyunu, daha çok sayı alan takım kazanmış olur.
Yağ satarım

Yağ satarım oyununda önce bir ebe belirlenir. Oyuncular yüzleri birbirine dönük halka oluşturacak biçimde yere otururlar. Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır. Bunu arkasında saklayarak halkanın çevresinde dolaşmaya başlar. Bu sırada da oyuna adını veren şarkıyı söyler:
Yağ satarım, bal satarım,
Ustam öldü, ben satarım.
Ustamın kürkü sarıdır.
Satsam 15 liradır
Zam-bak Zum-bak
Dön arkana iyi bak.
Dolaşırken mendili belli etmeden oyunculardan birinin arkasına yere koyar. Arkasına mendil bırakılan oyuncu, bunun farkına vardığı anda mendili alarak ebeyi kovalamaya başlar. Ebe, yakalanmadan onun yerine oturursa, mendili alan çocuk ebe olur; yakalanırsa, oyun aynı ebeyle devam eder.
İsim, Şehir, Bitki, Hayvan

Önce bir tablo çizilir, bu tabloya isim, şehir, bitki, hayvan, eşya, artist bölümleri eklenir. Bir kişi içinden alfabeyi sayar yanındaki kişi ona dur değince sayan kişi durur kaldığı harfi söyler bununla ilgili İsim, şehir bitki hayvan eşya artist bulunur. Herkes cevaplarını kağıdına yazar ve sırayla paylaşılır. Doğru olarak bulunan her cevap için 10 puan gelir, hepsini bilen çocuk 60 puan alır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bahar Sendromuna Karşı “benimle Oynar Mısın?” Projesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Bilge AYGÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Bilge AYGÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bilge AYGÜN Fotoğraf
Psk.Bilge AYGÜN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Bilge AYGÜN'ün Yazıları
► Benimle Oynar Mısın? Psk.Nazlı AKAY
► Mobbing Kurbanı Mısın? Psk.Fatma EFE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,718 uzman makalesi arasında 'Bahar Sendromuna Karşı “benimle Oynar Mısın?” Projesi' başlığıyla benzeşen toplam 48 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Baba Çocuk İlişkisi Mart 2017
► Davranış Tabloları Mart 2010
► Motivasyonun Gücü Ekim 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:08
Top