2007'den Bugüne 76,208 Tavsiye, 24,875 Uzman ve 17,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Obsesif-Kompulsif Bozukluk İçin Danışan ve Danışan Yakınlarını Bilgilendirme Kılavuzu
MAKALE #19298 © Yazan Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ | Yayın Ocak 2018 | 567 Okuyucu
OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK İÇİN DANIŞAN VE DANIŞAN YAKINLARINI BİLGİLENDİRME KILAVUZU

Zaman zaman hepimizin aklına evden çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlemediğimiz, ya da ocağın altını kapatıp kapatmadığımız soruları takılabilir ve bazen bunları birden çok kez kontrol etmek isteyebiliriz. Bu düzeyde endişeler ve kontrol davranışları günlük yaşantımızı çok kısıtlı ölçüde etkiler ve bunların ciddiyeti anlamında kaygı duymamız gerekmez. Ancak gerçekten Obsesif Kompulsif Bozuklukla (OKB) yaşamak zorunda olan biri için, bu durum sosyal, ailevi ve mesleki yaşamlarını önemli ölçüde etkileyen, kısıtlayan bir hal alabilir ve kişiler için tüketici bir durumdur. OKB kişinin kendi çabalarıyla başetmesi zordur ve çoğu zaman kişinin kendisine rahatsızlık veren durumdan kaçınmasına ve ya endişelerinin yoğunlaşmaması için belirli davranışları ritüeller şeklinde tekrar tekrar gerçekleştirmesine yol açar. Bu durumu yaşayan kişi kendisine kaygı ve rahatsızlık veren, istenmeyen düşüncelerinin çoğu zaman akla yatkın ve mantıklı olmadığının farkındadır ancak sorun bunların verdiği rahatsızlık durumu ile baş edememesi ve bundan dolayı durumu hafifletmek adına başka istemediği davranışlara baş vurmak zorunda kalmasıdır. OKB doğru tedavi ve bilişsel ve davranışçı başa çıkma stratejileri ile kontrol altına alınabilen bir rahatsızlıktır ve doğru yardım alındığında kişi için başta imkansız gibi görünse de istenmeyen ve akla yatkın olmayan düşüncelerin kişinin yaşantısı üzerindeki etkileri zamanla azaltılabilir.

Günümüzde OKB tedavisinde, medikal tedavi, Maruz Bırakma ve Tepki Önleme Terapisi ve Bilişsel Terapi en yaygın kullanılan müdahale seçenekleridir. Özellikle Maruz Bırakma ve Tepki Önleme Terapisi, OKB’nin kompulsif davranış ve ritüellerini kontrol etmede kısa sürede önemli etki sağlayarak, tedaviye uyumu kolaylaştırır. Bilişsel Terapi ile de kişiye sıkıntı ve zorluk veren düşünce, imgelenim ve dürtülerin kontrol edilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilir. Eklektik ve efektif bir çalışma ile OKB, oldukça etkili şekilde kontrol edilebilir ve düzeltilebilir bir rahatsızlıktır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk nedir?

OKB, kontrol edilemeyen, istenmeyen, tekrarlayıcı ve ritüelleşmiş bazı davranışların kişi tarafından gerçekleştirilmek zorunda hissedildiği bir kaygı bozukluğudur. Obsesif düşüncelerin ve kompulsif davranışların mantıksız olduğunun bilincinde olsa da, OKB’si olan kişi bunlara karşı koymayı ve bunlardan kurtulmayı sağlayamaz. Bu düşünce ve davranışlar kişinin zihnini sürekli meşgul eder ve bunları durdurması artık imkansızmış gibi gözükmeye başlar. Kişi yeterince temiz olmadığı düşüncesiyle elini düzinelerce kez yıkayabilir veya gün içerisinde defalarca ocağın kapalı olup olmadığını kontrol edebilir. Hatta bir süre sonra bu düşünceden kurtulamayarak, sosyal ve mesleki yaşantısınaa sekte vuracak şekilde evi terk etmede zorlanabilir. Kişinin sahip olduğu obsesyon ve kompulsiyonların klinik görünümü çok fazla çeşitlilik gösterebilir. Istenmeyen düşüncelerin içeriği ve bunlarla baş edememeden doğan istemsiz davranışların şekli el yıkamadan, aşırı kontrol davranışlarına, sayı saymadan, belirli nesnelere dokunamamaya ya da aşırı dokunmaya, oje sürememeden, el sıkamamaya, çocuğunu kucağına alamamadan, klozete oturamayaya kadar çok çok değişkenlik gösterebilir.
Obsesyonlar kişinin zihninde tekrar tekrar beliren istenmeyen düşünceler, görüntüler veya dürtüler şeklinde ortaya çıkabilir. Bu obsesyonlar kişi için engellenemez ve rahatsız edicidir. Kompulsiyonlar ise rahatsız edici obsesyonların etkilerinin hafifletilmesi için başvurulan ve yapıldığı takdirde obsesyonların oluşmayacağı inancıyla tekrar tekrar gerçekleştirilen davranış ve ritüellerdir. Kirlenmeden korkan biri için bu sürekli temizlenme ritüelleri, başına kötü bir şey gelmesinden korkan biri için belirli bir eylemi tekrarlama şeklinde görülebilir. Ancak kompulsiyonlar kişinin obsesyonlardan kurtulmasını ve kişinin rahatlamasını sağlamaz. Obsesyonlar genelde güçlenerek geri gelirler ve kompulsiyonların genişlemesine ve çeşitlenmesine yol açarlar. Bu kısır döngü sıklıkla endişenin artmasına ve yeni obsesyonlar ve kompulsiyonların yeni birer endişe kaynağı olarak ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Kişi için bu obsesyon ve kompulsiyon döngüsü yaşamın büyük bir alanını ve zamanını işgal eder hale gelir. Obsesif düşünce endişeye, endişe kompulsif davranışa, kompulsif davranış geçici bir rahatlamaya yol açsa da, bu rahatlamanın geçiciliği ve işe yaramazlığı obsesif düşüncenin kurtulanamaz olduğu düşüncesini güçlendirerek döngünün daha şiddetli şekilde yeniden başlaması ile sonuçlanır.

OKB yaşayan kişiler genellikle şu kategorilerden birine denk düşerler ancak OKB’nin bu kategorilere uymayan çok çeşitli görünümleri de olabilmektedir:

El yıkayıcılar: Bu grup genellikle kirlenmeden korkar ve temizlik ve el yıkama kompulsiyonları yaygın görülür.
Kontrol ediciler: Bu gruptakiler sürekli olarak birşeyleri kontrol ederler (ocağı kapatıp kapatmadıkları, kapıyı kilitleyip kilitlemedikleri gibi). Tehlike ve zarar görme obsesyonları vardır.
Şüpheciler: Bu kişiler genellikle bazı şeyleri yapmadıklarında veya doğru şekilde yapmadıklarında kötü bir şey olacağına ve cezalandırılacaklarına dair obsesyonlara sahiptir.
Sayıcılar ve düzenleyiciler: Bu gruptakiler düzen ve simetri obsesyonlarına sahiptir. Belirli sayı, renk ve düzenler konusunda çeşitli batıl inançları mevcut olabilir.
İstifçiler: Bu gruptakiler genellikle bir şeyi attıklarında kötü bir şey olacağını düşünürler. Kullanmadıkları veya ihtiyaçları olmadığı halde hiçbir şeyi atamazlar. İstifleme davranışı OKB’nin yaygın klinin görünümlerindendir. Bu kompulsiyona depresyon, post travmatik stres bozukluğu, kompulsif satın alma, kleptomani, Hiperaktivite ve dikkat eksikliği bozukluğu gibi farklı bozukluklar da eşlik edebilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Belirtileri

Başlangıçta da bahsedildiği gibi zaman zaman herkes obsesif düşüncelerle boğuşabilir ve bazı rahatlatıcı davranış ve ritüelleri gerçekleştirebilir. Bu kişi de illa ki OKB olduğunu göstermez. OKB’de bu düşünce ve davranışların kişiye yoğun endişe ve rahatsızlık vermesi, kişinin günlük yaşamını ve ilişkilerini önemli ölçüde etkilemesi ve çokça zamanını alması beklenir. Çoğu OKB vakasında, kişilerde hem obsesyonlar hem de kompulsiyonlar bulunur, ancak bazı nadir vakalarda bunlardan sadece biri bulunabilir.
Obsesif düşünceler, OKB’nin en yaygın semptomlarındadır. Bunlar genellikle,
• Kirlenme, hastalık bulaşması veya başkalarına hastalık bulaştırma korkusu;
• Kontrolü kaybetme, kendine ve başkalarına zarar verme korkusu;
• Kişiyi rahatsız eden cinsel veya şiddet içerikli düşünceler ve görüntüler;
• Dini ve ahlaki açıdan rahatsızlık veren düşünceler, günahkar olma, cezalandırılma korkusu;
• İhtiyacı olmasa da bazı şeyleri kaybetme, kaybettiğinde kötü bir şey olacağı korkusu,
• Herşeyin belirli bir düzende olması gerektiği obsesyonu,
• Birşeyin uğurlu ya da uğursuz olduğuna dair aşırı derecede batıl inanç.

Kompulsiyonlar ise genellikle aşağıdaki görünümdedir;
• Tekrarlayıcı kontrol davranışları (özellikle kilitler, aletler ve prizler)
• Yakınlarının güvende olup olmadığını sürekli kontrol etme,
• Endişeyi azaltmak için sayı sayma, parmak tıklatma, belirli kelimeleri tekrar etme gibi mantıklı olmayan ritüelleri tekrar etme,
• Temizlik ve yıkama işlerine çok zaman harcama,
• Nesneleri belirli şekil ve düzenlerde “olması gerektiği için” organize etme,
• Dini endişeler ve cezalandırılma korkusuyla sürekli dua etme veya başka ritüellerde bulunma,
• Eski, ihtiyaç kalmayan veya çöp diye tabir edilebilecek eşya ve atıkları biriktirmek

Obsesif kompulsif bozukluğun başlangıcı genellikle genç yetişkinlik ve ergenlik dönemlerindedir, ancak zaman zaman çocuklarda da OKB benzeri belirtiler görülebilir. Çocuklarda OKB belirtileri Dikkat Eksikliği ve Hipeaktivite Bozukluğu, otizm ve Tourette sendromu gibi bozuklukla benzerlik gösterebildiği için tanı detaylı tıbbi ve psikiyatrik değerlendirme sonucu konulmalıdır.

OKB bazı durumlarda travma yaratan bir olayın sonucu olarak ortaya çıkabilir ve el yıkama, aşırı temizlik ve aşırı temizlenme gibi kompulsiyonları tetikleyebilir. OKB’nin bir travma sonrası ortaya çıktığı veya şiddetlendiği durumlarda, sadece OKB’yi tedavi etmeye yönelik bilişsel davranışçı yaklaşımlar yeterli olmayabilir ve altta yatan travmanın çalışılması ve etkilerinin azaltılması önceliklidir.

Danışanlar için OKB ile Başetmeye Yardımcı Bilgiler

OKB’nin obsesyonlar ve kompulsif davranışlarla karakterize olduğunu belirtmiştik. Kişi için akla yatkın olmayan ancak yine de ona çok yoğun kaygı ve rahatsızlık veren düşünce, görüntü ve dürtülerle baş etmesi zorlu bir süreç olsa da, OKB doğru yöntem ve müdahalelerle kontrol ve tedavi edilebilir bir süreçtir. Öncelikli olarak kişinin bu durumun tedavi edilebilir bir bozukluk olduğunu kabulü, tedavi uyumu için son derece önemli bir unsurdur. İkinci olarak ise, kendisine kısa süreli rahatlık hissi veren ancak uzun vadede OKB döngüsünü besleyen ve pekiştiren kommpulsif davranış ve ritüllerin kontrolünün OKB ile baş etmede en önemli araç olduğu bilinmelidir. Kişi kompülsiyonları gerçekleştirmediğinde kendinin ve diğerlerinin başına birşey gelmediğini gördükçe ve aşıtı yaptığı veya kaçındığı eylemler üzerinde kontrol sağladıkça, ona kaygı veren obsesif düşüncelerin etkisi giderek azalmaya başlar. Bu nedenle OKB’de kişinin zaten mantıklı olmadığını bildiği obsesif düşüncelerin üzerinde çalışmaktansa öncelikli olarak kompülsiyonları kontrol etmeye yönelik çalışmalar tedaviye başlangıç aşamasında çok etkilidir ve danışana sorununun üstesinden gelebileceğine yönelik güven sağlamaktadır. Kişinin baş etmekte zorlandığı bşrden çok obsesyonu ve kompulsif davranışı olabilir. Çalışmalara kişinin öyküsü ve gündelik yaşam pratikleri dikkate alınarak, baş edebileceği zorlukta kompulsif davranışa yönelik ödevlerle başlanır ve ödevler aşama aşama zorlaştırılır. Bu süreçte danışanların da kendilerine yardımcı olmak için bazı hususlara odaklanmaları faydalıdır.

1. Endişelerinizden korkmayın ve kaçınmayın:
Kişide stres ve endişe yaratan düşünceler ve durumlar, onlardan kaçınmaya çalıştıkça güçlenir ve artar. Bu nedenle OKB için kaçınma davranışları bozukluğu besleyen ve şiddetlendiren en önemli unsurlardandır. Size endişe ve rahatsızlık veren OKB tetikleyicilerine kontrollü olarak maruz kalmaya çalışmak, sonunda bir zarar gelmediğini ve korkulanların olmadığını deneyimlemek için tek yoldur. OKB düşüncelerine özellikle izin vermek ve bunları rahatlatmak için gerçekleştirilen kompulsif davranışları belirli şekillerde ve sürelerde ertelemek yada sınırlamak kişinin kontrolü tekrar ele almasını sağlar. Kompulsiyonlara ayırılan zaman ve enerjinin azalmasıyla kişi tekrar yaşamdan keyif almaya başlar ve bu motivasyonla diğer basamaklara geçmeye istekli hale gelir. Bu nedenle küçük adımlarla ve kontrollü hedeflerle üstüne gitme egzersizleri yapabilmek için kendinize izin verin. Obsesif düşüncenize maruz kaldığınız ve kompulsif davranışınızı kademeli olarak kontrol edebildiğiniz her deneme, endişenizin biraz daha azalması ile sonuçlanacak, kendinize güveniniz artacak ve diğer basamaklar başlangıçtan çok daha kolay olacaktır.

2. Olumlu değil gerçekçi düşünün:

Her ne kadar OKB’si olan kişi, kendine kaygı veren düşüncelerin gerçekçi olmadığının farkında olsa da, yaşadıkları yoğun kaygı ve zorluk kişinin gerçekçi düşünceden uzaklaşmasına ve “acaba gerçekten korktuklarım başıma gelebilir mi” diye endişeye kapılmasına yol açar. Danışanlar çoğu zaman “doğru olmadığını biliyorum ama o anda kendimi durduramıyorum ve ikna edemiyorum” derler. Gerçekten de bu düşüncelerin yoğunluğu ve yoruculuğu kişinin gerçeği değerlendirmesini zorlaştırabilir. Ancak danışanlar bu düşüncelerin OKB’nin yaygın görünümlerinden olduğunu, bu rahatsızlığın sık görüldüğünü, sadece kendilerinin başına gelmediğini ve kaygıyı besleyenin de bu düşüncelere prim vermek olduğunu hatırladıkça rahatlayabilirler. Acaba gerçek olabilirler mi diye düşündüğümüz her an onları besliyor ve güçlendiriyoruz. Tabi ki kişinin, yakınlarının ve diğer herkesin başına olumsuz hadiseler gelebilir. Ama bunlar biz onları düşündüğümüz için başımıza gelmezler. Bu nedenle aklımıza getirmemiz gereken şey “bu asla olmayacak, asla başıma gelmeyecek” gibi olumlu bir düşünce değildir; odaklanmamız gereken “bu ben düşündüğüm için başıma gelmeyecek, benim ne düşündüğümün olaylar üzerinde iyi kötü hiç bir etkisi yok” düşüncesidir. Bu şekilde gereksiz bir olumlamadan uzaklaşıp, gerçekçi şekilde duruma yaklaşmış oluruz. Ihtiyacımız olan şey de mantıkdışı kaygılar yerine mantığa uygun gerçekçi düşüncelere odaklanmak ve prim vermektir.

3. Kompulsiyonları ertelemeye çalışın:

Bahsedildiği gibi OKB’de rahatsızlık verici obsesyonlar yerine kompulsiyonları kontrol altına çalışmak, OKB döngüsünün kırılması için daha işlevsel bir adımdır. Çünkü kişi bunu başarabildiğini gördükçe ona endişe ve huzursuzluk veren obsesif düşüncelerinin etkisi zayıflamaya başlar. Kompulsiyonları ertelemek küçük adımlarla başlansa dahi zorlayıcı olabilir, çünkü her alışkanlığı kırmanın zorluğu gibi kişi bu kompulsif davranışları da çokça tekrarladığı için bu rutini kırmak başta kolay olmayacaktır. Bu nedenle kompulsif davranışı ertelemeye yönelik çalışmalarda, bu süreci daha sakin geçirebilmek adına çeşitli yollara başvurulabilir. Bu alternatif yollardan biri “anahtar cümle” çalışmasıdır. Kişi mevcut durumunu rahatlatmaya iyi gelen, gerçekçi ve hatta onu gülümseten bir cümle bularak, kompulsif davranışı yapmak istediği zorlayıcı zamanlarda bunu içindem tekrarlayabilir. Benzeri şekilde bu anahtar cümle ile birlikte güvenli bir yer çalışması da yapılabilir. Bu durumda da kişi sakin ve sessiz bir yerde dinlenme pozisyonuna geçerek kendini güvende ve huzurlu hissettiği bir imgeleme bırakabilir. Bunlarla birlikte, egzersiz yapmak, yürümek, müzik dinlemek, dans etmek, internette gezinmek, video izlemek, sevilen birini aramak gibi kompulsif davranışı ertelemeyi kolaylaştıran rahatlatıcı etkinliklerden de faydalanılabilir. Erteleme süresi geçirildiğinde, kiş kompulsif davranışı yerine getirmek için baştaki kadar yoğun istek duymadığını ve zorunluluk hissetmediğini görecektir. Zamanla bu erteleme süresi kademeli olarak arttırılır ve artık kişi için kompulsiyonunu ertelemeyle başetmek oldukça kolaylaşır.

4. Zorlanma başlamadan önlem almaya çalışın:

Özellikle kontrol davranışları olanlar da, zorlayıcı kompulsif düşünceler çoğu zaman kişinin bir şeyi kapatıp kapatmadığından ya da kontrol edip etmediğinden emin olamadığı şeklindeki düşüncelerle gelir ve kişi aynı şeyi tekrar tekrar konrtol etmek ister. Bu tip kompulsif davranışları durdurmaya çalışmanın yollarından biri de ilk kontrolde bu kontrolün sonucunu sesli şekilde tekrarlamak veya bir yere yazmaktır. Örneğin, “ocağı kontrol ettim, şu an kapalı olduğunu biliyorum ve bunu not ediyorum” gibi. Kendini bu duruma ikna etmekte zorlanan kişiler için o anın saatini ve ya o anı somutlaştıracak başka bir bilgiyi de not etmek etkiyi arttırabilir. Tekrar kontrol etme isteği geldiğinde, bu not etme işlemi sayesinde kişi onu zorlayan şeyin gerçek bir endişe değil bir obsesyon olduğunun farkına daha iyi varabilir.

5. Obsesyonları yeniden tanımlayın:

Kişinin kendisine rahatsızlık veren zorlayıcı obsesif düşünceleri ve dürtüleri yeniden tanımlaması ve bunların OKB’den kaynaklandığı konusunda farkındalığını aktif tutması açısından önemlidir. Örneğin, “ellerim kirli değil” diye düşünmek yerine, “ ellerimin kirli olduğuna dair bir obsesyonum var” ya da “ellerimmi yıkamaya ihtiyaç duymamın sebebi obsesyonumdan kaynaklı, bu rahatsızlığın bir sonucu” diye düşünmek bu bozukluğu ve sonuçlarını somutlaştırmayı sağlayarak gerçekçi düşünceye dönmeyi kolaylaştırır. Ana fikir şudur: “bu benimle ilgili değil, OKB ile ilgili”. Bu ana fikre odaklanmak anda kalmayı ve yaşanılan durumun asıl nedeninin tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğuna odaklanmayı sağlar.

Ayrıca sıkıntı veren düşüncelerin OKB’den kaynaklandığını fark etmek, onların gücünü de azaltır. Bu nedenle bu düşüncelere itiibar etmemek, onların üzerimizdeki etkisini küçülterek zayıflatmak için “ bunlar sadece OKB’nin zihnimde yarattığı saçma düşünceler, gerçek değiller ve anlamsızlar” fikrine odaklanmak da bu düşüncelerin bize olan etkisinin bizim beynimizde başlayıp bittiğini ve kontrol edilebilir olduğunu bize hatırlatır.

6. Obsesyonları yazıya dökün ve kaydedin:

Kompulsif davranışları kontrol etmenin yollarından bahsettik ve bunların OKB tedavisinde etkili yöntemler olduğunu ifade ettik. Ancak kişinin obsesyonları yani endişeye yol açan ve kişiye sıkıntı veren düşünce, dürtü ve imgelenimleri için de bazı kendi kendine kontrol yöntemleri mevcuttur.

Obsesyonlara ilişkin farkındalığı arttırmak ve onları bizi panik ve endişeye sürükleyen baş edilemez canavarlar olarak görmek yerine, onları kağıt üstüne geçirerek somutlaştırmak onlarla yüzleşmemizi ve baş etmemizi kolaylaştırır. Zihnimizi esir alan ve düşünmeye korktuğumuz düşünceler, kağıda döküldüğünde bize daha sıradan, anlamsız ve gerçek dışı görüneceklerdir. Bu düşüncelerin etkisinden bunalmış kişi için başta onları kağıda dökmek bile zorlu bir yüzleşme olabilir. Ancak ısrarlı bir şekilde bunu yapmaya başladığınızda onların etkisinin çok daha azaldığını ve artık zihninizdeki canavar olmaktan çıkıp içeriğini sizin belirlediğiniz basit cümlelere dönüştüklerini görebilirsiniz. Siz o cümleleri yazıya döken kişi olarak, onlara şekil verebilir, başka türlü nasıl ifade edeceğinizi belirleyebilir, yani onların sahibi olduğunuzu fark edebilirsiniz.
Bu nedenle yanınızda bir düşünce kaydetme defteri bulundurabilir ya da telefon, tablet bilgisayar yoluyla zihninize üşüştüklerinde onları ve o anda hissettiklerinizi, yapmak istediklerinizi yazıya geçirebilirsiniz. Ne kadar sansürsüz ve doğrudan yazarsanız o kadar somutlaşmış olurlar. Aynı şeyleri tekrar tekrar yazsanız da, buna devam ettikçe etkilerinin kaybolmaya başladığını göreceksiniz. Yazı yazmak düşünmekten daha zahmetlidir. Bu nedenle zihnimiz obsesif düşünceleri yavaşlatarak bizi fiziksel olarak da yoran bu egzersiz sayesinde eskisi kadar kolay bizi panik ve endişeye sürükleyemecektir.

7. Kendinize endişelenme zamanı belirleyin:

Obsesif düşünceleri baskılamaya çalışmak yerine, onları özellikle düşünmeye çalışmak, bu düşüncelerin etkisini zayıflatır. Bu nedenle, onları düşüneceğimiz bir endişe zamanı oluşturmak, çok çok etkili şekilde işleyen bir kontrol yöntemidir. Bu amaca uygun olarak, gün içerisinde bir ya da iki kez belirli bir süreyi kapsayan bir endişe zamanı belirlemek ve bu zaman geldiğinde özellikle oturup bunları düşünmeye vakit ayırmak, düşüncelerimiz üzerindeki kontrolü tekrar sağlamamıza yardımcı olur. Örneğin, bugün sabah ve akşam saat 8’de 10 dakika süresince oturma odasında endişe zamanı yapacağım demek ve bunu gerçekleştirmek gibi. Bu zamanlamaların kişinin günlük yaşantısını etkilemeyecek ve kişi için başlangıç aşamasında baş edilebilir bir seviyede tutulacak şekilde planlanması gerekmektedir.

Endişe zamanında, sadece sıkıntı veren düşünce ve isteklere odaklanmak gerekir. Onları düzeltmeye çalışmak, alternatif düşünceler üretmeye çabalamak gereksizdir ve bu aktivitenin amaçladığının dışındadır. Endişe zamanı bittiğinde, rahatlatıcı şekilde nefes ve gevşeme egzersizleri yapılarak normal yaşam aktivitelerine dönüülmelidir. Bu nedenle endişe zamanı çalışmasının uykuya yakın değil, aktif zamanlar içerisinde planlanması faydalıdır. Günün geri kalanında obsesyon ve kompulsiyon kontrol ödevlerine geri dönülür.

Endişe zamanının bir artısı da şudur; kişi gün içerisinde obsesyonların başladığı ve zorlandığı bir durumda bunları yazıya döküp not ederek, bunları düşünmeyi endişe zamanına erteleyebilir. Bu şekilde kişinin gündelik faaliyetlerini sürdürebilmesi ve sosyal ve iş yaşamının kontrolünü alabilmesi kolaylaşır. Endişe zamanında, gün içerisinde not edilmiş olan düşünceler okunarak, gün içerisinde yarattıkları kaygı miktarı ve endişe zamanında yarattıkları kaygı miktarı kıyaslanabilir.

8. Obsesyonları kaydedin ve dinleyin:

Bizi kaygı ve sıkıntıya sürükleyen belirli bir obsesif düşünce seçilerek, onun yoğunlaştığı bir zamanda aklımızdan geçenleri bir kayıt cihazına veya telefonun kayıt özelliği varsa telefona kaydedebiliriz. Bu kaydı gün içerisinde tekrar tekrar dinlemek, sıkıntı veren obsesif düşüncenin etkisini önemli ölçüde azaltacaktır. Endiişe zamanında olduğu gibi bu kaydı dinlemek için de kendimize belirli zamanlar belirlemeli ve kayda konsantre olarak tekrar tekrar dinlemeliyiz. Bu egzersiz yazılı kayıt altına alma egzersizinin teknolojik bir versiyonu olarak günlük yaşantımızda egzersizlerin uygulanabilirliğini arttırmaktadır. Belirli bir obsesyonla bu şekilde çalıştıktan sonra başka bir obsesyona geçilip aynı egzersiz tekrarlanabilir.

9. Gevşemeyi ve rahatlamayı öğrenin:

Doğru nefes alma ve gevşemeyi öğrenmek, tüm kaygı bozukluklarında olduğu gibi OKB’de de sıkıntı veren durumla baş etmeyi öğrenmede çok etkilidir. Terapinin önemli bir parçası, kişiye obsesyonları ve kompulsiyonları kontrol etme ödevlerini yapmasını kolaylaştıracak gevşeme ve rahatlama yöntemlerini de öğretmektir. Bu şekilde kişi, her tür kaygı durumunda kaygının neden kaynaklandığını ve nasıl yönetileceğini öğrenerek durumu kontrol altına alabilir.

Stres OKB’ye yol açan direkt bir etmen olmasa da, OKB belirtilerini tetikleyen veya kötüleştiren bir faktör olabilir. Bu nedenle kişinin günlük yaşantısında daha sakin ve dingin kalmayı, kaygı veren durumlarla daha iyi baş etmeyi öğrenmesi genel kaygı ve stres durumunu azaltarak, OKB ile baş etmeyi de kolaylaştırabilir. Bu amaçla kişinin rahatlatıcı meditasyon, derin nefes, gevşeme tekniklerini kullanabiliyor olması düşünceleri ve davranışları üzerinde önemli bir güce sahip olması anlamına da gelir. Bu tip egzersizlerin düzenli yapılması ve gündelik rutinin bir parçası haline gelmesi, zor zamanlarda işe yaramasını ve sürdürülebilir şekilde uygulanmasını kolaylaştıracaktır.
Benzer şekilde düzenli egzersiz de genel kaygı düzeyini düşürmede ve zihnin başka aktivitelere odaklanabilmesini pratik etmede etkilidir. Düzenli uyku da uykusuzluğun ortaya çıkaracağı aşırı uyarılmış ve gergin duygudurumun kaygının ortaya çıkışını kolaylaştırıcı etkisini azaltır. Dinlenmiş bir beden ve zihin, duygusal dengenin sağlanmasını ve kaygı bozuklukları ile baş etmeyi kolaylaştırır.

10. Alkol ve sigaradan uzak durmaya çalışın:

Alkol geçici olarak stresi ve kaygıyı azaltsa da, uzun vadede OKB belirtilerini tetikleyici şekilde kaygıyı arttırabilir. Sigara da benezer şekilde kaygı anında rahatlatıcı görünse de , gerçekte güçlü bir uyarıcıdır ve kişi de artan uyarılmışlık ve huzursuzluğa yol açarak OKB belirtilerini şiddetlendirebilir.

11. Aile ve yakın ilişkilere yatırım yapmak:

OKB yaşayan kişi için bu sorunu en yakınları ile paylaşmak dahi zordur ve kompulsif davranışlarının görünür, saklanamaz olduğu durumlarda, kişi dışlanma, hasta ve tuhaf görülme kaygısıyla sosyal, iş ve aile yaşamında kendini rahat hissetmeyerek izole bir yaşam sürmeye doğru gidebilir. Halbuki, OKB belirtileri sosyal izolasyon durumlarında kişinin kabul görme ve destek alma gibi psikolojik ihtiyaçlarının da giderilememesi ile birlikte kontrolü daha güç hale gelerek güçlenebilir. OKB, sosyal destek ve güçlü aile ve arkadaş ilişkileri sayesinde daha kolay baş edilebilir bir durumdur. Kişinin OKB’ye ilişkin obsesyon ve kompulsiyon kontrol ödevlerini yakın çevresinden destek alarak tamamlaması daha kolaydır ve kişi bu konudaki kaygılarınıve düşüncelerini paylaşarak ümitsizliğe kapılmadan ödevlerine çalışmaya devam edebilir. Ayrıca kişinin sosyal ilişkilerine zaman ayırmak ve yatırım yapmak durumunda olması, OKB belirtilerine ayıracağı zamanı daraltarak hastalığın kişinin tüm yaşamına kontrolsüzce yayılmasını engeller. Tüm bu nedenlerle, yakın ilişkileri sürdürmeye gayret etmek, istemsiz düşünce ve dürtüleri ile ilgili güvendiği kişilerle konuşabilmek, OKB’yi kişi için daha az korkutucu ve daha çok baş edilebilir kılar.

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUĞU OLAN KİŞİLERİN YAKINLARI İÇİN ÖNERİLER:

• Bu durumun kişinin kolayca kontrol edemeyeceği ve psikolojik yardıma ihtiyaç duyduğu bir bozukluk olduğunu kabul etmek ve kişiyi eleştirmekten kaçınmak gerekmektedir. Kişiye bu kompulsiyonları yaptıran OKB’dir, kişinin karakteri değildir.
• Kompulsif davranışları ve ritüelleri yapmamasını söylemek ve bunları yaptığı için kişiyi azarlamak, eleştirmek hiç bir işe yaramaz. Aksine zaten bunlarla boğuşan kişinin üzerindeki baskı ve kaygıyı arttırarak belirtilerin şiddetlenmesine ve güçlenmesine yol açabilir. Yapılması gereken kişinin olumlu özelliklerine ve bu konu ile baş etme konusundaki çabalarına odaklanmaktır.
• Yakınınızı psikolojik destek almaya ikna etmek için onu zorlamamak, tehdit etmemek, duygusal olarak cezalandırmamak gerekir. Ancak bu yardımın gerekli olduğunu, kendisini bu süreçte destekleyeceğinizi belirtmek gerekir. Danışanaisteği halinde terapi randevularında eşlik etmek veya görüşme günlerini hatırlatmak, onu ödevleri konusunda motive etmek, ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sormak kişinin bu süreçte yalnız olmadığını ve ona destek olan yakınları olduğunu ona hissettirebilir.
• OKB yakınları için bu soruna duyarsız ve sessiz kalabilmek, sinirlenmeden iletişim kurabilmek çoğu zaman zordur. Çünkü sürekli el yıkama, uzun süre yıkanma, aşırı temizlik yapma, sürekli düzen ve kontrol isteği gibi OKB ritüelleri sıklıkla kişinin yakınındakiler için de zorlayıcı eylemlerdir. Bu durumda sağlıklı ve yapıcı iletişimde kalabilmek kolay olmasa da, diğer türlü bir iletişimin işe yaramadığı kesindir. Bu durumunn bir hastalık olduğunu kabullenmek her iki tarafın da sakinleşmesine ve iyileşme yolunda destek ve sağlıklı iletişimin korunmasına yardımcı olur.
• Bahsedildiği gibi hem kişi hem de yakınları için zorlayıcı olabilen OKB belirtileri ile zaman zaman dalga geçebilmek, bunlara birlikte gülebilmek, bu konuda şakalaşabilmek ortamdaki gerginlik ve ciddiiyetin azalmasına yardımcı olur. Danışan için de bu yumuşamış atmosfer OKB’ye yüklediği önemi azaltarak, kontrol gücünü arttırabilir. Tabi ki, bu şakalaşma ve ciddiye almama sınırınının OKB’yi yaşayan kişinin kabul sınırları içerisinde kalması ve kişinin yaşadığı zorluğu değil, OKB’yi ciddiye almama yönünde olması önemlidir.
• OKB’nin tüm aile ilişkilerini ve sosyal yaşantıyı esir almasını önlemek gerekir. Kişi belirli egzersiz ve ödevleri gerçekleştirme konusunda aile ve yakınlarından destek almalıdır, ancak bu çalışmalar aile yaşantısını ve sosyal ilişkileri tümüyle duraklatacak şekilde olmamalıdır. Bu hususta, aile üyeleri ve diğer yakın kişilerle birlikte kişinin üstüne düşenler, kimin ne zaman, nerede ve ne şekilde bir destek sunabileceği ve bu sürece ilişkin karşılıklı beklentiler konuşup planlanmalıdır. Bu planlama dışında kalan zamanda normal gündelik ve sosyal yaşam ilişkilerine, aktivitelerine ve sorumluluklarına devam edilmelidir.

Yararlanilan Kaynaklar:
1. https://www.helpguide.org/articles/anxiety/obssessive-compulsive-disorder-ocd.htm
2. https://www.psychiatry.org/patients-families/ocd/what-is-obsessive-compulsive-disorder
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif-Kompulsif Bozukluk İçin Danışan ve Danışan Yakınlarını Bilgilendirme Kılavuzu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ'un Makaleleri
► Obsesif Kompulsif Bozukluk (Okb) Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR
► Obsesif Kompulsif Bozukluk - Okb Uzm.Psk.Gonca RASLAYAN
► Obsesif Kompulsif Bozukluk Psk.Ecem ŞAHİN
► Obsesif Kompulsif Bozukluk Psk.Gonca BAĞLAR
► Obsesif Kompulsif Bozukluk Psk.Tuncay ÇALIKOĞLU
► Obsesif-Kompulsif Bozukluk Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,104 uzman makalesi arasında 'Obsesif-Kompulsif Bozukluk İçin Danışan ve Danışan Yakınlarını Bilgilendirme Kılavuzu' başlığıyla benzeşen toplam 31 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Cinsellik ve Cinsel Eğitim Haziran 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:11
Top