2007'den Bugüne 78,941 Tavsiye, 25,406 Uzman ve 17,701 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
MAKALE #20264 © Yazan Psk.Dnş.Fatih FİDAN | Yayın Ocak 2019 | 107 Okuyucu
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
İnsan zihni otomatik olarak öğrendiği şeyleri yapmaktadır. Genellikle farkı anlayamayız ve gerçek olarak kabul ederiz (dalga geçildiğinde, utandırıldığımızda, değersiz ve yetersiz hissettirildiğimizde, anne babasının boşanmasına kendisinin sebep olduğunuzu düşünmek gibi) aslına bakıldığında yetişkin iken sadece yanlış algılamalarımız vardır. Bu algılamalarımızda hayatımızın bir çok alanında farkında olmadan kontrol sağlamakta ve yaşantımıza bilinçsiz bir şekilde etki etmektedir.
Bir şey öğrendiğimiz zaman “nöron” adı verilen beyin hücrelerinin oluşturduğu ağ içinde fiziksel olarak depolanır ve depolananların birikimi ile de hayatı algılayışımız ve nasıl yorumlayışımız ortaya çıkar bunların sonucu da duygularımızı belirler. Yani bilinçaltı zihnimizi şekillendirir ve şimdiki yaşımızda tepkilerimize sebep olur fakat bilinçli zihnimiz bunun farkında değildir. Neden yaptığının ve düşündüğünün farkında değildir, otomatik olarak gerçekleşmektedir.
Şimdiki hayatında kişi yetersiz hissettirilmemek için bir çok şekilde yetersizliğini göstermemek için mükemmel olmaya veya hiçbir şey yapmamaya veya uzaklaşma yollarını tercih etmektedir. Bilinçli zihni ile “ben mükemmelim bana bunları söyleyemezler”, “benim yaptıklarımı hak etmiyorlar ondan dolayı ben bu projeyi bırakıyorum”, “benim değerimi anlasınlar ben hiçbir şey yapmayacağım” gibi söylemlerle yaptıklarının gerçek olduğunu kabul etmeye çalışır. Fakat bunların hepsi bir savunmadan ibaret olup altta yatan yetersizlik duygusunu göstermeme çabasıdır.
Biri tarafından terk edildiğimizde bizi depresyonumuzla baş başa bırakabilir; o kişinin bize uymadığını ve ilişkiyi sürdürmenin büyük bir hata olduğunu bilincimiz ile bilsek bile temel olarak, mutluluğumuzun zarar görmesine neden olan duygu ve davranışların çoğu bilinçaltını oluşturan bu anı sisteminden kaynaklanır.
Kişinin yaşadığı olaylarda olumsuz düşünceleri, duyguları, duyumsamaları ve inançları sonucunda işlenmemiş anılar oluşmaktadır. Deprem anında kişinin zihni bir kaç film karesi gibi bir kareye odaklanır, zum yapar. Mesela; deprem anında zihni sallanmaya zum yapmış kişi yıllar sonrada deprem anındaki sallanma gibi bir olay yaşadığında duygu, düşünce ve beden tepkileri aynı olacaktır. Yıllar geçip deprem olayı yaşanmasa da o kişi artık deprem anını yaşayan bir kişidir. Aynı olay çocukken sınıfta utandırılmış çocuk içinde geçerlidir. Sınıf önünde öğretmeninin kızması sonucu küçük düşen bir çocuk yıllar sonra yetişkin olduğunda sınıf önünde küçük düşeceği bir belirti yaşadığında artık onun zihni ilkokul 1. Sınıftaki gibidir ve duyguları eskisi gibi tepki verir.
Beynimizin bilgi işleme sürecinde, sağlıklı depolanma olması kişinin aynı tepkileri sonradan vermemesini sağlar. Yaşanılan olayı hazmetme dediğimiz olaydır. Kişi yaşadıklarını hazmedip kendisine faydalı olanları alır faydasızlardan da kurtulursa travmatik bir anı olmamaktadır. Fakat hazmedemediğinde ütü basılması etkisi gibi anıdaki duygu ve düşünceleri olduğu gibi presleyip hapsettiğinde travmatik bir anı yani işlenmemiş anı olarak kalacaktır.
Travma sonrası stres bozukluğu olan kişilerde de travmatik anılar beyinde işlenmeden yani hazmedilmeden depolanmıştır. Bir travma sonrası stres bozukluğu olan savaş gazisinin yılar sonra yaşadıklarını hatırladığında, olayın yaşandığı zaman dilimindeki düşünceleri, duyguları ve görüntüleri tüm bedeninde hissedecektir. Olayda yaşadığı çaresizliği, acıyı, ölüm korkusunu ve öfkeyi hissedebilir. Bu duygularla da çevresindeki kişilere tepki verir.
Kaplan ve Sadock’un Klinik Psikiyatri kitabında; Travma sonrası stres bozukluğunda hakkında, düşlerde ve uyanma düşüncelerinde travmanın yeniden yaşanması, travmanın hatırlatıcılarından kalıcı kaçınma ve böyle hatırlatıcılara yanıtın uyuşması ve kalıcı aşırı canlandırmadan oluşmakta ve Post travmatik stres bozukluğuna depresyon, anksiyete ve bilişsel güçlüklerinde eşlik ettiğini bahsetmiştir.
Eğer iki yıl ya da 20 yıl önce tacize uğramış bir kişide travma sonrası stres varsa, onun için geçmiş bugündür. Tacizi her düşündüğünde aynen yaşıyormuş gibi duygu, düşünce ve bedeni aynı şekilde tepki verecektir. Yeni baştan yaşıyormuş gibi olacaktır. Ya da belirli insanların, yerlerin, hatıraların olması onda korku ve endişe ortaya çıkaracaktır. Bu hatırlatıcılardan da süreçte uzak durma davranışları gösterecektir.
TSSB belirtileri ile geçmişte yaşanılan olaylar sonucunda öğrenilen ve bilinçdışı zihnimizle hareket ettiğimiz davranışlar örtüştüğü görülmektedir. Kişi geçmişin bir tekrarını yaşamamak için tedbirler almaktadır hayatında. Bu da insanların işlenmemiş anılarının olduğunu göstermektedir. Bu anılar belirlenerek duygu boşaltımı yapılabilir. Bu şekilde olumsuz semptomların düzelmesine yardımcı olabiliriz. Ortada bir semptom varsa bunu tetikleyende bir deneyim vardır. İster bu deneyimi hatırla ister hatırlama. Gerçek şu ki yaşanılan deneyim travmatik ve işlenmemiş bir anı.
Anılarımız çocukluk yıllarından bu yana birikmektedir. Olumlu veya olumsuz anılarımızda anne-babamızda kendi anne-babasından öğrendiklerini çocuklarına uygulayarak bilinçdışı davranışlarla göstermektedir. Fakat artık farklı düşünebilen ve sorunlarının üzerine gidebilecek yeterli bilgi sahibi ve sorumlu yetişkinleriz. Kendimizi kontrol etme gücüne sahibiz. Kontrol geçmiş travmalarda değil artık sende.
Bir toplantıda patron tarafından utandırıldığınızı düşünün, üzgün, korkmuş ya da kızgın olarak bu duygulara fiziksel tepkilerde hissedebilirsiniz. Patron ve kendiniz hakkında olumsuz duygulara sahip olabilirsiniz. Gün sonunda uykuya dalarsınız ve sonraki gün kendinizi o kadar da kötü hissetmezsiniz. Yani yaşadığınız olayı hazmetmiş olursunuz. Uykunun Rem döneminde beynimiz bilgiyi işeme sürecini yaşar ve gerekli olanları önceki öğrendikleri ile bağdaştırır, gereksiz bilgi ve duyguları da atar. Yani önceki deneyimlerden olan “patron daha çok çalışmamız için gaz vermeye çalışıyor ve daha önceleri de diğer arkadaşlarıma da aynısını yaptı, bu utandırma dediğim şey onun gaz verme yöntemi” gibi düşünerek beyinde depolanır ve sistemi rahatlatır. Bu düşünceyi de sonraki yaşayacağı olaylarda kullanır. Gereksizleri de atmış olur. Sonuç olarak patronunuzun davranışına karşılık ne yapacağınız hakkında bir anlayışa sahip olursunuz. Bir gün sonra bu hazmedilme ile birlikte bir gün önce hissettiğiniz yoğun duygusal çalkantılar olmadan patronla daha rahat konuşabilirsiniz.
Fakat bazı travmalar, başka üzücü olaylar ve rahatsızlık veren deneyimler sistemi baskı altında tutar ve patronun yaşattığı utandırılma duygusu ve bedensel tepkileri kişinin bilgi işleme sisteminin olayı çözmesi veya hazmetmesi için gerekli içsel bağlantıları yapmasına engel olur. Engel olunan hazmetme süreci sağlanmaz ve yaşadığınız şekliyle beyinde muhafaza edilir. Gördükleriniz, hissettikleriniz, duygularınız, bedensel tepkileriniz ve düşünceleriniz orijinal hali ile bellekte kodlanmış olur. Böylece patronu her gördüğünüzde veya utandırılacağınızı hissettiğiniz her kalabalık ortamdan uzak durmak için tedbirler alırsınız. Patron ve patron gibi davranan her kişiden uzak durarak aynı utanma ve korkuyu yaşamamaya çalışırsınız. Kendinizi koruma hissiyle duygularınızın üstesinden gelmeye çalışabilirsiniz ama patron ve patron gibi kişi her ortaya çıktığında sizde sıkıntı artar. Bu bilinçdışı tepkiler otomatik olarak meydana gelmeye başlar. Örneğin yeni tanıştığınız bir insandan hoşlanmadığınızı ve ondan uzak durmak istediğinizde bu kişi sizi önceden incitmiş birisini hatırlatıyor olabilir. Her hoşlanmadığımıza karşı önyargı ile değil de önce kendi içimize sorarak “acaba bu kişi bana ne çağrıştırdı, kimi hatırlatıyor, onda olan bir özellik başka kimde vardı? “ gibi sorularla hoşlanmama duygusunda ki asıl muhatabı bulmak ümidi ile sevgiyle kalın…..

Klinik Psikolog
Fatih FİDAN
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Travma Sonrası Stres Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Fatih FİDAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Fatih FİDAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Fatih FİDAN Fotoğraf
Psk.Dnş.Fatih FİDAN
Antalya
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Fatih FİDAN'ın Makaleleri
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Uzm.Psk.Fadıl KARAKOÇ
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Uzm.Psk.Şeyda KUTSAL
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Psk.Emir Emre DOĞAN
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir? Uzm.Psk.Ziya ÜNLÜTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,701 uzman makalesi arasında 'Travma Sonrası Stres Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evde Şehvet Bitti Ekim 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:04
Top