2007'den Bugüne 88,440 Tavsiye, 27,376 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bağımlı Kişilik Sendromu
MAKALE #22323 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Mayıs 2021 | 701 Okuyucu
İnsanların yaşam içinde aileyle başlayan,akraba,dost,arkadaş,eş,çocuk gibi gibi insan ilişkisi içeren bağları vardır.Bu bağlar sevgi,sahiplenme,onanma,dayanışma,iletişim gibi insani ve yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasında son derece önemlidir.Ama bu ilişkiler ve bu ilişkilerde kurulan bağlarda bazı önemli nüanslar vardır.Tanımlanmış ve kazanılmış bir benliğin biz olma ihtiyacıyla diğer insanlarla olan ilişkilere akması başka bir şey ben olamamış zayıf benliklerle ilişkilere girip o ilişkiler üzerinden hayata tutunma başka bir şeydir.İşin edilgenliği aşan ve başkalarına tutunmadan yaşayamayan noktaya gelmiş hali ise bağımsız benlik olamama ve psikolojik anlamda bağımlı kişilik sendromu yaşamaktır.


Bağımlı Kişilik Sendromu'nun çok farklı varyasyonları bulunmaktadır.Örnek verecek olursak aile bağımlılığı,arkadaş bağımlılığı,sevgili bağımlılığı,eş bağımlılığı,evlat bağımlılığı,sosyal çevre bağımlılığı gibi ana başlıklarla toplayabileceğimiz,her biri de bireyin yaşama normal akışına engel olan bu bağımlılıklar derinlik ve keskinlik kazandıkça yaşayan insanları normallerin dışına çıkarmaktadır.


Bağımlığı bana nasıl tanımlarsınız diye sorsalar çok kısa ve öz bir anlatım olarak "onsuz olamama hali" derim.Bu durumun ilk çocukluk döneminde aileye tutunarak yaşamak yaşın normal bir gereği olduğu için sorundan sayılmaması gerekir.Ama yaş ile beraber benliğin gelişmesi ve aileye olan ihtiyaç ve tutunma düzeyinin giderek azalmak suretiyle bireyleşmeye yürünmesi gerekir.Ergenlikten itibaren net bir bireyselleşmeye yürüyüş olmalı,insan yaşayarak kendini bulmalı ve yaş 18'lere geldiğinde retleri ve kabulleri ana hatlarla netleşmiş bir bireyselleşme düzeyi tutturulmuş olmalıdır.Ayrıca yaşama kendisi üzerinde tutunmak,diğer insanlarla olan ilişkiyi yaşama tutunmak değil de paylaşım sağlamak odaklı görmek gerekir.Bu bilinç,bu farkındalık ve yetkinlik sağlandığı an zaten bağımsız birey olmak gerçekleşmiş demektir.


Bağımlılıkların alkol,uyuşturucu,teknoloji bağımlılığı tarafları ayrı bir inceleme konusudur ve onlar insan ilişkisi içeren bağımlılık grubunda ele alınmaz.Bağımlı Kişilik Sendromu tamamıyla insan ilişkisi anlamındaki bağımlılıkları ifade etmektedir.Bunlardan ülkemizde en çok aile bağımlılığı,evlat bağımlılığı,sevgili bağımlılığı ve eş bağımlılığı görülmektedir.Hepsi de bir çok insanın hayatını allak bullak etmiştir.Bağımlı Kişilik Sendromu'nun arka planında en etkili faktör yetişme tarzı kökenli aile faktörüdür.İlginç bir bilinçaltı bağımlılıkla Türkiye'de çok aile çocuğunu çok bağımsız ve özgüvenli yetiştirmek istemiyor ve biraz etrafında tutmayı hatta onun yaşamını yönetmeyi seviyor.Bunda duygusal bağımlılıklar,koruma içgüdüsü,geleneksel öğreti ve Türkiye'nin bireyi fark etmekte geç kalmışlığı kanaatimce oldukça etkili...


Aile bağımlılığı çoğunlukla koruyucu aile yapısı içinde yetişen,şöyle olur,böyle olur gibi korkularla yeterince bağımsızlık verilmeyen,hep göz önünde tutularak büyütülen insanlarda görülür.Burada anneler maalesef daha sabıkalıdır ve sürece çoğunlukla duygusal yaklaşırlar.Öte yandan hep göz önünde tutularak büyütülen bir insanın hayata akması,normalleşmesi,kendisi olması ya gecikmekte ya da gerçekleşememektedir. Hatta bu yetişme tarzından gelen insanlarda sık rastladığımız sorunlarından birisi de evlilikle ortaya çıkan köken aileden bağımsız hayat kurma ve eşle bütünleşmeyi sağlamada zorlanma olduğunu mesleki pratikten biliyoruz.Bu nedenle önce bir insanı doğru yetiştirme noktasındaki ebeveyn bilincine çok ihtiyacımız var.Aksi halde niyet iyi olsa bile süreç bilinçli yönetilmezse aile oluşturduğu bağımlılıkla kendisini de yoruyor,evladının yaşamına da zarar veriyor.


Evlat bağımlılığı yukarıda anlatmaya çalıştığımız aile bağımlılığının bir diğer yarısı .Çünkü koruyucu aile yapısı içinde çoğunlukla bağımlılık çift yönlü oluyor.Yani hem aile bağımlılığı hem de evlat bağımlılığı iç içe geçmiş oluyor.Tanımlayacak olursak evlat bağımlılığı; anne ve babanın evladına yüksek tutkuyla bağlanması,onun bağımsız bir hayatının olabileceği gerçeğini ıskalaması ve hep yanında tutmak şistemesi odaklı bir bağımlılıktır.Bu bağımlılık babalardan çok annelerde görülür ve çoğunlukla bu konuda annelerin babaları da peşinden sürüklemesi şeklinde yaşanır.Ama sonuçta aileye de evladın yaşamına bu bağımlılığın yansıması keyif arttırıcı,yaşam kalitesini yükseltici değildir.Çok şeyi başta evlili olmak üzere zorlaştırdığı da aşikardır.


Sık rastlanan bir diğer bağımlılık sevgili bağımlılığıdır.Bunda kültürün,yetişme tarzının,duygusal yoksunlukların,benlik pekişmesindeki gecikmenin ve bazı konulardaki açlıkların belirleyici olduğu bir gerçek.Şöyle baksanız aslında sevgili ilişkisi seçilmiş bir ilişkidir,o ilişkiden önce de hayat devam ediyordur,biterse de pekala bir başka insanla aynı ilişki kurulabilir.Peki hal böyle iken bu bağımlılık niye oluşur..?Bunda bu tür ilişkilerin karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla kurulup yürütülmesi gerektiğine dair bilincin olmaması,duygusal doymamışlıklar,özyeterlilik eksiklikleri,tekrar sevgili ilişkisi kuramama korkusu gibi bir dizi etken rol oynamaktadır.Ancak bu bağımlılık aile bağımlılığı ve evlat bağımlılığı kadar keskin değildir.daha bir kolay atlatılabilmektedir.
Eş bağımlılığı yine yetişme tarzıyla başlayan,çoğunlukla kişilik gelişimi zayıf insanların evliliğinde görülen,o evlilik ilişkisine de özgüven eksikliği olarak sürekli sorunsal yansıma yaptıran bir bağımlılık türü.Bu bağımlılık normalde pek ortaya çıkmamakta,eşlerden birisi boşanmaya kalktığında depreşmekte ve çoğunlukla da sorunlu bir evliliği sürdürmeye zorlamak olarak yaşama yansımaktadır.Neresinden bakılırsa bakılsın baş ağrıttığı ve ağrıtacağı gerçektir.


İşte yukarıda ana hatlarıyla ve türleriyle saydığımız bağımlılıklar totalde Kişilik Bağımlılığı Sendromu'nun birer parçası ve oluşturucusudur.Bağımlı kişilik aynı zamanda ben olmada tama varamamış olmaktır.Bunun yaşama bir çok olumsuz yansıması olacağı açıktır.Çünkü benliğin özyeterlilik kazanmadığı ve hep başkalarına muhtaç olduğunu hissettiği şartlarda bir insanın yaşamını sağlıklı kurabilmesi,sağlıklı yürütebilmesi imkansızdır.Bağımlı Kişilik Sendromu çok yönlü olarak yaşamı,ilişkileri zorlayan bir sorundur.En çok zorlanmayı iş istikrarı,evlilik ilişkisi,iletişim becerileri ve sosyalleşmede yaşatmaktadır.Bu sorun yetişme ve kişilik gelişimi odaklı olduğu için netçe ortaya çıktığı zaman insanların bu sorunu kendi çabalarıyla aşabilmeleri imkansızdır.Ayrıca böyle bir sorun varsa zaman kaybedilmemeli bir psikologdan profesyonel destek alarak bu sorun çözülmeye çalışılmalıdır.


İşin başı doğru yetişmek,doğru yetiştirmek.Bu nedenle insanları kendileri olma noktasında çaba sarfetmeye,ben olmadan biz olmaya kalkışmamaya ve kendileri açısından özyeterlilik sağlama noktasında gayret göstermeye davet ediyorum.Gölge kişilikler asla tam kendileri gibi yaşayamayacak ve mutlu olamayacaktır.Bu nedenle birey olma,kendini gerçekleştirme,gelişimiyle ilgili süreci bir çizgiye oturtmuş olarak diğer insanlarla ilişkilere akma kanaatimce son derece doğru olacaktır.Sevgiyle...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bağımlı Kişilik Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Bağımlı Kişilik Bozukluğu Psk.Dnş.Zahir AKTAŞ
► Bağımlı Birini Anlamak Psk.Mehmet ARAS
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Bağımlı Kişilik Sendromu' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Boşanma Sendromu Ağustos 2021
► Duygulara Esir Olmak Ağustos 2021
► Benlik Bağımlılığı Haziran 2021
► Tereddüt Sendromu Haziran 2021
► Yaşamsal Netlik Mayıs 2021
► Yaşam Yorgunluğu Mart 2021
► Korkulara Esir Olma ÇOK OKUNUYOR Ocak 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:52
Top