2007'den Bugüne 73,596 Tavsiye, 24,426 Uzman ve 16,674 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Genel Riskleri
MAKALE #2364 © Yazan Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN | Yayın Şubat 2009 | 29,462 Okuyucu
Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Genel Riskleri:

Amerikan Estetik Cerrahi Derneği’nin (ASPS) 2007 yılına ait istatistiklerde Meme Büyütme Ameliyatının (implant ile) yaklaşık 350.000 sayısına ulaştığı ve en sık uygulanan estetik cerrahi uygulaması olduğu belirtilmektedir. 2000-2007 yılları arasında Meme Büyütme Ameliyatı sayısı %64, yine aynı yıllar arasında Meme Dikleştirme Ameliyatı %97, Meme Küçültme Ameliyatı oranı ise %25 oranında artış göstermiştir. Tüm dünyada meme estetiği anlamında benzer eğilimler olduğu bilinmektedir. Sayılardaki bu derece önemli artışların meme implantlarının daha güvenli hale gelmesi, genel olarak meme operasyonu hastalarının operasyon sonuçlarından mutlu olmaları, anestezi ve ameliyat donanım ve tekniklerinin gelişip hastaya daha konforlu bir ameliyat ve ameliyat sonrası süreci sunmaları gibi birçok olumlu gelişme olmasına bağlanmaktadır.

Meme estetiği ile ilgilenen hasta sayısının bu denli artması, doktor olan ve hatta olmayan kişilerin de bu hasta grubuna ilgisinin artması ile sonuçlanmakta ve özellikle günümüzün en popüler estetik ameliyatı olan Meme Büyütme pastasından pay kapmaya çalışmaktadır. Bu makalenin amacı, özellikle 1980’li yıllarda moda olan ve son günlerde özellikle medya ve bir takım doktorlar tarafından tekrar hortlatılmaya çalışılan “Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme” işleminin riskleri ve olası olumsuz sonuçları hakkında hastaları bilimsel kanıtlar eşliğinde bilinçlendirmeye çalışmaktadır (Yağ Enjeksiyonu belli riskleri olmakla birlikte yine de kabul edilebilir bir yöntemdir, tıbbi açıdan kesinlikle kabul edilemeyecek durum ise memelere herhangi bir –emilebilen ya da kalıcı- dolgu maddesinin enjekte edilmesidir ki bu durum başka bir makale de ayrıca işlenecektir!).
Vücudun bir bölgesinden alınan yağ dokusunun büyütme amacı ile memelere enjekte edilme fikri çok mantıklı gözükmekle birlikte özellikle meme implantları ile meme büyütme operasyonu gibi etkinliği, güvenilirliği ve riskleri her yönü ile açığa çıkarılmış bir yöntem ile karşılaştırıldığında, hastaların mutlaka bilmeleri gereken bir takım riskleri mevcuttur ve dünya çapında birçok ciddi kurum ve doktor tarafından yoğun olarak eleştirilmektedir. Burada önemli olan nokta herhangi bir estetik cerrahi operasyonunun kendine ait belli riskleri olduğu ve hastaların tüm riskler hakkında bilgilendikten (buradaki en büyük sorumluluk yine doktorlara düşmektedir) sonra operasyon sorumluluğunu almaları gerektiğidir.

Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme işlemi bilimsel veriler ışığında özellikle iki konuda eleştiriye uğramaktadır: İşlemin estetik sonuçları ve belki de daha önemlisi Meme Kanseri Tanısı konusunda ki çekinceler. Konunun ayrıntıları aşağıda özetlenmektedir:

Teknik özellikler: Yağ Enjeksiyonu yöntemi özellikle yüz bölgesinde kontur oluşturulmasında, dudak kalınlaştırmadan liposuction sonrası oluşan deformitelerin düzeltilmesine, baldır kalınlaştırmadan popo büyütmeye kadar birçok alanda başarı ile kullanılmaktadır. Öte yandan konu ile ilgili belki de en önemli sorun sonuçların doktordan doktora ve uygulanan tekniğe göre değişiklik göstermesidir. Alınan yağ dokusunun canlılığını koruyarak başka bir yere nakledilmesi ve nakledilen alanda canlılığını koruması oldukça teknik bir işlemdir ve konu hakkında ciddi bir tecrübeye ve konuya özel teknik donanıma ihtiyaç duymaktadır. Çoğu kişinin zannettiğinin aksine işlem basit olarak liposuction tekniği ile alınan yağın aynen başka bir yere enjekte edilmesi değildir. Liposuction tekniği ile tek benzer tek tarafı kabaca yağ dokusunun vücuttan uzaklaştırılmasıdır! Liposuction operasyonu (Klasik aspiratör tekniği, ultrasonik teknik ya da şırınga tekniği) öncesinde ilgili bölgeye kanama, morluk ve yağ embolisi riskini azaltmak ve yağ kitlesinin alınmasını kolaylaştırmak amacı ile özel bir sıvı karışımı enjekte edilmekte ve mekanik olarak emilmeye hazır hale gelmiş yağ dokusu kanül yardımı ile vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Bu şekilde alınan yağ dokusundaki hücreler ise hemen tamamen canlılıklarını yitirmek de ve enjeksiyon amacı ile kullanılamamaktadır (kullanılsa bile vücut tarafından emilmektedir). Yağ Enjeksiyonu için kullanılması planlanan yağ dokusunun elde edilme işlemi çok daha narin ve özenli bir işlem gerektirir. Birçok otör hücre canlılığının bozulmaması için yağ dokusu elde edilecek alana sıvı enjekte edilmeden (kuru liposuction tekniği) ya da minimal miktar sıvı enjekte edildikten sonra ince kanüller ile ve şırınga tekniği kullanılarak yağ dokusunun alınmasını tavsiye etmektedir (kuru liposuction kullanıldığından alıcı alanda ciddi morluk ve şişlik gelişmesi kaçınılmazdır, ancak kullanılacak yağ miktarının az olduğu durumlarda kabul edilebilir bir problemdir). Alınan yağ dokusunun enjekte edilmeden önce nasıl hazırlanması gerektiği de halen tartışma konusudur! Kimi otörler elde edilen yağ dokusunu sadece serum ile yıkamanın yeterli olduğunu ifade ederken diğerleri santrifüj kullanmak gerektiğini savunmaktadır. Elde edilen yağ dokusunun nasıl verilmesi gerektiği üzerinde de fikir ayrılıkları mevcuttur (kimileri büyük kanüller ile tek seferde enjeksiyonu kimileri ise –ki bugün kabul gören yaklaşım budur- ince kanüllerler ile birçok noktaya az miktarda enjeksiyonu savunmaktadır). Yine memeye enjekte edilecek yağ dokusunun nereye verilmesi gerektiği konusunda (kas dokusu içi, meme dokusu altı, meme dokusunun içi ya da deri altı, ya da hepsi) işlemi tavsiye eden kişiler arasında bile görüş ayrılıkları mevcuttur. Özetle, Yağ Enjeksiyonu işleminin teknik detayları, yağ dokusunun alınış, işleniş ve verilişi hakkında hala ortak bir karar varılamamıştır. Bu dezavantaj işlemin sonuçlarının yapan kişiden kişiye değişmesine sebep olmaktadır.

Memeye enjekte edilecek yağ dokusu miktarı ve kalıcılığı: Yağ Enjeksiyonu ile meme de elde edilen büyüme en fazla bir kap (çoğunlukla bundan daha az) olmak da ve bu büyüklüğün elde edilmesi için tam olarak ne kadar yağ enjekte edilmesi gerektiği bilinmemektedir! Genellikle bir memeye 150 ila 750 cc civarında ( ortalama 375cc) enjekte edilmek de bu miktarda yaklaşık 2000 cc ye yakın bir lipoaspirattan elde edilmektedir. Bahsedilen miktar yaklaşık olarak ideal boy-kilo oranına sahip ve lokalize yağ fazlalıklarına sahip bir kişiden liposuction ile alınan yağ miktarına eşittir. Dolayısıyla işlem sadece vücutta yeterli yağ fazlalığı olan kişilere uygulanabilmektedir (dudak kalınlaştırma gibi sadece birkaç cc yağ gerektiren bir durumda bile özellikle ince kişilerde yağ elde etmenin zorluğu dikkate alındığında miktarın ne kadar ciddi olduğu açıktır). Verilen yağ dokusunun ne kadarının kalıcı olduğu da bir başka sorundur. En iyi ellerde ve en iyi teknikle uygulanan bir Yağ Enjeksiyonu sonucunda 1yıl sonra verilen miktarın en iyi ihtimalle %50-70’sinin kaldığı bilinmektedir. Dolayısıyla meme implantı ile kıyaslandığında elde edilmesi planlanan meme büyüklüğü tam olarak tahmin edilememek de ve işlemin tekrar edilmesi (sıklıkla) gerekebilmektedir.

Operasyon süresi ve maliyeti: Günümüzde en iyi ellerde Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme işlemi yaklaşık 6 saat kadar sürmektedir! Operasyon öncesi iyi planı yapılmış bir implant operasyonu ise 1,5-2 saat kadar sürmekte ve dolayısı ile hastanın aldığı anestezi süresi (ve buna bağlı gelişebilecek problemlerin görülme riski) azalmaktadır. Yine operasyon suresinin uzunluğu ve iki ameliyatın (liposuction ve lipoenjeksiyon) kombine edilmesi hastane fiyatlarının artmasına (bir de daha sonra işlemin tekrar edileceği düşünüldüğünde) sebep olmak da ve hastaya çıkacak ameliyat maliyeti implant ile yapılacak bir meme büyütme operasyonuna göre yaklaşık 5-6 kat artmaktadır.

Hasta seçimi ve Operasyon sonucu ortaya çıkacak estetik görünüm: Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme işlemi “memeler büyüsün de nasıl büyürse büyüsün” gibi günümüzde artık yeri olmayan bir temele dayanmaktadır. Bugün memelerin büyütülmesi ile birlikte şeklinin de en güzel hale getirilmesi meme implant ameliyatlarının temelini oluşturmaktadır. Kişisel Meme Büyütme Konseptinin temel taşını oluşturan hastanın vücut şekline, göğüs duvarı yapısına, meme dokusunun miktarına ve implantı örtecek doku kalınlığının miktarına, meme altı çizgisinin yerine, memelerin sarkıklığına vs. uygun implant seçimi ve yerleşimi gibi önemi parametreler göz ardı edilerek Yağ Enjeksiyonu ile sadece ve sadece memelerin büyütülmesi amaçlanmaktadır. Ortaya çıkan sonuç ise ancak bir kap büyümüş (en iyi ihtimalle) ve estetik görünüş olarak da yoğun şekilde eleştirilen memeler olmaktadır.

Operasyon sonrası iyileşme süresi ve süreci: Günümüzde Meme İmplantı ile yapınla bir Meme Büyütme Operasyonu yaklaşık 1,5-2 saat sürmek de ve hasta aynı gün evine dönebilmektedir. Uygun cerrahi teknik kullanıldığında (implant kas altına yerleştirilmiş olsa bile) cerrahi dren, sıkı bandajlar kullanımı sıklıkla gerekmemek de ve hastalar konforlu bir ameliyat sonrası sürecini takiben 3 ila 7 içinde işlerine dönebilmektedirler. Yağ Enjeksiyonu ile memelerin büyütülmeye çalışılması sonrasında hastane de kalışı ve ameliyat sonrası konforunu belirleyen en önemli etmen operasyonun liposuction aşamasıdır. Yaklaşık 2000 cc’lik bir liposuction işlemi (hele kuru teknik kullanıldığında) vücudun sıvı dengesinde değişime yol açıp (uzun bir ameliyat süresi de üzerine eklendiğinde) hastanın kendisini yorgun hissetmesi ve olası kan nakli riski ile sonuçlanıp hastane de birkaç gün kalınmasını zorunlu kılabilmektedir. Özellikle ince kişilerde bu miktarda yağ alınmaya çalışılması da liposuction yapılan bölgelerde ciddi deformite oluşma riskini beraberinde getirmektedir. Meme gibi ağrı eşiği yüksek bir organda Yağ Enjeksiyonu sonrası duyulan rahatsızlık da ciddi boyuttadır ve hastanın hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. İmplant ile meme büyütme ameliyatı sonrası tipik olarak 6-8 hafta sonra memelerin şekli oturmakla birlikte, Yağ Enjeksiyonu sonrası bu süre 6-8 ayı (bazen daha da uzun) bulmakta ve bu süre içinde gelişen (hem memelerde hem de liposuction yapılan alanlarda) şişlik ve morluk hastalara ciddi rahatsızlık vermektedir.

Enfeksiyon riski: Meme dokusu süt kanallarının dış ortama açılması sebebi ile enfeksiyona açık bir durumdadır ve yapılacak her türlü girişim enfeksiyon riski (özellikle uygun ortamda yapılmayan bir işlem sonrası) taşımaktadır. Yağ Enjeksiyonu sonrası memede enfeksiyon geliştiğinde en iyi ihtimalle antibiyotik kullanımı gerekmek de eğer abse formasyonu gelişirse cerrahi olarak açılıp (sonuç da kalıcı bir kozmetik deformite ortaya çıkacaktır) boşaltılması gerekecektir. Yağ Enjeksiyonu sonrası meme absesi ve sonrasında sepsis (kan zehirlenmesi) gelişen ve hayati tehlike atlatan hastalar tıp literatüründe mevcuttur. Tabi ki meme implantı sonrası da enfeksiyon riski mevcuttur ve literatürde %1 dolayında olduğu bildirilmektedir. Öte yanda uygun ameliyathane koşullarında yapıldığında ve implant kas altına meme altı çizgisinden meme dokusuna dokunmadan yapılan bir kesi ile yerleştirildiğinde risk azalmaktadır. Yağ enjeksiyonunun aksine gelişen enfeksiyon meme dokusunun tamamında değil sadece implant çevresi ile sınırlı kalmak da ve en kötü ihtimalle protez çıkarıldığında enfeksiyon tamamen ortadan kalkmaktadır.

Meme Kanseri Tanısının Güçleşmesi: Yağ Enjeksiyonu sonrası gelişen belki de en önemli problem gelişen kalsifikasyonların (kireçlenmeler) kanser tansını güçleştirmesidir ve ayrı bir makale de daha uzun olarak tartışılacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Genel Riskleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hakan GÜNDOĞAN Fotoğraf
Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN
İstanbul
Doktor "Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi - Estetik"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi168 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN'ın Makaleleri
► Meme Büyütme (Göğüs Büyütme) Op.Dr.Defne ERKARA
► Meme Büyütme ve Meme Dikleştirme Estetiği Prof.Op.Dr. Mesut ÖZCAN
► Meme Büyütme Doç.Dr.Tayfun TÜRKASLAN
► Meme Büyütme Doç.Op.Dr.Yavuz KEÇECİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,674 uzman makalesi arasında 'Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Genel Riskleri' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİYüz Germe Kasım 2017
► YENİGöz Kapağı Estetiği Kasım 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:13
Top