Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Meme Kanseri Açısından Riskleri
MAKALE #2365 © Yazan Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN | Yayın Şubat 2009 | 5,917 Okuyucu
Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Meme Kanseri Açısından Riskleri:

Meme Kanseri kadınlarda en sık görülen ve Akciğer Kanserinden sonra en ölümcül kanser tipidir. Amerika Birleşik Devletleri istatistiklerine göre bu ülkede her 8 kadından birinde hayatlarının bir döneminde meme kanseri ortaya çıkma riski bulunmaktadır. Ülkemizdeki istatiksel verilerin zayıflığına bağlı olarak kesin sayılar verilemese de İtalya gibi ülkemiz kanser oranlarına yakın Akdeniz ülkelerinin verilerine dayanarak yaklaşık her 14 kadından birinin Meme Kanseri riski taşıdığı öngörülmektedir (Prof. Dr. Murat Kapkaç ile kişisel söyleşi).

Ülkemizde Meme Kanserinin cerrahi tedavisini Genel Cerrahi Doktorları üstlenmekte ve gerekli görüldüğü takdirde operasyon sonrası Medikal Onkoloji ve Radyasyon Onkolojisi birimleri de tedavinin devamında önemli rol oynamaktadır. Meme Kanseri açısından Plastik Cerrahlar çoğunlukla kanser tedavisi sonrası (anında ya da geç dönemde) alınmış memenin yeniden oluşturulması evresinde (meme rekonstrüksiyonu) devreye girmektedirler. Öte yandan Estetik Meme Cerrahisi isteyen hasta gurubunun göreceli olarak erken yaşlarda Plastik Cerrahlara başvurdukları düşünüldüğünde Plastik Cerrahların da Meme Kanseri açısından hastaların ne kadar risk altında olduklarını soruşturmaları ve yapılacak estetik natürdeki girişimlerin kanser riski ile olan ilişkileri konusunda hastalarını mutlaka bilgilendirmeleri gerektiği rahatlıkla söylenebilir.

Her türlü estetik meme cerrahi operasyonunun (meme büyütme, küçültme, dikleştirme) mamografi yorumları üzerine bir takım olumsuz etkisi olduğu bilinmekle birlikte bu operasyonların Meme Kanseri Riskini arttırmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Öte yandan 1987 yılında Amerikan Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneğinin yan etkileri (doku sertleşmesi, yağ kistleri, kireçlenme vs) ve Meme Kanseri erken tanısını güçleştirmesi sebebiyle yasaklanmasını istediği “Memeye Yağ Enjeksiyonu” işleminin son yıllarda yeniden popüler hale getirilmeye çalışılması duyarlı birçok doktorun tepkisini çekmek de ve konu üzerinde olumsuz görüş bildiren bilimsel makale sayısı literatürde hızla artmaktadır.

Yağ enjeksiyonu ile Meme Büyütülmeye çalışılması enfeksiyon, uzun süren rahatsızlık ve şişlik, istenilen meme büyüklüğünün elde edilememesi, estetik görünümün çoğunlukla idealden uzak olması gibi sorunların ötesinde en rahatsız edici etkilerini Meme Kanseri Taramalarında ortaya çıkarmaktadır. Meme Kanserinin erken tanısında en önemli yöntem Mamografidir ve bu görüntüleme yönteminde ortaya çıkartılan “Mikrokalsifikasyonlar” (kireçlenme) Meme Kanserinin en önemli belirtisidir. Vücudun başka bir yerinden alınıp meme dokusu içine enjekte edilen yağ hücrelerinin bir kısmı vücut tarafından emilmek de bir kısmı ise canlılığını yitirerek kireçlenmeye (kalsifikasyon) uğramaktadır. İşte bu kalsifikasyona uğrayan yağ hücreleri, meme kanseri kalsifikasyonundan ayırt edilememek de ve tanının kesinleştirilebilmesi için meme biyopsisi hatta çok ağır vakalarda memenin alınmasına kadar giden cerrahi işlemlere neden olabilmektedir. Memeye Yağ Enjeksiyonu sonrası gelişen bu kalsifikasyonların ortaya çıkması yıllar almak da ve meme kanseri belirtilerini taklit etmekle birlikte, mevcut olan bir meme kanserini kamufle etme riski taşımak da ve biyopsilerin yalancı pozitif olarak yorumlanmasına da neden olabilmektedir. Bu problemlerin arasında kalsifikasyon özellikle önemlidir, çünkü meme kanserinin erken tanısında mamografik tanısında çok önem taşıyan kanser kalsifikasyonu ile Memeye Yağ Enjeksiyonu sonrası gelişen kalsifikasyonun ayrımı çok güç, hatta bazen imkânsız olmaktadır. Günümüz radyoloji literatürü yeni jenerasyon mamografi ekipmanlarının öncekilere göre çok daha gelişmiş olduğunu ve iyi huylu – kötü huylu kanser hücrelerinin ayrımının daha kolay yapıldığını, özellikle dense meme olarak tabir edilen ve genç hastalarda yoğun meme dokusu varlığında dijital mamografi ile daha kesin sonuçların alınabileceği belirtilmekle birlilikte, tamamen kozmetik doğada olan bir uygulamanın hastaları bu kadar büyük bir risk altına sokmasına hakkı olup olmadığı halen tartışma konusudur

Her ne kadar bugüne kadar Memeye Yağ Enjeksiyonu İşlemi komplikasyonları ve meme kanseri tanısını güçleştirmesi açısından eleştirilmekle birlikte konunun ürkütücü bir yanı yakın bir zaman da (Ocak 2009) çok saygın bir dergi olan Plastic & Reconstructive Surgery Journal’da yayınlanan bir makale de irdelenmiştir. Japonyadan yayınlanan ve otörlerin Memeye Yağ Enjeksiyonu sonrası ortaya çıkan komplikasyonlar konusundaki tecrübelerini anlatan bu makale de memeye yağ enjeksiyonu sonrası meme kanseri geliştiği yönünde herhangi bir bulgu olmamasına karşın, yaşamayan yağ hücrelerinin etrafını saran ya da etrafında görülen kalsifikasyonun kanser gelişimini tetikleyebileceğinden bahsedilmektedir.

Yağ Enjeksiyonu Yöntemi, yüzde kontur oluşturmadan, popo dikleştirmeye, dudak kalınlaştırmadan bacak eğriliği düzeltmeye kadar bir çok alanda başarı ile kullanılmak da ve bu satırların yazarının da repertuarının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Öte yandan yağ enjeksiyonu sonrası ortaya çıkan komplikasyonlar ilginç şekilde başka bölgelere kıyasla memeye uygulandığında çok sık ortaya çıkmaktadır. Bu konuda ilginç bir örnek olarak neredeyse tüm dünyaya yağ enjeksiyonunun etkinliğini kanıtlayan ve nasıl yapılması gerektiğini öğreten Dr.Coleman’ın makalesi verilebilir. Dünyanın tartışmasız en deneyimli yağ enjeksiyonu doktorunun elinde, ameliyat öncesi mamografileri tamamen temiz olan ve memeye yağ enjekte edilen hastalarının neredeyse yarısı (%47), enjeksiyon sonrası kontrollerde şüpheli mamografi ile sonuçlanmıştır. Tüm pratiğini yağ enjeksiyonuna ayırmış, en rafine imkânlar altında çalışma şansına sahip, bu operasyona özel aletler geliştirmiş ve sonuçları (meme hariç) tüm dünyaca takdir edilen bir doktorun elinde %50 ye varan oranda şüpheli sonuçlara yol açan bir işlemin herhangi bir doktorun elinde nasıl sonuçlar doğurabileceği takdiri de bu satırları okuyan sayın hastalarımıza bırakılmaktadır.
Vücudun herhangi bir bölgesinde bulunan (özellikle kalça, karın, bacaklarda ve basenlerde yerleşmiş olan) yağ dokusunun liposuction yöntemi ile alınıp memelerin büyütülmesi amacıyla meme dokusu içine enjekte edilme fikri ne yazık ki çekici görünmek de ve birçok hastanın ve medyanın ( belki de haklı olarak!) yoğun ilgisini çekmektedir ancak son derece basit ve yüzeyel bir yaklaşım olduğu da barizdir. Öte yandan bu işlemin etkinliği ve güvenilirliği anlamında olumlu görüş bildiren birkaç bilimsel makale mevcutsa da, ortaya çıkan komplikasyonların sıklığı ve ciddiyeti nedeni ile elde edilebilecek faydalarının alınan riskleri haklı gösterebileceğini iddia edebilmek için daha yoğun araştırmalara ihtiyaç olduğu bilinmektedir. Estetik Plastik Cerrahların çoğu memelere yağ ya da başka dolgu maddesi enjekte edilmesinin potansiyel zararları hakkında bilgi sahibi olup hastaları bu konu da uyarmaktadırlar.

Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ASAPS) ve Amerikan Plastik Cerrahi Derneği (ASPS), işlemin geçici yararlarının uzun vadeli problemleri karşısında (meme muayenesinin zorlaşması, Mamografi, Ultrason ve MR görüntüleme yöntemleri sırasında meme kanseri tanısının güçleşmesi) ne kadar kabul edilebilir olduğu konusunda hastaları uyarmaktadırlar.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Meme Kanseri Açısından Riskleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hakan GÜNDOĞAN Fotoğraf
Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN
İstanbul
Doktor "Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi - Estetik"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi165 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.Hakan GÜNDOĞAN'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,489 uzman makalesi arasında 'Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme ve Meme Kanseri Açısından Riskleri' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:43
Top