2007'den Bugüne 80,906 Tavsiye, 25,754 Uzman ve 18,028 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarımızı Nasıl Eğitmeliyiz?
MAKALE #3359 © Yazan Psk.Tuğba KAPLANHAN | Yayın Temmuz 2009 | 7,540 Okuyucu
Anne babaların çocuk ile iletişimi iki ana unsur etrafında dönmektedir: Sevgi, eğitim… Sevgi; sevecenlik, koruma, kollama gibi olumlu duyguların bütünüdür. Eğitim ise yasakları, kuralları, toplumsal becerileri, yetenekleri geliştirmeye yarayan, insanın sosyal bir varlık olması için yapılan öğretici davranışların bütünüdür.

Sevgi ve eğitim konularında olabilecek azlık ya da çokluk olumsuz aile tutumlarına neden olur. Aşırı sevgi gösterilen çocukların aileleri aşırı koruyucu ve kollayıcıdır. Çocuk karşılaştığı her zorluğu anne babası sayesinde aşar, anne babaya çok güvenir fakat kendine olan güveni asla gelişmez. Anne ve babası onun zorlukla karşılaşmaması için bütün zorlukları sırtlanmıştır ne de olsa. Sevginin gereğinden daha az verilmesi sonucunda ise çocuk ilgi çekebilmek için farklı (olumsuz) özellikler geliştirecektir, olumsuz duygularla büyüyecektir. Ayrıca sevgi az lığı ile büyüyen çocukların özgüvenleri düşük olmakta ve başkalarına da güvenmekte zorlanmaktadırlar. Yetersiz sevginin sonuçları aşırı sevgiye göre daha olumsuz olmaktadır.

Eğitim konusunda fazlaca ciddi olmaya çalışan anne babalar, sıkı bir eğitim modeli oluşturmaktadırlar. Yasaklar, kurallar çocuğu daha ilk yıllarda kabullendirilmeye çalışılır. Maalesef ki yapılan küçük hataların bile gereğinden fazla önemserler. Çocuklarının kendi tasarladıkları kalıba hemen uymasını isterler. Bu şartlar altında büyüyen çocuk kendi iradesini geliştirmekte zorlanacak, ilk müsait olduğu anda anne babasının koyduğu yasakları çiğneyecektir. Sıkı bir eğitim modelini takip eden ailelere olan incelemelerim gösteriyor ki, bu ailelerde ceza çok sık kullanılıyor. Övgü yerine cezanın baskın olduğu ortamda büyüyen çocukta kişilik ile ilgili önemli bozukluklar olabilir. Sıkı bir eğitimle büyüyen çocuk, kibar, uslu ve dürüst olabilir ama unutmayın bu özelliklerinin yanında küskün, hemen kırılan, hakkını aramakta zorlanan, huysuz, kolay etkilenebilen bir bireyde olacaktır.

Rahat bir eğitim modeli benimseyen anne babalarda ise gözlemlenen aşırı boş vermişliktir. ‘Çocuktur her şey yapar’ anlayışı onu başıboşluğa itmektedir. Çocuk kendi kendine yetmeye çalışır. Bu çocuklar ilerleyen zamanlarda bencil, sabırsız ve anlayışsız olabilmektedirler. Sıkı bir eğitim modeliyle büyüyen çocuklar pasif olurken, aşırı rahat ortamlarda büyüyen çocuklar ileride çok şımarık olabilmektedirler, olgunlaşma süreçleri uzamaktadır.

Sevginin ve eğitimin seviyelerinin nasıl olması gerektiğini konuştuk. Peki, bu seviyeler sık sık değişiyorsa? Bazen aşırı sevgi gösteren anne bazen çocuğunu görmezden geliyorsa? Disiplinin ve sevgilinin ne zaman nerede kullanacağını tam olarak kestiremeyen ailelerin yetiştirme biçimi de oldukça yanlıştır. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk nerede ne yapacağına tam olarak karar veremez, kime ne kadar yakın olması gerektiğine karar veremez. Yetişkinlik yaşamında ise iç çatışmalar yaşaması, huzursuzluklar geliştirmesi, tutarsız bir yapı sergilemesi kaçınılmazdır.

Günümüz çocuklarına erken yaşta özgüven kazandırmak gerekmektedir. Özgüveni genel anlamda yaşamın getirdiği birçok güçlükle, kararlar, durumla başarılı biçimde yüzleşebilme yeterliliği olarak tanımlayabiliriz. Çocukların başarılı ve güçlü bir karakter olmaları için kendilerine olan güvenleri, kendilerine inançları desteklenmeli ve yeşertilmelidir.

Çocuğunuza, gücünün yetebileceği görevler verin ve başarıyla yerine getirdiği her görev için onu kocaman bir gülümsemeyle ödüllendirin. Bu davranışla, onun kendisine verdiği değer ve yapabileceklerine olan inancını sağlamlaştırmış olursunuz. Çocuğun çok küçük yaştan itibaren kendi kendine yapabilecekleri hakkında iç görüye sahip olması onu ileri yaşamında sağlıklı ve mutlu hissetmesini sağlayacaktır.



Hayatımızın her evresinde çeşitli kararlar veririz, çeşitli seçimler yaparız ve bunları fark etmeyiz bile. Oysaki kararlarımız seçimlerimiz bütün hayatımızı etkileyecek unsurlardır. Çocuklarımıza doğru karar verebilmeyi öğretmeliyiz. Karar verme konusunda da onlara özgür alanlar tanımalısınız. İyi karar verebilmeleri için onlarla beraber çalışabilirsiniz. İyi bir kararı tanımalarına yardımcı olmalı, ayrıntılarıyla birçok şeyi anlatmalısınız ama dikkat edin lütfen karar verme görevini onlara bırakın.



Özgüveni yüksek ve kendi kararlarını verebilen çocuklar yeni şeyler deneme konusunda daha istekli davranacaklardır. Bu çocuklar yetişkin bir birey olduklarında gerek sosyal hayatlarında gerekse iş hayatlarında daha girişimci olacaklardır. Muhtemel bir arkadaş ya da yönetici baskısı karşısında daha kolay kendini savunan bireyler olacaklardır. Problemlere etkili çözümler sunabileceklerdir. Bu ve benzeri yetenekleri olan bireyler ise depresyon ve stresten oldukça uzak bir yaşam sürecektir. Unutulmamalıdır ki, özgüveni düşük bireylerin yeme bozukluğu geliştirme, uyuşturucu ve alkol kullanımı ile ilgili problemleri özgüveni yüksek bireylere göre daha fazla olacaktır. Ayrıca özgüven eksikliği değersizlik duygusunun gelişmesini tetikler ve değersizlik hisseden ya da değersizlik duygusu hissetmeye çok yatkın olan bireyler sağlıksız beslenme, az egzersiz yapma ile beraberinde gelen kalp hastalığı, obezite ve diğer hastalıklar ile savaşmak zorunda kalabilirler.


Uzm. Psikolog
Tuğba Kaplanhan


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarımızı Nasıl Eğitmeliyiz?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Tuğba KAPLANHAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Tuğba KAPLANHAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Tuğba KAPLANHAN'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,028 uzman makalesi arasında 'Çocuklarımızı Nasıl Eğitmeliyiz?' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kıskançlık Temmuz 2009
◊ Hoşgörü Eylül 2009
◊ Çocuklarda Yas... Temmuz 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:29
Top