SINAV ÖNCESİ ve SINAVDA DOĞRU BESLENME
|
ÖSS stresinin iyice yoğunlaştığı günlerde, öğrencilerin kafasına takılan sorulardan biri de, sınav günü yaşayabilecekleri karın ağrısı, şişkinlik ve ishal gibi problemleri nasıl önleyebileceklerine dair. Anne ve babalar ise, hangi besinleri tüketilmesinin başarıyı arttırabileceğini düşünmek ile meşguller. Öğrencilerin beslenme düzenlerinde dikkat edecekleri birkaç küçük ayrıntı ile hem sınavda sindirim problemleri yaşamadan, hem de sınavın sonunda kadar kendilerini iyi hissederek sınavı tamamlamaları ise mümkün… SINAVA BİR HAFTA KALA… Hijyenik şartlarda hazırlanmamış birçok besin, besin zehirlenmelerine neden olabilir. Bazı besin zehirlenmeleri daha kısa sürede iyileşirken, bazılarının iyileşmesi daha uzun sürebilmektedir. Bu nedenlerle, öğrenciler dışarıda satılan besinlerden uzak durmaya dikkat etmelidirler. Dışarıda ve toplu yemek servisi yapan yerlerde yemek yemek zorunda kalan gençler ise, yemek yedikleri restoranın güvenilir ve kaliteli bir restoran olmasına dikkat etmelidirler. Sokakta satılan yiyecekler yerine, kapalı kutuda satılan süt, yoğurt, ayran gibi içeceklerin veya paketli ürünlerin satın alınması daha uygundur. Satın alınacak bütün besinlerin son kullanma tarihlerine dikkat edilmelidir. Genel beslenme önerilerinden biri olan, haftada 2-3 kez balık tüketin önerisi öğrenciler için de geçerlidir. Balık, içerdiği omega-3 yağ asitleri sayesinde hafıza işlevlerini güçlendirir. Fakat son bir haftada her gün balık yağı içmenin veya her gün balık yemenin de mucizeler yaratmayacağını bilmelisiniz. SINAV SABAHI… Sınav sabahı stres nedeniyle ne kadar iştahsız olunsa da mutlaka kahvaltı edilmelidir. Sabah yapılan kahvaltı, dikkat süresini uzatır. Kahvaltıda, kepekli ekmek, haşlanmış yumurta, peynir çeşitleri, domates, salatalık, elma gibi besinler bulunmalıdır. Süt, yumurta, peynir gibi protein kaynakları tokluk süresini uzatırlar, bu nedenle sınavda açlık hissinin azalmasını sağlayabilirler. Reçel, bal, pekmez gibi besinler tek başına tüketildiklerinde kan şekerini hızlı yükseltip hızlı düşürdüklerinden dolayı, sınavda öğrencinin daha çabuk acıkmasına neden olurlar. Bu nedenle tüketimlerinde aşırıya kaçılmamalıdır. Zeytin, yüksek miktarda tuz içerdiği için sınavda susuzluk hissini arttırabilir, bu nedenle fazla tüketilmemelidir. Yapılan araştırmalarda düşük glisemik indekse sahip kahvaltının mental performansı arttırdığı ve dikkat süresini 210 dakikaya kadar uzattığı belirlenmiştir. Karbonhidrat, yağ ve proteinin dengeli olduğu bir kahvaltı menüsünün de glisemik indeksi düşüktür. Sınav sabahı, daha önceden hiç tüketmediği bir besinin tüketilmesi ile sınav bir kâbusa dönüşebilir. Öğrencinin daha önceden hiç tüketmediği bir besini tüketmesinin, sınav anında şişlik, gaz, karın ağrısı ve ishal gibi sorunlara neden olabileceği unutulmamalıdır. Sınav sabahı, içerdikleri kafein nedeniyle idrar miktarını ve sıklığını arttıran çay ve kahve gibi içecekler yerine, süt veya ıhlamur tercih edilmelidir. SINAV ANINDA… Ülkemizde yaygın görüş, sınavda şeker, bonibon, şekerleme gibi yüksek şeker içeren besinlerin tüketilmesi gerektiğidir. Fakat bu bilgi doğru değildir. Çünkü bu tür besinler, kan şekerini hızlı yükseltir ve hızlı düşürürler. Kan şekerinin hızla düşmesi de, performans ve dikkat yoğunluğunda kayıplara neden olabilir. Şeker ve şekerlemeler yerine, kan şekerini yavaş yükselten besinler tercih edilmelidir. Öğrenciler sınavda acıkacaklarından şüphe duyuyorlarsa, en rahatsızlık oluşturmayacak besinler, kutu süt, ayran, fındık, fıstık ve ceviz gibi yağlı tohumlar ve kolay tüketilebilecek ve çevreyi de rahatsız etmeyecek muz ve kuru kayısı gibi meyvelerdir. Bu besinlerin yanı sıra, 1 dilim kepek ekmeği veya kepekli bisküvi de tüketilebilir. Sınavın başında susuzluk hisseden ve su içmek isteyen öğrenciler, genelde oluşabilecek tuvalet ihtiyacını düşünerek tereddüt ederler. Böyle bir sorunu olan öğrencilerin akıllarında bulundurmaları gereken şey, soğuk suyun ılık suya göre mideyi daha hızlı terk ediyor olmasıdır. Bu nedenle, öğrenciler sınav esnasında soğuk su değil, oda sıcaklığındaki suyu tercih etmelidirler. Fakat ılık su ve soğuk su arasındaki farkın sınav süresinden daha kısa olduğunu da unutmamalıdırlar. Sınava girecek bütün öğrencilere başarılar diliyorum… Nil Şahin GÜRHAN Beslenme ve Diyet Uzmanı www.nildiyet.com SAĞLIĞIN ANAHTARI, SAĞLIKLI BESLENMEDİR Sağlıklı beslenme, günlük değil yaşam boyu sürdürülmesi gereken bir eylemdir ve sağlıklı beslenme doğuştan gelen bir yetenek olmadığından ötürü bireye mutlaka öğretilmelidir. Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmek anlamına gelir. Yeterli beslenme, bireyin besinsel ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda besin tüketmesi iken, dengeli beslenme besin tüketiminde çeşitlilik sağlaması anlamına gelir. Yetersiz ve dengesiz bir beslenme tarzı, vitamin ve mineral yetersizliklerine bağlı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabileceği gibi şeker, kalp ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklara da yakalanma riskini arttırır. Dört ana besin grubunun her öğünde tüketilmesi, sağlıklı beslenmenin en temel formülüdür. Ana besin grupları; süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, ekmek, pirinç, makarna gibi tahıl ürünleri, sebze ve meyveleri kapsar. Bunların dışında yer alan yağ ve şekerlerin ise sağlıklı beslenmedeki yeri biraz daha farklıdır. Yağlar, vücudun düzgün çalışabilmesi için gerekli olduğundan ötürü uygun miktarlarda, vücuda besinler aracılığı ile alınmalıdır. Fakat beyaz şeker, besin kalitesi yok denecek kadar az olan boş enerji kaynağıdır. Bu nedenle beslenmemizde önemli bir yeri yoktur. Sağlıklı beslenme, her birey için önemlidir. Yüksek yaşam kalitesi ve keyifli bir hayat için herkesin sağlıklı beslenmeyi öğrenmesi ve bir yaşam tarzı haline getirmesi önemlidir. Ancak bu şekilde hastalıklardan uzak, zinde bir hayat geçirmek mümkün olabilir. Özürlülerin de sağlıklı beslenmesi, yaşamlarını daha sağlıklı ve renkli bir hale getirir. İşte sağlıklı beslenmenin kare taşları:
|
|||||
|
Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek
diğer bazı makaleler:
|
|||||
|
|



