2007'den Bugüne 77,822 Tavsiye, 25,215 Uzman ve 17,448 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sanallaşan Dünyada Artık Aldatmalar da Sanal Oldu
MAKALE #6488 © Yazan Uzm.Psk.Gülüm BACANAK | Yayın Şubat 2011 | 5,467 Okuyucu
Günümüzde artık her işimizi bilgisayar ve internetle halleder olduk. İnternet hyatımızın vazgeçemediğimiz bir parçası, mailllerimizi kontrol etmeden, Facebook’a girmeden ya da MSN de arkadaşlarımızla sohbet etmeden bir günümüz bile geçmiyor. Teknoloji tabi ki güzel bir şey ve bize sağladığı kolaylıklar çok fazla. Ancak bilgisayar başında bu kadar fazla vakit geçirmenin sosyal hayata, aile hayatına, evliliklere ya da ilişkilere olumsuz yansımaları olabiliyor.

72 ülkenin internet kullanıcı sayısına bakıldığında Türkiye 2008 yılında 26.500 kullanıcı ile 13. sırada yer almıştır, 2009 yılı sonunda ise bu rakamın 30 milyonu geçtiği bilinmektedir. İnsanlar interneti tabi ki çok farklı amaçlar için kullanmaktadırlar. İnsanın binlerce farklı konudaki milyonlarca bilgiye tek bir tuşla ulaşabilmesi büyük bir kolaylık ve vakitten tasarruf sağlamaktadır. İnternetin kullanım amaçları genellikle bilgi edinmek, bir konuyu araştırmak, ödev yapmak, oyun oynamak, film ve dizi izlemek, müzik dinlemek, arkadaşlarla sohbet etmek, yeni arkadaşlar edinmek, karşı cinsle iletişim kurmak ve kendi ilgi alanlarına uygun gruplara katılarak yeni insanlarla tanışmak olabilmektedir. Bilgisayar karşısında geçirilen vakit bizi asosyalleştiriyormuş gibi görünse de aslında kendi için internetin de sosyal bir ortamı bulunmaktadır.

İnternette son yıllarda sosyal paylaşım sitelerine üye olmak ve orada gün içinde ne yaptıınızı, nerede olduğunuzu, nerelere gittiğinizi ya da belli konulardaki düşüncelerinizi paylaşmak son derecek yaygınlaşmıştır. Bu paylaşım sitelerinden en popüler olanı Facebook’tur. Dünyada şu an 300 milyondan fazla kişi Facebook kullanmaktadır ve Türkiye kullanıcı sayısı açısından 14 milyon kişi ile tüm ülkeler arasında 3. sırada yer almaktadır. 2009 yılında Türkiye’deki Facebook kullanımı ile ilgili yapılan bir araştırmada Türkiye’deki Facebook kullanıcılarının %37 sinin kadın, % 63 ünün ise erkek olduğu tespit edilmiştir. Facebook’u en yoğun olarak kullanan yaş grubunun ise 18-24 ve 25-30 yaş grubu olduğu bulunmuştur. Facebook bu kadar yoğun kullanılınca da sosyal hayatı ister istemez etkilemektedir. Tabi ki bu tür paylaşım sitelerinin kullanımı kişiler için bir çok amaca hizmet edebilmektedir. Eski arkadaşlarla buluşmak, yıllardır görmediğimi tanıdıkların şu an nerede ve ne yapıyor olduklarını öğrenmek amacıyla yola çıkılmış olsa da, Facebook artık faydalı faydasız bir çok amaç için kullanılır hale gelmiştir.

İnsanın en temel ihtiyacı sevilmek ve beğenilmektir. Hepimiz diğer insanların bizi sevmesini, beğenmesini, değer vermesini isteriz. Facebook belki insanların en fazla beğenilme ihtiyacına hizmet etmektedir. Bu sayede birbirimize belki de öneri, görüş ve fikirlerimizi daha kolay belirtebiliyoruz. Durumumuzu günceleyebiliyor, diğer insanlara gönderme yapabiliyor ya da insanların resimlerimize ya da yazılarımıza yaptıkları yorumları önemsiyoruz. Bir bakıma kendimize sanal bir dünya yaratıyoruz. Dozunda kullanıldığında bu tür paylaşım sitelerinde vakit geçirmek keyif verici ve hayatı renklendirici olabilir.

Yine Facebook ve benzeri siteler yalnızlığı giderme aracı olarak da kullanılabilmektedir. Günümüz dünyasında hepimiz giderek yalnızlaşıyoruz ve artık telefonla veya yüzyüze iletişim kurmak yerine sanal olarak iletişim kurmayı tercih eder hale geldik, çünkü bu hepimizin işine geliyor, fazla bir emek sarfetmeden, yerimizden dahi kalkmadan tek tuşla insanlara ulaşabiliyoruz.

Bu tür sosyal paylaşım siteleri sayesinde kendimizi olduğumuzdan farklı bir şekilde ya da hep olmak istediğimiz gibi tanıtabiliyoruz. Belki de olmak istediğimiz kişiyi bu sanal dünyada yaşıyoruz. İkili ilişkiler insanlar için her zaman önemlidir. Aşk, sevgi, sevilmek, sevmek, beğenilmek, arzu edilmek, güzel/yakışıklı bulunmak hepimizin isteğidir. Gerçek hayatta bulamadığımız bazı şeyleri snal dünyada bulabiliyoruz ya da belki de uzun zamandır hissetmediğimiz, unuttuğumuz duyguları internette tanımadığımız, yüzünü dahi görmediğimiz biri için hissedebiliyoruz.

Özellikle uzun yıllardır süren, heyecanını kaybetmiş, rutinleşmiş ilişki ya da evliliklerde kadın ya da erkek farklı arayışlara girebilmektedir. Son dönemlerde artık internette birileriyle tanışma ve duygusal bir ilişki yaşama son derece yaygın duruma gelmiştir. Bu da evlilikleri olumsuz etkileyen ve boşanma noktasına bile getirebilen bir durumdur. Peki aldatma nedir ve sanal aldatma olur mu? Aldatma bir duygusal ilişkide taraflardan birinin diğerine karşı sadakatsizlik göstermesidir. Aldatmanın bir çok nedeni olabilir. İlişki eğer monotonlaştıysa, aradaki sevgi, saygı ya da heyecanda azalma olduysa, taraflardan birinin diğerine karşı duyguları azaldıysa aldatma yaşanabilir. Ya da bir anlık heyecan, macera, değişiklik için ve eşe kızgınlıktan dolayı cezalandırmak için de aldatma yaşanabiliriz. Nedeni ne olursa olsun aldatma hoş bir durum değildir. Tabi ki her insanın diğerine karşı duyguları zamanla değişebilir, sevgisi azalabilir, ilişkiden sıkılabilir ya da başka etkenler olabilir, ancak aldatmak yerine dürüst davranmak ve yeni bir ilişkiye başlanacaksa da önce mevcut olan ilişkiyi bitirmek daha sağlıklı olacaktır. Ancak her zaman koşullar, şartlar kolay olmayabiliyor ve olaylar içinden çıkılmayacak bir hal alabiliyor. Aldatmanın farklı türleri vardır, genellikle toplumda cinsel aldatma ve duygusal aldatma diye bir ayırım vardır. Duygusal aldatma; kişinin duygusal ihtiyaçlarından dolayı eşini ya da sevgilisini aldatmasıdır. Cinsel aldatma ise; daha çok yeni bir heyecan yaşamak için, cinsel hayatı renklendirmek için, eşiyle cinsel hayatı iyi gitmiyorsa yaşanabilen genellikle tek ya da bir kaç gecelik aldatmalardır. Çoğu erkek cinsel aldatmayı aldatma olarak bile görmez. Ancak sonuçta aldatma aldatmadır, ister cinsel, ister duygusal, ister sanal olsun. Kadınlar daha çok duygusal olarak aldatırken, erkekler ise cinsel olarak aldatmaktadır ve yine kadınların bir kısmı eşlerinin onları cinsel olarak aldatmasını kabullenebilirken başka bir kadına duygusal olarak bir şeyler hissetmelerini kabul edilemez olarak görürler. Erkekler için ise eşlerinin onları cinsel olarak aldatması daha dayanılmaz görülmektedir.

Sanal aldatmalara gelince ise bunların birçok nedeni olabilmektedir. Kadınlar daha eşlerinden göremedikleri ilgili yüzünü görmeseler bile yani sanal da olsa başka bir erkekten görebilirler, bu da onları bu işe daha çok sarılmaya itebilir. Kadınlar daha çok duygusal boşluk ve ilgisizlikten dolayı aldatma yoluna gidebilirler. Erkekler ise yine cinsellik ve heyecan arayışıyla sanal olarak aldatsalar da, zaman geçtikçe duygusal bağlanma da yaşanabilir. Eğer eşiniz ya da sevgiliz bilgisayarın başında normalden fazla vakit geçirmeye başladıysa, bilgisayarı kapattıktan sonra da aynı şeye cep telefonu ile devam ediyorsa, size karşı ilgisi azaldıysa o zaman sanal aldatmadan şüphelenmek mümkün olabilir. Sanal aldatma genellikle masumca başlar, ancak daha sonra iş ciddiye binebilir ve olay dışarıda yüzyüze buluşmaya kadar gidebilir. O zaman da işler daha karışık bir hal alabilir. En doğrusu bu tür sanal arkadaşlıklardan uzak durmak ya da belli bir sınır koymak, eğer varolan ilişkimizde ya da evliliğimizde eksik olan bazı şeyleri bu şekilde giderdiğimizi farkediyorsak da eşimizle konuşup istek ve ihtiyaçlarımızı ona anlatmak ve birlikte bir evlilik terapistine başvurmak en doğrusu olacaktır. Şunu da unutmamalıyız ki, aldatmada tek kişi suçlu değildir, aldatan kadar aldatılan da bu durumdaki sorumluluğunu kabul ettiğinde aldatmanın ilişkide yarattığı tahribatın üstesinden gelmek daha kolay olmaktadır. Ancak aldatma tabi ki ilişkiyi tahrip eder, güveni sarsar ve ilişki için geri dönülemez sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle aldatmadan önce iki defa düşünmek ve eşe karşı dürüst olmak gereklidir. Aldatılmayı affetmek hiç de kolay değildir, çünkü bir daha aynı şeyin yaşanmayacağının garantisi yoktur. Aldatmayı ve aldatılmayı her boyutuyl ele almak, çifti kendi şartları içinde değerlendirmek gereklidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sanallaşan Dünyada Artık Aldatmalar da Sanal Oldu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'ın Makaleleri
► Sanal Zorbalık Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,448 uzman makalesi arasında 'Sanallaşan Dünyada Artık Aldatmalar da Sanal Oldu' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evlilikte Cinsel Sorunlar Şubat 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:19
Top