TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yalnız İnsan!

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj Gönderilebilirİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 439,

* Yayın Tarihi : 12-02-2008 - 16:34 (94 gün önce),

* Ortalama Günde 4.62 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7046 , Kelime Sayısı : 911 , Boyut : 6.88 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Hayatımda üstüste yaşadığım acıların ardından,taşıyamayacağım kadar ağır yükün altında ezilmek üzereyken Füsun Hanım'ı tanıdım. Bana boğulmak üzere olduğum yaşam evinde önce pencereleri açmamı öğretti. Sonra nefes almayı, görmeyi ve hayatı sevmeyi gösterdi. Bunları yaparken onun danışanına verdiği değeri ve sabrı gördükten sonra profesyonelliğin ne demek olduğunu daha iyi anladım.
Kendisiyle hafta sonları görüşüyordum. Güler yüzüyle beni karşıladığında yüreğime sıcacık bir şeyler akıyordu. Bir arkadaşımın tavsiye ettiği Füsun Hanım'a gitmemek için önceleri çok direnmiştim. Sonra iyice dibe vu... [DEVAMI..]

(f.g., Danışan, 28-12-2007)

Hayatımın belki de en karmaşık, zor ve içinden çıkılamaz dönemini yaşıyordum... Belki tüm tavsiye yazıları bu şekilde başlıyor ancak bunun bir farkının olduğunu belirtmek isterim. Şöyle ki, İstanbul'da bir çok psikolog görmüş olmam ve artık gerçekten anlaşılmaz olduğumu düşünüp, psikolojik tedaviye olan inancımı yitirmek üzereyken tanıştım Füsun Hanımla. Aynen yukarıda belirttiğim gibi olan hayatımda bir ışık yanacağına daha ilk görüşmemizde inandım. Öncelikle elinde bir sihirli değnek olmadığına inandırdı beni, sorun neyse bunu birlikte çözecektik. Onu göreceğim günleri sabırsızlıkla çekmeye ... [DEVAMI..]
(Nilay, Danışan, 25-12-2007)

Fusun hanım' la hayatımın- evlılıgımın ve gelecegımın cıkmaza gırdıgı zor bır anda ınternet uzerınden tanıstım. Bır psıkologla gorustukten sonra gıttıgıne pısman olan cozum ararken hayatı daha allak bullak olan ve suclamaların altında ezılen ınsanların yakıntılarını okuyordum duyuyordum ve endıselıydım baslangıcta..ama fusun hanımın objektıf bakıs acısı benım kendımı bulmama ve esımınde buna saygı gostermesıne yardımcı oldu. Olculu ve arkadas canlısı yaklasımı sayesınde kendımı rahat ıfade edebıldım. Her terapıden sonra hayata daha da sarıldım.(yurt dısında yasamaktayım. Klavyenın ıngılızce ol... [DEVAMI..]
(molly, Danışan, 26-11-2007)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Yalnız İnsan!

Yalnız İnsan!

Yalnızlık beni korkutuyor, yalnız kalmak istemiyorum’ çoğu danışanımdan duyduğum bir söz. Kimi zamanda daha dolaylı ifade edilen bir durum. Yalnızlık nedir? Neden korkutur insanı? Bununla ilgili bildiklerimi ve insanların benimle paylaştıklarını bende sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki de birbirimize bu şekilde yardımcı olabiliriz. Yalnızlığın sebep olduğu korkumuzla nasıl baş edebileceğimizi öğreniriz. Aslına bakarsanız tam olarak ne yazacağımı da bilemiyorum. Ama bir başlangıç yapmak gelişme ve sonucunu da getirir sanırım.

Yalnızlık kimsenin olmadığı, kendinle baş başa kaldığın, hiçbir şeyi hiç kimseyle paylaşamadığın bir an gibi geliyor bana. Kimi zaman kalabalığın içinde bile kendini yalnız hissettiğin anlar olmaz mı? Anlaşılmadığın ya da anlatamadığın çoğu zaman kendini yalnız hissetmez mi insan? O zaman da yalnız kalmışsındır ama yine de birilerinin yanında olmasını istersin. Sanki yalnızlık birinin yanında olmasıyla son bulacakmış gibi çevrendeki insanları hep yanında istersin. Aslında o zaman da yalnız olduğunu biliyorsun. Fakat bu fikirle ya da olayla yüzleşmek zor geliyor.
Yalnız olduğunun farkına varmak endişelendiriyor. Sanki varlığımızın sebebi başkalarıymış gibi onlar olmadan yaşayamayacağımızı düşünürüz. Onun içinde bizi hak etmeyen insanlarla bile olmaya çalışıyor ve onlara önemli olduklarını hissettiriyoruz. Yeter ki bizi terk etmesinler diye. Yalnız kalmamak için istemediğimiz bir hayatı yaşıyoruz. Korkuyoruz çünkü yalnızlıktan…

Kendine güvenmeyen insan yanında destek arıyor. Yanında biriyle kendini daha güçlü hissediyor. Onun içinde yalnız olmak istemiyor. Tek başına bir hiç olduğunu düşünüyor. İstemediği ya da sevmediği kişilerle bile beraber olmayı tercih ediyor yeter ki yalnız kalmasın diye…

Alışkanlıklardan vazgeçmek zor olsa gerek. Sevgiliden ayrılmak bunaltır insanı. Ne yapacağını bilemez. O olmadan nasıl yaşayacağını bilemez insan. Sanki her zaman yanındaymış gibi. Onunla mutlu olmasa bile beraberliği devam ettirmeye zorlar kendini. Neden? Yeter ki yalnız kalmasın diye…

Yalnızlık acıtır insanı. Yüreğini kanatır. Kendini bulamaz. Bilir ki başkaları sayesinde güçlüdür. Başkaları yoksa hayatta bitmiştir. Kendini değerli hissedebileceği ve kendini kabul ettirebileceği bir ortam yok olmuştur. Korkar kimsenin kendini sevmemesinden, kabul etmemesinden. Çünkü o kendini sevmiyordur zaten. Sesini duyuramaz, kendi varlığını kabul edemez. Kaybetmemek ve yalnız kalmamak için her şeye katlanır. Yeter ki terk edilmesin diye…

Yalnızlık zordur. Ama korkutucu değildir. Korkutan ya da endişelendiren düşünce nedir? Bunu incelemek ve biraz daha basitleştirmek, bazı şeylerin farkına varmamızı sağlayacaktır. Yalnız kaldığımızda nasıl bir ortam oluşur. Tek kalmışsındır. Sevincini ve üzüntünü paylaşacak kimse yoktur. Seni dinleyen hiç kimse yoktur. Çözümünü bulmakta zorlanırsın. Hatta o kadar çok düşünürsün ki kendi düşüncelerinden korkar hale gelirsin. Seni destekleyen, yanlış ya da doğru olduğunu söyleyen birine ihtiyaç duyarsın. Onun için yalnızlık endişe yaratır. Kimi zaman hastalandığında sana çorba pişirecek, seni düşünecek, ateşlendiğinde sana bakacak birini ararsın. O zaman yalnızlık zor gelir. Yoksa her insan yalnız kalmayı da özler. Tek başına yürümeyi, oturmayı ve kendi için düşünmeyi ister. Yalnızlık gelecekle ilgili kaygılar yaşandığında korkutur. Gelecekte olabilecek olaylar karşısında kaygılandırır.

Aynı ortamı paylaşan insanlarında yalnız olduğunu görürüz. Düşüncelerinde, duygularında yalnızdır. Ama terk etmek ya da terk edilmek zor gelir. Hiçbir şeyi paylaşamasan da aynı ortamda bulunmayı tercih eden ilişkiye ya da kişilere bağımlı insanlar yok mu?

Yalnızlıktan korkmadan yalnız da nasıl mutlu olunabileceğini öğrenmeliyiz. Kendimizi sevmeli ve kendimize güvenmeliyiz. Bir başkasının varlığı bizim varlığımız olmamalı. Bağımlı olarak yaşamak daha korkutucu ve kaygılandırıcı bir durum aslında. Bir başka insanın size verdiği değer ve sevgi ile kendini değerli ve önemli hissetmek acı verici. O değer ve sevgi vermediğinde düşeceğin durum acı verici. Hayat kimi zaman yalnız, kimi zaman insanlarla beraber, kimi zaman da kalabalığın içinde bile kendini yalnız hissederek geçiyor. Korkularımızla yüzleşmeli ve mücadele etmeliyiz. Yalnız kalmaktan korkmak yerine yalnızlığı da yaşamak ve nasıl yaşayacağına karar vermek daha doğru olur. Çünkü ne istediğini bilerek yaşamak kişiyi daha mutlu eder.

İnsan düşüncelerinde duygularında yalnız olmak istemez. Bunların başkaları tarafından da benimsenmesini ve onaylanmasını ister. Destek arar kendine… Yalnız, tek başına sesini duyuramadığında ve kendini anlatamadığında korku duyar. Varlığını ve kendini kabul ettiremediğini düşünür.

Varlığımızı başkalarının gözünde de kanıtlamak isteriz. Yalnızlık insana kimse tarafından düşünülmediği, ilgilenilmediği hissini verir. Bir danışanım yalnızlığı varlığına bir tehdit olarak algıladığını dile getirmişti.

Bir danışanımda yalnız kaldığında evde tüm ışıkları açık bıraktığını ve eve gittiğinde ses olması için televizyonu seyretmese bile açtığını ifade etmişti.

Yalnız kalmak olumsuz bir şey değildir. Ama çoğu insan tarafından olumsuz değerlendirilir. Oysa yalnız olmanın da eğlenceli olduğu pek çok durum vardır. İnsan yalnız kaldığında düşüncelerinin ve duygularının farkına varır. Belki de duygu ve düşüncelerimizle yüzleşmekten korktuğumuz için yalnızlığı olumsuz bir durum olarak değerlendiriyoruz.

Bir danışanım insanları kaybetmekten korktuğunu, yalnız kalmak istemediğini, en yakın arkadaşlarını kaybetmemek için onların isteklerini yerine getirmeye çalıştığını ve son zamanlarda çok öfkeli olduğunu dile getirmişti. Arkadaşları yanında olmadığında kendini boşlukta hissediyordu. Yalnız kaldığında ya çok yemek yiyordu ya da hiç yemiyordu. Yalnız kalmak istemiyordu. Çünkü kendinden hoşnut değildi. Bunu sevilmediğini ve terk edileceğini düşünerek ifade ediyordu. Kendine güvenmediği için çevresinde insanlar olduğunda kendini güvende hissediyordu. Yalnızlığı boşluğa ve gri renge benzetiyordu. Yalnız kaldığında yapacağı şeyler korkutuyordu onu… Yalnız kaldığında kendi olumsuz düşünce ve duygularıyla yüzleşmek korkutuyordu onu…
İnsan bir yandan yalnızlıktan korkarken bir yandan da yalnızlığı tercih ediyor. Günümüzde pek çok insanın bilgisayar başında tek başına kendini eğlendirmeye çalıştığını ve bunu abarttığını fark ediyorum.

Her olayı abartıya kaçmadan yaşamak doğru olur. Kendi seçimlerimizin, kendi düşüncelerimizin ve sorumluluklarımızın farkında olmalıyız.

Bir insana bağımlı olarak mutlu olmak mı, yoksa kendi istek ve sorumluluklarının farkında olarak mı mutlu olmak?

Yalnız kalmak, tek başına olmak, paylaşacak hiç kimsenin olmaması zor olsa gerek. Ama bu durumdan daha da zor olan seni kimsenin dinlemediği, anlattıklarını kimsenin anlamadığı… İşte o zaman daha yalnızsın.

Yalnızlığı anlatan pek çok şiirler, kitaplar yazılmıştır. Hatta resmedilmiştir. İnsanın yalnız olarak doğduğu ve yalnız olarak hayatının bittiğini düşünürsek, neden başkalarına ihtiyaç duyar ya da buna sebep olan nedir?

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Yalnız İnsan!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • İlişkilerden Beklentilerimiz , Psk.Serhat YABANCI
  • Sınav Kaygısı Ve Başa Çıkma Yolları , Psk.Ayla SIRIKLI
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Korkular Ve Saldırganlık , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Gençler İçin Başarı , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuk Ve Afet : Felaketlerin Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri , Psk.Nevin KÜÇÜK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    16:34
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler