2007'den Bugüne 92,301 Tavsiye, 28,216 Uzman ve 19,976 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Toplum Psikolojisi: Toplumsal Cinnet Madalyonunun Öteki Yüzü
MAKALE #9049 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Mayıs 2012 | 4,957 Okuyucu
TOPLUMSAL CİNNET MADALYONUNUN DİĞER YÜZÜ

Her yıl yenilenen altyapılar, bir türlü bitmek bilmeyen yol ve kaldırım çalışmaları, ona rağmen patates tarlasını andıran, en sakin adamı bile sinir küpü yapan delikli deşikli yollar, sırf maddiyatı iyi diye (ülkemiz için bu haklı bir gerekçedir) yapılan evlilikler ve bunun getirdiği kültür çatışmaları, çocuğunun elin kızıyla birlikte olmasını evlilik adı altında bile kabul edemeyen, mahrem yuvaya telefonla bile olsa karışmayınca duramayan, sonunda bir kaşık suda fırtına kopararak çocukları iki arada bir derede bırakan baskıcı ebeveyn yaklaşımları, düşük ücretle on iki saati aşan çalışma koşulları ve buna rağmen her toplantıda “elhamdülillah” demeyi dilinden düşürmeyen ikiyüzlü patron örnekleri, ekranlardaki sucuklu reklamlar sonrası, “baba yarın bana da al olur mu” diyen çocuklarına bir kereden fazla alamayan, “Yavrum içinde sağlıksız katkı ürünleri var” dese de buna ufacık çocuğunu inandıramayan, derken bunun acısını (nazım ona geçiyor diyerek) bir bahanesini bulup hanımından çıkaran baba ve eş olmak durumunda kalmak ve çok daha fazlası. Bu toplum cinnet geçirmesin de kim geçirsin. Sadece bunlar mı, elbette ki değil… Keşke bu kadarla sınırlı olsa!

“Ayda ortalama dört - beş yüz TL kira vermeyeyim, yazık bu paraya” diye düşünür, bin bir güçlük çeker, sonunda bir ev alırsınız. Kampanyaları uygun ve daha güvenli, çocuklarım büyürken gözüm arkada kalmasın diye bir siteyi tercih edersiniz. Her ay yakıttı, güvenlikti, aidattı, yol parasıydı derken üç yüz küsur liradan fazla ödeme yaparsınız. Malum, artık eviniz olduğu için vergisi falan da başlar. Topladığınızda kira kadar aylık ödeme yaparsınız yine. Yani kendi eviniz bile olsa kiracı gibi yaşar, yine her ay ödeme yapmadan yaşayamazsınız ülkemizde. Tek karınız yastık altındaki tapunuzdur.

Yakıt pahalı, biraz fazla vereyim dizel olsun, nasıl olsa bir sefer ödeyeceğim, kendini üç beş yılda amorti eder dersiniz. Bir bakarsınız ki dizele peş peşe zamlar gelir, benzinle aşağı yukarı aynı seviyeye dayanır. Dizel arabanın pahalı fiyatı, çalışırkenki gürültülü sesi ve günü gelince ödeyeceğiniz pahalı bakımı yanınıza kar kalır. Durumunuz dizel araba için uygun olmaz, tüp taktırırsınız. O da fişek gibi fırlar bir süre sonra, sonuç çok farklı olmaz.

Sadece maddi olmaz hayal kırıklıklarınız, bazen de manevi olur ülkemizde. Mesela vergi borcunuzu günü gününe ödersiniz. Ödemeyenlere af gelir, bir anda kendinizi enayi gibi hissedersiniz. Devlete kızarsınız, öyle zamanlar olur ki ekmeğini yediğiniz, suyunu içtiğiniz, havasını soluduğunuz bu güzelim ülkeye soğursunuz. Oysa devlet tüzel bir şahıstır, o sebeple suç işleyemez; ülke dediğimiz yapının da bundan haberi yoktur.

Kazanırken gelir, harcarken gider vergisi ödersiniz. Kazandığınızın vergisini verdiniz, geri vergisi kesilmiş ve tamamen kendi hakkınız kalmış olabilir. Onu harcarken de vergi alınır.

Araba - ev satın alıp satarken yine ödersiniz. Yetmez, her yıl motorlu taşıtlar ve emlak vergisi olarak yine ödersiniz. Hem de ömür boyu. Niçin? Yol, su, elektrik yani hizmet olarak geri dönsün diye! Ancak vergisini, yani bedelini, hem de peşin olarak ödediğiniz hemen hemen tüm hizmeti ayrıca yine ücret ödeyerek satın alırsınız! Elektrik, doğal gaz, su böyledir. Bir tek yol bedavadır! Otoyolu kullanmazsanız tabi ki. Tüm bu kadar vergiler bir yol hizmeti için midir diye sorarsınız bazen! Bir densiz çıkar, gülümseyerek, “Yine ülke mi kurtarıyorsunuz” der, moralinizi iyice bozar, tutar onu da içinize atarsınız. Bu arada sadece yol bedavadır, ulaşım değil; yanlış anlaşılmasın!

Kısmen eğitim bedavadır lakin bedava eğitim yeterli gelmez kimseye. Yoksa komşunun normal zekalı çocuğu senin parlak seviyeli evladının önüne geçer, yazık olur! Derken, dershaneydi vs. diye o iş için de ödeme yaparsınız. Adı okul veya dershane fark etmez, eğitim için de ücret öderiz bir biçimde. Ödemedin mi bir yarışa dönüşen okuma işinde eşit koşullarda olamazsınız, buna mecbursunuzdur! Yani eğitime para ödemeye sağlığa olduğu gibi yasal olarak zorunlu değilizdir ancak bu sefer de pratik koşullar gereği mecburuzdur. Ne fark eder ki, sonuçta bu hizmet için de cebimizden bir yığın para çıkar! Ödediğimiz onca vergiler tek bir hizmeti bile dört başı mamur bir biçimde alabilmemiz için yeterli gelmez!

O kadar vergi ödemek yetmez, ayrıca sağlık pirimi de öderiz. O da yetmez, katkı payı adı altında yine ücret öderiz. Daha düne kadar ki bıçak, muayenehane parasını vs. saymıyorum bile. Dile kolay, günün birinde, o da “belki alacağımız” tek bir kalem hizmet için bile tam dört ayrı bedel (Şimdi üçe indi gerçi)… Kırk yılın başında hasta olduğumuzda hizmet almak için yıllarca vergi ver, ayrıca sağlık primi öde, ayrıca katkı payı yatır! Yo, iyileşeceğinin de garantisi yok!

Elektrik abonesi için git, depozito adı altında yıllarca alamayacağın bir ücret daha öde. Sorunca niçin diye, “Çıkınca alırsın” cevabını al, zekanla dalga geçilircesine... Çıksan sanki başka eve geçmeyeceksin! İçerde paran dursun ama günü geçen faturan için anında elektriklerin kesilsin. Haklı olarak biraz söylenmeye başla, deli ya da asabi adam damgasını ye! Madem bu ilişki şirketle vatandaş arasında al gülüm ver gülüme dayalı bir ticari ilişki ise benim param niçin bir şirketin kasasında ömür boyu depozito olarak kalır ki! Su için de bu böyle!

Gelirdi, giderdi diye, direk idi dolaylıydı adı altında o kadar vergi öde, ayrıca bunların karşılığı olarak alman gereken çöp, temizlik, çevre vb hizmetler için de ayrıca vergi öde. Bu sefer devlete değil, belediyeye!

Vs. vs.

Sadece bu kadar mı! Hayır!

Tüm bunlarla kırpıla kırpıla zaten kuşa dönen ortalama bir çalışan gelirinin (yıllık) bir maaşı telefonlara - internete, bir maaşı elektrik ve suya, bir maaşı ulaşıma (bilete veya yakıta), bir maaşı çocuklara (harçlık, kırtasiye olarak vs), bir maaşı ısınmaya, iki maaşı kiraya yahut site aidatlarına, iki maaş yemeye – içmeye, kalan üç maaş da kurbandı, bayramdı, eskidiydi, ihtiyaçtı denilen vesair giderlere ödenir. Bir yıl zaten on iki aydır ne yazık ki, bitti. Tüm bunların üstüne yine bu sene de kurban kesemedimin, bir eşe – dosta çok istediği halde yardım edemedimin iç burkan acıları da cabası. Dilenciye yolda verilen birkaç kuruş ne kadar teskin ederse ruhları o kadarla yetin!

Bu kadarına kamyon olsa dayanmaz! Yine insanoğlu sağlam canlı. Hele bizim millet sahiden sağlam. Belki de bu yüzden savaşlarda, cephelerde top ve tüfek bizi sindiremiyordur, kimbilir!

Benim bildiğim insanoğlu yaşamak için öder. Biz sanki ödemek için yaşıyoruz ülkemizde!

Bence bu işte bir tuhaflık var! Sahi sizce de bu işte bir tuhaflık yok mu!

Psikolog
İzzet Güllü

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Toplum Psikolojisi: Toplumsal Cinnet Madalyonunun Öteki Yüzü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     6 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İzzet GÜLLÜ Fotoğraf
Psk.İzzet GÜLLÜ
Sakarya (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi18 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Ben ve Öteki Psk.Tuğba DEMİRÖZ
► Öteki Psk.İlknur PEDER
► Bilinçdışı ve Bir "Öteki" Olarak Coronavirüs Psk.Dnş.Mustafa Burak ARABACI
► Cinnet Toplumuna Doğru Psk.İzzet GÜLLÜ
► Psikiyatrinin Gerçek Yüzü Psk.İzzet GÜLLÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,976 uzman makalesi arasında 'Toplum Psikolojisi: Toplumsal Cinnet Madalyonunun Öteki Yüzü' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:42
Top