2007'den Bugüne 88,732 Tavsiye, 27,441 Uzman ve 19,542 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Borderline Kişilik Bozukluğu
YAZI #1940 © Yazan Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI | Yayın Aralık 2013
BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Süleyman bey 37 yaşında, eşi iki yıl önce vefat etmiş, bir çocuğu ile yaşayan bir beyfendiydi. Kendisiyle tanışmamız danışmanlık merkezine geldiğinde oldu. Merkezde kendisini anlatırken sorunlarını şöyle sıraladı: “Kıvanç hanım, ben kendimi şu sıralar çok mutsuz hissediyorum. Çevremde çok fazla dostum yok. Bunun da sebebi bence ben karşı taraftan çok şeyler bekliyorum. O kişinin bana çok iyi ve çok kusursuzca davranmasını bekliyorum. Ama karşı taraftan da bunları göremeyince hemen o insandan soğuyorum. Böylece dostluk kuramıyorum ve kendimi çoğu zaman yalnız hissediyorum. İhtiyacım olmadığı halde bir mağazaya gidip bir sürü gereksiz şey aldığım oluyor. Hiçbir zaman para biriktiremiyorum. Özellikle en çok rahatsız olduğum konu da; sinirlendiğimde gereksiz ve büyük bir öfke nöbetine kapılıyorum, karşımdaki insanı kırabiliyorum, hakaret edebiliyorum. Bu şikayetlerim için yakın zamanda bir psikiyatriste gittim ve bana ‘Borderline kişilik bozukluğu’ teşhisi kondu. Kullanmam için ilaç verdiler ama ilaçlar bende sersemlik ve uyuşukluk yaptı. İlaç kullanmak istemiyorum.Ne olur bana yardımcı olun” diyerek sözlerini bitirdi.
“Borderline kişilik bozuklu"ğunun asıl özelliği, karşılıklı birebir ilişkilerde, kendilik algısı ve duygulanımda tutarsızlık ile ilişkileri etkileyebilen ani hesapsız davranışlardır. Rahatsızlık kadınlarda daha yaygın görülmekle birlikte, çocuklukta baba tarafından şiddete maruz kalmış erkeklerde oldukça yaygındır. Bu yüzden çoğu erkek hastalar, babalarını suçlar, babaları tarafından kötü davranışa maruz kaldıklarından, ihmal edildiklerinden söz ederler. Ayrılık ya da planlananların olmayışı durumlarında yoğun öfke ve hayal kırıklığı yaşarlar. Örneğin bir danışanım, çok sevdiği sözlüsünden bir sebeple ayrılmak zorunda kalmıştı. Bu ayrılık onu çok kötü ve olumsuz etkilemişti. Sanki hayatında sözlüsü olmayınca her şey ona kötü ve anlamsız geliyordu. Hatta bir ara kendini öldürmeyi bile düşünmüştü. Bu kişilik bozukluğundaki bireyler yalnız başlarına olmaya dayanamazlar ve birilerinin varlığına gereksinim duyarlar. Bu yalnızlığı önlemek için örnekteki gibi intihara yeltenebilirler.
Birebir ilişkilerinde özellikle karşı cinsten kişilere sürekli bağlanma, onları aşırı yüceltme görülür. Karşı cins için oldukça etkileyici kişilerdir. İlişkilerine çok büyük iddia ve hedeflerle başlarlar, gerektiğinden fazla özel hayatlarını paylaşırlar. Karşılığında aynısını beklediklerinden düş kırıklığına uğrarlar. Bu kez onları daha önce oturttukları tahtlarından indirip gözlerinden düşürürler. Bu nedenle arkadaşlıkları ve gönül ilişkileri gelip geçici ve fırtınalı bir seyir izler. Bu kişilik bozukluğuna sahip kişilerin hevesleri, inandıkları değerler, arkadaş yapıları, mesleki heves ve amaçları değişkendir. Devamlı olarak kendilerini boşlukta hissettikleri için uğraşıp oyalanacak bir şeyler arıyor gibidirler. Karşı taraftan beklediklerini bulamayınca büyük bir öfkeye kapılırlar, sonrasında bundan dolayı suçluluk, pişmanlık duyguları yaşarlar ve kendilerini zayıf, değersiz hissederler.
Eğitim, iş ve evlilik hayatları fırtınalı bir denizde filikayla yolculuk gibidir. Ayrılık, boşanma ve tekrar bir araya gelmeler görülebilir. Çoğu, eğitimlerini tamamlayamazlar, iş hayatları da düzensizdir. Ayrıca çok zeki, yetenekli ve dışarıdan bakıldığında ilgi çekici kişilerdir.
Rahatsızlığın oluş nedenlerine baktığımızda; merkezi serotonin işlevindeki azalmanın öfkeli ve dürtüsel davranışlarla ilişkili olabileceği düşünülmüştür. Bence en önemli sebep de; çocuk-ebeveyn ilişkisinin erken dönemlerindeki bozukluklar, çocukların yeterli dikkate alınmayıp, hislerini ve davranışlarını gözardı etmek, çocukta uygun olumlu ve sabit bir benlik algısı oluşmasını önleyecek, sürekli desteğe ihtiyaç duyacaktır. Ailede duygusal paylaşımın olmaması, aile içi çatışmalar, küçük yaşlarda ana-baba kaybı, ayrılığı, çocuğun yaşadığı fiziksel ve cinsel tacizler rahatsızlığa eğilim oluşturur.
Rahatsızlık bayanlarda daha çok görülmekle birlikte, çoğunlukla baba tarafından şiddete maruz kalmış erkeklerde de oldukça yaygındır. Bu yüzden çoğu zaman erkek hastalar babalarını suçlar, babaları tarafından kötü davranışa maruz kaldıklarından ihmal edildiklerini söylerler. Bu rahatsızlığa sahip kişiler yalnız başlarına olmaya dayanamaz ve birilerinin varlığına hep ihtiyaç duyarlar. Bu yalnızlığı önlemek içim intihara yönelebilirler. Devamlı olarak kendilerini boşlukta hissettiklerinden uğraşıp oyalanacak bir şeyler arıyor gibidirler. Karşı taraftan beklediklerini bulamadıklarında öfkelerini sergilerler, sonra bundan dolayı suçluluk, utanç duyguları yaşarlar. Yoğun stresli dönemlerinde var olmayan ses, görüntü gibi algılar, kendi vücuduna ve çevreye yabancılaşma görülebilir
Bu kişilerin yalnızlık ve boşluk duyguları, dönem dönem kaygı, dönem dönem depresif duygu hali bu rahatsızlıkta sık karşılaşılan belirtilerdir. Mesleki işlevsellik ve ilişkiler yolunda gitmediği için kişi sıklıkla negatif geribildirim almakta olduğundan depresif duygudurum ve kaygı yaşanması çok muhtemeldir.
Borderline kişilik bozukluğunda, kişinin kimlik duygusunda, ilişkilerinde, duygulanımında yaygın ve süreğen dengesizlik belirgindir. Bu kişiler cinsel, mesleksel ve toplumsal kimliklerinde derin güvensizlik ve dengesizlik gösterirler. Sağlam bir kimlik duygusu gelişmemiştir.
Mert bey 35 yaşlarında, üniversite mezunu, iyi bir işi olan bekar bir beydi. İş yerinde yönetici konumunda çalışıyordu. Kendisiyle ilgili dile getirdiği yakınmalarını şöyle sıraladı: “Kıvanç hanım; ben iş yerimde başarılı olduğum halde hep kendimi başarısız gibi algılıyorum. İşler ters gittiğinde hemen kendimi suçluyorum. Bazen çok mutlu olduğum ortamda hiç sebep yokken birden kendimi yalnız ve mutsuz hissediyorum. Hayatımda ve çevremde, sevdiğim, güvendiğim arkadaşlarım olmasına rağmen kendimi çoğu zaman yalnız hissediyorum. Öfkelendiğim zaman kendimi bir an kaybediyorum. Ya kendime ya da etrafıma zarar veriyorum. Evlenmek, Allah’ın izniyle güzel bir yuva kurmak istiyorum ama karşı cinse bir türlü güvenemiyorum. Evleneceğim insanı seçerken de çok mükemmeliyetçiyim. Çok zor beğeniyorum, karşı tarafın bir hatasını veya bana itici gelen bir şeyini görsem hemen hayal kırıklığına uğrayıp o insandan vazgeçebiliyorum. İki yıl önce psikiyatriste gittim. Muayene oldum, ilaç tedavisi gördüm. İlaçları bir sene kullandım, ama ilaçları bırakınca tekrar aynı şikayetlerim geri geldi.”
Mert bey tipik bir Borderline kişilik bozukluğu vakasıydı. Daha sonraki seanslarda Mert . beyin çocukken anne-babasının ayrıldığını ve annesinin başka bir beyle evlenip, Mert beyle fazla ilgilenmediğini, ona zaman ayırmadığını öğrendim.
Değerli okuyucular; her zaman savunduğum gibi, aslında hasta çocuk-genç yoktur. Hasta aile vardır. Ailesi tarafından yeterince sevilen, ilgilenilen ve aile içi iletişimin çok iyi olduğu ailelerde sorunlu çocuklara veya gençlere daha az rastlıyoruz. Bu kişilik bozukluğunun oluş nedenleri arasında ilk çocukluk dönemlerinde yetersiz destek, ilgi ve disiplinin olması ya da aşırı denetimler nedeniyle bireyleşmenin, temel güven ve özerklik duygusunun engellenmesi gibi psikodinamik etkenler ileri sürülmüştür. Ayrıca kalıtımsal etkenler ve çocukluk çağında karşılaşılan örseleyici olaylar, şiddet, cinsel içerikli girişimler anne-baba ayrılmaları da oluş nedenleri arasında sayılır.
Çoğu vakalarda karşılaştığımız ilk semptom, bu kişinin bir yakını tarafından terk edileceği korkusu ve bu korkuyu yenemediği için ani öfke nöbetleri geçirdiği ve kendine zarar verme davranışıdır. Bunların yanında aşırı para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanım, pervasızca araba kullanma ve tıkanırcasına yemek yeme davranışı rastladığımız semptomlar arasındadır
Borderline kişilik bozukluğunun tedavisine gelince;Yoğun öfke, kaygı ve depresyon durumlarında ilaç tedavisi gerekebilir ancak asıl tedavi uzun süreli psikoterapidir. Geçmiş ve bugün arasındaki bağlantının kurulduğu, davranış değişikliğini de sağlayacak biçimde ruhsal yapılanmanın anlaşılmaya ve değiştirilmeye çalışıldığı uzun süreli ve derinlikli bir çalışma yapılması gerekir.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kıvanç TIĞLI Fotoğraf
Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI'nın Makaleleri
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Muhammed Erdinç TÜRK
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Alpaslan KESKİN
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Cenk KAHVECİOĞLU
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.İlknur PEDER
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Eda GÖKDUMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,542 uzman makalesi arasında 'Borderline Kişilik Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Özşefkat Ocak 2021
► Korona Kaygısı Ocak 2021
► Kendin Olma Cesareti Ocak 2021
► Çocuklarda Çalma Ekim 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:44
Top