2007'den Bugüne 89,829 Tavsiye, 27,675 Uzman ve 19,688 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluk Kabusunuz Olmasın!
MAKALE #15057 © Yazan Uzm.Psk.Cevher SÖNMEZ | Yayın Temmuz 2015 | 2,921 Okuyucu
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUK KABUSUNUZ OLMASIN!

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Kabus Olmasın?

DSM dediğimiz America Psikiyatri Birliğinin Tanı kriterleri arasında yer alan, Ülkemiz başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde yaygınlığı gittikçe artan, %80’i doğumla yani genetik faktörler, doğum anında meydana gelen kordon dolanması... %20 de anne sütünü yeterince almamakla başlayıp sosyal etken ve disiplin dışı yaklaşımlardan kaynaklı olarak gelişen rahatsızlıklardan biridir DEHB(Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluk).

Çoğu anne ve babanın yakındığı, Öğretmenlerin şikayette bulunduğu Çevreden kişilerin adeta illallah ettiği Yerinde durmayan, dikkati eksik ve dürtüselliğini kontrol edemeyen çocuklarda karşılaştığımız bu rahatsızlık türünü insanlar adeta bir kabus olarak görmekte.

Anne ve Babalar için kontrol edilmesi oldukça zor bir durumdur özellikle. Nasıl yaklaşsak da çocuk bu durumu aşsın, ne yapsak ya da kendisine ne versek de çocuk bir an önce uslu olsun yerinde dursun gibi sorulara yanıt aramaktayız daima. Bu sorulara yanıt ararken deneme yanılma yolunu oldukça kullanmaktalar . Bunlardan birkaçı onların zihinsel süreçlerinin gelişimini engelleyen elektronik araçlar,sanal oyunlardır diyebiliriz.Biz kendisine bu araçları sunacaz çocuk susacak, çocuk yerinde duracak, çocuk yaramazlık yapmayacak ve bir daha başedemeyeceğimiz meselelerle bizi yüz göz etmeyecek gibi bir algıyı da bununla beraber geliştirmekteyiz anne ve babalar olarak... Yanlış bir metodu denediklerinin farkında olamazlar çaresizlikten ötürü.
Çocuğun Çoğu anne ve baba çocuklarının bu rahatsızlık durumuna ve bunun davranışa yansıyan semptomlarına göre oldukça tepkili yaklaşmaktadır çoğu kez. Peki neden anne ve babalar çocuklarının Dikkatinin eksik ya da dağınık oluşu ile Hareketliliğinin akranlarına nazaren daha fazla olmasından rahatsızlık duymakta ve adeta kabus görür gibi kendisini çaresizliğe teslim etmekte?

Cevap çok basit: Anne ve baba, çocuğunun bu denli dikkatsiz ve hareketli oluşunun altında ya nörolojik bir sebep varsa? Ya da hareketliliğine göre her an tehlikeli bir duruma maruz kalırsa? Şeklinde geliştirdikleri düşünceler onların olaya ve durumlara daha temkinli yaklaşmlarını tetiklemektedir.

Dikkatini derse verememe, okulda dürtüsellikten gelen hiperaktivite durumu ile birlikte yerinde duramamaya endekslenen duruşu ile öğretmenin ve diğer öğrencilerin şikayetlerinin gittikçe armaya başlandığının görülmesi, ders esnasında öğretmenin anlattıklarına istenilen ölçüde konsantre olamamakla ve akabinde dönem sonunda başarısız, işe yaramaz, tembel öğrenci diye etiketlenmeye kadar giden durumlar söz konusudur. Bunlar da anne ve babanın çocuklarının geleceği ile ilgili plan ve programlarında aksaklıklara ve ileri düzeyde kaygı artırıcı tutum sergilemelerine sebeptir. Bir çok anne ve baba onların çok zeki oluşlarından dolayı bu kadar hareketli olduğunu ileri sürmektedir. Savunma mekanizması geliştirmekle kendilerini kısa süreli de olsa rahatlatma yoluna giden anne babaların bilmesi gereken bir şey var o da DEHB'nin Zeka katsayısı ile hiç bir bağlantısının olmadığıdır. Çünkü Çok zeki olan çocuklar da DEHB olabilir MR(mental retarde) seviyesinde Zeka katsayısı düşük olan çocuklar da...

Çocukların Dikkatlerinin Eksik Ya Da Dağınıp Olup Olmadığını Nasıl Anlarsınız?

1- Yazılarına baktığımızda harfler eksik ya da sözcükler birbirine bitişik olarak yazılmıştır.Buna ek olarak yazıları genelde baştan savma olduğu için çirkin bir el yazısı ile yazılmıştır okunmayacak şekildedir.
2-Dikkatini herhangi bir noktaya uzun süre verememektedirler. Derse odaklanma süreleri oldukça kısadır.Bu da öğrenmelerini geciktirmektedir.
3-Sınavlarda bildikleri halde yanlış cevap seçeneğini işaretlerler.
4-Bazen dalıp gitme söz konusudur ders çalışırken ya da dinlerken.
5-Dikkati eksiktir diye genel olarak kendilerine ait bir şeyleri sık sık oturup kalktığı yerlerde unuturlar.

Çocuklarınızın Hiperaktivite Bozukluğu Yaşadığını Nasıl Anlarsınız?

1-Çoğu zaman yerinde duramazlar, kıpır kıpır ve tezcanlıdırlar...
2-Ders başladığı andan itibaren öğretmen başta olmak üzere sınıfta herkesin dikkatini dağıtmak için sınıf içinde anormal hareketler sergiler ve sınıf içinde gezinmeye kadar giden bir eylem durumu söz konusudur. Öğretmenlerin en çok şikayet ettiği öğrenci tipleridir genelde.
3-Hareketlilikten gelen enerji ile genel olarak bir yerlere zıplayıp durabilirler, tehlikeli işlere girişebilirler. Risk taşıyan tehlikeli durumlara en çok maruz kalan çocuklardır.
4-Sabırsız ve oldukça aceleci bir yapıya sahiptirler.
5-Sık sık dürtüsellik hakim olur. Çocuk etrafındakilerin dikkatini çekmek için hareketliliği sürdürür.

Peki DEHB'ye Çözüm Var Mı?

Ebeveynler, bu artık kabus olmaktan çıktı... Gönül rahatlığı ile çocuklarınızın davranışlarına yansıyan semptomlardan kurtulmak artık sanıldığı kadar zor ve imkansız değildir. Ebeveynlerin bu konuda yapması gerekenler sadece bu alanda en etkili sonuçları doğurabilecek, alanında başarılı bir Psikologtan destek almalarıdır.
DEHB tanısı alan çocukların, zihnin en etkili şekilde kullanılmasın hedefleyen egzersizler ile Dikkat Eksikliği, Dağınıklığı ve Aşırı hareketliliğinde düzelmeler olduğu görülmüştür. Dikkat eksikliği ile hiperaktiviteyi oluşturan bütün reaksiyonların Beynin sağ yarım küresi(sözel) ve sol yarım küresi(sayısal) eşit düzeyde aktive etmekle başlayan çalışmalar ve bu çalışmalar neticesinde istenilen ölçüde dikkatin merkezleşmesiyle odaklanma süreci, odaklanma süreci ile beraber gelişen kavrama ve kavrama ile gelen bir öğrenme söz konusudur. Bunlar sistemli bir biçimde uygulandığı andan itibaren çocuklarınızın mevcut olan bu rahatsızlık türünden kurtulması ve her anlamda arzu ettiğiniz biri olması için hiç bir neden kalmamaktadır.

DEHB ile Mücadelede Neler Gereklidir?

1-Anne ve Babaların oldukça sabırlı olmaları gerekecektir.


2-Gelişimsel durumunu takip ederek Anne-Baba,Öğretmen ve Çocuğun kendisiyle duruma ilişkin sürekli bilgi alışverişinde bulunmak gerek.


3-Çocuğun dikkat dağınıklığına sebep olan yan etmenler tespit edilerek bunların aradan kaldırılması yönünde harekete geçmek doğru adım olacaktır.


4-Duygusal bağın doğru bir şekilde kurulması çocuğun hareketliliğini dindirip konsantre olabilme becerisini geliştirecektir. Bu sayede dikkati odaklama, motivasyonun sağlanması ile hareketliliğin azaldığı ve öğrenme olayının gerçekleştiğine tanık olacağız.
5-Çocuklar yerinde duramadıkları ya da okul başarısızlığı kaçınılmaz olduğunda Anne-Babalar anlık olarak geliştirdikleri şiddetin ya da kıyaslamanın faydalı olacağını düşünmektedirler. Sakının! Bu çocukların daha da köreltildiği ve sonuç getirmeyen bir yöntemdir.
6-Çocuğa belli başlı konularda sorumluluk rolünü istenilen ölçüde vermek.


7-Birşeyleri öğretirken imgesel yani görsel ifade tekniğinden faydalanmak gerek.

Uygulama Gerektiren Belirli Egzersizler

1-Seçici dikkat, odaklanmış dikkat ve sürdürülebilir dikkat için belirli hem sayısal hem sözel yeteneklerini geliştiren sayı-haftagünleri-grafik egzersizini mutlaka kullansınlar.

Uygulama: 3 Stun ve 7 Satırdan oluşan bir tablo Çizilecek.
Çizilen bir tablonun


I. Stununa 1'den 7'ye kadar olan sayılar,
II.Stununa sayılara denk gelecek şekilde haftanın günleri,
III.Stununa da belirli grafikler çizilecek.

I.Stunda yer alan sayısal verilere denk gelecek şekilde hafta günleri hafızada tutularak söylenir.
ÖR: 1=> Pazartesi,
2 =>Salı,
7=> Pazar... Şeklinde
(Soylenen her sayıya karşı hangi günleri akılda tuttuğu paylaşılmalıdır. Çalışma tersten de yapılarak devam ettirilir.)
2-Gündelik hayatta bir resim çizerken,yazı yazarken sağ el kullandığı kadar sol elin de kullanması; sol el kullanılıyorsa bir o kadar da sağ elini kullanması yararlı olacaktır.

3-Rafineri şeker yerine doğal şeker içeren kurutulmuş meyvelerden tüketilmesi.

4-Bir cisim ya da nokta belirleyin. 5 dakikadan başlayarak süreyi artırılarak zihinde canlandırmaya çalışınız.

5-Doğru nefes almayı öğrenmek. Bilinmelidir ki zihin oksijeni bol bol aldığı ölçüde etkinliğini korur.

6-Sosyal aktivitelere katılımın sağlanmasıyla beraber düzenli spor yapılması gerek ek olarak...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluk Kabusunuz Olmasın!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Cevher SÖNMEZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Cevher SÖNMEZ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Cevher SÖNMEZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Cevher SÖNMEZ
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Cevher SÖNMEZ'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,688 uzman makalesi arasında 'Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluk Kabusunuz Olmasın!' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Beynimi Tanıyorum Haziran 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:09
Top