2007'den Bugüne 87,344 Tavsiye, 27,075 Uzman ve 19,315 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ruhsal Travmaya Uğramış Bir Çocuğa Nasıl Yaklaşmak Gerekir?
MAKALE #22356 © Yazan Uzm.Psk.Fuat BALSAK | Yayın YENİ Mayıs 2021
Çocuklarda ruhsal dengenin yeniden kazanılması, sağlıklı ruhsal, zihinsel, sosyal ve hatta bedensel gelişmenin korunması bakımından çok acil ve önemlidir. Yetişkinler çoğunlukla, çocukları, başlarından geçen travmatik yaşantıları hakkında konuşmaya teşvik etmenin uygun olmadığını düşünür ya da çocukların olan biteni anlama kapasitelerini yetersiz buluyor olabilirler ve onları kendi hallerine bırakırlar. Hatta çocuktan gelen konuşma gereksinimine ilişkin mesajı göremeyebilirler. Oysaki çocuklar, yaşamış oldukları acı ve kayıplardan kendilerini koruma gereksinimiyle böyle davranıyor olabilirler. Çocuklar genellikle acı veren yaşantılarıyla ilgili olarak kendilerini ifade edemeyebilir veya etmek istemeyebilirler. Ancak karşılarındaki kişinin kendileriyle ilgilendiğini ve onu dinleyip anlayabileceğini açık bir biçimde hissederlerse yaşantılarını paylaşmaya daha çok gönüllü olurlar.
Çocuklarla çalışmalarda temel ilkeler:
• Öncelikle, çocuğun içinde yaşadığı koşulların kısa sürede düzeltilmesi, barınma, beslenme, sağlık gibi temel gereksinimlerinin karşılanması için gerekli düzenlemelere yardım, işbirliği ve desteğin sağlanması (Psychological First Aid,2006),
• Çocuğun bu dönemde yakınları ya da kendisini seveceğine, bakım vereceğine ve koruyacağına güvendiği kimselerle birlikte olmasının sağlanması, özellikle anne veya babasını ya da her ikisini birden kaybeden çocuklara dikkat edilmelidir. Eğer travmatik olay sırasında çocuk ailesinden ayrı kalmışsa olabildiğince hızlı bir biçimde ailesiyle buluşturulmalıdır.
• Çocukların olay öncesi günlük yaşam biçimlerine en yakın koşullara olabildiğince çabuk kavuşturulmaları amacıyla eğitim, oyun, spor ve sanat olanaklarının sunulması,
• Çocukların konuşmama, sessiz kalma, içe kapanma durumlarının gözlenmesi ve nedenlerinin araştırılması gerekir.
• Çocuklar kendileri ve özel yaşantıları hakkında konuşmaya pek alışık olmamaları, daha önce, bu gibi konularda kendilerini ifade etmek için hiç cesaretlendirilmemiş olmaları, duygularını tanımlamakta zorlanmaları, travmatik olayı konuşmanın acı vermesi, yetişkinlerden çekinme, onlara güvenmeme, yetişkinlerin kendilerini anlamayacaklarını düşünme ya da yetişkinleri üzmek ya da endişelendirmek istemediklerinden konuşmuyor olabilirler.
• Çocuklarla travmatik olay hakkında onların sarsılan güvenlerini onaracak biçimde konuşulması, sorularına yaşa uygun yanıtlar verilmesi konusunda aileye destek olunması,
DİKKAT
Çocuklarda travmatik olaya maruziyet ardından iyileşmeye/uyuma kadar olan süreç tanımlanmıştır. Travma Uyum Sendromu olarak tanımlanan beş evreli model değerlendirme ve izleme açısından yararlı olabilir.
Evre I: Travmatik ya da yaşamı tehdit edici yaşam olayı
Evre II: Korku, çaresizlik, dehşet
EvreIII: Yeniden sahneleme: Tekrarlayıcı travma oyunları, korkutucu rüyalar, girici duygu ve düşüncelerden kaçınma, dezorganize ve ajite davranışlar
Evre IV: yeniden değerlendirme ve yeniden yaşantılama
Evre V: Bilişsel yeniden yapılandırma, çözümleme, uyum ve düzenleme (Velkamp ve Miller 1994).

Kendisinin veya kendisi için önemli olan bir yakınının yaşamını tehdit eden bir olayı yaşayan her çocuğun güven duygusu ciddi boyutlarda sarsılır, kaygılanır ve korkar. Ancak, çocuğun bakımından sorumlu yetişkinler, belki biraz da kendi endişelerini bastırmak için çocuklarıyla travmatik olaylar hakkında pek de konuşmak istemezler; sanki o olay hiç olmamış ya da önemli değilmiş gibi davranırlar. Bu durum, çocukların olaylar hakkında kendi senaryolarını, kendi varsayımlarını üretmelerine neden olur. Ancak, çocuğun kendi kafasında kurguladığı durum belirsizlikler taşıdığı, tahminlere dayandığı için çocuğu çok rahatsız eder. Travmatik bir yaşantıdan sonra çocukla konuşmak, onun bu olayı zihninde şekillendirip belli anlamlar yükleme sürecini olumlu yönde etkiler (Banyard, Englund, ve Rozelle, 2001).
Okul çağı çocuklarının başa çıkma mekanizmaları ve bunları kullanma biçimleri farklılık gösterir. Bilgi edinmeye çalışma, olumlu biçimde kendi kendine konuşma (ben cesur bir kızım, akıllıyım, deneyeceğim), dikkatin korku uyaranından başka yöne çevrilmesi, gevşeme egzersizleri ve düşünceleri durdurma gibi yöntemleri kullanan çocukların daha az endişe yaşadığı görülmüştür. Çocuklarda birincil ve ikincil başa çıkma modelleri vardır. Birincil baş etme modelinde, çocuk rahatsızlık veren uyaranı doğrudan değiştirmeye çalışır (örneğin kaçar). İkincil baş etme modelinde ise rahatsızlık veren uyaranın varlığı kabul edilir ve en az rahatsızlık hissedilecek davranış seçilmeye çalışılır. Birincil başa çıkma yöntemleri genelde yetersiz kalır ve yaşın ilerlemesiyle paralel olarak ikincil başa çıkma yöntemlerinin kullanımı artar. Fiziksel çevre tamamen denetlenemez (örneğin, fırtına, deprem). Ancak, çocuklarda korku yaratacak diğer durumlar kontrol edilebilir. Örneğin, televizyon programları gibi. Çocuklardaki patolojik korkuların oluşumunda öğrenilen deneyimlerin de önemli rolü olduğu açıktır. Birinci derece korumayla yeni korkuların gelişimi engellenmeye, ikinci derece korumayla ise oluşan korkuların ilerlemesi engellenmeye çalışılır. Korkulara karşı kullanılan savunmalar çocuk için anlamları bilinirse azaltılabilir. Bu savunmalar koruyucu olarak görülüp ihtiyaç duyulmazsa ortadan kalkabilir. Anne babalar, çocuğun duygusal doğallığını kısıtlayan yoğun korku ve kaygıların nedenlerinin farkına vardıkça onu azaltmak için adımlar atabilirler.
Bireyler, çocuk, genç ve yetişkin hangi yaşta olursa olsun, bir afet ya da acılı yaşantı sonrasında deneyimlerini, yaşadıklarını sözcükler, davranışlar, duygu yoğunluğu ya da farklı tepkileri (sessizleşip susarak, ağlayarak, donakalarak ya da huzursuz, sıkıntılı, öfkeli davranışlarla) dışa vururlar (Van der Kolk, 1987). Bireyin yaşadıklarını paylaşması, yazarak ifade etmesi, ya da ağlayarak, susarak, bağırıp çağırarak, kontrolsüz duygu iniş çıkışları göstererek ortaya koyması travmatik yaşantılar sonrasında yaşadığı duygu ve düşünceleri için çıkış yolu olmaktadır (Caffo,ve Belaise, 2003). Birey bu paylaşım ve aktarım yolu ile yaşadıklarını kabul edebilir, tepkilerini anlamlandırabilir, olanları kavrayıp, çıkış yollarını arama ve denemeye yönelebilir. Dışa vurumlar çoğu zaman acı verir. Fakat zaman içinde sıkıntıların azalmasına, bedenin direnç sisteminin daha iyi işlemesine, sağlığa ve yaşamı sürdürmeye ilişkin olumlu gelişmelerin ortaya çıktığı görülür. Bu nedenle, travmatik yaşantılar sonrasında birlikte acı deneyimler yaşamış insanların yaşadıklarını ilişkilendirmelerine, dışa vurmalarına, olaylar sırasında ve sonrasında katlanmak zorunda kaldıkları düşüncelerini, dışa vurmalarına ve fiziksel ve duygusal tepkilerini de anlatmalarına olanak verilmelidir. Çocuk/genç kendini ve yaşadıklarını ifade ederken en derin duygu ve düşüncelerini aktarabildiği sürece yararlı etkileri gözleyecektir. Bu süreçte çocukla/gençle yardım ekiplerinde yer alan işinin uzmanı donanımlı meslek elemanlarının görüşme yapması gerekir. Bu görüşme ya da görüşmeler ister bireysel yapılsın isterse de grupla yapılsın travmatik bir olay ya da yaşantıya ilişkin olarak bir çerçeve yapısı olmalıdır. Aynı zamanda çocuk ve gençlerle çalışma konusunda deneyimli çocuk ve gençlerin gelişim evrelerini bilen uzmanlar tarafından yapılması gerekir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ruhsal Travmaya Uğramış Bir Çocuğa Nasıl Yaklaşmak Gerekir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Fuat BALSAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Fuat BALSAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Fuat BALSAK Fotoğraf
Uzm.Psk.Fuat BALSAK
Diyarbakır (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
Psikoterapist&Çocuk ve Ergen Psikoloğu&Ruhsal Travma Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Fuat BALSAK'ın Makaleleri
► Boşanma Çocuğa Nasıl Açıklanmalıdır? Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ
► Çocuğa Özgüven Aşılama Nasıl Olmalıdır? Psk.Günay BAYDAROĞULLARI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,315 uzman makalesi arasında 'Ruhsal Travmaya Uğramış Bir Çocuğa Nasıl Yaklaşmak Gerekir?' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİRuhsal Travma ve Kuramlar Mayıs 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:04
Top