2007'den Bugüne 88,440 Tavsiye, 27,376 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Psikiyatri ile İlgili Son Dönemdeki Tartışmalar
MAKALE #8070 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Ocak 2012 | 6,306 Okuyucu
PSİKİYATRİ İLE İLGİLİ SON DÖNEMDEKİ TARTIŞMALAR VE BİR KISIM PSİKİYATRİSTLERE SORULAR

1. Psikoterapi psikoloji biliminin bilgi, ilke ve yöntemleri üzerine kurulu olan; tıbbi değil, psikososyal nitelik arzeden bir yaklaşımdır. O yüzden sosyal psikoloji, eğitim psikolojisi, gelişim psikolojisi, kişilik kuramları gibi alt dallardan; hatta antropoloji, sosyoloji, felsefe, kültür, din gibi bir dizi disiplinden beslenmiş olmayı, yani geniş bir kuramsal bilgi alt yapısını ve bakıç açısını gerektirir.

(İşte bu bilimsel gerçek nedeniyle iyi bir eğitim almış psikoloji bölümü mezunlarının bilgisini klinik olarak spesifikleştirmiş, böylece ufkunu tek bir alanın sınırları ile daraltmış bulunan klinik psikologlardan, özellkle de psikiyatristlerden ve diğer meslek mensuplarından çok daha verimli terapi yapabileceklerini iddia ediyorum. Alanda çok az sayıda psikiyatristin terapi yapması, başarılı pek çok terapistin psikolog kökenli olması gözlemlerle sabit olan bu gerçeğin diğer bir ispatıdır).

Gerçek bu iken, ileri derecede fizyoloji, anotomi bilgisi olmadan hekimlik yapabilmek mümkün olmadığı halde fakülte düzeyinde psikoloji eğitimi almadan psikoterapi yapabilmek nasıl mümkün olabilmektedir?

2. Hasta - asistan, usta - çırak, hastalık ve teşhis odaklı bir kategorik eğitimle yetişen hekimlerin terapi yapması analarının ak sütü gibi helalken (yasal olmak ile ehil olmak her zaman aynı değildir) 4 - 5 yıl katıksız psikoloji okuyan psikologların bu konuda, kendi öz alanlarında yetersiz görülmesi etik ve hakkaniyetli bir yaklaşım mıdır?

Mesela yaramazlıkla DEHB'i bile ayıramayan; doğal üzüntüyü depresyon, çoğu can sıkıntısını anksiyete zanneden pek çok yetersiz uzman için de bu tip "yetersizler" vb. tabirler kullanılabiliyor mudur?

3. 4 - 5 yılda kazanılamayacağı iddia edilen bir terapi eğitiminin 10 - 15 günlük kısa kurslarla -üstelik de fakülte düzeyinde psikoloji alt yapısı olmadığı halde- kazandırılabilmesi nasıl mümkündür?

4. Kısa sürede teşhis etme ve tedavi düzenleme şeklinde işleyen mevcut hekimlik uygulamasının zaman içinde içselleştirilmemesi, genel bir yapısal sorun haline dönüşmemesi mümkün müdür?

Bu yapısal sorun terapi gibi her bir vaka için ortalama 45 - 50 dakika isteyen uzun süreli yardımlarda sıkıntı yaratan bir durum değil midir? Eğitimleri ve klasik hasta bakma pratikleri neticesinde hastasını beş - on dakikadan fazla dinleyemeyen çoğu hekimin her vaka için 45 - 50 dakika süren terapileri tatbik edebilmesi nasıl mümkündür?

Gözardı edilen bu durum eğitimden, unvandan vs. daha büyük bir terapiye yatkın olup olmama sorunu / sakıncası değil midir?

5. Peki bir psikolog farmakoloji ve DSM kursuna gitse, ilaç mümessilerinden de ilaç ve prospektüs bilgilerini alsa (ki psikologlar bu dersleri fakültede zaten görürler) hekimlik yapabilir mi mesela? Buna karşı çıkarken ki ilkesel kaygılar terapi konusunda da geçerli olmalı değil midir?

6. Her fırsatta psikologların işlevi terapi ile sınırlandırılmaya çalışılmakta; "Terapi tedavidir, tedaviyi de hekim yapar" denilmektedir! Alanda danışmanlık, eğitim gibi terapi dışı yardım tekniklerinin de olduğu, yine sadece tedavi edici terapilerin değil; destekleyici terapilerin de bulunduğu biliniyor mudur?

7. Asıl önemlisi sonucu itibariyle iyileştirici etki yaptıkları halde kimyevi karışım (tıbbi bir ajan) olmadıkları için "bitkisel takviye ürünleri" ilaç (tıbbi bir tedavi) olarak değerlendirilmezken tıbbi hiç bir yönü bulunmayan, hatta bitkisel karışımlardan çok daha fazla doğal olan terapiler nasıl olup da bu kapsamda görülebilmektedir? Bitkisel takviye ürünlerinde sonuca değil karışımın içeriğine, terapide ise tekniğin özüne değil sonucuna bakarak mı? Peki buradaki yaklaşım ve bilimsel ilke tutarsızlığı nasıl izah edilmektedir?

8. "Psikologlar uzman değil ki ama..." diyen psikiyatristler uzman olmayan pratisyen hekimlerin daha riskli bir alanda tanı koyabilmesine ve medikal tedavi uygulayabilmesine, hatta en hayati acil servislerde yıllardır hizmet üretebilmesine karşı çıkabiliyor mudur? Cevap "Yok" ise bu iki yaklaşım arasındaki çelişki hangi bilimsel / etik değer ile ve nasıl izah edilmektedir?

9. "Psikolog hekimle çalışmalı" klişesindeki tutarsızlık görülebiliyor mudur peki? Bunu görebilmek için hekim olmak da akademisyen olmak da yeterli değildir. Bu daha ziyade insaf, vicdan, adalet, kapris, mesleki kıskançlık, mesleki narsizm, etik değerler, bilimsel anlayış gibi vasıfları ilgilendirir. Malum psikologların emniyet, ordu, okullar, cezaevleri, adliyeler gibi maaştan başka getirisi olmayan kurumlarda hekim olmadan işlev görebilmelerine hiç ses çıkarılmamaktadır! Bu her ne hikmetse sadece özel sektöre gelince sorun olmaktadır! Cidden buradaki kaygı toplum sağlığı mıdır?

10. Söz konusu terapi veya danışmanlık olduğunda hekimlerin 6 yıllık tıp eğitimlerinin birikimsel bir alt yapı oluşturmadığı bir gerçektir. Bu durumda uzman hekimin ruhsal yardım teknikleriyle ilgili asıl eğitim süresi psikologlarınkinden fazla mıdır? Değilse ki değildir, bu durumda iki de bir yapılan "10 yıl - 4 yıl" vurgusu haksız bir demogojiden öte nasıl bir mana ifade etmektedir?

11. Anti-depresanların etkinliği ve kullanımı hakkında bilimsel sonuçlar ışığında yazı yazanlar, "Tedaviye engel olmakla, dolayısı ile suç işlemekle" itham edilmektedir! Bu hastalık ve korku umacılığı nedendir?

12. Tedavi demek sadece anti-depresan vermek demek midir? Bu kişilerce, "Ruhsal yardıma değil; son dönemde ifşa edilen bilimsel bulgulardan hareketle anti-depresanla tedaviye karşı çıkılması" arasındaki dağ kadar büyük fark görülebiliyor mudur? Bilindiği üzere kişilerin kendi tedavilerini seçebilme ve gerekirse kesebilme hakları vardır! O zaman söz konusu hastalar da tedavi hizmeti almadılar diye suç işlemiş oluyorlar mıdır?

13. Pek çoğu, “Biyo-psiko-sosyal” kökenli olduğu için ruhsal sorunları, “Multifaktöriyel” bir anlayışla ele alması gerekirken sağaltımları senelerce sadece medikal boyutla yürütmüş,

En az tedavi kadar gerekli olan psikososyal yaklaşımları ise (psikolojik danışmanlığı, terapiyi, desteği, eğitimi) büyük ölçüde dışlamış;

Bu uğurda psikologlarla -açıktan yahut gizliden- sürekli savaşmış,

Yani ne kendisi bu hizmetleri vermiş ne de başkalarına müsaade etmiş,

Evet, doğru tedavi "ilaç artı terapi" olduğu halde sağaltımları yıllardır sadece ilaca indirgeyerek eksik bırakmış,

Böylece iyileşmeleri geciktirmiş (eksik tedavi demek uzayıp giden tedaviler demektir),

Çünkü bu uygulamalarla kişilerde ,"İyileşemiyorum, demek ki hiç iyileşemeyeceğim" zehirli düşüncesini pekiştirmiş,

Bu yanlış işleyen süreç sonunda hem kişilerin daha fazla hasta olmasına yol açmış hem de sebep oldukları uzun süreli tedavilerle ülke ekonomisine gereksiz yere ilaç masrafı yükü bindirmiş hekimler de suç işlemiş oluyor mudur?

14. Ruhsal tedaviyi olması gerektiği gibi bütüncül bir biçimde değil de sadece ilaca endeksli olarak, yani "yarım" olarak sürdürmek kişilerin yasalarda belirtilen nitelikli tedavi alma haklarının ihlali demek değil midir?

15. Bir devlet hastanesinde çalışmak, uzman sayısı azlığı, fiziki olanaklar, iş yoğunluğu gibi nedenler sağlık alanındaki bu vahameti haklı çıkarabilir mi?

Madem bu tür yapısal sorunlar vardır, öyleyse bu güne değin söz konusu yapısal sorunlarla ilgili olarak hangi canhıraş çaba gösterilmiştir?

İlgili meslek derneğince insan ve toplum sağlığıyla alakalı bu hayati sorunlarla ilgili olarak "sürekli psikiyatriyi savunma dışında" hangi duyarlı gayret sergilenmiştir?

16. Etik ilkelerin yok edilmesi, toplum sağlığının hiçe sayılması pahasına saklanan, son dönemde tek tek ortaya çıkan bazı bilimsel araştırma bulgularını yazmak, böylece halkı gizlenen bazı gerçeklerden haberdar etmek neden tedaviye engel olmaktadır?

17. Halkı bozuk işleyen bir ruhsal yardım sürecinden uzak tutarak korumak en büyük "koruyucu ruhsal yardım hizmeti" değil midir?

18. Bu durumda bir kısım cesur ve duyarlı köşe yazarları, akademisyenler, bilim insanları ve bir kısım meslek mensupları yaşadıkları topluma genelde sağlık, özelde de ruh sağlığı konusunda koruyucu bir sağlık hizmeti vermiş olmuyorlar mıdır?

19. Yoksa burada halkı gizlenen gerçeklerden (ilaçlarla ilgili araştırma sonuçlarından vb) uzak tutma kaygısı ve çabası mı vardır?

20. Eğer böyle ise bunun gerçek nedeni nedir?

21. İlk defa dile getirilen bu cesur ve son derece net olan sorulara bel altı vurma, hakaret etme, itibarsızlaştırmaya çalışma, hırçın tutumlar takınma, bu yazıları kaldırın diye yalvarma gibi gayri medeni ve etik dışı tepkiler dışında verilebilecek makul cevaplar var mıdır?

İzzet Güllü
Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikiyatri ile İlgili Son Dönemdeki Tartışmalar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Psikiyatri ile Savaşmak Psk.İzzet GÜLLÜ
► Psikiyatri Mantığı Psk.İzzet GÜLLÜ
► Psikiyatri ve Bonzai İlişkisi Psk.İzzet GÜLLÜ
► Psikiyatri Gerçeği Söyleyemez Psk.İzzet GÜLLÜ
► Duyguların Dili ve Psikiyatri Psk.İzzet GÜLLÜ
► Psikiyatri Kitleleri Nasıl Aldatır Psk.İzzet GÜLLÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Psikiyatri ile İlgili Son Dönemdeki Tartışmalar' başlığıyla benzeşen toplam 47 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:19
Top